Page 2 of 9
Posted: Thu Dec 18, 2008 12:20 am
by Quarion
"Sayın vali"diyerek söze başladı Archibald.
Vali onun tarafına bakınca öksürerek sesini açtı ve konuşmaya devam etti,
"Kasabamızda olan sayılı müzisyenleri toplayıp bir konser verebiliriz. Konserden sonra çocuklarımızın velilerinin oturup çay içebileceği ve bunu yaparken de yine bir gitar sesiyle neşelenmelerini sağlayabiliriz.İnsanlar bunu yaparken çocuklarda demircimiz Forge'un yapabileceği tahtiravalli ve kaydıraklardan yararlanabilir."
Posted: Thu Dec 18, 2008 12:20 am
by dwaxer
.
Valilikteki Toplantı:
Gandalf:
Arkalarda köşeden şöyle bir öneride bulunur: "Kasabamız civarında pek çok miktarda, kadim zamanlardan kalma hazine olduğu dedikodusunu yayalım; böylece ülkenin her yanından buraya define avcıları akın eder! Hah hah hah!..”
Vali:
Vali kürsüde bir an Gandalfa bakakalaraktan yaşlı büyücünün ciddi mi yoksa şaka mı ettiğini anlamak istermişçesine bir yüz ifadesi takınır. “Evet, sevgili sayın Gandalf ama dedikodu çıkarmaya gerek yok. Kadim zamanlarda burada çok zengin uygarlıklar olduğunu zaten tarih kitapları yazıyor! Ben de inanıyorum ki çevrede böyle pek çok gömülü hazine vardır.” Gözleri kalabalığı tarar ve parmağını kütüphaneciye doğru uzatır. “Apolite, bu görev sizin; bu çevrede gömülü hazineler hakkında yazan tarih kitapları ve mümkünse haritalar bulacaksınız. Panayır gününde bunların satışını organize edeceksiniz. Festivalden sonra hazinelerin dedikodusu resmen yayılır! Heh hee!..”
“Güzel güzel, başka fikirleri olan?”
.
Posted: Thu Dec 18, 2008 12:23 am
by dwaxer
Quarion wrote:"Sayın vali"diyerek söze başladı Archibald.
Vali onun tarafına bakınca öksürerek sesini açtı ve konuşmaya devam etti,
"Kasabamızda olan sayılı müzisyenleri toplayıp bir konser verebiliriz. Konserden sonra çocuklarımızın velilerinin oturup çay içebileceği ve bunu yaparken de yine bir gitar sesiyle neşelenmelerini sağlayabiliriz.İnsanlar bunu yaparken çocuklarda demircimiz Forge'un yapabileceği tahtiravalli ve kaydıraklardan yararlanabilir."
Vali:
"Tabii tabii, müziksiz, danssız festival mi olur! Hatta şarkı ve dans yarışması düzenliyelim! Bu yarışmaların organizasyonunu da ozan Marcel yapsın!"
.
Posted: Thu Dec 18, 2008 12:29 am
by Quarion
Gülümsedi,
"Hatta ve hatta bir boks turnuvası bile yapabiliriz veya bir güç yarışması bu bir ağırlık kaldırma olabilir.Kazananlara çeşitli ödüller verirsek başka kasabalardan da gelenlerin olacağından eminim. Tabii bunun reklamını yapacak biri olması gerekiyor.Başka kasabalara gidip afişler asacak biri."
İçinden de gülümsüyordu, kendiside katılıp ödül kazanabilirdi.
Posted: Thu Dec 18, 2008 12:38 am
by dwaxer
Quarion wrote:Gülümsedi,
"Hatta ve hatta bir boks turnuvası bile yapabiliriz veya bir güç yarışması bu bir ağırlık kaldırma olabilir.Kazananlara çeşitli ödüller verirsek başka kasabalardan da gelenlerin olacağından eminim. Tabii bunun reklamını yapacak biri olması gerekiyor.Başka kasabalara gidip afişler asacak biri."
İçinden de gülümsüyordu, kendiside katılıp ödül kazanabilirdi.
Vali:
"Tamam, doğru. Güreşti, halat çekmeydi, bu tür yarışmalar da yapacağız tabii ki, bunların organizasyonunu da sen yaparsın!"
Kütüphaneciye döner. "Apolite bunları not al, el ilanları hazırlayıp postacıya verirsin ki çevre kasabalara ve çevrelerine dağıtıp duyursun festivalimizi!"
.
Posted: Thu Dec 18, 2008 2:45 am
by Starfell
Ã?ayından son yudumunuda alıp. Eliyle bıyıklarını temizledi. "Evet evet. Güç yarışması iyi olur birde büyük olsun. Katılım artsın"
"Eğer toplantı bittiyse ben izninizi isteyeceğim sayın vali saolun çay yine harikaydı."
Posted: Thu Dec 18, 2008 2:52 am
by Mark
Ã?ayını solundaki boş sandalyeye bırakıp, kalemi not defteri üzerinde gidip geliyordu.
" Vali bey, büyü herkesi kendisine çeker. Etkileyicidir. Festivalin amacı da, kasabamızı zenginleştirmek ve tanıtmak olduğuna göre, bence büyü kulesi kuracağımızı ve bir büyücümüz olduğunu yönünde duyurular yapmalıyız. Komşu kasaba ve hatta uzaktaki kentlerden bunun için çok kişi geleceğine kesinlikle eminim. Farop Büyü Kulesi 1. Yıl Festivali, kulağa güzel geliyor, dimi? Zengin birçok kişinin, çocuklarının büyü öğrenmesi için göndereceğini belirtmeden geçemeyeceğim. Ayrıca hanlarda kalma ücretleri vs."
Gandalf'a baktı, kütüphaneci: " Festivalin onur konuğu olarak, Gandalf'ın ismini birçok duyuruya ekleyebiliriz. Bayan Tredoya ile ben gerekli belgeleri tahsis ettiğiniz takdirde biran önce işe başlayabiliriz. "
Sağ yanındaki sandalyede, yetmiş yaşında bir kadın valiye başını salladı. Apolite, araştırmalarında, bu kadının eskiden mali danışman olarak, hizmet verdiğini öğrenmişti.
Posted: Thu Dec 18, 2008 7:21 am
by dwaxer
Mark wrote:Ã?ayını solundaki boş sandalyeye bırakıp, kalemi not defteri üzerinde gidip geliyordu.
" Vali bey, büyü herkesi kendisine çeker. Etkileyicidir. Festivalin amacı da, kasabamızı zenginleştirmek ve tanıtmak olduğuna göre, bence büyü kulesi kuracağımızı ve bir büyücümüz olduğunu yönünde duyurular yapmalıyız. Komşu kasaba ve hatta uzaktaki kentlerden bunun için çok kişi geleceğine kesinlikle eminim. Farop Büyü Kulesi 1. Yıl Festivali, kulağa güzel geliyor, dimi? Zengin birçok kişinin, çocuklarının büyü öğrenmesi için göndereceğini belirtmeden geçemeyeceğim. Ayrıca hanlarda kalma ücretleri vs."
Gandalf'a baktı, kütüphaneci: " Festivalin onur konuğu olarak, Gandalf'ın ismini birçok duyuruya ekleyebiliriz. Bayan Tredoya ile ben gerekli belgeleri tahsis ettiğiniz takdirde biran önce işe başlayabiliriz. "
Sağ yanındaki sandalyede, yetmiş yaşında bir kadın valiye başını salladı. Apolite, araştırmalarında, bu kadının eskiden mali danışman olarak, hizmet verdiğini öğrenmişti.
Vali:
"Hımm, büyü kulesi ve büyücülük okulu, çok güzel fikir aslında... Ne dersiniz sayın Gandalf; hocalık yapar mısınız?"
Gandalf:
Biraz düşündü. "Olabilir... Belli seviyeye kadar gençlere eğitim verebilirim, uygun ortam sağlanırsa... Yalnız benim adımı onur konuğu filan diye yazmayın; duyan da önemli bir kişiyim zannedecek, heh heh!"
Vali:
"Tamam bu güzel fikrin içi kutluyorum kütüphaneci. İnşaat ustalarıyla konuşup bunun bize kaça malolacağını hesaplarız, bu projeyi mümkünse hayata geçirelim. Ama Festivali buna bağlayamayız, henüz temeli bile atılmamış bir olay için Festival olmaz. Festivali yakında gerçekleştireceğiz arkadaşlar? Bu festivale daha kapsayıcı bir isim bulalım, herkesi ilgilendirsin ama aynı zamanda özgün olsun!"
.
Posted: Thu Dec 18, 2008 7:50 pm
by Murwinduck
Odaya girer girmez duvarda asılı olan tablo dikkatine çekti. Bilerek resmin karşısındaki sandelyeye oturdu. Tabloda kedi ve keçiler vardı ama sembolik olarak kullanılmışlardı. Resim çocuksu gözüküyordu,duygusal bir havası vardı. Bu marcel in hoşuna gitti. Desenler özenle çizilmişti. Tabloya bakarken aklına neşeli 4 4 lük bir ezgi geldi.Hayellere dalmış çevresinden soyutlanmıştı ki valinin teklifi marcele toplantı salonunda olduğunu hatırlattı.
"Tamam sayın vali ben müzikle ilgili işleri hallederim. Bu arada benimde şenliğimizi güzelleştirmek amaçlı bir kaç önerim olacak.Havuz yapsak iki kısım. İlk kısımda suyun içinden yükselen sandelyeler ve kenarında bir bar, diğer kısım yüzenlere ayrılmış. Bölümler arasında bağlantı var. İsteyen içkisini yudumlar, isteyen yüzer.Havuzun kenrındada kiralık deniz yatakları olur.Bu arada ben ve arkadaşlarımda barda içenlere bir müzik dinletisi yaparız.
Ayrıca bir tiyatro kurabiliriz.Sakin takılmak isteyen ziyaretçilerimiz tiyatroyu izlerler. Egzotik hayvanların sergilendiği kafesler hazırlayabiliriz.Bir çok ziyaretçinin ilgisini çekeceği kesin. Insanı binbir şekle sokan aynaların bulunduğu bir çadırda hiç fena olmaz hani. Galndalfın yardımıyla aynı anda 4 mevsimin yaşandığı bir çadırda kurulabilir.
Posted: Thu Dec 18, 2008 7:57 pm
by Murwinduck
"Bu arada vali bey şenliğimiz için bir isim önerebilirim rüya şenliği"
Hafifçe gülümser
"şenlik süresince uyanmak istemiyeceksiniz. Sloganımızda bu olur"
Posted: Thu Dec 18, 2008 9:10 pm
by dwaxer
.
Vailikteki Toplantı:
Vali:
Marcel'in önerileri hoşuna gitmiştir. "Rüya Festivali! Beğendim; daha iyi bir isim bulamazsak bu olabilir. Ama havuz yaptıramayız; yüzmek isteyen derede yüzecek. Arkadaşlar biliyorsunuz bizim bütçemiz de sizin vergilerinizle kısıtlı. Bu festival sayesinde sizin işleriniz açılacak böylece ben de... yani devlet de daha fazla vergi alacağından sonuçta daha fazla hizmet olacak kasabamız için..."
.
Posted: Fri Dec 19, 2008 8:59 pm
by dwaxer
.
Gecenin bir yarısı; Demircinin dükkanı:
Kapı vuruluyor. Demirci Forge'un dükkan ve ev bitişik (aslında bu kasabada böyle yerleşik bir âdet var; dükkanların arka tarafı ve üst katları aynı zamanda dükkan sahibinin evi oluyor, yani ev iş bir arada)
Neyse gecenin bir vakti kapın vuruluyor. Dışarda fırtınalı, şimşekli bir yağmur var.
.
Posted: Fri Dec 19, 2008 10:19 pm
by Starfell
gözlerimi ovuşturarak uyanıyor. Sabahlığımı üzerime geçirip yatağın yanındaki gaz lambasını alıp kapıya doğru giderken "Bu saatte noluyo lan" diye söyleniyorum.
Kapının arkasında durup gür bir sesle "Gece gece kapıma gelende kim?"
Posted: Fri Dec 19, 2008 10:28 pm
by dwaxer
Starfell wrote:gözlerimi ovuşturarak uyanıyor. Sabahlığımı üzerime geçirip yatağın yanındaki gaz lambasını alıp kapıya doğru giderken "Bu saatte noluyo lan" diye söyleniyorum.
Kapının arkasında durup gür bir sesle "Gece gece kapıma gelende kim?"
Kapının ardından bir erkek sesi:
"Usta bbiz yolcuyuz, acelemiz olmasa rahatsız etmek istemezdik, kesilecek bir demir vardı da; bi zahmet keser misin?" diye soruyor.
.
Posted: Fri Dec 19, 2008 10:35 pm
by Starfell
İri adam homurdanarak kapıyı araladı. "Ne demiriymiş bu saatte" Lambayı adamın suratını daha iyi görebilmek için adama yaklaştırdı. Ve etrafa bakındı.