Zamanın Kulesi

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Kuleyi gözleyen gnom uzaklaşan figürü izler neden gelmiştir neden gidityyordur anlamamıştır. Kalbinin içinde tüm insanlara tekaralanan daveti duymamış mıdır? ve kapıyı açıp içeri girebileceğini yazık die düşünür Firble.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Gorath homurdanır ve kapıyı bırakır.İçinde büyük bir öfke vardır ve bunun nedenini bir türlü bilememektedir.Hızla arkasını döner ve Eflayı kürelere dokunurken görür.Efla arkamdamıydı diye düşünür ve hızla ona doğru yaklaşmaya başlar.Efla o yaklaşırken küreden elini çeker ve suratında büyük bir rahatlama ifadesi ile aşağıya inmeye başlar.Cüce Gorath şaşkınlık içinde elini küreye uzatır ve dokunur.

İçinde adeta fırtınalar kopmaktadır dokunmadan önce ama bunların hepsi bir anda yok olur.Sevgi ve mutluluk içini sarar ve inancında bir değişme meydana gelir.Huzur kaplar aniden her yanını.Bir yalnızlık hissi vardır bundan önce ama artık o da yok olmuştur.Artık sadece huzur vardır içinde. Yaşama karşı bir sağduyu vermiştir bu küreye dokunması cüceye. İçindeki inatçılık bir anda yok olmuştur ve yerini güven almıştır.Bu kule artık onun için güven dolu bir yerdir.Hayatında ilk defa büyüye karşı olan önyargılarını yener.Hayatında ilk defa yaşamayı öğrenir.Hayatında ilk defa bu hayatın ne demek olduğunu biliyordur.
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Cüce ellerini küreden çekti ve bakışlarını karşısında duran,az önce açamadığı kapıya çevirdi.Ruhunda bir sesin dalgalandığını hissetti.Bu Firble adındaki Gnome rahibin sesiydi.Normalde Gnomelarla arasının iyi olmamasına rağmen bu sefer bu ses ona çok güzel gelmişti.Sanki bunu söyleyen kendi ırkından birisi gibiydi."Artık ikinci katın kapıları sana açık!"diyordu ses.

Cüce boş huzurla bakan gözlerle kapıya ilerledi ve kapıyı tutarak hafifçe kolunu çevirdi.Kapı büyük bir gıcırtı ile açıldı.Cüce şaşkınlıkla kapıya baktı.Az önce kırarcasına zorlamasına rağmen kapı yerinden bir milim bile oynamamıştı ama şimdi kapıyı nazikçe-bir cücenin olabileceği en nazik şekilde-itmiş ve kapı açılmıştı.

Cüce yine bir cücenin olabileceği en sessiz şekilde merdivenleri çıkmaya başladı.Biraz sonra merdivenlerin sonuna ulaştı ve gördükleri karşısında ağzı hayretle açık kaldı...
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

PUG ilerleyerek üçüncü katın kapısını açtı. Çok ilginç bir kattı. Katın değişik cam bölmelerle kaplı olduğunu farketti. Cam bölmelerdeki görüntüler ilginçti. Bir bölmede iki gün içinde açması gereken bir çiçeğin bir dakikada açtığını gördü. Başka bir bölümde ise bir sineği her kanat çırpışı beş dakikayı bulacak kadar yavaş hareket edişini. Bölmelerin her birinde camda açılabilen iki kapak vardı. Bu ve benzer zamanın farklı hızlarda aktığı birçok kapak vardı. En hızlısında iki hafta sürmesi gereken bir süreç beş on dakika sürerken en yavaşında bir saniyelik süreç neredeyse bir güne yayılıyordu. PUG uyarıyı zihninde işitti iki kapağı aynı anda açma!!! Burada bölmelere koyacağı her hangi bir nesne veya canlı için zamanın akışını hızlandırıp yavaşlatabileceğini farketti PUG birden. Bu arada gözü tekrar çiçeğe döndü. Ã?içek yavaş yavaş solmaya başlamış bu arada çiçeğin tohumları olduğunu düşündüğü tozlar toprağa dökülmüştü yeni bir yaşam başlamak üzere idi.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Azalin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1056
Joined: Fri Dec 26, 2003 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Azalin »

Firble wrote:Azalin ilerleyerek üçüncü katın kapısını açtı. Çok ilginç bir kattı. Katın değişik cam bölmelerle kaplı olduğunu farketti. Cam bölmelerdeki görüntüler ilginçti. Bir bölmede iki gün içinde açması gereken bir çiçeğin bir dakikada açtığını gördü. Başka bir bölümde ise bir sineği her kanat çırpışı beş dakikayı bulacak kadar yavaş hareket edişini. Bölmelerin her birinde camda açılabilen iki kapak vardı. Bu ve benzer zamanın farklı hızlarda aktığı birçok kapak vardı. En hızlısında iki hafta sürmesi gereken bir süreç beş on dakika sürerken en yavaşında bir saniyelik süreç neredeyse bir güne yayılıyordu. Azalin uyarıyı zihninde işitti iki kapağı aynı anda açma!!! Burada bölmelere koyacağı her hangi bir nesne veya canlı için zamanın akışını hızlandırıp yavaşlatabileceğini farketti Azalin birden. Bu arada gözü tekrar çiçeğe döndü. Ã?içek yavaş yavaş solmaya başlamış bu arada çiçeğin tohumları olduğunu düşündüğü tozlar toprağa dökülmüştü yeni bir yaşam başlamak üzere idi.
Sarışın büyücü odadaki olarak cam bölmelerde özellikle çiçeğin açtığı bölmede kendini görür gibi oldu. Birden doğduğu günler, çocukluğu, büyücülük için katlandıkları ve fedakarlıklarını düşündü. Sonra daha kudretli olmak için bir lich olmaya karar verişi ve oğlunu bu uğurda öldürmesi. Sonra kendine güldü ve acıdı. Ne kadar hata ettiğini anladı. Lord Dragonfire ın kutsaması ile tekrar hayat bulması. İnsanlar içinde tekrar yer bulması ve inanç sahibi olmak bunlar çok güzeldi. Lorduna tekrar bunlar için teşekkür etti. Kulenin her katında Dragonfire ın kutsallığı ve gücü ile ruhunu daha çok dolduruyordu Firan Zalhonan.

Bu odadaki olayları ve gücü içine sindirmeyi başardığını düşünen Firan eli madalyonunda odadan dışarı çıktı. Ve bir üst kata yönlendi.

"Ben" dedi.. "Firan Zalhonan, Lordun ilk inananı ve Lord tarafından kutsanmış, zamanın hükmü üstünden kaldırılmış büyücü". " kulenin dördüncü katı için izin istiyorum"

Böyle diyerek merdivenleri çıkmaya başlayan Firan bir daha ki kapıya doğru ağır adımlarla kule içinde yükselmeye başladı.
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?

Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
spirit
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 25
Joined: Wed Feb 18, 2004 10:00 am
Location: Tekirdag
Contact:

Post by spirit »

Hızlı adımlarla kalabalıktan uzaklaşan spirit,ara sokaklardan birine daldı.Etrafta kimsenin olmadığından emin olduktan sonra cebindeki büyülü taşa dokunup neredeyse duyulmayacak bir sesle çocukluğundan beri bildiği bir ilahiyi mırıldanmaya başladı.Ã?nce etrafında kırmızı bir hale oluştu,daha sonra görüntüsü yok olmaya başladı ve bir süre sadece kırmızı hatlar havada asılı kaldı.

Büyünün sersemletici etkisi geçtiğinde burnuna o tanıdık kükürt kokusu geldi.

- Selam sana cinayetler lordunun usanmaz takipçisi.Duymak isteyeceğin haberler getirdim..Tabii ki her zamanki ücertim karşılığında.
majenta
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 633
Joined: Sat Mar 06, 2004 10:00 am
Contact:

Post by majenta »

Azalin kapıya yaklaştığında bir ses duydu. ZAMAN kadar huzurlu ve sonsuz bir sesti bu. " İnancının seni götüreceği yere kadar."

Daha sonra Firan merdivenleri çıktı.Eli hala madalyonundaydı.Kapının önüne geldiğinde kapı içeri doğru hiçbir ses çıkarmadan açıldı.Ağır adımlarla içeri girdi. İçerde herbiri Lord Dragonfire'ın amblemleriyle süslenmiş silahlar vardı ve camdan dolapların içinde durmaktaydılar. Camların arkasındaysa koyu kırmızı duvar halıları ve halıların üstündeki altın kum saati işlemeleri görebiliyordu.
Salonun ortasındaysa camlı bir masa vardı. Yanına giderek baktığında camın arkasındaki madalyonları gördü.Herbir madalyon ipeklerin üzerine dizilmişti.
Odada biraz daha göz gezdirince kenardaki küçük dolabı farketti.Bu dolabın da üzerinde kum saati deseni vardı. Açtığında rahiplerin giydiği cübbelerin sıralanmış olduğunu gördü.
Sıkıntılarla dolu hayat, yer kalmıyor yaşamaya.
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Dikkatle gözleri kalabalıkta hızla hareket eden tanıdık simaya uzandı. Dilenciye verilen paranın ardındaki paniği yüzündeki şeytani gülümseme tek bir ifade ile anlatmıştı. Dostuna baktı ve ara sokağa girişini izledi.
Kuleyi dikkatle süzdü. Kulenin ihtişamı karşısında etkilenmiş olan kalabalığı bir an için süzdü.

- Büyük güçlerin yeni oyunları...Sonunda karanlık mı yoksa ışık mı var?

şeytani gülümsemesi yüzüne yayıldığında kalabalığın arasından sıyrılarak ara sokağı döndü...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Firan bir anda bulunduğu kattaki nesnelerde garip bir şey faretti. Dolabın üstündeki yüzüklerde silahlarda ve daha bir çok nesnede. Denemek için onu çağıran nesnelerden birini aldı dolapta duran bir yüzüğü bir anda yüzüğün yerinde yeni bir yüzük oluşmuştu ve Firan yüzüğü parmağına taktı. Sonra bir şeylerin yanlış gittiği hissine kapıldı. Eli garip bir şekilde kum saatine gitti ve saati ters çevirdi saat yavaş akıyordu akması gerekenden daha yavaş yüzüğü parmağından çıkardığında yüzük yok oldu. Ancak yenisi hemen dolabın üzerindeydi. Firan bu kattaki nesnelerin doğasını anlamıştı bunlar zamanı yavaşlatıp hızlandırıyorlardı. Daha doğrusu Firan için zamanın daha hızlı ya da yavaş geçmesini sağlıyorlardı. Nesneleri tek tek denedi zamanı en fazla hızlandıranı beş sanyenin bir saniye gibi geçmesini sağlıyor en yavaşlatanı ise bir saniyeyi beş saniyeye çeviriyordu. Hepsinde söz konusu güç bir şekilde aktive ediliyordu yüzükte ve kolyede takılarak kılıçta hançerde kınından çekilerek yayada baltada bağlı bulunan kemerden çıkarılarak cübbelerde giyilerek ve yüzük çıkarıldığında kılıç kınına yay kemere yeniden sokulduğunda cübbe çıkarıldığında yok oluyordu ama bir yenisi her zaman kulede mevcuddu. Tüm bu nesneler bir defalık kullanım için Firanın ve daha ilerde bu kata uaşabilenlerin hizmetindeydi üstelik de istediği zaman gelip yeni birini alabilirdi.

rp dışı not: Pug inancını kanıtlayarak ikinci kata çıkacak olgunluğa erişti. Yazdığı yazı konsunda da benden izin aldı. Diğer arkadaşlar henüz mevcud katlara çıkabiliyorsunuz ne yazık ki ama kendinizi gösterdikçe çıkabileceğiniz katların sayısı artacak.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Dragonfire
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 2005
Joined: Sun Sep 21, 2003 10:00 am
Location: Abyss
Contact:

Post by Dragonfire »

Spirit karşısında Bhaal rahiplerinden birini beklerken sarsıldı. Teleportasyon onu yanlış yere getirmiş olamlıydı. Zamanın kavram ötesi olduğu bir tuzağa.

"Umarım bilgilerini başkalarıylada paylaşmak istersin "KAYIP RUH" !"
"What is locked can be opened; What is hidden can be found; What is yours will be mine."
spirit
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 25
Joined: Wed Feb 18, 2004 10:00 am
Location: Tekirdag
Contact:

Post by spirit »

Beklenmedik bu olay karşısında hiç şaşırmayan spirit,kınında duran kılıçlardan birini eline alarak,gözlerini karşısındaki cüppeli sülietin parlayan gözlerine dikti.

- Sen de kimsin yabancı? Bana çabuk Rahip Rayem'e ne yaptığını söyle.
Dragonfire
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 2005
Joined: Sun Sep 21, 2003 10:00 am
Location: Abyss
Contact:

Post by Dragonfire »

"Kayıp Ruh'ları toparlayan birisi. Bir dost'ta diyebilirsin. Yanış yerdesin. Bİlgini satacağın yegane yer hırsız loncası. Gözüm üzerinde."

Görüntü birden kayboldu. "Spirit" etrafında bakındığında az önceki gibi Kulenin önünde diğerleri ile beraberdi, sanki hiç gitmemiş gibi.
"What is locked can be opened; What is hidden can be found; What is yours will be mine."
spirit
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 25
Joined: Wed Feb 18, 2004 10:00 am
Location: Tekirdag
Contact:

Post by spirit »

Kılıcını tekrar kınına soktu ve etrafına bakındı.Az önce burdan gitmemiş miydi? Kulenin kendisinin mi yoksa karşısına çıkan gizemli yabancının yaptığı sihir sonucunda mı bunlar olmuştu karar veremedi.

Kendisine sıradan bir hırsız denmesiyle hiddetlenmişti.Bunca yıldır çalıştığı rahiplerin ve büyücülerin bulunduğu bir kiliseye kim,hangi cüretle bir "hırsız loncası" diyebilirdi! Cinayet tanrısının yolu basit üçkağıtçılar ve hırsızınkilere benzemezdi.

Düşünceler içinde tekrar kalabalıktan sıyrıldı ve az önceki ara sokağa döndü.Bu sefer izleniliyormuş duygusuna kapıldı ve arkasına döndü.Yürüyüşündeki zarifliği ve ölümün sessizliğini tanıyan spirit,dostuna eğilerek reverans yaptı.

- Selamlar Unholy.Demek kuleden çıkar sağlayabileceğimizi düşünen tek kişi ben değilim.
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Azalin içinde bir his duydu. Tam olarak emin değildi ama sanki bir kata daha çıkabileceğini söylüyordu. Kararızlıkla bekledi evet belki önce mevcud katı incelemeliydi.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
majenta
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 633
Joined: Sat Mar 06, 2004 10:00 am
Contact:

Post by majenta »

Ortalarında kum rengi bir cübbe giymiş biri şekillendi.Bu şekil majentanın yansımasıydı.Bir süre adamları inceledi. Biri açıkça karşısında durmasına rağmen diğeri karanlıktaydı, hiç ses çıkarmıyordu.Ama majenta onun varlığından haberdardı.Tam olduğu yere bakıyordu.Sonra az önceki kelimeleri sarfetmiş kişiye döndü.
"Ã?ıkar sağlamaktan kastın nedir? Biliyorsun sayısız çıkar kavramı var."güldü"Kavramların kargaşası.Belki kast ettiğin şey ruhunda hissedeceğin huzurdur.Belki de ne kadar saçma bir düşünce olsa da kuleyi kendi zaafların için kullanabileceğini düşünüyorsundur.Ama ne olursa olsun ihtiyacın olduğu zaman kuleye gelirsen, sana yardım edilecektir.Lordumun izniyle...." Ardından görüntü geldiği gibi bir anda yok oldu.
Sıkıntılarla dolu hayat, yer kalmıyor yaşamaya.
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests