Page 18 of 38
Posted: Sat Dec 17, 2005 6:53 pm
by calis
Hoşgeldin Galadlirim gerçekten çok güzel bir şiirle dönüşünü yapmışsın.
Posted: Sat Dec 17, 2005 9:53 pm
by Firble
Hiç aklımıza gelir miydi
Okuldan geç gelince azarlanmayı özleyeceğimiz
Bisiklete bimek isteyip başaramayıp düşüşümüzü
Kız arkadaşımızın bizi terk edeceğini
Sınavdan düşük not alıp ağlayışımızı saatlerce
Tatil hayilini kurup evde geçirdiğimiz o yaz günlerini
Daracık odayı, yemek istemediğimiz yemekleri
Neleri özlüyor insan geçmişe bakınca
Neleri özleyeceğiz kimbilir
Bilinmeyen bir gelecekten
Bugüne baktığımızda.
Posted: Tue Dec 20, 2005 1:29 am
by Firble
Bir bahar sabahı ayrılalım eğer ayrılacaksak
Hafif yağmurlu olsun hava
Güneş aydınlatsın bulutların arasından hafifçe yeryüzünü
Ellerimizi tutalım birbirimizn bir süre
Konuşmadan oturalım
Ağlamayalım hüzün olmasın içimizde
Sadece güzel günlerimizin anıları
Ã?ocukluk günlerimizi anlatalım birbirimize
Ve de gelecek güzel günlerinden bahsedelim
Dünyayı kurtaralım
Sırlarını çözmeye çalışalım evrenin
Sonra ayrılalım
Ertesi gün yeniden buluşacak gibi
Yokluğumuz bir yara gibi
Kanayacak içimizde ikimizin de
Olsun içimizde tutalım acımızı
Gülelim Dünyaya
Böyle bir dostluğu tattık ya seninle
Değer bu acıyı da yaşamaya..
Çok güzel olmadı özellikle sonu.. Ama yazdım işte.. : )
Posted: Tue Dec 20, 2005 1:34 am
by felix_felis
--------------------------------------------------------------------------------
UMUT RÃ?YASI
Gözlerini açtığında boşluktaydı.
"Derin, sisle çevrili, karanlık..."
İlk defa yapıyormuşçasına nefes aldı
Etrafa bakındı, zifiri karanlığa gülümsedi.
Bileğindeki zincire dokundu
"Soğuk, hissiz, kaygan zincire..."
Zinciri tutup kendine çekti
Zincir kendisine gelirken şakırdadı
Ve itiraz etmeden duvardan ayrıldı...
Kendi kendine zaferle gülümsedi.
Sisin ardından gelen beyaz ışığı görünce titredi
"Sonunda mı?" dedi kendine yabancı gelen sesiyle
"Sonunda mı esaretim bitti?"
Zincire sarılarak öne bir adım attı
Birden kayboluyormuşçasına kainatta akıp gitti
Zihninde siyah anılar onu titretip rezil etti
Korkuyla uyandığında,
Başı duvarda, zincir kolunda, yarası derinde acıtıyordu...
Felis
Firble, ciddi diilsin di mi? beni kandırıyosun abi yaaa...
Posted: Tue Dec 20, 2005 3:16 am
by Firble
Ne açıdan kandırıyorum seni anlamadım. Bu arada şiirin çok güzel Felix. Ozanlar Klübüne hoş geldin. Hadi bakalım güçleniyoruz sanırım. Yakında tekrar diyarda etkinleşebiliriz. : )
Posted: Tue Dec 20, 2005 6:23 am
by Firble
Ne olurdu gökyüzü kırmızı olsaydı?
Ağaçyaprakları kare şeklinde
Balıklar havada uçsa kuşlar suda yüzseydi
Buz terletseydi bizi ateş de üşütse
Ne olurdu farklı olsaydı her şey
Daha mı güzel daha mı kötü
Yoksa
her şey normal deyip
Geçip gidecek miydik yine
Posted: Tue Dec 20, 2005 6:48 am
by Oren_Dautry
ben bu şiiri biyerden hatırlıo gibiyim

Posted: Tue Dec 20, 2005 7:02 am
by Firble
Nereden nereden abi şu anda aklıma geldi öyle yazdım ama belki bir yerden çağrışım yapmıştır.. Nereden hatırlıyorsun?
Posted: Tue Dec 20, 2005 7:16 am
by Firble
Svaş Ölüm ve Adaletin Tanrısına Saygılar.. : ) İnşallah kızmazsın.. Yazdıklarım gerçek duygularım sadece Firble nin Oren karakterine karşı hissettikleri değil. Diyar yerine Dünyayı oturtmuştum hatta başta. Ama böylesi biraz daha şirin olur dedim.. : )
Savaş mıdır getirecek olan barışı
Onlarca katliam ve acının ardından
Ölüm sonu olsa da yaşamın
Doğurabilir mi yeni bir yaşamı
Adalet terazisi yenebilir mi hiç?
Yüzyıllardır hiç dinmemiş çığlıkları
Doğru yerde mi aradık acaba
Yüzyıllardır çözümü
Suçlusu biz miydik
Hep tekrarlanan yenilginin
Posted: Tue Dec 20, 2005 9:55 am
by Efla
Bir yer var uzakta,
CEhennemin dibi derler ya,
İşte tam orada..
Sadece ismi kaldı akıllarda.
Ne yürüyen var şimdi o yollarda,
Ne bir içeri giren...
Ne dilenen kapının kenarında,
Ne de ozanlar şarkı söyler ateşin karşısında...
Ã?nce güneş terketti onu,
Sonra yıldızlar ve ay...
Sonsuz kış geldi sonra,
Sonra insanlar da gitti...
Ã?şüdü unutulmuş han,,
Ne alabildiğine kardan,
Ne de sonsuz kıştan üşüdü.
Yalnızlıktan üşüdü Ã?atlak Kazan.
Bekledi önce...
Sahibini bekledi...
Ozanları bekledi...
Ama kimse gelmedi.
Birazcık umut olsa,
Bir şarkı, bir konuşma,
Herhangi bir ses duysa...
Beklerdi sonsuza kadar.
Nostaljik oldu biraz üstadları görünce ben de bir yazayım dedim.devamı gelecek şimdilik bukadar...

Posted: Tue Dec 20, 2005 7:58 pm
by Firble
Güzel olmuş üstadım.. Benim Rivro nun ileride Ã?atlak Kazan da çalışma potansiyeli var.. Olmazsa açarız yeniden...
Posted: Tue Dec 20, 2005 8:46 pm
by felix_felis
DEVRİM DÃ?NÃ?YOR
Kara duvarlar,
Yağmurlar...
Her yerde gölgeler var.
Sessiz, çökük bir odada
Ben vardım ama sen yok...
Taştan evler,
Somut düşler,
Herşey ne kadar gerçek...
Gerçekler yalandır aslında...
Ã?ünkü aşk iki kişiliktir,
Ben sana aşıksam sen değilsin...
Belki de...
Beyaz gelinlikler,
Sanki ölüm var.
Neden herşey beyaz?
Cennete mi düştüm?
Neden herşey sahte?
Cehenneme mi gideceğm?
Neden gülümsüyorlar,
Yalan mı saklıyorlar,
Komplo mu kuruyorlar?
Neden?
Düşen damlalar,
Toprağın eşsiz kokusu,
Ağaçların rüzgarla hışırdayan yaprakları,
Bir-iki sonbahar havası
Herşey geçecek, yaz gelecek
Ama yine devrim dönecek.
şıp-şıp yağmur var!
Dışarısı ayaz ilkbahar!
Sakin-haşarı damlalar,
Ve etrafta eğilen yapraklar,
Damlalara saygıları var...
Yeşil-kara toprak,
Eşsiz hava,
Yaz mı geldi acaba?
Nedir bu kara toprak?
Ölü mü var altında,
Yoksa üstünden esirgenen fidan mı?
Güzel mi hava?
Doğa dengeyi mi koruyor?
şimdi bir fırtına çıksa,
Denge mi kalıyor?...
Hava bu, her an değişir
Seni gibi seninle özleşir.
Sıcak mı soğuk mu geliyor ateşin nefesi?
Seni cennete mi cehenneme mi yollayacak?
Güzeldir alevlerin neşesi ve
Kırılan-yanan dalların sesi,
Seni ısıtacak...
Attığın ırıp yolunu buldu mu?
Birkaç arkadaş aldı mı yanına,
Suyun altından?...
Yoksa boş boş sallanıyor mu
Bu sabahın kör bahtından?
Garip mi geliyor dalgaların sesi?
Ama çığlıkları ve köpükleri her zamanki gibi
Martılardan, onların kibirinden olsa gerek,
Biraz tiz, biraz kuru çıkan nefesleri ve sesleri
Rüzgar çanı sessizliğe mi karıştı?
Demek ki yaz geldi...
şimdi artık devrimi beklemek gerek,
Ne zaman dönecek nereye gidecek?
Felis-31.03.05
ya çok takıldım, bu şiiri seviyodum ben ama şimdi pek de öyle güzel gelmedi... arkadaşlar walla her türlü yoruma açığım...

Posted: Tue Dec 20, 2005 9:04 pm
by Darkgnome
Firble wrote:Bir bahar sabahı ayrılalım eğer ayrılacaksak
Hafif yağmurlu olsun hava
Güneş aydınlatsın bulutların arasından hafifçe yeryüzünü
Ellerimizi tutalım birbirimizn bir süre
Konuşmadan oturalım
Ağlamayalım hüzün olmasın içimizde
Sadece güzel günlerimizin anıları
Ã?ocukluk günlerimizi anlatalım birbirimize
Ve de gelecek güzel günlerinden bahsedelim
Dünyayı kurtaralım
Sırlarını çözmeye çalışalım evrenin
Sonra ayrılalım
Ertesi gün yeniden buluşacak gibi
Yokluğumuz bir yara gibi
Kanayacak içimizde ikimizin de
Olsun içimizde tutalım acımızı
Gülelim Dünyaya
Böyle bir dostluğu tattık ya seninle
Değer bu acıyı da yaşamaya..
Çok güzel olmadı özellikle sonu.. Ama yazdım işte.. : )

(dahasına gerek varmı?)
Posted: Tue Dec 20, 2005 10:15 pm
by chosen
Boşlukta dolananım
Yine orda boğulanım
Soruların içinde
Defalarca kaybolanım...
Defalarca kaybolanım...
Yollar arayıp duranım
Uçurumda dolananım
Koca boşluk başında
Ruhu hep yorulanım
Ruhu hep yorulanım...
Ruhum bırakma beni
Çalma benden kendini
Boşluklara bakarken
Çok özlüyorum ben seni...
Çok seviyorum ben seni...
(daha önce atıp atmadığımı bilmiyorum açıkçası, site göçmeden önce yani
,ama olsun...)
arkadaşlar bi de şiirden çok yorum olmuyor bence bu bölgede,şahsi görüşüme göre daha çok şiir görsek daha iyi deil mi dialoglar yerine???
melodi, sitem ve saygılarımla...
Posted: Wed Dec 21, 2005 6:41 am
by Artemis Entreri
Firble bir önceki mesajımda ikinci cümlemdeki yorumu Chosen için yapmıştım. Seçilmiş derken onu kastediyodum
Ve evet chosen bu şiiri daha önceden yani site göçmeden önce yollamıştın ama biraz değiştirmissin sanırım. Mesela önceden ilk satır Boşlukta dolananım değil, Boşlukta doğanım' dı. Ama güzel olmuş, tebrikler.
Tüm arkadaşları çalışmaları için tebrik etmek istiyorum. Çok hoş şeyler çıkıyo. Böyle devam edelim
Ve işte Firble dostum. Al sana cevap.
ZAMANIN AKIşI
Gözlerimde parlıyor ışık
Karşımda bir ayna var
Baktıkça fark ediyorum
Ben yaşlanıyorum.
Üç yaşında bir çocuğum
Ağlayıp duruyorum
Sessizce soluklanıp
Ã?ığlığı basıyorum.
Kalbim ne kadar da temiz
Umursamamak ne kadar hoş
Fark edilmeden yaşamak
Düşündüm de ne kadar boş
Zaman akıp gidiyor
Durdurmak istiyorum
Ellerimden kayarken hayat
Sürekli üşüyorum.
Kararıyor kalbim yaşlandıkça
Umursamaya başlıyorum
Fark ediyor insanlar beni
Mutlu mu oluyorum ?
Hayır tüm bunlar boş
Hayat bir sınav süre doluyor.
Zaman denilen bu nehir
Beni yutuyor... Beni boğuyor...
Nefes almaya çalışıyorum
Gülüyorum zamanın akışına
Sonra saatime bakıyorum
Ve fark ediyorum
En başında yanılmışız
Nehri durdurmaya çalışma asla
Zaman değilki seni boğan
Yalnızca gözyaşların...
Bırak artık ağlama,
Ağlama küçük bebek,
Büyüdün sen artık...