Gölgedeniz Tapınağı
Halkalara dahil olmayan bir rahip adayı elf savaşçıya yaklaşır ve konuşur: "Gölgeler sizinle olsun elf savaşçı. şu andaki ayin sırasında başrahibimiz sizinle ilgilenemeyecek ama ayin bitişinde hemen sizinle ilgileneceğine eminim. İsterseniz o zamana kadar şuraya geçip Lord Quel-Shin'in gelişine şahitlik edebilirsiniz."
Taşlar unutana dek...
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
*Rahip adayı elfe gülümseyerek karşılık verir.*
Uzun süredir beklediğimiz kutsal ayini gelen rüya ile gelen vahiyden sonra yapmaya karar verdik. Hazırlıklarımız yakın zamanda başladı ve şimdi şansınıza böyle kutsal ve çok ender rastlanan bir törende geldiniz. Yükselişi müjdelenen Lord Quel-Shin şimdi de Gölgedeniz Tapınağı'nı şereflendirecek.
Bu yüce ana herkes şahit olsun ve görsün. Siz de Lord Oren, bu kutlu anımızı siz de paylaşın.
En dış halkanın dışında durursanız rahatlıkla müjdelenenin gelişini görebilirsiniz.
Uzun süredir beklediğimiz kutsal ayini gelen rüya ile gelen vahiyden sonra yapmaya karar verdik. Hazırlıklarımız yakın zamanda başladı ve şimdi şansınıza böyle kutsal ve çok ender rastlanan bir törende geldiniz. Yükselişi müjdelenen Lord Quel-Shin şimdi de Gölgedeniz Tapınağı'nı şereflendirecek.
Bu yüce ana herkes şahit olsun ve görsün. Siz de Lord Oren, bu kutlu anımızı siz de paylaşın.
En dış halkanın dışında durursanız rahatlıkla müjdelenenin gelişini görebilirsiniz.
Taşlar unutana dek...
-
Dragonfly
- Kutsanmış Kişi
- Posts: 1262
- Joined: Thu Mar 25, 2004 10:00 am
- Location: DoÄ?u Limerik
- Contact:
Ayinin sırasında bir beyaz kuzgun içeri girer.
Akıllarda bir fısıltı dolaşmaya başlar...
Tanrımın bana emrettiği gibi sizi selamlarım efendiler.Doğa sizin yardımcınız olsun...
Ben tabiatın rahibi Efendimiz Maximilian Dragonfly ın sözcüsüyüm...
Kendileri sizi saflıkla kutsar...
İçinde kötü yada iyi düşünce barındıran herkez bedeninde doğuştan gelen bir kutsallık olduğunu anlamıştı...
Bir kuzgun bunu yapabiirmiydi bilinmez diye düşünenler.Kuşun minik adımları ile irkildiler,her bastığında ortamda bir güç dalgalanması oluyordu...
Birden herşey sustu kuş sözlerim bu kadardır, deyip kalabalığın arasından uzaklaştı...
Geride sadece akıllarda bir soru kaldı kim di bu Maximilian Dragonfly...
Akıllarda bir fısıltı dolaşmaya başlar...
Tanrımın bana emrettiği gibi sizi selamlarım efendiler.Doğa sizin yardımcınız olsun...
Ben tabiatın rahibi Efendimiz Maximilian Dragonfly ın sözcüsüyüm...
Kendileri sizi saflıkla kutsar...
İçinde kötü yada iyi düşünce barındıran herkez bedeninde doğuştan gelen bir kutsallık olduğunu anlamıştı...
Bir kuzgun bunu yapabiirmiydi bilinmez diye düşünenler.Kuşun minik adımları ile irkildiler,her bastığında ortamda bir güç dalgalanması oluyordu...
Birden herşey sustu kuş sözlerim bu kadardır, deyip kalabalığın arasından uzaklaştı...
Geride sadece akıllarda bir soru kaldı kim di bu Maximilian Dragonfly...
Dragonfly ;
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Gölge Lorda saygılarını iletip kutsal tapınaklarına beyaz bir kuzgunla kendi kutsamasını gönderen kişinin iyi niyetli davranışından dolayı Palisdan meraklanmıştır. Doğanın tapınağına göndermiş olduğu ilüzyon vücuduna daha hızlı hareket etmesini iletir. Vereceği cevapları aldıktan sonra kendisi de bu önemli ayinden sonra tapınağa uğramayı ve konuşmayı düşünmektedir.
Taşlar unutana dek...
Niatra cevrsinde gelisen olaylari disaridan ilgisiz gorunebilecek bir ifadeyle izliyordu. Aslinda onun ilgisizligi sadece cevresinde gelisen olaylaraydı ki bunlar gelecek olanin gucune odaklanmıs benligini etkileyemiyordu.
tapinagin ilahi hissi, bekleyenlerin kudreti ya da ilgisi, rahiplerin koordine ilahileri ya da adanmisliklari Niatranin icinde patlayan duygularin yanında hic gibiydi.
Babasina olan Aile bagi artik cok daha guclenmisti. Quel-Shin i digerleri gibi sadece gelecek olan olarak beklemiyor sanki onun gucunu goruyormus gibi izliyordu olayi. bir bag sanki onun gucunu gozunun onundeymis gibi gormesine sebep oluyordu.
sustu ve izledi sadece. ve ancak rahiplerin sesleri doruga ulastiginda, icinde bir guc titresiminin hareketlenmeye basladigini hissettiginde fark ettiki bekleyen onlar degil Quel-Shin, golgenin Lorduydu. cunku o aslinda her an her yerde, benligini kapliyor, cevreliyordu. sadece ihtisaminin dsaha rahat anlasilmasi icin bu ilahiler yiginini bu guc gosterisini bekliyordu. Tanrilardan dusuk her gucun kendini ona kaptirmasi icin bekliyordu.
Niatra babasinda gordugu gucle bir kez daha irkildi ve hem onun varligindan guc buldu hem de ezildi...
bekelnen an cok yaklasmisti...
tapinagin ilahi hissi, bekleyenlerin kudreti ya da ilgisi, rahiplerin koordine ilahileri ya da adanmisliklari Niatranin icinde patlayan duygularin yanında hic gibiydi.
Babasina olan Aile bagi artik cok daha guclenmisti. Quel-Shin i digerleri gibi sadece gelecek olan olarak beklemiyor sanki onun gucunu goruyormus gibi izliyordu olayi. bir bag sanki onun gucunu gozunun onundeymis gibi gormesine sebep oluyordu.
sustu ve izledi sadece. ve ancak rahiplerin sesleri doruga ulastiginda, icinde bir guc titresiminin hareketlenmeye basladigini hissettiginde fark ettiki bekleyen onlar degil Quel-Shin, golgenin Lorduydu. cunku o aslinda her an her yerde, benligini kapliyor, cevreliyordu. sadece ihtisaminin dsaha rahat anlasilmasi icin bu ilahiler yiginini bu guc gosterisini bekliyordu. Tanrilardan dusuk her gucun kendini ona kaptirmasi icin bekliyordu.
Niatra babasinda gordugu gucle bir kez daha irkildi ve hem onun varligindan guc buldu hem de ezildi...
bekelnen an cok yaklasmisti...
<div>isin felsefesi felsefenin olmamasi yani dusunmek de olmayabilir. kisacasi anlasilmaz kisacasi anlamsiz kisacasi anlamazsiniz ve anlayamazsiniz. sacmalik gorunen sacma olmayabilir ya da sacmadir zaten ya da sacmalik da yoktur belki de yoksundur belki
şükrünü duyan yanındaki rahip adayı elfe gülümseyen bir yüzle bakar ve konuşur: "Gölge Lordun gücü bizimle ve şimdi gözümüzün önünde bir avatarına bürünerek kendini de gösterecek. Tanrılar savaşı sonrası Lord Quel-Shin'in yükselişine ve gücünün büyülüğüne yeniden şahit olacakmış gibi hissediyorum. Onun yöntemi yeniden güç kazanıyor ve diyarlara ayak basmasıyla bu güç daha da artacak. Gölge hepimizle olsun yoldaş."
Taşlar unutana dek...
Gnom tapınağın dışındaki denizi andıran bölgeye gelmiştir. İçerde bir şeyler olduunu hisseder büük bi şeler.. O anda içeriye girmesinin yannış olduunu hisseder beklemelidir. Konuşması gereken mesele tapınağın bu önemli anının bitmesini beklemelidir.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
Quel-Shin
- Kullanıcı

- Posts: 2052
- Joined: Thu Jan 01, 1970 10:00 am
- Location: Ýstanbul
- Contact:
Tapınaktaki ilahi his gittikçe muazzamlaşmaya başlamıştır.Aniden rahiplerin oluşturduğu halkarın içinde havuz sıradışı bir şekilde dalgalanmaya başladı.Sanki dalgalanmıyordu,ama dalgalanıyordu işte.Sonra havuzun tam ortasından gölge yavaş yavaş yayılmaya başladı.O sıra gölgedeniz tağınağının etrafındaki gölge denizi fırtınalı bir deniz gibi hırçındı.Gölge inanalara yaklaştıkça ,inananların içlerine bir huşu doluyordu.Gölgenin içine dahil olanlar ise kendilerini diz çökmekten alıkoyamıyorlardı.Gölgenin içinde kalanlar bir ilizyon görmeye başlamışlardı.Belki de ilizyon olan gölge yokken gördükleriydi?Ã?ünkü gölgenin içinden gördükleri Gölgedeniz Tapınağı,çok daha görkemliydi.Gölge yayılarak tüm tapınağı kapladı ve tümruhları kapladı.Artık herkes tapınağın gerçek görkemine şahit oluyordu.Duvarlarda ateşi gölge olan meşaleler vardı ve etrafa ışık şaçar gibi gölge şaçıyordu.Tavanın muazzam bir yüksekliği vardı ama sanki elini uzatsan değecekmişsin gibi bir his uyandırıyordu.Ve heryerde gölge akımları akımları vardı.Akımlar tapınaktakilerin arasında akıyor,inançlı olanlarda ise sanki inançlı ruhlar akımı çekiyormuşcasına bir zerresi bile dışarıya gitmeden akım ruhların içersinden geçiyordu.Farkına varabilecek birisi için inançlı bedenlerdeki huşu emaraleri gayet açık gözükebilirdi.
Ve rahipler hepbir ağızdan ilahi söylemeye başladılar.Bu törenin bir parçası değildi,zaten artık kontrol Quel-Shindeydi.İlahiyle birlikte havuzun ortasından gölgeler yükselmeye başladı,gölgeler yoğunlaştı ve bir taht şeklini aldı.Tahtta bakan herkes için sanki taht kendisine çevrilmişti.Sonra gölge tahtın üzeride yoğunlaşmaya başladı.Yoğunlaştıkça tahta oturan bir insan şeklini alıyordu.şeklin etrafındaki gölge hareketlenmeye başlamıştı,sanki gölgenin herbir zerrresi ona temas etmek istiyormuşcasına tüm tapınağı kaplayan gölge onun etrafında dönmeye başladı.Gölge etrafında döndükçe şekil belirginleşiyordu.Ama insanların içinde zaten belirginmişcesine bir his vardı.Tapınaktaki tüm gözler belirmekte olan şeklin üzerindeydi.Gölgelerin dönmesi aniden durdu ve aynı anda şekil tamamen belirginleşti.Daha doğrusu tapınaktaki gözler gerçeğe şahit oldular.Ã?ünkü o avatar hep oradaydı ve gerçeği görebilen gözler için görünürdü de.Ama gerçek tüm çıplaklığıyla ortada olamazdı.işte yalan ve ilizyon bu nedenle önemliydi.Gerçeği gizleyebilmek için,ve gerçeği onu bulabilen ve görebilenler için önemli kılmak için.İlizyon olanlar hangisiydi peki?Gerçek zannettiklerimiz mi yoksa ilizyon dediklerimiz mi?Tapınaktakiler bir an için ruhlarında bunları sorguladılar.İnançlı olanlar Quel-Shinin felsefesi ve öğretileriyle cevaba diğerlerine nazaran daha çok yaklaşıyorlardı.Ama hiçbiri gerçeğe erişemedi.Zaten gerçeğe erişebilseydiler yaşamın bir amacı kalmazdı onlar için,çünkü yaşamak gerçeğe erişebilmek içindir,kendi gerçeklerine.
Quel-Shin etkileyici bir insan şeklindeydi.Tapınakta olan herkes Quel-Shin ile göz gözeydi.Garip olan birşey daha vardı,tapınaktakiler hergöz kırptıklarında avatarın siması veya ırkı değişiyordu.Bir an sarı şaçlı bir insan,bir an yakışıklı hatlara sahip bir elf oluyordu.Tapınaktakiler bir gerçek olduğunu biliyorlardı ama hangisiydi gerçek?Derken Hırsızların ve Ozanların Tanrısı, Yalanlar Prensi, Yanılsama ve Gölge Efendisi konuştu:
"Gölge ,gerçek kadar mutlaktır.Ve gerçeği değerli kılan yalan ve yanılsamadır.Gölge iyiliği de kötülüğü de kapsar ve gerçek iyi için de kötü için de vardır.Hırsızların ve Ozanların Tanrısı, Yalanlar Prensi, Yanılsama ve Gölge Efendisinin yükşelişine tanık olun,Quel-Shinin yükşelişine tanık olun."
Sesi bir ozanın ahenkli sesi gibiydi...
Ve rahipler hepbir ağızdan ilahi söylemeye başladılar.Bu törenin bir parçası değildi,zaten artık kontrol Quel-Shindeydi.İlahiyle birlikte havuzun ortasından gölgeler yükselmeye başladı,gölgeler yoğunlaştı ve bir taht şeklini aldı.Tahtta bakan herkes için sanki taht kendisine çevrilmişti.Sonra gölge tahtın üzeride yoğunlaşmaya başladı.Yoğunlaştıkça tahta oturan bir insan şeklini alıyordu.şeklin etrafındaki gölge hareketlenmeye başlamıştı,sanki gölgenin herbir zerrresi ona temas etmek istiyormuşcasına tüm tapınağı kaplayan gölge onun etrafında dönmeye başladı.Gölge etrafında döndükçe şekil belirginleşiyordu.Ama insanların içinde zaten belirginmişcesine bir his vardı.Tapınaktaki tüm gözler belirmekte olan şeklin üzerindeydi.Gölgelerin dönmesi aniden durdu ve aynı anda şekil tamamen belirginleşti.Daha doğrusu tapınaktaki gözler gerçeğe şahit oldular.Ã?ünkü o avatar hep oradaydı ve gerçeği görebilen gözler için görünürdü de.Ama gerçek tüm çıplaklığıyla ortada olamazdı.işte yalan ve ilizyon bu nedenle önemliydi.Gerçeği gizleyebilmek için,ve gerçeği onu bulabilen ve görebilenler için önemli kılmak için.İlizyon olanlar hangisiydi peki?Gerçek zannettiklerimiz mi yoksa ilizyon dediklerimiz mi?Tapınaktakiler bir an için ruhlarında bunları sorguladılar.İnançlı olanlar Quel-Shinin felsefesi ve öğretileriyle cevaba diğerlerine nazaran daha çok yaklaşıyorlardı.Ama hiçbiri gerçeğe erişemedi.Zaten gerçeğe erişebilseydiler yaşamın bir amacı kalmazdı onlar için,çünkü yaşamak gerçeğe erişebilmek içindir,kendi gerçeklerine.
Quel-Shin etkileyici bir insan şeklindeydi.Tapınakta olan herkes Quel-Shin ile göz gözeydi.Garip olan birşey daha vardı,tapınaktakiler hergöz kırptıklarında avatarın siması veya ırkı değişiyordu.Bir an sarı şaçlı bir insan,bir an yakışıklı hatlara sahip bir elf oluyordu.Tapınaktakiler bir gerçek olduğunu biliyorlardı ama hangisiydi gerçek?Derken Hırsızların ve Ozanların Tanrısı, Yalanlar Prensi, Yanılsama ve Gölge Efendisi konuştu:
"Gölge ,gerçek kadar mutlaktır.Ve gerçeği değerli kılan yalan ve yanılsamadır.Gölge iyiliği de kötülüğü de kapsar ve gerçek iyi için de kötü için de vardır.Hırsızların ve Ozanların Tanrısı, Yalanlar Prensi, Yanılsama ve Gölge Efendisinin yükşelişine tanık olun,Quel-Shinin yükşelişine tanık olun."
Sesi bir ozanın ahenkli sesi gibiydi...
Palisdan huşu içinde söylenenleri dinledi ve lordunun görüntülerini içine çekermiş gibi baktı. Lordunun bilgece sözlerine cevap veremezdi o sözler sadece kendine değil tüm diyara söylenmişti, tüm diyar aslında Quel-Shin'in her an için tapınakta olduğu ve belki de olmadığını anlayacaktı. Onun öğretilerini duyacaktı ve duyduklarını yorumlayacaktı. Diyar Gölge Lordun gücüne şahit olacaktı gene de şahit oldukları onun asıl gücü yanında çok ufak bir parça kalacaktı.
Palisdan diğerlerinin de yüzlerine baktı, onlarda da aynı huşuyu görmek mümkündü. Oysaki her an için Gölge Lord ordaydı kendileri farkedememişti. Gene de çevredekilerle konuşmak istiyordu Palisdan yalnız o biraz bekleyecekti, önce yapmak istediği bir iş vardı.
Palisdan gölge tahtında oturduğunu düşündüğü Gölge Lordun önü olduğu sandığı yere gidip diz çöktü: "Lordum size sonsuz güvenimi ve sadakatimi sunuyorum. Gölgeler her zaman olduğu gibi hepimizle olsun."
Lordundan bir cevap beklemenin fazla kibirlilik ve küstahlık olabileceğini düşündü ve geri geri yürüyerek çekildi.
şimdi bu anı diğerleriyle paylaşmaya yönelecekti.
Palisdan diğerlerinin de yüzlerine baktı, onlarda da aynı huşuyu görmek mümkündü. Oysaki her an için Gölge Lord ordaydı kendileri farkedememişti. Gene de çevredekilerle konuşmak istiyordu Palisdan yalnız o biraz bekleyecekti, önce yapmak istediği bir iş vardı.
Palisdan gölge tahtında oturduğunu düşündüğü Gölge Lordun önü olduğu sandığı yere gidip diz çöktü: "Lordum size sonsuz güvenimi ve sadakatimi sunuyorum. Gölgeler her zaman olduğu gibi hepimizle olsun."
Lordundan bir cevap beklemenin fazla kibirlilik ve küstahlık olabileceğini düşündü ve geri geri yürüyerek çekildi.
şimdi bu anı diğerleriyle paylaşmaya yönelecekti.
Taşlar unutana dek...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests