Page 2 of 2

Posted: Sat Jan 17, 2004 7:41 pm
by scythe
ama kaybedemezdi... ölümden korktuğu için değil onurunun kırılacağı için...daha önce bri kere olmuştu ... ve artık bir daha olmasına izin vermeyecekti... bir narayla birlikte kılıcını rakibine savurdu... rakip beklemediği kadar kuvvetli bir darbe almıştı... hamleyi karşıladı ancak bir sonraki hamleyi karşılayacak yeterli dengeyi sağlayamadı... dev kılıç baldırına derin bir kesik açarken yapabileceği fazla bir şey yoktu...

Posted: Mon Jan 26, 2004 1:49 am
by scythe
dezoul saldırının başarısı ile çılgına dönmüştü adeta... dev kılıcıyla bir saplama hamlesi yaptı... şövalye can havliyle kılıcı kenara itti ve dev vücut üzerine gelirken tekmeyle uzaklaştırmaya çalıştı... ancak bu kara şövalyenin beklediği bir şeydi... vücudunu çevik bir hareketle kenara çekti ve şövalye boşa tekme atarak ölümcül bir dengesizliğe düştü... dezoul hızlıca dönüp kılıcıyla şövalyenin yan tarafına derin bir kesik açtı... hemen ölmesin istiyordu... şövalye yerde kıvranıyordu... arenayı dolduran binlerce lanetlinin çığlıkları onun tahammül sınırının ötesindeydi... dezoul şövalyenin çırpınması izledi uzun bir müddet , şövalye kendinden geçmek üzereyken de öldürücü hamleyi tamamladı...

Posted: Mon Feb 02, 2004 3:28 am
by pyros
asil şövalyenin kanıyla sulanan arenanın laneti kalkmıştı

arena efendisi kara şövalyeyi galip gelen,
zafer kazanan kişi olarak ilan etti

"hakkınla dövüşüp, hakkınla kazandın soylu şövalye, kılıcın sonsuza dek karanlıkla parlasın!"

ve arena efendisi arenasına düşürüp
saplantılı hisleri, dürtüleriyle besleneceği başka kimseler bulmak üzere kölelerini araştırma yapmaya yolladı

pek yakında birisini daha arenaya getirecekti

pek yakında . . .

al sana rüya

Posted: Fri Feb 20, 2004 11:46 pm
by pyros
cüce uykusunda huzursuzdu, uzun zamandır gördüğü bir rüyayı tekrar yaşamaktaydı.
Rüyasında bir mağara girişinde duruyordu. Zengin maden damarlarıyla dolu mağaraya girmek, içeriyi keşfetmek istiyor ama bir şeyler içeri girmesini engelliyordu,
uzaktan gelen bir ses ona içeride bol miktarda mithril damarı bulunduğunu , tek yapması gerekenin arenanın efendisini bulmak olduğunu söylüyordu.
ne pahasına olursa olsun arenanın efendisini bulacaktı

Posted: Sat Feb 21, 2004 9:33 am
by KiNg_Of_DaMnEd
arena efendisinin çagrisi karanlik tarafindan da duyulur
karanligin savunuculari ve kudretli savasçlari arenaya ilgiduyarlar
Karanligin evlatlarindan olan lanetlilerin krali da bu çagriyi duyar

Arena efendisi hala sürmekte olan cesur savasçilarin dövüsünü izlerken arasinda birinin varligini hisseder
arkasina baktiginda karanligin gücünü hisseder Lanetli kral tüm heybeti ile orada durmaktadir.Lanetli kralin etrafina yaydigi dehset ve korku efendiyi etkilemez ama sunu anlamistir ki bu güce karsi yapilacak savaslar çetin ve zevkli geçecektir

Posted: Sun Feb 22, 2004 9:54 am
by pyros
Arena efendisi, lanetli krala takdirle bakar ve konuşur

"Gözlerinizdeki kazanma hırsını görebiliyorum Majestleri, pek yakında buraya bir cüce savaşçı gelecek, gelmek zorunda . . . Sizi er meydanında onunla eşleştireceğim!
Sabredin, zira sabırsızlık en büyük lanettir."

Posted: Sun Feb 22, 2004 10:05 am
by KiNg_Of_DaMnEd
lanteli onun hirsinin en büyük kaynagidir sabir ise en büyük ölçütü
kral arena efendisine bakar ve alacagi zevkten emindir

Posted: Sun Mar 07, 2004 10:26 am
by Norticus
Cüce Ariel Dağkokusu birden doğrulur. Kendini yumuşak yatağında bulmak onu gerçekten şaşırtrmıştır. Gördüklerinin bir işaret olduğunda karar kılar ve rüyasında gördüğü kişiyi, arena efendisini bulmayıkafasına koyar. Ama nereden başlayacağını ilk başta kestiremez. Hemen vahşi Dağkokusu Klanı'nın şamanının yanına koşar. Ona rüyasını anlatır. şaman eski efsanelerde bir arenadan ve efendisinden bahsedilmiş olduğunu söyler. Efsaneye göre buraya sadece rüyalarda gidilebilir. Kişinin rüyasında burayı görmesi ve tüm iradesini buraya şartlaması gerekmektedir. Ariel buna pekk akıl sır erdiremese de teşekkür eder ve uyumaya çalışır. Rüyaya dalması uzun sürmez. Kısa sürede rüya tekrar onu mağara ağzına getirir. Ariel iradesini toplayarak içeri girmeye çalışır. Ama başaramaz. Adımını bile atamamaktadır. Sabaha kadar çabaladıktan sonra kan ter içinde uyanır. Morali biraz bozulmuştur. O günü somurtarak geçirir. Akşama doğru arkadaşları onu neelendirmek için içki çadırına götürürler. Sözde iki arkadaşı içki yarışı yapmaktalardır. Bunların yaındaki üçüncü biri de Ariel'e yanaşarak onunla yarışmaya ceareti olup olmadığını sorar. Aslinda bu gece zinde uyyuyup yine mağaraya yoğunlaşmaya karar vermiş olan Ariel, cesareti hakkındaki bu yorumun altında kalamaz ve içki yarışı başlar. Saatler süren iki sert cücenin kapışmasının sonunda Ariel galip gelir ama sonunda içki masasında sızıp kalır. Görüşü pek bulanıktır. Bir dağ eteğinde eğilmiş parlak bir şeylere bakmaktadır. Gözşlerini büzdüğünde bunların gümüş kaplı arpa taneleri olduğunu fark eder. Kaasını kaldsırıp baktığında bunların dağın ukarılarına doğru uzandığını görür. Toplaya toplaya ilerlerken arpalar biter. 'Tüh be bu kadarcık mıydı,' derken biraz ilrede sarı sarı parlayan birşeyler gözüne çarpar. Bunlar da altın kaplı buğdaylardır. ama bu sefer tahıllar daha dik bir yokşutan yukarı çıkmaktadırlar. Neyse diyip tırmanmaya ve bir yandan da altın buğday toplamaya başlar Ariel. Saatlerce tırmandıktan sonra altın da biter. Dağın zirvesine baktığında gözlerine inanamaz. Yukarıdan birparıltı gelmekte ve gözünü almaktadır. Bu tanıdığı aradığı bir parıltıdır. Dağın zirvesindeki kayalar mithrilden yapılmıştır! Hızını artırıp adeta yamaç yukarı koşmaktadır Ariel. Zirveye ulaştığında başka bir şey bulmuştur. Zivrenin ardını. Zirvenin ardındaki arenayı! 'Demek seni bulmak için cüce birası içmek lazımmış he!,' dedikten sonra aşağı inmeye başlamış. Aşağı indiinde yukarıda gördüğü arenayı bulamamış. Onun yerini görkemli bir mağara kapısı almış. 'Ulan yine mi?' demiş. AMa bu sfer içeri adımını attığında hiçbir engelle karşılaşmadığını fark etmiş. Biraz ilerledikten sonra çokparlak bir ışık vücıudunu kaplamış ve Ariel kendini bambaşka bir yerde bulmuş.......

Posted: Thu Mar 25, 2004 5:59 am
by KiNg_Of_DaMnEd
"ariel mountainsmell ben bunu bir yerden hatirliyorum :))"
bir de karaltiya atlayan bir cüce vardi :)

Posted: Thu Mar 25, 2004 7:58 am
by pyros
Sesime kulak verin kadim arenanın savaşçıları

Sen, Lanetli Kral buraya kendi isteğinle geldin

Sen, Ariel, buraya hırsın yüzünden getirildin

Kıran kırana bir savaş olacak ve yine arenayı sadece biriniz canlı terk edecek

DÃ?VÃ?ş BAşLASIN!

Posted: Thu Mar 25, 2004 9:38 am
by KiNg_Of_DaMnEd
arenada hepsi birbirinden güçlü ve kararli savasçilarin gözlerindeki cesarete sahit oldu

lanetli kral cüce ye döndüme sinsi bir gülümsemeyle onu süzdü sanki bir seylersöylüyordu....