Sylar orada "Bakalım senin beynin nasıl çalışıyor?" dedi ve ardından telekineziye sahip oldu.
bu olayı suresh'ten sonra yapıyor diye biliyorum ben. orda yanılıyorda olabilirim.
Peter'ın önünde suyu hareketlendiririm. Peter gücü benden alır. Havayı alamaz. Bağışıklığı hiçten alamaz. Peter'ın gücü alması için iki şey gereklidir: Birincisi benim, onun önünde o gücü sergilemem, ikincisi ise onun bunu fark etmesi. Bağışıklık bende sürekli aktiftir, ama Peter bunun farkında olmadığından onu alamaz. Suyu hareketlendiririm, Peter bunu görür ve farkına varır. DNA'sı hemen şekil değiştirir.
iyileşme gücü önünde gerçekleşmedenalmıştı sadece karşılaşmışlardı. önünde gerçekleşmesi gerekmiyor sanırım.
Evet, Chandra Suresh ile tartıştıktan sonra daireden çıktığında elinde farkında olmadan o adamın adresini tuttuğunu fark etmişti. Chandra Suresh'ten önce kendisi aramıştı adamı. Ben de öyle dedim zaten.
Claire ise yürüyebilecek hale geldiği anda tüymüştü Sylar'dan. Yani koşarken ve Peter ile karşılaştığında hâlâ regeneration etkisi altındaydı.
Bu arada, Sylar rules.
All power demands sacrifice...and pain. The universe rewards those willing to spill their life's blood for the promise of power.
aransayes wrote:Peter la beraber düştüklerinde sylar a nasıl bir şey olmadı onu merak ediyorum zaten. Claire nin gücünü almadan ordan kurtulması imkansız.
beynini açarak aldığında iddaıyım hala ama işte dizi dandik biraz. ondan böyle polemikler çıkıyor.
o sahnede peter altta sylar üstteydi. o şekilde hayatta kalmış olması gerek...
Bana şunu açıklayın hala buna cevap alamadım eğer sizin dediğiniz gibi beyin açarak alıyorsa gücü sizcede bu adamın bu yeteneğini bilmesi saçma değilmi yani demek istediğim tüm karakterler yeteneklerini ya şans eseri yada bir olayla öğrendi.Sylar ise doğuştan abi benim yeteneğim var beyin açınca güç alıyorum mu dedi?Adam beyin cerrahı olsa anlarım şans eseri ameliyat yapar güç alır aa der ben hastamın gücünü aldım ? Eğer ilk adamın kafasını o amaçla açtıysa saçma yani böyle bir yeteneği insan nasıl öğrenir?
<div>I am the Alpha and the Omega, the first and the last, the beginning and the end, the A and the Z, the one who is, the one who was, and the one who is coming, the Almighty, the Ruler of All.</div><br>
Peter bir kere bunalımlı ergen triplerinde takılıyor. "Ne yapacağım ben bu güçlerle ühü ühü." diye geziyor. Bu da psikolojik olarak güçlenmesini zor kılıyor. Dünkü bölümde Sylar onu yakaladığında korkuyla bakıyordu, ama Sylar yakalandığında hiç öyle bakmamıştı kimseye. Üstelik Peter'ın DNA'sı fazlasıyla kararsız. Sürekli kıpraştığı için Peter yamuluyor sık sık.
Sylar'ın DNA'sı ise gerekli değişiklikler yapmaya müsaade edecek kadar hareketli, ama Peter'daki gibi sorun çıkartmayacak kadar kararlı. üstelik Sylar soğukkanlı ve güçlerini nasıl idare edeceğini iyi biliyor. Peter, Sylar'ın yarısı kadar iyi telekinezi kullansaydı adam olur, ortaya çıkardı. Ama Sylar'ın sadece telekinezi kullanması da beni şaşırtıyor. Zane Taylor'dan aldığı o maddelerin moleküler yapısını değiştirme özelliği bence çok kullanışlı bir şey. Teorik olarak adam her şeyi eritebilir zira, insanları bile.
All power demands sacrifice...and pain. The universe rewards those willing to spill their life's blood for the promise of power.
Ao wrote:Bana şunu açıklayın hala buna cevap alamadım eğer sizin dediğiniz gibi beyin açarak alıyorsa gücü sizcede bu adamın bu yeteneğini bilmesi saçma değilmi yani demek istediğim tüm karakterler yeteneklerini ya şans eseri yada bir olayla öğrendi.Sylar ise doğuştan abi benim yeteneğim var beyin açınca güç alıyorum mu dedi?Adam beyin cerrahı olsa anlarım şans eseri ameliyat yapar güç alır aa der ben hastamın gücünü aldım ? Eğer ilk adamın kafasını o amaçla açtıysa saçma yani böyle bir yeteneği insan nasıl öğrenir?
prof. surhesh le bir süre bulunup dna yapısını ve beynin çalışmasını gördükten sonra suresh sylar'a yol veriyor senin hiçbir yeteneğin yok diye. daha sonra sylar'ın ilk kurbanı olan adam sylar'ın dükkanına geliyor. ve yeteneğini gösteriyor. sylar'da kıskançlığından adamın kafasını arkadan dağıtmak suretiyle öldürüyor. adamın beyni açığa çıkıyor ve o sırada dna ve beyin yapısı hakkında en az suresh kadar fikre sahip sylar beynin içini görüyor.
burda şu ana kadar açıklanmayan ve soru olan tek şey var : sylar gördüğü ve öğrendiği dna yapılarını nasıl kendi dna'sına aktarıyor.
Yaw yani kafayı dağıttı azıcık bir delikten beyni gördü gücümü aldı :evillaugh: Yani sizin anlattığınıza göre şans eseri kendi gücünü keşfetti.
<div>I am the Alpha and the Omega, the first and the last, the beginning and the end, the A and the Z, the one who is, the one who was, and the one who is coming, the Almighty, the Ruler of All.</div><br>
Lord Necros wrote:Peter rules olması oldukça zor. Neden?
Peter bir kere bunalımlı ergen triplerinde takılıyor. "Ne yapacağım ben bu güçlerle ühü ühü." diye geziyor. Bu da psikolojik olarak güçlenmesini zor kılıyor. Dünkü bölümde Sylar onu yakaladığında korkuyla bakıyordu, ama Sylar yakalandığında hiç öyle bakmamıştı kimseye. Üstelik Peter'ın DNA'sı fazlasıyla kararsız. Sürekli kıpraştığı için Peter yamuluyor sık sık.
Sylar'ın DNA'sı ise gerekli değişiklikler yapmaya müsaade edecek kadar hareketli, ama Peter'daki gibi sorun çıkartmayacak kadar kararlı. üstelik Sylar soğukkanlı ve güçlerini nasıl idare edeceğini iyi biliyor. Peter, Sylar'ın yarısı kadar iyi telekinezi kullansaydı adam olur, ortaya çıkardı. Ama Sylar'ın sadece telekinezi kullanması da beni şaşırtıyor. Zane Taylor'dan aldığı o maddelerin moleküler yapısını değiştirme özelliği bence çok kullanışlı bir şey. Teorik olarak adam her şeyi eritebilir zira, insanları bile.
20. bölümdeki peter hiç öle değildi. her yeteneğinde tam kontrol sahibi olmuştu ve acımasızdı. üstelik niki'yi götürüyordu.o yüzden gelecekteki peter demiştim.
hala merakla sylar ve peter'in 2 ayrı renkteki nükleer fizyon durumundaki savaşlarının sonucunu merak etmekdeyim...
Ao wrote:Bana şunu açıklayın hala buna cevap alamadım eğer sizin dediğiniz gibi beyin açarak alıyorsa gücü sizcede bu adamın bu yeteneğini bilmesi saçma değilmi yani demek istediğim tüm karakterler yeteneklerini ya şans eseri yada bir olayla öğrendi.Sylar ise doğuştan abi benim yeteneğim var beyin açınca güç alıyorum mu dedi?Adam beyin cerrahı olsa anlarım şans eseri ameliyat yapar güç alır aa der ben hastamın gücünü aldım ? Eğer ilk adamın kafasını o amaçla açtıysa saçma yani böyle bir yeteneği insan nasıl öğrenir?
Hayır. Fark ettiyseniz bütün güçler ilk başta bir içgüdü olarak ortaya çıkıyor. Nathan ilk bölümde uöana kadar Peter uçamıyordu. Nathan'ın uçması ise Peter'ı kurtarmak istemesiyle oldu.
Gabriel de ilk defa adamın kafasını parçaladığındaki surat ifadesi ve gözlerindeki ışıltı bu öğrenmeyi biraz kontrolsüz ve kendiliğinden, hatta delice bir manyaklık denemesiyle yaptığını gösteriyor. Hayatı değişebilecekken bir anda hiçbir gücünün olmadığı söylenmesi sonucunda kıskançlıkla adamı öldürdü ve sonra tuhaf bakışlarla "Bakalım...senin beynin nasıl çalışıyormuş." dedi. Yanlış hatırlamıyorsam o sırada sesi de titiyordu. Tamamen kıskançlıktan kaynaklanan bir içgüdü ile bunu yaptı ve daha sonra bu gücünün varlığını fark etti. Eğer Sylar'ın hiçbir gücü olmasaydı bu kez de kıskançlığı içinde bu tip insanları avlayan birisi olurdu muhtemelen, ama Primatech Paper Factory'nin aksine fişlemek için değil, yok etmek için. Sylar kendisini çok büyük bir kaderin beklediğine inanıyor. Bu yüzden de herkesin gücünü toplayıp en büyük olmaya çalışıyor.
All power demands sacrifice...and pain. The universe rewards those willing to spill their life's blood for the promise of power.
Ao wrote:Yaw yani kafayı dağıttı azıcık bir delikten beyni gördü gücümü aldı :evillaugh: Yani sizin anlattığınıza göre şans eseri kendi gücünü keşfetti.
yok azıcık delik değil. bildiğin açıldı kafa.
şans değil aslında. bilerek okudu ve kendi üzerinde denedi...
Tamam ben aldım cevabımı size göre Sylar şans eseri aldı kafaya vurdu beyin açıldı ahanda dedin böyle çalışıyor sonrada gücü aldı yaw bu senaristler harbi bomba bazen en sevdiğim dizilerde bile böyle şeyler görünce garibime gidiyor
<div>I am the Alpha and the Omega, the first and the last, the beginning and the end, the A and the Z, the one who is, the one who was, and the one who is coming, the Almighty, the Ruler of All.</div><br>
Lord Necros wrote:Peter rules olması oldukça zor. Neden?
Peter bir kere bunalımlı ergen triplerinde takılıyor. "Ne yapacağım ben bu güçlerle ühü ühü." diye geziyor. Bu da psikolojik olarak güçlenmesini zor kılıyor. Dünkü bölümde Sylar onu yakaladığında korkuyla bakıyordu, ama Sylar yakalandığında hiç öyle bakmamıştı kimseye. Üstelik Peter'ın DNA'sı fazlasıyla kararsız. Sürekli kıpraştığı için Peter yamuluyor sık sık.
Sylar'ın DNA'sı ise gerekli değişiklikler yapmaya müsaade edecek kadar hareketli, ama Peter'daki gibi sorun çıkartmayacak kadar kararlı. üstelik Sylar soğukkanlı ve güçlerini nasıl idare edeceğini iyi biliyor. Peter, Sylar'ın yarısı kadar iyi telekinezi kullansaydı adam olur, ortaya çıkardı. Ama Sylar'ın sadece telekinezi kullanması da beni şaşırtıyor. Zane Taylor'dan aldığı o maddelerin moleküler yapısını değiştirme özelliği bence çok kullanışlı bir şey. Teorik olarak adam her şeyi eritebilir zira, insanları bile.
20. bölümdeki peter hiç öle değildi. her yeteneğinde tam kontrol sahibi olmuştu ve acımasızdı. üstelik niki'yi götürüyordu.o yüzden gelecekteki peter demiştim.
hala merakla sylar ve peter'in 2 ayrı renkteki nükleer fizyon durumundaki savaşlarının sonucunu merak etmekdeyim...
bahisler açıldı...
şahsen ben de CNBC-E'deki bölümleri izleyebildim, ama internetten gelecek bölümlerin özetlerini okuduğum için öyle dedim. Ama dediğim gibi, Peter'ın kararsız DNA'sı, onu cidden yamultabilme kapasitesine sahip. Sylar'ın ise öyle bir durumu yok. Hatta güçlerini hemen kontrol altına alabiliyor. Dikkatinizi çekerim ki öbür kadın sesleri bastırmak için kulağında ipod ile gezerken Sylar buna ihtiyaç duymuyor. Bu yüzden patlayanın Peter olacağı belliydi zaten önceden. Sylar öyle bir reaksiyonla patlamayacak kadar kontrol sahibi oluyor güçlerinde.
All power demands sacrifice...and pain. The universe rewards those willing to spill their life's blood for the promise of power.
Lord Necros wrote:Peter rules olması oldukça zor. Neden?
Peter bir kere bunalımlı ergen triplerinde takılıyor. "Ne yapacağım ben bu güçlerle ühü ühü." diye geziyor. Bu da psikolojik olarak güçlenmesini zor kılıyor. Dünkü bölümde Sylar onu yakaladığında korkuyla bakıyordu, ama Sylar yakalandığında hiç öyle bakmamıştı kimseye. Üstelik Peter'ın DNA'sı fazlasıyla kararsız. Sürekli kıpraştığı için Peter yamuluyor sık sık.
Sylar'ın DNA'sı ise gerekli değişiklikler yapmaya müsaade edecek kadar hareketli, ama Peter'daki gibi sorun çıkartmayacak kadar kararlı. üstelik Sylar soğukkanlı ve güçlerini nasıl idare edeceğini iyi biliyor. Peter, Sylar'ın yarısı kadar iyi telekinezi kullansaydı adam olur, ortaya çıkardı. Ama Sylar'ın sadece telekinezi kullanması da beni şaşırtıyor. Zane Taylor'dan aldığı o maddelerin moleküler yapısını değiştirme özelliği bence çok kullanışlı bir şey. Teorik olarak adam her şeyi eritebilir zira, insanları bile.
20. bölümdeki peter hiç öle değildi. her yeteneğinde tam kontrol sahibi olmuştu ve acımasızdı. üstelik niki'yi götürüyordu.o yüzden gelecekteki peter demiştim.
hala merakla sylar ve peter'in 2 ayrı renkteki nükleer fizyon durumundaki savaşlarının sonucunu merak etmekdeyim...
bahisler açıldı...
şahsen ben de CNBC-E'deki bölümleri izleyebildim, ama internetten gelecek bölümlerin özetlerini okuduğum için öyle dedim. Ama dediğim gibi, Peter'ın kararsız DNA'sı, onu cidden yamultabilme kapasitesine sahip. Sylar'ın ise öyle bir durumu yok. Hatta güçlerini hemen kontrol altına alabiliyor. Dikkatinizi çekerim ki öbür kadın sesleri bastırmak için kulağında ipod ile gezerken Sylar buna ihtiyaç duymuyor. Bu yüzden patlayanın Peter olacağı belliydi zaten önceden. Sylar öyle bir reaksiyonla patlamayacak kadar kontrol sahibi oluyor güçlerinde.
pardon ya ben senin bölümleri izlediğini sanıyordum. sana tavsiyem 16. ve 20 bölümlerde dikkat etmen. ve sonu hiç beklenmedik biçimde oluyor...
bu arada birinci sezonun tamamı alt yazılı olarak bende mevcut arkadaşlar. istiyen arkadaşlara verebilirim bölümleri ama cd yazıcım bozuk. bu yüzden usb bellek ile olabilir ancak. işyerime yakın arkadaşlar varsa (okmeydanı perpa'da çalışıyorum) gelip bir çayımı içip bölümleri alabilirler. seve seve yardımcı olurum...
_Raistlin_ okuması bilerek onu anladım ama sencede komik değilmi adamın kafasına vurup beyninin açması?Ã?ünkü Sylar bilmiyordu beyni açınca okuyup güç aldığını.Yani o adamın kafasına beyin açma amaçlı vurmadı adamın beyni şans eseri açıldı(ki ben beyninin açıldığını çicek gibi hatırlamıyorum) oda okudu.Haa ama yok Sylar beyni bilerek açtı gücünü biliyordu diyorsanız soruyorum nasıl biliyordu anne karnındamı öğrendi.
<div>I am the Alpha and the Omega, the first and the last, the beginning and the end, the A and the Z, the one who is, the one who was, and the one who is coming, the Almighty, the Ruler of All.</div><br>
İkinci sezonda kahramanların, ilk nesil kahramanlarla yüzleşeceği söylendi. Bu da büyük ihtimalle Linderman döneminin kötüleri oluyor. Dahası, ilerleyen bölümlerde Primatech Paper Factory'nin Tracking System olarak kullandığı ve ikinci bölümde Matt Parkman'ın dolaptan çıkarttığı kızın gücü, dünyada herkesin nerede olduğunu bilmesi ve onları izlemesi olmasına rağmen kız bir kişiyi izlemekten çok korktuğunu çünkü onu izleyeceği zaman onun da kendisini gördüğünü söylüyor. Bu sadece lafta kalıyor orada, ama bence ikinci sezonda bunun üzerine gidilecektir. Ayrıca o tuhaf sembolümüzün sırrı da çözülmüş değil. Linderman, D.L tarafından öldürülmeseydi çok şey söyleyebilirdi, ama artık bu tip bilgilere sahip tek kişi Angela Petrelli. Umalım da o da ölmesin.
Bir de kız, ailesini gözlerinin önünde öldüren Sylar'ı sallamadan izleyebilirken bu adamdan bu kadar korkması, adamın cidden dehşet bir şey olduğunun göstergesi. Ã?yle ki bu ikinci sezonda sağ kalan Sylar'ın kahramanlarımızla işbirliğine gitmesini bile bekliyorum.
All power demands sacrifice...and pain. The universe rewards those willing to spill their life's blood for the promise of power.