Posted: Fri Dec 03, 2010 3:52 am
Vitnai doğru demiş. Ner'zul zamanında bir şamandı. Aynı zamanda orklar arasında büyük bir liderdi. Burning legion kendine bir ordu kurmak amacıyla Dreanordaki orkları buldu (Bilmeyenler için orklar aslında azerothun yerli halkı değildir draneiler de) Orkların bir kısmını demon büyüsüyle (bildiğimiz warlockluk) kandırmaya başladılar. Fakat Ner'zul başlangıçta buna karşı geldi ve atalarının yolu olan şamanlığa devam etti. Fakay Ã?ırağı Gul'dan'ın aklı çoktan çelinmişti ve iblislerle iş birliği yaparak onların büyüsünü öğrendi.( hatta kendisi gelmiş geçmiş enbüyük warlock kabul edilir.)
Gul'dan tamamen Kil'jaeden'ın mentorlğuna ve komutasına girdi. Orklara Kannaroth'un kanından içirerek onları iblislere bağlı kana susamış savaş makinaları haline gelmesini sağladı. Ner'zul ise buna karşı çıkarak kendi klanının bu kandan içmesini engelledi. Yani yakın zamana kadar azeroth üzerindeki en büyük tehdit olan kişi aslında ork soyunu kurtarmıştır.
Çok ayrıntıya girmeden geçeceğim. Orklar burning legion'un yeni silahıydılar. Ve Medhiv sayesinde (Warcraft 3teki prophet) Dark portal diye tabir ettiğimiz portallar açıldı ve ork ordusu Guldan'ın liderliğinde azerotha geldi. Buradan sonra ilk oyunun konusu başlıyor. Sonra ikinci oyunda orklarla insanlar tekrar savaşıyorlar ve dark portalları kapatıyorlar. Fakat iki dünya arasında hala geçiş olduğu sonradan farkediliyor. Ner'zul orkları topluyor ve bu bazı artifactlar toplayıp Dark Portalları tekrar açıyor. Bunlardan birisi de eski çırağı Gul'danın kafatası (üçüncü oyunda Illidanın ele geçirdiği artifact) Bu kafatası sayesinde eski çırağı onunla konuşuyor ve giderek demon büyüsünün etkisinde kalıyor. Ataları artık onunla konuşmuyor.
Orklar Azerotha geldikten sonra orkları bırakarak kendi gücünün peşinde koşmaya başlıyor. Kara kapılardan geçerken yaptığı bir büyü gezegenleri dreanor'un çoğunu yok ediyor geriye bugün autlands olarak bildiğimiz kısım kalıyor.
Kapılardan geçer geçmez Kil'jaeden tarafından yakalanıyorlar. Bedeni parçalanıyor fakat ruhu Frozen Throne olarak bilinen yere bağlanıyor. Bu şekilde Kil'jaedena hizmet etmeyi kabul ediyor. Ve scouge'ü kuruyor. Ama aslında hep Kil'jaedendan da intikam almak istiyor. Taraflar arasında garip bir denge kurduğunu da görüyoruz asında oyunda. Bedeni oraya bağlı kalıyor fakat büyük güçler kazanıyor ve lich King olark biliniyor. Hikayenin gerisine aşinasınızdır. Frostmourne adlı kılıcı yapıyor. Kel'tuzad'ı kullanarak Arthas'ın kılıcı almasını sağlıyor onu Death Knight'ı yapıyor daha sonra da. Illidan Kil'jaeden'ın emriyle onu yok etmek istiyor. Arthas ise Lich kingi kurtarmaya geliyor ve sonra Arthasla birleşiyorlar. Daha sonrasını wowun senaryosu içerisinde spoiler nitelikteki hikayeden dolayı anlatmayacağım =)
Gul'dan tamamen Kil'jaeden'ın mentorlğuna ve komutasına girdi. Orklara Kannaroth'un kanından içirerek onları iblislere bağlı kana susamış savaş makinaları haline gelmesini sağladı. Ner'zul ise buna karşı çıkarak kendi klanının bu kandan içmesini engelledi. Yani yakın zamana kadar azeroth üzerindeki en büyük tehdit olan kişi aslında ork soyunu kurtarmıştır.
Çok ayrıntıya girmeden geçeceğim. Orklar burning legion'un yeni silahıydılar. Ve Medhiv sayesinde (Warcraft 3teki prophet) Dark portal diye tabir ettiğimiz portallar açıldı ve ork ordusu Guldan'ın liderliğinde azerotha geldi. Buradan sonra ilk oyunun konusu başlıyor. Sonra ikinci oyunda orklarla insanlar tekrar savaşıyorlar ve dark portalları kapatıyorlar. Fakat iki dünya arasında hala geçiş olduğu sonradan farkediliyor. Ner'zul orkları topluyor ve bu bazı artifactlar toplayıp Dark Portalları tekrar açıyor. Bunlardan birisi de eski çırağı Gul'danın kafatası (üçüncü oyunda Illidanın ele geçirdiği artifact) Bu kafatası sayesinde eski çırağı onunla konuşuyor ve giderek demon büyüsünün etkisinde kalıyor. Ataları artık onunla konuşmuyor.
Orklar Azerotha geldikten sonra orkları bırakarak kendi gücünün peşinde koşmaya başlıyor. Kara kapılardan geçerken yaptığı bir büyü gezegenleri dreanor'un çoğunu yok ediyor geriye bugün autlands olarak bildiğimiz kısım kalıyor.
Kapılardan geçer geçmez Kil'jaeden tarafından yakalanıyorlar. Bedeni parçalanıyor fakat ruhu Frozen Throne olarak bilinen yere bağlanıyor. Bu şekilde Kil'jaedena hizmet etmeyi kabul ediyor. Ve scouge'ü kuruyor. Ama aslında hep Kil'jaedendan da intikam almak istiyor. Taraflar arasında garip bir denge kurduğunu da görüyoruz asında oyunda. Bedeni oraya bağlı kalıyor fakat büyük güçler kazanıyor ve lich King olark biliniyor. Hikayenin gerisine aşinasınızdır. Frostmourne adlı kılıcı yapıyor. Kel'tuzad'ı kullanarak Arthas'ın kılıcı almasını sağlıyor onu Death Knight'ı yapıyor daha sonra da. Illidan Kil'jaeden'ın emriyle onu yok etmek istiyor. Arthas ise Lich kingi kurtarmaya geliyor ve sonra Arthasla birleşiyorlar. Daha sonrasını wowun senaryosu içerisinde spoiler nitelikteki hikayeden dolayı anlatmayacağım =)