Bir bakalım:
Cuma günü sabahın köründe (8buçuk)'da kalkıp ist.a gelmiştim. Cuma sabaha karşı 6 gibi uyumuş; sonra da 10buçukta kalkarak Acıbadem'den Taksime geçmiştim. Ki bu esnada yanımda herkesin Garbahat sandığı Gangthrak ya da namı diğer Owedunsk da vardı

Gözlerimden uyku akarak heykelin gölgesine geldiğimizde ortalıkta kimse yoktu. Biz de 10 dakka erken geldiğimizden şöle heykelin gölgelsine doğru uzanalım dedik. Tam dediydik ki karşıdan Scythe'ı gördüm. Omuzunu dürtene dek o ben görmedi tabi, yanındaysa Ghost of A Rose vardı

. O esnada Antimodes ve ev arkadaşıyla karşılaştık. Sonra güruh çığ gibi büyüdü. Ama beklenelerden hala gelmeyenler vardı. saatler 12.45i gösterirken nihayet Galadlirim, Darko ve Yeminer teşrif etti. Fakat hala eksikler vardı biz de etrafa hakim bir yerden onları izlemeyi aynı zamanda da aç olanları doyurmayı düşündük. Bunun için en uygun yer elbette simit sarayıydı. böylece bir taşta iki kuş vurmuş olarak oraya gittik. Antimodes bana simit ve kola ısmarladı

. Sonra yukarı çıkıp otururken günün ilk bombası olan tuvalet faciası patlak verdi. Ama grasonu takdir ettim. antimodes'le ganghtrak'ın arkasında seslenmesi, onlar duymayınca kısa mesafede attığı inanılmaz deparla tuvalete girmelerini engellemesi, sonra onları üst kata yönlendirmesi, fakat bizimkiler 'personal harici girmek yasaktır' yazan odaya yönelince duru7mu metanetle karşılayıp tekrar üst katı göstermesi inanılmazdı. muhtemelen simit sarayının bu günler için yetiştirdiği elemanlardan biriydi. Simit sarayında fotoğraf çekilip. Kayıp olan gorath'ı bulmak üzere heykelinm gölgesine doğru yollnadık:
Gorath oradaydı ama yoktu. Yani o kişinin gorath olduğunu tahmin etmiştik ama yanımıza gelmiyordu. Onu teşfik amacıyla Ganghtrak 'Gorattth' diye böğürdü. (Bu esnada 4etraftaki güvercinler korkuyla havalandı, sanki bütün taksim meydanı bize döndü ve korkuyla titredi...) Ama doğal olarak Half-Orc'un telaffuzu pek anlaşılır değildi. 10 dakka Gorath'la bakıştıktan sonra nihayet yeğeniyle yanımıza geldi ve uzun bekleyiş sona erdi. Sonuç: 12'de toplanması planalanan güruh 13:17'de tophane istikametine hareket etti.
Tophane... 'Abi grup indirimi yapıyoruz. Abi süper grup yaparız' nidalarıyla yürürken yerde duran yayılmaya müsait koltukları görüp oraya yollandık. tahmin edilebileceği gibi koltuklar rahattı ve uykusuz olan beni mayıştırmıştı. sonra scythe'la tavla oynadık. Scyhte 5-1 gibi net bir skorla beni yendi. O an intikamımı alacağıma yemin edip, derin bir meditasyona geçtim

. Tabi ki herkes benim yorgunluktan sızdığımı sandı... Bu arada Dilbao +5 geldi. +2'sinden haberimiz vardı ama diğer 3lü bize süpriz oldu hatta görünen oydu ki bir kısmı Dilbao'ya bile süpriz olmuştu. Ben scythe'ı tavlada yenmek için fırsat kolluyordum (tabi bu arada da çevredekilere kulak veriyordum). Bir ara bir dilenci geldi. Allah rızası için falan diyordu ki: Dilabo sırıtarak bana baktı ve beklenen replik geldi 'Teyze öğrenciyiz biz de...' Kadın son bir kez şansını deneyerek 'Veren de sağ olsun veremyen de' dedi gitti. Ama günün bombası kesinlikle o çiçekçiydi. O çiçekleri tutuştaki incelik, o sııtıştaki ima, o gözlerdeki satış zekası... Adam tam bir çiçek satma makinesiydi. Ama Gorath cücesi ne anlardı çiçekten

:P Zavallı adam sırıtıp sırıtıp gitti... 3-4 kez tesbih ve fes satmaya çalışanlar geldi ama tabiki başarısız oldular.
Hani bir söz vardır 'analar taş yesin, yarım yarım beş yesin' diye. Dilabo'da aynı şeklde yarım yarım 4 nargile içti

. Yeminer ortadaki minderde kuluçkaya yattı. Unholy sürekli konuştu, d.fire etrafı süzerek gözlem yaptı. Gorath sürekli reim çekip not tuttu

:P Darko sustu, galadlirim de fazla konuşmadı. Antimodes'le Owe bir köşede yalnız kaldılar. Sanırım simit sarayı faciasından sonra tanıklardan nasıl kurtulacaklarını tartıştılar. Scythe ghost of a rose'a tablada yenililnce (5-0) benim vaktimin geldiğni anşladım. Düşene bir tekme de ben vurmalıyım diyerek ayağa kalktım ve neticesinde oyunu 5-2 aldım. Bu arada Rose çok fena resimler çekti... Sonra makinayı alıp ben de milletin resimlerini çektim. Tabi habersiz çektim genel olarak ki fantastik pozlar elede edebilileim.
Güruh'un bir kısmı dağılırken kısa süreli de olsa müesseseyi felç ettik. Onlar kalktıktan 40 dakka sonra biz de dağıldık. Genel olarak herkes taksime çıkacaktı, otobüs - taksi falan derken bir anda kendimizi korkunç bir merdiveni çıkarken bulduk... Günün sonunda yorulmuş, terlemiş ama mesut bir şekilde ayrıldık... Herkese teşekkürler.