Barış Görüşmeleri

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
User avatar
yeorda
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 219
Joined: Tue Jul 22, 2003 10:00 am
Contact:

Post by yeorda »

Ben kişisel olarak senden şüphelendiğim için özür diliyorum Yeminer. Ne yazık ki seni aramıza kabul edecek yetkiye sahip değilim. Ama artık sorumluluğun bana ait olduğu her yerde sana güveneceğimi bil. Bize yeniden katılman için de komutanımız hükümlü ile konuşacağım tabiii sen de hala bize katılmak istiyorsan
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

RP DIşI: Vay be hey gibi "Aydınlığın orduları"... İblislerden medet umuyorlar. Sanki o iblisler bir tür "karşılık" istemeyeceklermiş gibi, mesela kasabadaki her insanın hayatı filan gibi... Ya cidden Yeorda biz bir Admini Meiliki yapalım da senin şu clericliğinin düşüp düşmediğine bir şekilde karar versin ya da cidden mantıklı bir roleplay yapmaya başla senden ricam, sana kalsak cidden komik sahneler yaşanırmış yani...

Buna ilaveten farkındaysan bu olayın arkasındakinin kim olduğunu bulma çabası içindeyim. Sense: "evet evet bu ancak Oren Dautry olabilir ben onu sezdim evet evet" diyerek maşallah sonuca otomatikman ulaşmışsın. Bir kez daha tebrik ediyorum seni. Gördüğün gibi ben en azından bir şekilde bunu "ortaya çıkarma" çabası içindeyim. "Hey durun bunu Oren yaptı ben kokusunu aldım, a burada parmak izi varmış ben tanıyorum Bu Oren Dautry" demiyorum... Neyse biraz daha dikkat lütfen...

RP İÃ?İ:
Tempus başrahibi katilinin gözlerinin içine baktı:
"Söyle bana karanlık ruh, hayatını ve ölümden sonrasını Tanrıçasına hizmete adamış bir ruh nasıl olur da onun kurallarına karşı gelip bir savaşa sebebiyet vermeye çalışır? Hangi rahip yaşadığı süre boyunca kurallarının dışına çıkmadığı gönlüyle kalbiyle inandığı kuralları tam Tanrıçasının kalbinde duran bu tapınakta göz göre göre ihlal eder?

Bize söyle acılar içerisindeki ruh ki sonunda sana kurtuluş bahşedilsin ve acıların sona ersin. Bize gerçeği anlat ki buradaki bütün kardeşlerim ve ben şu anda hangi karanlık yerde hangi korkunç acılar içerisindeysen seni huzura kavuşturmak için elinden geleni yapsın. Yalnızca gerçek senin kurtuluşun olabilir:

Bu cinayeti kendi fikirlerin dolayısıyla mı işledin, yoksa kendi Tanrının kurallarına bile karşı gelmen için kandırıldın mı?"
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
User avatar
yeorda
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 219
Joined: Tue Jul 22, 2003 10:00 am
Contact:

Post by yeorda »

Rp Dışı: Tanrısal bir varlığın tapınağa girmesini hissedebileceğimi sanıyorum özellikle bu benimkini zıt bir güç ise .. Elbette Oren gerekli büyülerle benim farketmemi engelleyebilirdi ama bunu anlatan bir şey söylemeyince ben de gizlenmek için çaba sarfetmediğini düşündüm. (belki aşırı basit düşündüm ama... ) Tahminime gelince Orenin Onkasaba ikici komutanlığından ayrılışını ve yarı tanrı olduğu efsanesini duymuştum ve ölümden güç aldığını da bir tanrı almayan ve ölümden güç alan yarı tanrı deneince ilk aklıma onun gelmesi o nedenle doğal karşılanmalı ancak tabii kimseye bunu yapan Orendir demedim çünkü bu bir tahmindi.
Gelelim Liche öncelikle Yeminerle bir müttefiklik kurmadım. Bu karar komutan hükümlüye aittir. İçimden gelen ses onu dış görünüşü ile yargılamamamı söylüyordu. Ben de o sesi dinleyen her rahip gibi yaptım. Ve ben bu karar yüzünden tanrıçamın gözünden düşmeyeceğimi düşünüyorum adminlerden biri istersen Miellikiyi oynayarak bu kararı verebilir. Ayrıca Corax öncelikle örümcek kraliçe rahibeleri ile müttefiklik kuran senin tanrının gözündeki yerini sorgulaman gerek bence. Ama neyse buna karışmak haddim değil. Sana iyi rpler.
Sanrım ruhtan gerçekleri öğrenmen ikimizin de çıkarına olacak gibi.
legacy_user_4

Post by legacy_user_4 »

RP DIşI:
İsterseniz devam edin ama bence ikiniz de birbirinizin dine bağlılığını sorgulayabilecek konumlarda değilsiniz.

RP İÃ?İ:
Oren sorusuna cevap vermeden önce konuştu: "Herşeyden önce kaosu kötülemene aşırdım. Kaos olmadan düzen olmaz Yüce Malovan."
Malovan, Oren"in devam etmekte olduğunu gördüğünden bu basit cevabı vermek için biraz daha bekledi. Kaosu artırıp düzeni zedeleyen Lord Oren"in aynı soruyu kendine tersten sorunca ne cevap vereceğini düşünüyordu zira.
Oren: "Sorunun cevabı ise beklediğim sonuç bu değildi."
Lord Oren, tekrar düşüncelere dalmış gibi bir görüntü sergiliyordu.
Arkadan bir ses duyuldu: "Elbette bu sonucu bekleyemezdi."
Bu sesin kaynağını görmeden de tanıyabilirdi, ancak gene de görmeyi diledi ve arkasına baktı. Kendisinin doğal bir zıttı gibi görünen varlığa öfke ile bakıyordu. MASK bu bakışı umursamadan konuşmasını sürdürdü:
"Hepimiz bu olayın ardında sadece yeni yarı tanrımız Lord Orenin olmadığını biliyoruz değil mi? Hayır bu çok daha büyük bir şeyin başlangıcı.. Gülümseyerek Oren Dautrye baktı. Hayır seni küçümsemiyorum Lord Oren ancak bence arkanda büyük bir tanrı olmadan bunu yapmış olamazsın değil mi? Yoksa yanılıyor muyum? Belki Yüce tanrı Malovanın yüce rahiplerinden birini bizzat - karşısındakini küçümseyerek gülümser- öldürmenin cezasını çekmeden bu tanrının adını Malovana açıklamak istersin. Belki Lord Malovan o zaman cezanı hafifletmeye razı olur değil mi?"
Malovan pazarlık fikrinin ortaya atılması ile "özellikle MASK tarafından atılması ile- öfkesini ancak orda hemen tanrılar arası bir dövüş çıkarmayacak kadar dizginleyebildi. Gözlerindeki kıvılcımı saklama gereği de görmedi.
Oren cüppesinin altından büyükçe gülümsedi: "Evet Yüce Malovan.. Senin kadar yüce bir destekçim var, onu bu diyarlarda Cyric olarak çağırırlar..."

Malovan hemen o anda o mekanda bu yarı-tanrının varlığına kalıcı izini damgalamak isteğindeydi. Ancak bunu yapması ile doğan sonuçları da düşünebiliyordu. Bu iğrenç oyuna Cyric"in de dahil olmuş olması ve MASK"ın bundan haberdar olup kendisinin şimdi haberdar olması olayın boyutları hakkında tam bir kavrayışa sahip olduğu düşüncesini ona sorgulattırıyordu.

Tanrısal güce sahip biri aynı anda pek çok mekanda iradesini bulundurabilirdi ve Malovan aynı sırada tapınakta rahiplerinin kendilerine, öldürülmüş rahibinin diriltilmesi gibi bir mucizeyi yapabilecek gücü bahşetmesini istediğini duydu. Başka zamanda böylesi bir mucize için kendisine daha yakın bir rahibin talebini isterdi ancak zaman kavrayışının ötesinde olaylara şahit olduğundan o an rahiplerine fazla da olsa gücü bahşetme kararının bilgeliğinde karar kıldı.

MASK"a döndü ve konuştu: "Tehlikeler zamanındaki "sahibinin" neler yapmakta olduğunu çok güzel takip ediyormuşsun MASK. Senin de bu olaya karıştığını düşünürdüm, ancak Cyric ile işbirliği yapmayacağını biliyorum. Bana bu sözleri iyiliğinden yapmadığını da kestirebiliyorum MASK. Bu sefer nasıl bir plan peşindesin?"
MASK"ın cevabını vermesini beklemeden Oren"e döndü ve konuşmasına devam etti: "Senin de Cyric"in adını vermedeki çevikliğin dikkat çekici. Cyric"in gücünün benden öte olduğunu düşünüyor olmalısın. Ancak senin için benimle direk bir karşılaşmayı göze almayacağını bilmen lazım."
"Başlattığın süreç sen farkına varmasan da tanrıların karşı karşıya gelmesi ile sonuçlanacak. Ben de bunu diliyorum zira savaşın sonucunda düzen pekişecek. Bir zamanlar mühürlü olanın üstündeki kuvvet zayıflıyor, zira onu bu dünyadan uzak tutan düzenin gücü bağlarını yavaş yavaş koparmakta. Diyarı ve onun içindeki varoluşu gözlemekle lanetlenen güç dönmek için işbirlikçileri arıyor."
Malovan elini sırtına attı ve sırtından mavi bir kılıç çekti. Bu sırada ana madde düzleminde bir yerlerde Corax"ın sırtındaki kılıç da gazabı haber veren kör edici bir mavi ışık yaymaya başladı. (Rp dışı: Kılıcı tutanı kör edecek değil elbet.)
Malovan elindeki kılıçla Lord Oren"in üstüne yürüdü. Malovan yaklaşırken konuşuyordu: "Yaptığının bedelini ödemeye hazır ol. Bu kılıç seni "benim elimdeyken bile- öyle kolayca öldürmez ancak seni bir amaca bağlamaya yarayacak bu."
*Oren bu sıralar bir ruhu buyruğuna almak için gönderdiği varlığının parçasını geri çağırmıştır.*
"Direnirsen bu yaşam gücüne malolacak, Direnmezsen hak ettiğin cezayı alacaksın. Varoluşunu sürdüreceksin ancak mührün kırılmasına katkıda bulunanlar arasında yer alamayacaksın. Seçimini yap, çünkü düşünmeni beklemeyeceğim."
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

HAHAHAHAHAAHAHAHAHAHAAHAHAHAHAHHAHHHAHAHAHAAHHAAHAHAHAHHAHHAHAHAHAHAHAHAHAH......................

Oren Dautry'nin bu kahkahası öyle bir kahkahaydı ki kendi kendine defalarca artarak katlandı ve sonsuz bir sese dönüştü......

Yüce Malovan bile şaşırmıştı bu kahkaha karşısında...


Peki Yüce Malovan madem isteğin öyle dilediğin gibi olsun ..


Oren Dautry kollarını 2 yana açtı ...


gücün yolu buysa..... cezam tecrübem olsun
HAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAA.....bu gülüşte bir öncekinin yankılarına eklendi ve Oren Malovanın gözlerinin içine bakıyordu...
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

rp dışı:orenin cezası daha açık bir şekilde anlatılabilir mi?
rp: yeminer labratuvarında çalışırken dünyanın dokusunda şiddetli bir farklılaşım hisseder. bu özellikle lanetli yapısını etkilemektedir.
" ne olduğunu anlamalıyım" diye düşünür yeminer
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
legacy_user_4

Post by legacy_user_4 »

Oren'in çılgın kahkahası Malovan'ın bir an durup ne yaptığını sorgulamasına neden oldu. Acaba kendisinin bilmediği bir şey mi vardı? Bu cezadan korkusu mu yoktu yoksa ölümün yarı-tanrısı cezasına gülüyor muydu?
Cezada kararın verildikten sonra mutlak uygulanacağını biliyordu Malovan ve cezasını uygulamaktan vazgeçmedi.

Kılıcı Oren'e yöneltti ve kollarını iki yana açmış olan yarı-tanrının göğsünün üstüne gömdü. MASK Malovan'ın arkasından cızırtı seslerini duyabiliyordu ve Oren'in acıdan dişini sıkmakta olduğunu tahmin edebiliyordu. Nerden geldiği belli olmayan Oren'in tepesine düşen kutsal bir yıldırımın ışığı olan biteni bir an için gözlerden uzak tuttu.
Her şey yeniden durulduğunda Malovan Oren'e baktı. Kılıcın kabzası boynunun altından başlayıp göğsünün üstüne kadar uzanan bir şekilde dövme olarak vücuduna işlenmişti.

Malovan konuştu: "Bu sembolü vücudunda taşıdığın sürece çağın başlangıcında mühürlenmiş olanın, dünyayı gözlemekle lanetlenmiş olanın..." duraksadı, ismi telaffuz etmek istemiyordu ama etmezse bu söz büyüsünün geçersiz olacağını biliyordu, "...Overseer'ın yeniden diyara gelmesinde dolaylı olsun dolaysız olsun yardımcı olamayacaksın."
"Yoksa bu sembol vücudunu yakıp tüketecek ve tanrısal özünün gücünü azaltacak."

Bu cezanın gerçek önemini sadece MASK biliyordu ve sırıtmasını gizlemedi.
MASK
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 276
Joined: Tue May 20, 2003 10:00 am
Contact:

Post by MASK »

RP Dışı Corax bir sürü soru sormuşsun cevapları farklı olan sorular sonuncusunu alıyorum.
Rp:
Bu cinayeti kendi fikirlerin dolayısıyla mı işledin, yoksa kendi Tanrının kurallarına bile karşı gelmen için kandırıldın mı?"

Rahip kısa bir süre duraklar gibi olur sainyden bile kısa sonra hafif başını eğerek cevap verir:
Olanlar tamamen benim sorumluluğumda efendim ve benim gibi başkaları da olacaktır bu tapınakta. Gelenlerden nefret eden birçok rahip daha var.
Ve sonra susar.
Nerull rahibi Malowan rahibinin kulağına fısıldar dört soru kaldı.
Hiç bir ışık aynaya baktığınızda gördüğünüz karanlığı yok edemez.
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Tempus başrahibi düşünceli bir şekilde kaşlarını çattı, gözucuyla birkaç rahibe daha baktı ve onların da gözlerinde aynı düşünceli ve şüpheli bakışları yakaladı.

"Buyrun Rahip Yeorda. Bir de siz bir zamanlar tapınağınızın rahiplerinden birine ait olan bu ruha bir soru sorun... Belki sizin sorularınıza cevap verir..."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
User avatar
yeorda
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 219
Joined: Tue Jul 22, 2003 10:00 am
Contact:

Post by yeorda »

RP Dışı: Corax en son tapınağı terk etmiştim. Tapınakta benim yerime başrahiplik görevinde olan normal şartlarda dünya işlerine çok az karışan ancak bu skandalın çıkması üzerine törene bizzat katılmaya karar veren buçukluk başrahibimiz var. Ona hitab ettiğini var sayarak onu yöneteceğim.

Rp: Mielliki tapınağı başrahibi Tempus rahibine döner. Başka bir rahip kulağına fısıldar bu Yeorda değil efendimiz. der
Buçukluk gülümser hata o kadar da önemli değildir. Tapınağın dışına o kadar az çıkıyordu ki insanlar ismini bile unutmuşlardı. Sonra görevini hatırlayarak ölüye döner. Tapınağa girmesine yardım ettiği ve bir gün önemli rahipler arasında görmeyi umud ettiği rahibin gözlerine bakar. İçinden tek bir soru geçmektedir nasıl nasıl böyle bir şey yaptın. Ama bunun cevabının bir öncekinden farklı olmayacağı açıktı. Sonuçta ölülerin yalan söyleyemeyeceği de bilindiğinden. O nedenle soruyu biraz daha planın ayrıntılarına algılamaya yarayacak şekilde sormaya karar verir. Kafasında soruyu şekillendirir ve sorar:
Ne zaman ve ne şekilde bu cinayeti işlemeye karar verdin rahip?
Ormanın gücü sizi kutsasın
Image
MASK
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 276
Joined: Tue May 20, 2003 10:00 am
Contact:

Post by MASK »

RP dışı: İki farklı cevap gerektiren soru sormuşsun. O nedenle iki soru sorduğunu varsayıyorum.
RP: Rahip bir süre içinde mücadele eder. Yarı tanrının kendisine verdiği emir bellidri ama o emrin içinde bu sorunun cevabı konusunda bir yorum yoktur. Sonunda bu emir cevap konusunda çaresiz kalınca yapacağı şey bellidir gerçeği söylemek. Tapınak dedi tapınakta dolaşıyordum ve bir parşomen gördüm. Onu okuduğumda evet onu okuduktan sonra bu cinayeti işlemeye kara verdim. Nedenini bilmiyorum ama o anda Malovan rahibini öldürmenin doğru olacağına karar verdim.
Hiç bir ışık aynaya baktığınızda gördüğünüz karanlığı yok edemez.
Azalin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1056
Joined: Fri Dec 26, 2003 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Azalin »

ormandan çıkan gold elf anayis darkseeker ilerde gördü tapınağın önündeki kargaşa ve telaş ortamını.. burda olmalı diye düşündü.. o kendini tanrıların elçisi sanan kafası sadece kaslarıyla orantılı çalışan barbarın, yalakası olan drow...

yanına drowları, iblisleri alarak din yaymaya çalışan ve onların, onun sadece kendinin inanabileceği kadar saçma olan hurafelerine inandıklarını düşünecek kadar saf olan barbar... yanındaki kara derili yandaşlarının onu her an büyük bir zevkle sırtından vurabileceğini bilemezdi..

onları asla "Shevarash" ın priest i "Anayis Darkseeker" kadar yakından tanıyamazdı...

o da ne ... anayis kalabalığa doğru yaklaştıkça barış cümleleri duyar.. ve kulaklarına inanamaz....

kalabalıkta gözüne bir mielikki rahibi çarpar... ve büyük bir saygı ve gururla... yaklaşır...

"iyi günler sayın rahip".. "bu arbede içinde size rastlamış olmam büyük şans"....
bu corax denen adam ancak bir barbarın bir dini yayabileceği şekilde hareket etmekte sanıyorum.. ancak..bu adamlarla bir barış görüşmesine girmek bile anlamlı deil.. bu tip adamlar ve yanındaki kara derili sefil elfler .. ki onlara elf demek bile midemi bulandırıyor... ne barıştan ne de dinden anlarlar...

iyi liğin tanrıları asla müridlerini zorbalılkla kazanma yoluna gitmezler ...bildiğim kadarıyla.. en azından bize tapınaklarımızda öğretilen budur...

ben ve eminim üyesi bulunduğum tapınağın high-priestleri bu barbara ve yanındaki iğrenç drow mahlukatlarına karşı... kanımızın son damlasına kadar yanınızda olacağız...tabi eğer siz ve üstleriniz bunu kabul ederlersenizki... bunu kabul etmeseniz bile en azından bu kara derilileri yok edene kadar bu savaşa dışardan katılacağız....
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?

Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
User avatar
yeorda
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 219
Joined: Tue Jul 22, 2003 10:00 am
Contact:

Post by yeorda »

Mielliki başrahibi buçukluk gerilir iki sorusu kalmıştır. Ne sormalıdır ilk aklına gelen parşomendir orada yazan şey ne olabilir diye düşünür acaba oradaki bir söz mü rahibi saldırıya teşvik etmiştir. Gittikçe merakı artar ancak birden aklına orada yazan sözlerin ayine katılan rahipleri de etkileyecek büyülü sözler olabileceğini düşünür. Orada yazanları sormayı kafasından yavaş yavaş çıkarır. Başka bir soru olmalı diye düşünür onu oraya koyanı açık edecek başka bir soru. Birden aklında soru belirir. Parşomeni oraya koyan kişi ama direk kim olduğu değil yoksa verilen isim hiçbir işine yaramayabilir hatta ruh bunu bile söylemekten çekinebilir Mielliki başrahibi kafasında soruyu tartar ve rahibine döner sonra sorar: O parşomeni oraya koyanı bana tüm ayrıntıları ile tasvir et.
Ormanın gücü sizi kutsasın
Image
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

AZALIN wrote: yanına drowları, iblisleri alarak din yaymaya çalışan ve onların, onun sadece kendinin inanabileceği kadar saçma olan hurafelerine inandıklarını düşünecek kadar saf olan barbar...
RP DIşI: İblis sözü hiç geçmedi. Bütün iblisler Tanrıların düşmanı ve Tanrıların ordusunun da düşmanıdır. Ordudaki drowlar Tanrı Lloth inananlarından seçilmiştir ve inançları yaşamlarıyla mühürlüdür.
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
MASK
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 276
Joined: Tue May 20, 2003 10:00 am
Contact:

Post by MASK »

Rahibin bir süre titrer. Çok güçlü bir varlık insandan çok güçlü. Belli bir şekli yok. Bir şekilden öte varlığa sahip. Kötülük ve kaosla kutsanmış. Sonra sesi titrer daha fazlasını daha fazlasını söyleyemeyeceğim. Ve sonra Mielliki rahibinin kulağına fısıldanır bir sorunuz kaldı rahip.
Hiç bir ışık aynaya baktığınızda gördüğünüz karanlığı yok edemez.
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests