Page 3 of 3

Posted: Fri Dec 23, 2005 1:01 am
by mefistofeles
Beckett wrote:Kadere inanmıyorum ve hiç bir zamanda inanmadım.İnsanın doğduğu andan beri çizgisinin belirlenmesi bende sadece tebessüm yaratıyor.Belki öleceğimiz zaman bellidir ama yaşamımızdaki diğer olayları sonuna kadar bizim hareketlerimiz belirler.

Benim yaşamıma benden başkası yön veremez... :!:
Kimse zaten kader konusunda senin davranışlarını belirliyor yada kararlar başkası tarafından alınıyor demedi aksine senin yapacaklarının önceden bilinmesine kader deniyor

Firble canım benim şimdi düşüncen değişir hangi açıdan baktın ama incelememizi istediğin açıyı anlatırsan bende yardımcı olmak isterim ama teolojik açıdan bakış açısı daha önce anlattığım gibi

Posted: Fri Dec 23, 2005 3:35 am
by FrontsideAir
Beckett, keşke foruma mesaj atmadan önce diğer mesajları okusaydın...

Mefisto, benim felsefeme göre -kimse buna katılmak zorunda değil- tanrı bir güç kaynağı, bir rezerv, ideanın tamamı, hani bir şeyi bilir ama düşünmezsin ya işte tüm bilgilerin sahibi, herşeyi bilen.
İdea ise boyutsez, bir nokta, eni, boyu, yüksekliği olmayan bir yer, noktasal sonsuzluk, uzay-zamanın orijini, referans noktası.
Ölüm ise sonsuz huzur, ideaya katılma, zaten oradaydık, öze dönüş, anlamak, her şeyi anlamak, bilmek, ama düşünmemek, hareket yok, değişim yok, derin dondurucuya atılmak, varız ama yokuz, çünkü bir anlamı yok...

Firble, elbette senin inandığın kader toplumumuzun inandığı, her şeyin olacağına vardığı, zaman zaman seçimlerimizin öneminin olmadığı kader, ben ise tüm seçimlerimizi kendimizin yaptığına inanıyorum. Ã?oğu din ise kadere tanrının herşeyi bilmesidir diyor, KARIşMASI değil...
İstersen fikrini değiştirmeyebiilirsin, ben kendiminkine doğru demiyorum, sadece akla yatkın ve ben buna inanıyorum, seçim senin :)

Posted: Fri Dec 23, 2005 10:52 pm
by mefistofeles
FrontsideAir wrote:Beckett, keşke foruma mesaj atmadan önce diğer mesajları okusaydın...

Mefisto, benim felsefeme göre -kimse buna katılmak zorunda değil- tanrı bir güç kaynağı, bir rezerv, ideanın tamamı, hani bir şeyi bilir ama düşünmezsin ya işte tüm bilgilerin sahibi, herşeyi bilen.
İdea ise boyutsez, bir nokta, eni, boyu, yüksekliği olmayan bir yer, noktasal sonsuzluk, uzay-zamanın orijini, referans noktası.
Ölüm ise sonsuz huzur, ideaya katılma, zaten oradaydık, öze dönüş, anlamak, her şeyi anlamak, bilmek, ama düşünmemek, hareket yok, değişim yok, derin dondurucuya atılmak, varız ama yokuz, çünkü bir anlamı yok...
katıldığım konular olsada katılmadığım konularda var bu konu ile ilgili şimdi öncelikle eski müslüman din alimleri sanırım bu konuyu sana anlatmıştım tanrının etkin aklından pay aldığımızı söylerler bunu senin gördüğün anlamda idea olarak görebilirsin çok da yalnış olmaz ama bu evren de kurallar basit bir şey ya vardır ya yoktur ölüm bakış açın bence biraz yalnış herhangi bir şey varsa onun bir amacı da vardır ve eğer öldüğünde idea ya katılyorsak ki sen öyle düşünüyorsun hareket düşünmek değişim var çoğu dinde de bu böyledir cennet cehennem insanın değişimini simgeleyen süreçlerdir mesela cehennemde yaptığın yalnışlar için acı çekersen değişimin kendisini yaşarsın ve aldığın etkin akıl eğitilir bu felsefe ve düşünce sadece hindu dinlerinde rearkarnasyon düşüncesiyle çelişir ki orda bile kendini bir değişim sürecinin sonucunda bir disiplin sürecinin ardından nirvana ya ulaşırsın

Posted: Fri Dec 23, 2005 11:16 pm
by FrontsideAir
Yo zaten ideaya katılana kadarki cennet cehennem olayına ben de katılıyorum.

Bence ölüm şöyledir. İdealar, yıllarca alıştıkları, kullandıkları bedenleri kullanılmaz hale gelince ideayı hisstemeye başlarlar. Hep kulak ardı ettikleri sesi duyarlar ve birden her şeyi farkederler. Gerçeği görürler, hayatlarını hatırlarlar, hatalarını görür ve hayatın anlamsızlığını anlarlar. O zaman pişman olurlar. Yaptıkları için acı çekmeye başlarlar ki bu acı en sıcak ateşten daha yakıcıdır. Acı bittiği zaman kendilerini ver kerkesi affederler. Sonsuz bilgeliğe, empatiye, hoşgörüye ve anlayışa sahip olurlar. İdeaya katılırlar, yani tanrıya. Sonsuz bilgelikte her şey anlamsızlaşır, hareketin amaçsızlığı ortaya çıkar ve idealar da sonsuz bilgelik içinde "uyurlar"...

Posted: Fri Dec 23, 2005 11:54 pm
by mefistofeles
İşte bu güzel bir bakış açısı tebrik ediyorum zaten konu kaderden sapmaya başladı modlar kızmadan ölüm ü tartışmak istiyorsan başka bir topic açman gerekir zaten ölüm gndalf ın dediği gibi bir son değil aksine yeni bir başlangıç ....

Posted: Mon Dec 26, 2005 4:12 am
by Asasin
Beckett wrote:Kadere inanmıyorum ve hiç bir zamanda inanmadım.İnsanın doğduğu andan beri çizgisinin belirlenmesi bende sadece tebessüm yaratıyor.Belki öleceğimiz zaman bellidir ama yaşamımızdaki diğer olayları sonuna kadar bizim hareketlerimiz belirler.

Benim yaşamıma benden başkası yön veremez... :!:

hani kadere inanmıyorum diyosun ya, bence kadere inanmamak senin kaderin :-P

aslında sana katılıyorum insan yapacaklarını kendi belirler. mesela kurtuluş savaşı zamanında "kadercilik" diye bi terim varmış ve Atatürk bununla savaşmış ve kazanmış. bence savaşmak ve kazanmak ta kaderlerinde vardı.
sadece fikrimi söyledim :wink: saygılar