Page 18 of 24

Posted: Wed May 20, 2009 11:34 pm
by Firble
şehirler Yaşar

Bir alyuvar mesela vucudumuzun içindeki
Düşünebiliyor olsaydı tıpkı bizim gibi
Ne kadar anlardı neyin içinde olduğunu
Yaşadığı ve hayat verdiği yerin
Tıpkı kendisi gibi düşünebileceği gelir miydi aklına...

Peki ya biz?
Milyonlarca insanın içi içe olduğu
Dev şehirlerinde yaşayanlarımız Dünyanın
Hiç dışardan baktık mı şehre
Sokaklarının başlayıp bittiği yerleri merak ettik mi?
Zamanı geriye sarıp nasıl büyüdüklerini
Yaşadıkları acıları
Hayal kırıklıklarını görüdük mü şehirlerimizin.
Yükselen binalar, yapılan köprüler
Dev anıtlar, akan arabalar
Gece sessizce nefes alan
Sokaklarında kalan çaresizlere
Ağladığını garipçe hissetmek

Artık şüphem yok
Yaşıyor şehirler
Elbette biz insanlar veriyoruz hayatı onlara
Ama bizi aşıyorlar
Zaman geliyor biz bile dinliyoruz onların sözünü
New Yorklu, İstanbullu, Kahireli, Tokyolu oluyoruz.
şehirler yaşıyor
Üstelik bir bakterinin yaşamı gibi değil
Acı çekiyor, arzuluyor, özlüyor
Ã?fkeleniyor, Saldırıyor, Korkuyor
Hayal Kuruyor kimi zaman
şehirler yaşıyor...

----------------------------------------

Onları anlamak
Onlarla konuşmak
Kimi zaman ıssız sokaklarından birinde
Kimi zaman dev caddelerde
Anlatılmaz bir tad bırakır hep damağımda

Kimi zaman ben de kızdım şehirlere
Kaçmaya çalıştım...
Ancak hep başka bir şehir kendine çekti beni
Birinden uzaklaşmaya çalışırken ben kendimi...
Ve de çok da istemeden bunu
Bir şehir insanı oldum

Madem öyleyim...
O zaman gerçekten seveceğim
Yaşadığım ve yaşamadığım tüm şehirleri...
Onların yaşamını kabul etmek
Onların duygularını hissetmek
Gerektiğinde teselli etmek
Ya da tutmak elinden...
Bunlar olmadan diyebilir mi insan
Ben bu şehirde yaşıyorum
Ben bu şehire aitim diye

Posted: Tue May 26, 2009 8:07 am
by Firble
Bir şehirden Başka şehire

Sürekli koşuşturan insanların şehri gerilerde kaldı artık
48 saat süren uzun bir günün
Bir okyanus bir de kıtayı geçtiğim kısa bir yolun ardından
Yine buradayım
Tekşehirde, İstanbullda...

Sokaklarda benim dilimi konuşan insanlar
Mavi beyaz Minibüsler
Ve hava
Hafif irkiltiyor beni burada olmak yeniden
Aslında derim
Hep kaçmaya çalışmış da olsam buradan
Seviyorum bu şehri

Yine de bir soru büyüyor zihnimde
Ne yapacağım ben?

Posted: Tue Jun 09, 2009 8:51 am
by Firble
Biliyorum dememek lazım
Biliyorum öyle bir sözcük ki o
Bir defa çıktı mı dilden bela açıyor başa
Biliyorum
Hepsini biliyorum.
Ama tutamıyorum kendimi
Yapamıyorum

Yorgunum
İliklerime kadar yorgunum
Yollar ancak geçirir yorgunluğumu
İzmir, Isparta, Bursa, Ã?orum, Ankara, Antep
Ne çok şehir bekliyor beni
İstanbul da hatta...
Bense kapanmışım içime...
Kırmak lazım bir yerden kabuğu.
Ã?ünkü kaldıkça içerde
Olmuyor
Biliyorum.

Posted: Tue Jun 16, 2009 4:29 am
by Firble
Yine ben
Yine yollarda
Yine yalnız

Özlemişim gitmeyi
Gittiğimi farkederek
Karanlığın içinde
Yükselen ışıklar
Bir hayat belirtisi aramak karanlıkta

Bakmak
Ã?oğunu hiç tanımayacağım insanların gözlerine
Yaşamanın ne kadar güzel
İnsanın ne kadar güzel
Dünyanın ne güzel olduğunu keşfetmek
En güzeli de kendimi kaybetmek
Ve bulmak bir defa daha

Özlemişim yollarda olmayı
Yola çıkmak lazım
şimdi
Bir daha

Posted: Sat Jun 27, 2009 4:08 pm
by Firble
Hem elimi uzatsam dokunabildiğim
Hem de alabildiğine uzak bana
Hem saatlerce konuştuğum
Hem de tek bir sözümü bile dinlemeyen
Hem alabildiğine kardeşim
Hem de düşmanım
Can düşmanım
Hem alabildiğine özgür eden beni
Hem de elimi kolumu bağlayan
Bir köle yapan şehir
Nefretim, aşkım, bağlı olduğum
Hem yaşamak hem kaçmak istediğim
Sokaklarında saatlerce dolaşmak istediğim
Yapamadıklarımı hatırlatan ve nefret ettiren kendinden
İstanbul...
Nice yıllar geçti geleli
Ben bile anlatamıyorum kendime
Ne hissettiğimi sana karşı.
Nasıl bir şehirsin sen İstanbul?
Nesin sen?
Ne yapıyorsun bana?

Posted: Sun Jun 28, 2009 3:47 am
by Efla
Çok hoş olmuş gerçekten. Dilerim duygularına yakın bir karşılık bulurum ben de..


Sevmek böyledir işte,
Mutlu etmez her zaman,
Hatta üzer bile...
Kimsenin yapamayacağı kadar,
Gafil avlar hem de seni.

Bencildir...
Özlem duydurur,
Bağımlı eder kendine.
Ama yine de seversin.
Nedensiz hem de...
Ã?ünkü sevmeden olmaz,
Ã?ünkü o zaman,
Hayatın anlamı kalmaz.

Posted: Wed Jul 08, 2009 12:46 am
by Firble
Gideceğiz elbet
Tepenin üstünden baktığımızda geçmişe
Geri dönmek istesek de
Son bir güçle aşacağız
İlerleyeceğiz
Yeni bir geleceğe

Ve bir gün döneceğiz elbet
Aynı geçmişi bulamamaktan korksak da
Aynı tepenin başucunda
Yine korkarak o son adımı ters yöne atmayı
Göze alıp o terk ettiğimiz yerde bulacaklarımızı
Döneceğiz.

Posted: Wed Jul 08, 2009 12:47 am
by Firble
Sağolasın Efla kardeş. Sevgiyi bambaşka bir açıdan anlatmışsın güzel olmuş.

Posted: Wed Jul 15, 2009 5:36 am
by Firble
Doğmak

Etrafını saran o kapkaranlık yerden çıkmak
Tuhaf gelecek ama hatırladığımı zannederdim o ana
Küçükken daha
Ne korkutucu gelirdi o karanlık
Oysa o an aklım olsa ödüm patlardı her halde
Gözümü açmaktan
Kendi yemeğimi yiyipte
Kendi nefesimi alacak
O zor Dünyaya gelmekten
Arada ne kadar zaman var şimdi
Oysa her şey o an başladı.
Yaşayan çoğu insanın
Geçmişi hatırlamayı en sevenlerin bile
Düşünmeyi nadiren seçtiği o an
Benim için 27 yıl önceki o an.

Posted: Wed Jul 22, 2009 10:23 pm
by Firble
Antepte Yeniden

Yıllar önce bu kentten ayrılırken
Döneceğim demiştim.
Sözlerimi çok tutamasam da son yıllarda
Bu defa oldu.
Bu şehri
Sokaklarında boş boş dolaşmayı
Kalesinin kıyısında oturmayı
Hem geçmişi hem de geleceği düşünmenin
Verdiği tadı hissederek
Bir gün yeniden geleceğim demeyi
Seviyorum.

Ben kentleri çok severim
Gittiğim hemen her kentin ayrı bir yeri vardır
Bir sevgili gibi tıpkı
Bu seferde buradayım
Antepte.
Güzel bir gündü bugün
Sağol Antep....

Posted: Sat Aug 01, 2009 11:08 pm
by Firble
AşK BU OLSA GEREK

Kendimi bir arada hayal ettiğimde bir kızla
Hiç böylesine titrememiştim ben
Aşk dediğim olmuştu.
Ama o kızla yanyana düşünememiştim ki kendimi
Aşk o günlerde o kızı düşünmekti sadece benim için
Kızı düşünmek
Onun görüntüsünü hayal etmek
Bakmak seyretmek gibi biraz
Yan yana olmak değil

şimdi öyle değil
Onunla bir hayatı düşlüyorum
Sonuna kadar zamanın bir arada olmayı
Ve her düşündüğümde titriyorum
Nasıl bir hayal bu
Ã?yle ki korkuyorum
Anlatmaktan
Konuşmaktan
Dokunursam bozulmasından

Hiç adım atmadan
Bir ömür boyunca
Hiç olmazsa olabilirdi demek için
Hayalime hiç dokunmama istiyorum
Korkuyorum

Posted: Thu Aug 20, 2009 12:12 pm
by Firble
Yine Aşık mıyım?

Aşık ozanlara gülüp geçtim diye mi geldi başıma
Bilmiyorum.
İşin kötü yanı kendi duygumdan bile korkuyorum...
Ben hiç ciddiye almazdım.
Sonsuza kadar birlikte yaşama laflarını
Oysa şimdi
Korkuyorum.
Hata yapmaktan
Geç kalmaktan
Ya da hemen hareket edip
Mutsuz bir yaşama mahkum etmekten onu
Korkuyorum.
Bu şiiri buraya yazmak bile o kadar zor ki....
İtiraf etmek içimdekileri
Ã?ylesine gizlemişim derine
Ulaşılamaz sandığım yerlere.

Posted: Mon Aug 24, 2009 8:38 am
by Firble
Hikayeye böylece devam ediyorum. Bilmiyorum nasıl olacak?

İstanbulun Hikayesi 6 - Yeni Doğuş

Yıkık surların içerisinden girdiğinde Osmanlının hükümdarı
Geriden kalan bin yılın görkemini
Ama son iki buçuk asrın çöküşünü de görmek mümkündü
Sokaklarımda
Tek şehirdi bu hala nice kişinin kalbinde
Ve de o hükümdar bunu en derinden hisseden kişiydi belki de
Hiç yıkılmayacakmış gibi görünen imparatorluk dağılmıştı artık
şehrin insanları yorgundu
Ben de yorgundum
Bir köşede kendi halimde kalmak istiyordum biraz
Sokağımda yürüyen hükümdar
Yaratırken yepyeni bir ülkenin ihtişamını
Bambaşka bir şehir olabilirdi bu ihtişamın merkezi
Ve ben biraz daha sakin geçirebilirdim belki yıllarımı

Ama olmadı
Bana en fazla aşık olan insanlardan biri idi fatihim
Ve sokaklarımda gördüğü
Yüzyılların biriktirdiği yaralara rağmen
Osmanlıya gerçek ihtişamını ancak ben verebilirdim ona göre
Haklı mıydı benim fatihim?
Belki
Belki bende gerçekten bu topraklarda başka hiçbir yerde olmayan bir şey vardı
Geçmişin onca yükünü yüklenmemiş bir başkentte
Yepyeni bir Osmanlı olurdu kuşkusuz
Ama olmadı kararını vermişti hükümdar
Başkent olacaktım bir defa daha
Dünyaya yön verecek yepyeni bir imparatorluğa

Yeni Roma, Staboli ya da Konstantiniye
Yüzyıllardır insanların kulağında yer etmiş o isim
Yeniden inşaa ediliyordu
Yepyeni binalar kuruluyordu bir yandan
Bir yandan eskiler onarılıyordu
Yüzyılların çöküşünü içlerinde hisseden insanlar
şimdi yeni bir imparatorluk yaratan şehirdelerdi
Yepyeni insanlar da katıldı onlara
Eskisinden daha farklı
Ama yine renkli bir yaşama sevinci hakim oldu insanlarıma
Yaralarım sarılıyordu yavaş yavaş
Daha yaşlı da olsam artık
Yeniden bir imparatorluğu yaratacak gücüm varmış demek ki
Diyordum kendime

Farklı bir ülke idi Osmanlı
Sultan ya da hükümdar üstündeydi herkesin
Gücü hiç sorgulanmayacak
Ne yaparsa yapsın karşı çıkılmayacak kişi idi
Onun şehirde yürüyüşü bile bir gösteri gibiydi
Ve şehirdeki her insan
Türlü dilleri konuşun, türlü türlü giyinen herkes
Duruşları ve bakışları ile katılıyordu
Sultan yürürken Konstantiniye sokaklarındaki gösteriye

İmparatorluğun onca şehri
Konstantiniyeye akıtıyordu türlü zenginlikleri
En büyük zenginlik de gönderdikleri insanlardı
Birbirinden farklı onca insan
Hem kendileri olmayı
Hem de beraber yaşamayı öğreniyordu bu sokaklarda
Birbirinden farklı onca müzik, yemek, kıyafet
şehrin sokaklarını dolaşıyor
Ve farkında olmadan farklı ülkelerden gelen onca insan
Birbiri ile değiştiriyordu getirdikleri kültürleri
Birbirlerine güvenmiyorlardı belki hala
Daha önce görmediği kadar garip insanın olmasından etrafta
Çok da düşünmüyorlardı bu rahatsızlığı
şehrin yavaş yavaş oluşan büyüsü çok derinlere bir yere gömüyordu o duyguyu

Bütün şehri saran ve oradan dalga dalga Osmanlıya yayılan
Bir müzik yarattı kısacası benim fatihim
Sonrasında da onun çocukları da devam ettirdi
şehrin yaydığı bu müziği
Ve elbette nice insanı şehrin
Ve belki de diğer şehirlerinin Osmanlının
Kendi seslerini kattılar müziğe
Yaşa diyordu müziğin içindeki o gizemli ses
Ne olursa olsun yaşa
Yarının ne olduğunu bilmesen de
Bir ihtişam var ayaklarının altında
Ve sen bu anda buradasın
Nice kişinin Dünyada olmak istediği noktada
Ã?yle ise yaşa
Bu saniyeleri, saatleri, günleri yaşa.

Posted: Mon Aug 24, 2009 8:46 am
by catboy
şiir yazmaya devam demek? :)

Posted: Mon Aug 24, 2009 10:42 am
by Firble
Aslında zaten devam ediyordum Catboy. Devam ettiğim biraz daha uzun şiir hikayeleri yazmaya devam etmek. Doğrusu İstanbul da benim ilk denemem.

Gerçekten arkadaşlar şöyle en başından başlayıp sonuna kadar getiren bir İstanbul kitabı biliyor musunuz? Benim bildiğim kitapların en iyileri bile belli dönemlere konsantre olmuş kitaplar.