site içi savaş

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Post Reply
fingolfin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1636
Joined: Thu Jan 08, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by fingolfin »

Akıcı el yazısıyla son mektubu da bitirdikten sonra mektubu imzaladı. Parşömeni özel bir kutuya koyup balmumyla mühürledikten sonra diğerleriyle birlikte görevliye uzattı. Pek umudu yoktu fakat yaklaşan karanlık öncesi iyi halklardan yardım istemenin bir sakıncası olmazdı... Atlı haberciler derhal Diyar'ın şehirlerine doğru yola koyuldular.
Koltuğuna yaslanıp şarabından bir yudum almıştı ki kapı vuruldu. General Canadar sert adımlarıyla içeri girip selam verdi. Fingolfin başıyla onaylayarak Canadar'a oturmasını işaret etti. 'Her şey emrettiğiniz gibi lordum. Halk eğitimlere başladı, rahip ve ilüzyonistler söylediğiniz gibi ilüzyonlarla halka yardımcı oluyor....' Yaklaşmakta olan savaş Diyar'ın kaderinde önemli bir etkide bulunacaktı... Fakat bu Fingolfin'in umrunda dahi değildi, onun için önemli olan On Kasaba halkının güvenliğiydi...
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Kara Figür dikkatle adamı inceledi:
"Hoş geldin haberci... Ben de seni bekliyordum... Fakat gelmeseydin seni beklediğimi hatırlamazdım sanırım..."

"Söylediğin kehanet geleceğin bir yansımasıdır... Sana 3 tane isim bahşedilecek, fakat hemen değil çocuğum. Ruhunun derinliklerinde seni rahatsız eden bir şey var. Seni sonsuza bağlayan bir şey... "

Adam bir kez daha pençesini açtı:

"İzin ver sana yardım edeyim oğlum..."

Haberci Kara adamın İsimsiz olan olduğundan bir an bile şüphe etmemişti. Elini avucuna koyarsa ona bir şey verileceğini biliyordu. Rüyalarında bu şeyin bir "hediye" olduğunu duymuştu ve o hediyenin de bir "isim" olduğunu...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Aeron
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 232
Joined: Wed Mar 03, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Aeron »

Kehanet sözlerini bitirdiğinde habercinin üzerine saatler boyunca koşmuş gibi bir bitkinlik çöktü, bir kaç saniye derin derin nefes aldı. Yankılar hala havada asılıydı, yılların armağanı olan kırışık çizgilerle çevrelenmiş gözlerini isimsiz olana çevirdi ve sözlerini duydu: "..oğlum".

İkiz kılıçların çağrısına teslim olduğu günden beri gördüğü rüyayı hatırladı, lanetli bir pençe ve ışıldayan beyaz kanatlar. Aklına hiç çıkmamacasına kazınan sekiz satır ve rüyasındakiler üzerinde, gür siyah saçlarının yer yer kırlaşmasına ve seyrelmesine yetecek kadar uzun bir süre düşünecek zamanı olmuştu. İyilik ve kötülük arasındaki mücadele zamanın başlangıcından beri var olmuştu, bundan sonra da devam edecekti. Sarkaç bir o tarafa, bir bu tarafa gidip gelirdi. Hafifçe sallandığında büyük düzenin parçalarını oluşturan, yaşamları süsleyen küçük kaoslar oluşurdu, ama sarkacın çılgına döndüğü zaman büyük bir kaos olurdu, yaşamlar dipsiz bir uçurumda sürüklenmeye mahkum edilirdi. Sarkaç, yaşamın kutsal ve sonsuz döngüsünü sarsarak çırpınırdı, okyanusun ortasında tayfuna yakalanan bir sal gibi.

Haberci, kılıçtan destek alarak doğruldu ve ilerledi. Hiç bir şey söylemesine gerek yoktu, en küçük bir tereddüt göstermeden, pençeye doğru uzandı.
Boşuna mutluluğu aramayın, ancak acılarınızı azaltabilirsiniz.
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Corax Tigerhearth kendisine uzanan elin temasından hemen sonra derinden gelen bir flüt sesi duymaya başlar zaman donmuş gibidir. Ve sonra o sesi duyar Corax diye fısıldamaktadır. Sana sesleniyorum Corax... Tanrım adına sana sesleniyorum. Lordum seni izliyor ve taktir ediyor. Ve lordum üzerindeki o korkunç laneti kaldırmayı vaat ediyor. Corax yüreğini zamanın lorduna aç. Zamanın yaşayan bir varlık olduğunu hisset ve onu tanı. O zaman kalbinde onun varlığını hissedeceksin. Tanrım seni izliyor ve senin inancın onun için çok değerli. Eğer kabul ediyorsan Lordumun tapınağında seni bekleyeceğim Tanrılığı reddeden savaşçı...
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Ve haberci kendi ölümsüz gözlerine bile gizlenmiş olanı gördü:

3,5 metre boyunda dev görkemli bir meleğin sol elini ona uzatmıştı. Meleğin sırtından sürekli hareket eden dev kanatlar gerilmişti. Haberci kanatların görüntüsü karşısında kalbinde geçmişiyle ilgili bir acı hissetti. Yarı-çıplak meleğin alnından büyük bir boynuz çıkıyordu. Sağ elinde belinde duran muhteşem bir kılıcı tutmaktaydı.

"Seni görüyorum oğlum. Bir ölümsüzün kalbine sahipsin. Tanrı'nın senden aldığını sana geri veremem ama ruhuna huzur verebilirim. Kehaneti yerine getir Aeron.
*Haberci bu ismi duymayalı sanki yüzyıllar oluyordu ama o yalnızca bir insadı. Bu nasıl olabilirdi? Rüyalarında bir ismi vardı ama uyandığında onu hatırlayamıyordu*

Fall from Grace benim sana hediyemdir
*Aeron yüzyıllara kaybolmuş kılıcın ismini yeniden hatırladı sanki hep dilinin ucundaydı ama hep kayıptı.*

Onun yolunda, dengenin yolunda savaş ve görevini yerine getir. Sonunda son isim de sana bahşedilecek ve kehanet tamamlanacak oğlum."

Aeron başka bir boyutta olduğunu farketti. Etrafında dönen renklere hayranlıkla baktı ve çok eskiden kaybettiği şeyler kafasında canlandı.
Elinde sürekli renk ve şekil değiştiren bir sembol duruyordu.

Aeron'un gözünden bir damla yaş düştü:
"Kurtuluş için şansın verildi Aeron. Bana inandığın ve güvendiğin sürece bu sembol seni korusun, kutsasın ki yolunda başarısız olmayasın. şimdi git oğlum... Sarkacın yönünün sapmasına engel ol."

ve Haberci yeni öğrendiği ismiyle ve kılıcı Fall From Grace elinde kendini yeniden İsimsiz Olan'ın önünde dururken buldu.
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

İsimsiz olan Aeron'a hediyesini bahşettikten sonra kara cüppesinden bir damla su mermer taş üzerinde hızla hareket ederek bir gölgeye ilerledi. Gölgedeki karanlığın arttığını kimse farketmedi.

Bir anda Zamanın Lordu'nun tapınağının yan sokağından çıktı İsimsiz Olan. Tapınağa bakarken yüzünde hafif bir gülümseme oluştu ve sonra kırmızı yakan gözleri gökyüzüne doğru döndü.

"Aaaaah Zamanın Lordu, seninle görüşmeyeli uzun zaman oldu... Milenyumlar aramızı bozmaya cüret etmişler... Beni bul... konuşmamız gerekenler var..."

Güneş ışıkları bile İsimsiz Olan'ın gölgesini delemiyor gibiydi ve bir anda İsimsiz Olan, Zamanın Lordu'nun boyutundaydı...

şekilsiz renksiz biçimsiz DragonFire'a yüzünde hafif bir gülümsemeyle baktı İsimsiz Olan, sırtındaki dev kanatları havayı süpürürken.

"Corax Tigerheart..." DragonFire'ın şekilsiz sesi sanki aynı anda birçok zamanda yankılanıyor gibiydi. "Bana katıl İsimsiz Olan ve bana Corax Tigerheart'ı ver... Eğer gerçekten dengeye hizmet ediyorsan..."

İsimsiz Olan'ın gözleri parladı ve Zamanın Lordu'na gülümsedi. Planını anlat DragonFire, ve beni de tanı...

...

* Olanlar ve konuşulanlar ölümlü ölümsüz bütün gözlere, kulaklara ve zihinlere gizlenir*

...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Corax Tigerhearth bayım sana yöneltilmiş teklifi düşün bence karar sana ait olacak ama Lordumun vaatleri az değil ve senin tapınağa girişin ciddi şeiklde ödüllendirilecektir dediğim gibi ama seçim sana aittir bayım.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Aeron
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 232
Joined: Wed Mar 03, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Aeron »

Haberci, bir elinde elinde sımsıkı tuttuğu sembol, diğer elinde kılıcıyla kendini isimsiz olanın önünde buldu. Kendisini yenilenmiş hissediyordu. Kılıcın kabzasında yeni rünler oluşmaya başladı: "Fall from Grace". Kehanetin tınlayan sesini, kılıcın şarkısını içinde duydu:

"Selam olsun sana Aeron. Ve tekrar merhaba. Her zaman sana yol göstereceğim, eskiden beri, en baştan beri olduğu gibi."

Haberci ismini tekrar tekrar düşündü, "Aeron.... Aeron... Aeron... AERON", ve isimsiz olanın önünde doğruldu ve elinde tuttuğu sembolü boynuna taktı:

"Ben, Aeron ve kılıcım, Fall from Grace, bir bütün olarak, senin temsil ettiğin yolun takipçileriyiz ve seni selamlıyoruz yüce yol gösteren, kutsayan ve huzur veren. Ben kılıcın sahibiyim, koruyucusuyum ve hizmetkarıyım, onun da benim için olduğu gibi. Bize isimlerimizi verdin, evrenin güçleri bizi utandırmasın."

Aeron, kılıcın kabzasını bir kaç saniye boyunca yüzünün önünde tutarak isimsiz olanı selamladı ve kılıcını kınına soktu. Geri dönerek ilerlemeye başladı, yeni bir hayatı, yeni bir amacı, yeni fakat tanıdık bir ismi vardı ve aklında bir soru: "Ben kimim, ben kimdim, Aeron kim?". Tekrar aklında kehanetin sesini duydu, ve aynı anda isimsiz olan da eşlik ediyordu:

"Zamanı geldiğinde bileceksin, şimdi değil, ama uzakta değil."
Boşuna mutluluğu aramayın, ancak acılarınızı azaltabilirsiniz.
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

( mrk edenlere Tapınak: KAOSUN VE Ã?LÃ?MÃ?N TAPINAğI)

Oren kılıcı sıkıca kavradı ve Eski savaş tanrısı Malovan'ın gücünün benliğine akışını hissetti, gözleri zevkle parladı ve tapınağı yakın kasabalardan hatta Ufak Ã?adırdan bile duyulabilecek....korkutucu bir kahkaha kapladı.....
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
fingolfin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1636
Joined: Thu Jan 08, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by fingolfin »

Korkutucu kahkaha her yanı kapladığında, özel odasında kılıcıyla antreman yapmaktaydı. Kadim kılıç Ringil odaya mavi bir aydınlık verdi. Yüzündeki tebessüm silinen Fingolfin hafifçe mırıldandı. 'Yeni Tanrıların şafağı... Kızıl bir şafak kapıdaki...' Kılıcını tekrar kınına sokup şöminenin başındaki alçak sandalyeye oturdu. şömineye diktiği gözleri kızıl bir alevle parladı. 'Kaos... O kadar da kolay olmayacak!!!'
Dragonfly
Kutsanmış Kişi
Posts: 1262
Joined: Thu Mar 25, 2004 10:00 am
Location: DoÄ?u Limerik
Contact:

Post by Dragonfly »

Günler geçmekteydi,savaş bitmiş diyar sesiz bir vadideki nehir gibi kendi kendine akıyordu.
Tabiat bu sesisliği bozarcasına kuşlarını göçe zorluyordu,ortalıkta bir büyük sorun vardı sanki...
Sabahın erken bir vaktinde Maximilian Dragonfly ağaçtan yapılmış evinde kendınce günlük işleri için plan yapıyordu taki dikkati içini sızlatan kuşların kaçışması ile dağıldı.Karşısındaki görüntü onu bir kez daha eskilere görtürdü korkmak istemiyordu çünki böyle bir şey olması imkansız sayılabilecek kadar saçmaydı...
Kuşlar buradan gidiyoruz diye hep bir ağızdan kanat sesleri ile ormanı tatlı ama korkunç bir rüzgarla süpürüyorlardı.Böcekler daha derinlere toprağın ulaşılamayak yerlerin doğru kazdılar kazdılar ve usanmadan devam ettiler...Orman sanki bir felaketi bekliyordu bunun için hazırlık yapıyordu...
Dragonfly tüm palnlarını ertemek ve neler olduğunu öğrenmek için en yakın yerleşim yerine doğru yola çıktı,belliki ona gücünü veren tabiat ananın huzurunu bir şeyler bozuyordu....
Dragonfly ;
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Azalin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1056
Joined: Fri Dec 26, 2003 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Azalin »

günlük işlerini bitirmiş olan firan akşam diyara başka bir dünyadan gelmiş olduğu söylenen yeni elf komutanı görmeye gitti..

bu karargaha ikinci gidişiydi ama bu sefer barışçıl ve diyar iyiliğine düşüncelerle...

kapıya geldiğinde durdu ve buraya ilk geldiği anda ki halini düşündü..ve tiksindi. şu an çok iyiydi.

kapıyı yavaşça ittirdi ve içeriye bir göz gezdirdi.. o kara suret gene içerdeydi ve yanında bir savaşçı ile konuşmaktaydı. onaları bir süre izledikten sonra gözü yeni elf komutana takıldı..."fingolfin bu demeki diye düşündü".. yakllaştı..

"selamlar komutan.. diyara hoşgeldiniz.. görevinizde başarılar dilerim."

firan ın selamına aynı içtenlikle cevp verdi komutan.

"ardan bardaaner gittiğinden beri meydanı boş bulan bazı densizler ileri geri konuşmaya başladılar. umarım buraya gerekli düzen sizinle birlikte oluşacaktır.
ve emin olun ben bu konuda size elimden gelen yardımı yapmaya hazırım. "

"10 kasabayı bekleyen savaş ki -umarım böyle bişi olmaz- buranın halkına mümkün olan en az zarar ile bitirilmeli."
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?

Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Dragonfly
Kutsanmış Kişi
Posts: 1262
Joined: Thu Mar 25, 2004 10:00 am
Location: DoÄ?u Limerik
Contact:

Post by Dragonfly »

Günler saatler bir nehir gibi aktı.Ulaştığı yerde bir kapı aralığından bakan birini gördü.
Korkutmamak için ayakseslerini arttırdı.Ve ona doğru yürüdü...
Aklında bir çok soru vardı bunalrın cevaplarını almalıydı...
Dragonfly ;
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

İsimsiz Olan hafifçe başını yeni gelenlere çevirdi fakat yakıcı kızıl gözlerini cüppesinin başlığı hafifçe inerek gizleyiverdi. Uzakta bir tapınakta olan tanrı özü hareketini rahatlıkla algıladı. Zaten bunun farkına varmasaydı bile Oren'in kahkahası ona gerekli haberi getirirdi. Kara cüppeden siyah bir damlacık daha gölgelere karışıp kayboldu... Amacı olanları ayrıntılı bir biçimde öğrenmekti...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
fingolfin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1636
Joined: Thu Jan 08, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by fingolfin »

'Teşekkür ederim Efendi Firan. Sizi burada görmek benim için bir zevk. Dostum Karathas'ın ricasıyla buradayım ve On Kasaba'daki her yaşamdan sorumluyum. Umarım yardımlarınızla en az zararla bu tehlike atlatılacaktır.'
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests