Page 2 of 6
Posted: Sat Mar 07, 2009 8:51 am
by Possessed
Konu verilmesine ben de eskiden karşıydım; ama sonradan anladım ki verilen konu yarışmadaki öyküleri birbirine bağlıyor. Birbirinden alakasız öyküler bir noktada birleşerek aslında bir bütün oluyorlar. Yarışmanın ötesinde ilginç bir bağ oluşuyor öyküler arasında. Aynı konudan ne yaratıcı öyküler çıkıyor ortaya. Aynı ortak öğeyi kullanarak birimiz gelecekte geçen, bir diğerimiz ise ejderhalı bir öykü yazıyor. Kısacası konu verilmesi yarışmalar için iyidir.
Anlatabildim mi bilmiyorum
Eleştiri istiyorsanız:
Konuyu gerçekten çok beğendim, sadece başlangıç mekanı olarak "kütüphane"yi vererek aslında bizi baya özgür bırakmışsınız. Bakalım bir kütüphaneden nerelere gidecek öyküler, ne yaratıcılıklar göreceğiz.
Yalnız ödüller konusunda bir şey demek isterim. Aslında ödüller çok güzel, yarışmayı kazansam hangisini seçeceğimi şaşırırım. Ama üç apayrı kitap mı koymalıydınız acaba ödüllere? Yani; bir tane fantastik, bir tane bilim-kurgu, bir tane korku gibi. Ama gene de ödüller çok güzel, değiştirmeyin.
Posted: Sat Mar 07, 2009 3:38 pm
by Aegron Linwelin
Bu konuda possessed sana katılıyorum. Ã?nceleri benimde sevmediğim herhangi bir konu üzerinde bir hikaye oluşturma olgusu artık kafamda yer edindi diyebilirim. Ama şöyle birşey de varki hiçbir zaman serbest öykünün yerine koyamam hiç birşeyi. Kendimi ifadde edebilme olasığım artar böylece. Karakter sınırlandırması yapmak ta bana göre ayrı bir eziyet daha serbest olabilir.
Posted: Sat Mar 07, 2009 8:30 pm
by Efla
Serbest öykünün bir sorunu var arkadaşlar. O da çok serbest olması =)
Yani şimdi burada kendimize de haksızlık yapmayalım dünya üzerinde herhangi bir dalda düzenlenen yarışmaların çoook büyük çoğunluğu tamamen serbest değildir.
Serbest olmak bence sanılanın aksine üretkenliği o kadar da arttırmıyor. Birşeyler üretmekte karşılaştığımız en büyük sorun heralde "otuup yazmaya vaktim yok" değildir. "Güzel bir fikir bulamıyorum" olabilir daha çok. Bir çerçeve belirlendiğinde ise yazacak birşeyler buma konusunda size yardımcı olmuş oluyor aslında yarışma.
Diğer bir yandan işin değerlendirme aşaması var. Belli sınırlar koyulmadığında değerlendirmeyi yapmak gerçekten güçleşiyor. Yani birisi çok güzel bir yazı çıkartmış olabilir. Gerçekten etileyici. Ama bir konu belirlenmediği için belki daha çok bir deneme yazısını andırıyor olabilir. Bu durumda bir yandan bir sınır verilmediği için güzel olan herşeye değerini vermek gerekecek ama bu bir yandan diğer kişilere haksızlık olacaktır.
Ã?te yandan "Bir zamanlar yazdığım bir hikaye vardı çok da güzeldi. Dur ben onunla katılayım " denmesini de istemeyiz. Burada yeni bir üretim sürecine girmesini de garanti altına almış oluyoruz insanların.
Yani yarışmada değerlendirilmeye tabi tutulan şeylerden bir tanesi de belirlenen bir tema üzerinden insanların neler yapabildiği.
Bİr örnek vereyim. İki ejderhanın olduğu bir resim vardı. Kerem beyitin sanıyorum. O resimden ilham alarak o resmi bir sahne olarak kullanarak bir hikaye yazılması istenmişti. Bazı yarışmacıların hikayeleri aslında puanlanandan daha iyiydi. Ama o temayı neredeyse formalite icabı kullanmışlardı.
Her halukarda bir konu belirlemek gerekecek yani. Ki bence catboyun seçtiği tema sizi en özgür bırakabilecek temalardan bir tanesi olmuş.
Posted: Sat Mar 07, 2009 9:13 pm
by Possessed
Heh, Efla benim demek istediğimi daha da açmış. Aynen böyle düşünüyorum ben de. Konu verilmesi yaratıcılığı kamçılıyor. Aynı öğe üzerinden çok farklı öyküler çıkıyor. En sevdiğim, ilk paragrafın verildiği yarışmalar. Bütün öyküler aynı başlayıp bambaşka yerlere gidiyorlar. Çok hoş geliyor bana.
Ayrıca konusuz bir yarışma düşünsenize, kaos olur. Herkes istediğini yazarsa yarışmanın anlamı kalmaz. Yarışmaya dönderilen öykülerin arasında hiçbir bağ yok. Sanki hepsi ayrı ayrı yarışmalardan öyküler gibi. Efla'nın dediği gibi, herkes eskiden yazdığı öyküleri gönderebilir yarışmaya. Ã?nceki mesajımda da belirttiğim gibi, başlangıç mekanı olarak "kütüphane" verilmesi, olabilecek en serbest yarışma.
Posted: Sat Mar 07, 2009 9:31 pm
by Aegron Linwelin
Aslında haklısınız konular farklı olunca değerlendirme kategorileride farklılık gösterir bu yüzden birincilk ve ya derecelendirme konusunda bazı haksızlıklar olabilir.
Posted: Sun Mar 08, 2009 1:16 am
by Dragon_Knight
Possessed wrote:En sevdiğim, ilk paragrafın verildiği yarışmalar. Bütün öyküler aynı başlayıp bambaşka yerlere gidiyorlar. Çok hoş geliyor bana.
Böyle yarışmaları ben de çok seviyorum. İnsanların ne kadar farklı olduğunu apaçık gösteriyor.
Posted: Sun Mar 08, 2009 1:22 am
by Aegron Linwelin
evet bende çok seviyorum bu tür öykü yarışmalarını kişilerin hayal dünyasınıda yansıtıyor ve cidden hoş şeyler ortaya çıkıyor. Özelliklede yarışmaya katılan kişilerde aa ben böyle yazmışım şu şöyle bitirmiş düşüncesi oluşuyor ve cidden güzel bir duygu.....
Posted: Sun Mar 08, 2009 5:25 am
by Possessed
Aslında bu yarışma da biraz ilk paragrafı verilene benziyor. Bütün öyküler kütüphanelerde başlayacak, bakalım hepsi nasıl bitecek. Eminim ki bir tanesi bile bir diğerine benzemeyecek. Bu yarışmaya katılmayı istiyorum açıkçası. (tabii ilham gelirse

) Bir arka plan canlandı gözümde; ama arka planı öykü yapacak bir konu aklımda yok. İlham düşerse yazarım bir şeyler. Bu yarışmayı es geçmek istemem.
Keşke gene sitelerarası olsaydı. Neyse, bu yarışmayı düzenleyen arkadaşları kutluyorum, çok kaliteli.

Posted: Mon Mar 09, 2009 2:40 am
by catboy
evet katılmayı düşünenler için öykülerini yollarken dikkat etmeleri gereken bir kaç temel noktayı belirtmeyi unutmuşum.
- Ã?ykülerinizi word 2003 versiyonunda yazmanız,
- Ã?ykülerinizin adını kaydederken öykünüzün adı-gerçek adınız ve soyadınız-sitedeki isminiz şeklinde uzun uzadıya kaydetmeniz,
- Yolladıktan sonra bu bölümden yolladığınıza dair bilgilendirici bir mesaj yazmanız,
önemle duyrulur! Saygılar! (Tanıtım yazısını fazla laubali bulanlar için daha bir ciddi yazmaya dikkat ettim, umarım bu sefer daha ciddi yazabilmişimdir.)
Posted: Mon Mar 09, 2009 6:53 am
by Firble
Hadi ben de yazayım. Amatör bir yazar için böyle öykülerin en güzel yanı... Belirli bir konuda hayal kurma pratiğinin gelişmesi. Kütüphane denince insanın kafasında o konuda bir hayalin oluşabilmesi bence bir yazarın için bir artıdır. Ya da bir resim gördüğünde...
Bu yetenek ancak belirli bir yöne fazla yönlemiş yazar ve sanatçıların kaybettiği özelliktir ancak bu onlar için de bence artı değildir. Ã?ünkü bunu yaparak ne kadar ilerlemiş büyük üstad sıfatını haketmiş bile olsalar bir adım ötesine gitmeyi kendileri için çok zorlaştırmış olurlar ki bu bence bir sanatçı için iyi bir durum değil..
Kütüphane deyince aslında benim kafamda çok farklı bir çok fikir uyanıyor. Tabii bir şair bir şair için çerçeveyi oluşturmak daha kolay, onu katı somut bir şekle dökmek daha zor oluyor.
Bence sadece öykü yazmak için de olsa deneyin kendinizi görün. Katılan her öyküyü ayrı ayrı değerlendireceğim ben şahsen..
Posted: Mon Mar 09, 2009 11:19 am
by Possessed
Firble güzel bir noktaya değindi. Evet, bence de bir yazarı başarılı bir yaratıcı yapan, kendisine her verilenden öykü çıkarabilmesidir. Herkes bu öykü yarışmasına katılıp kendi yaratıcılığını test etmeli.
Firble wrote:Bu yetenek ancak belirli bir yöne fazla yönlemiş yazar ve sanatçıların kaybettiği özelliktir
şu noktada Firble bir şey demek isterim. Eğer bir yöne fazla yönelmiş bir yazar hala yaratıcıysa her verilen ile kendi eğildiği konuya girerek bir öykü yazabilir.
Posted: Mon Mar 09, 2009 1:36 pm
by Firble
Belki haklısın.. Burada mesele belirli olayları vurgulamak için birçok ünlü yazardan o konuda çalışma istenip onlar toplanıp kitap haline getirilebiliyor. Ã?rneğin Köleliğin kaldırılması onuruna birçok yazardan o konu ile ilgili öykü alınmış... Tam olarak tanımıyorum ama kitapta ünlü yazarlar olduğu yazıyordu.
Bunun dışında mesela birçok yazarın bir araya gelip yazdığı New Yorkta cinayet öyküleri kitabı da var ki gerçekten çok farklı hikayeler hepsi apayrı bir tarzda ve bakış açısı ile yazılmış bazen hala aynı kitabı mı okuyorum diye düşünüyor insan. Yine de hepsinin tuhaf bir bütünlüğü var.
Posted: Tue Mar 31, 2009 4:49 am
by catboy
Bu arada tam bir ay kalmış yarışma süresinin bitmesine haberiniz olsun

Posted: Tue Mar 31, 2009 5:38 am
by Firble
Başvuran öykü var mı şu ana kadar. Arkadaşlar ben eğer düzgün bir tasarım yaratılabilirse bir de FRPworld tişörtü hediye etmeyi düşünüyorum kazanan kardeşime...
Eğer o tasarlanamazsa önceki almanağa bakıp oradan bir Ocakbaşı tişörtü de yaratabilirim.
Posted: Tue Mar 31, 2009 8:16 am
by Possessed
Aaa, müthiş fikir Firble! Her yarışmada bir FRPworld tişörtü vermek çok iyi olurdu... Gel gör ki hala o konuya bir açıklık getiremedik. Elimizde bir ejderha tasarısı var, bir de anka kuşu istediniz; ama ben güzel bir iş çıkaramadım onda. Başka öneriler falan varsa o eski başlığa bekleriz.
Bu arada Ocakbaşı tişörtü nasıl olacak onu anlamadım?