ÖIğLIKLARIN KALESİ(DÖşMÖş TANRI:AZALIN)
-
AresMajere
- Kullanıcı

- Posts: 65
- Joined: Sat Mar 13, 2004 10:00 am
- Location: İzmir
- Contact:
Ares Majere, Lord Azalin' in tapınak içinde olmakla ona verdiği gücü kullanarak yarı tanrı ile mental bağa geçti. Lord Azalin ile konuşmayalı o kadar uzun zaman olmuştu ki..
Karanlıkaltında rahibin fark ettiği içindeki intikam duygusunun hiçbir zaman dinmeyeceği ve bir elf dahi olsa kendisine verilen ölümlü süre içinde bu kötülüğe son veremeyeceği idi.Azalin' e bu konuda danışmak istiyordu.
"Lordum sesimi duy, sana haykırmak ve sana danışmak istiyorum.İntikam alevimin sonsuzlukta yankılanmasını istiyorum..Seninle konuşmam gerek..ve Paladine' in görevinin ne olduğunu,buraya ne için geldiğini artık biliyorum"
Karanlıkaltında rahibin fark ettiği içindeki intikam duygusunun hiçbir zaman dinmeyeceği ve bir elf dahi olsa kendisine verilen ölümlü süre içinde bu kötülüğe son veremeyeceği idi.Azalin' e bu konuda danışmak istiyordu.
"Lordum sesimi duy, sana haykırmak ve sana danışmak istiyorum.İntikam alevimin sonsuzlukta yankılanmasını istiyorum..Seninle konuşmam gerek..ve Paladine' in görevinin ne olduğunu,buraya ne için geldiğini artık biliyorum"
taht odasında, boş tahtın önünde beklemekte olan gold elf başrahip, tahtun arkasındaki çift kanatlı devasa kapılardan çıkacak olan Lordu beklemekteydi.
ve beklediği oldu, bir anda kaledeki çığlıklar arttı ve ruhlar acı ve intikam ateşi ile inlediler. AZALIN' e en yakın fani varlık olmasına rağman Ares hala bu buna alışamamıştı. lordun her yanıa çıkşı benlğini intikam ile dolduruyor ruhundaki entropi ve kaos u zirveye çıkartıyordu.
kapılar ardına kadar ağırca açıldı.
karanlığın içinden,kapşonu kapalı,yüzünde gümüş bir maskesi olan eski püskü kahverengi bir cüppe içinde yarı tanrı, başrahbiinin çağrısı üzerine taht odasına gelmişti. elindeki hançer o lanetli kanı akıta akıta AZALIN in elinde durmaktaydı.
artık kaledeki çığlıklar bir kreşendoya dönüşmüştü. kanayan hançerini kaldırdığında , -ares bi an korktu AZALIN artık kaos olmuştu ve kaosa asla güvenilmezdi-. kale ölüm sessziliğine büründü, ve lord konuştu:
"eğitim tamalandı mı, başrahip?"
bu kadar güvenipte karanlık altına götürdüğün o insan istenen başarıyı gösterdimi?"
sorusu bitince yarı tanrı AZALIN tahtına cübbesini hafifce hışırdatarak oturdu.
ve beklediği oldu, bir anda kaledeki çığlıklar arttı ve ruhlar acı ve intikam ateşi ile inlediler. AZALIN' e en yakın fani varlık olmasına rağman Ares hala bu buna alışamamıştı. lordun her yanıa çıkşı benlğini intikam ile dolduruyor ruhundaki entropi ve kaos u zirveye çıkartıyordu.
kapılar ardına kadar ağırca açıldı.
karanlığın içinden,kapşonu kapalı,yüzünde gümüş bir maskesi olan eski püskü kahverengi bir cüppe içinde yarı tanrı, başrahbiinin çağrısı üzerine taht odasına gelmişti. elindeki hançer o lanetli kanı akıta akıta AZALIN in elinde durmaktaydı.
artık kaledeki çığlıklar bir kreşendoya dönüşmüştü. kanayan hançerini kaldırdığında , -ares bi an korktu AZALIN artık kaos olmuştu ve kaosa asla güvenilmezdi-. kale ölüm sessziliğine büründü, ve lord konuştu:
"eğitim tamalandı mı, başrahip?"
bu kadar güvenipte karanlık altına götürdüğün o insan istenen başarıyı gösterdimi?"
sorusu bitince yarı tanrı AZALIN tahtına cübbesini hafifce hışırdatarak oturdu.
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
-
legacy_user_8335
Drekkar cüppesine daha bir sıkı sarıldı.matarasını çıkardı,vücudunu ısıtmasını sağlaması için şarabından birkaç yudum aldı,sonra ilerleyişine devam etti.birçok engel çıkmıştı buraya gelene kadar.fiziksel ve ruhsal olarak sınanmıştı sanki.
bazılarını kötü tamamlamış olsa da...
şimdi karşısında devasa bir kale durmaktaydı.çığlıkları hissediyordu.korkutucuydu fakat bir o kadar da arttırıyordu içindeki intikam ateşini.gözleri bir anlığına kurnazca parladı ardından kalenin önüne kadar yaklaştı.
''kaos un lordu !canım ve ruhum pahasına buraya senin kalene gelmeye cüret ettim.şimdi izin verde kalene gireyim ve kendimi sana adayım.''
çığlıklar daha bi gürlemişti.dayanmaya çalışıyordu.kalenin lordunun cevabını ne olursa olsun beklemeliydi...
bazılarını kötü tamamlamış olsa da...
şimdi karşısında devasa bir kale durmaktaydı.çığlıkları hissediyordu.korkutucuydu fakat bir o kadar da arttırıyordu içindeki intikam ateşini.gözleri bir anlığına kurnazca parladı ardından kalenin önüne kadar yaklaştı.
''kaos un lordu !canım ve ruhum pahasına buraya senin kalene gelmeye cüret ettim.şimdi izin verde kalene gireyim ve kendimi sana adayım.''
çığlıklar daha bi gürlemişti.dayanmaya çalışıyordu.kalenin lordunun cevabını ne olursa olsun beklemeliydi...
"eğer , büyücü, intikam ateşi içşnde gerçekten yanıyorsa...acının feryadı içinde yankılanıyorsa... kaosun keşmekeşi çin kemiriyorsa ...korkma...ilerle" konuşan kendsiydi ama sesi onun sesi duyguları onu duyguları değildi. ve içindeki bütün nefret ve intikam tepe noktasına çıkmıştı.
drekkar kaleyi incelediğinde 3 kule, kanayan duvarlar ve duvarlarda dolaşan silüetlerin yanı sıra geçiş için bir kapı aradı...ama yoktu...kaleye girişin bir yolu olmalıyıdı...
drekkar kaleyi incelediğinde 3 kule, kanayan duvarlar ve duvarlarda dolaşan silüetlerin yanı sıra geçiş için bir kapı aradı...ama yoktu...kaleye girişin bir yolu olmalıyıdı...
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
-
legacy_user_8335
drekkar feryatların arasından yükselen sesi duymuştu.kalbinin derinliklerinde korkuyla beraber hissettiği ses ondan hayatını tamamen değiştirecek isteklerde bulunmuştu.fakat drekkar için düşünmek bile hataydı.
''ruhumun derinliklerine seslenen ey ulu tanrı!sana ruhumu adayacağımı söylemiştim.kapılarını bana aç ki içimi yiyip bitiren bu intikam ateşinden kurtulayım ve feryatlar ikimiz istedi diye yankılansın göklerde!''
ardından kanayn hisara bakmaya devam etti.giriş için uygun bir kapı bekliyordu.
_RP dışı:bu arada büyücü olduğumu nerden anladın?
''ruhumun derinliklerine seslenen ey ulu tanrı!sana ruhumu adayacağımı söylemiştim.kapılarını bana aç ki içimi yiyip bitiren bu intikam ateşinden kurtulayım ve feryatlar ikimiz istedi diye yankılansın göklerde!''
ardından kanayn hisara bakmaya devam etti.giriş için uygun bir kapı bekliyordu.
_RP dışı:bu arada büyücü olduğumu nerden anladın?
Göklerde karanlık bulutlar öfke içinde birbirlerine şimşekler fırlatırken, sanki karanlık daha da koyulaşmıştı... Dev bir girdap uzaklarda kayaları yerinden söküp unufak ettiği parçaları etrafa fırlatırken fırtına artmaya başladı. Drekkar kaleye doğru hızla yaklaşan figürü fakettiğinde kalenin dehşet verici atmosferi daha da artıyordu.
Kanatları açılmış yavaşça süzülmekte olan yaratığın gözleri kırmızı bir alevle parlıyordu. Ayaklarında bir ceset taşıyan cehennemin bir iblisiydi. Cesedi bir eliyle tutarak kavradı ve Drekkarın yanına indiğinde dizleri ve yumruğu altında parçalanan taş toprağa aldırmadan ayağa kalktı. Yaratık tam 3 metre boyundaydı ve kara kırmızı derisi yine aynı renkte garip bir metalden yapılmış zırhla kaplıydı. Yaratık korkunç sesiyle konuştuğunda kalın sesiyle kendi zırhı bile titriyordu:
"Eğer intikam ve kaos damarlarında alev alev yanıyorsa ancak o zaman bu kalenin duvarlarından geçebilirsin yabancı..."
Kanatları açılmış yavaşça süzülmekte olan yaratığın gözleri kırmızı bir alevle parlıyordu. Ayaklarında bir ceset taşıyan cehennemin bir iblisiydi. Cesedi bir eliyle tutarak kavradı ve Drekkarın yanına indiğinde dizleri ve yumruğu altında parçalanan taş toprağa aldırmadan ayağa kalktı. Yaratık tam 3 metre boyundaydı ve kara kırmızı derisi yine aynı renkte garip bir metalden yapılmış zırhla kaplıydı. Yaratık korkunç sesiyle konuştuğunda kalın sesiyle kendi zırhı bile titriyordu:
"Eğer intikam ve kaos damarlarında alev alev yanıyorsa ancak o zaman bu kalenin duvarlarından geçebilirsin yabancı..."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
-
AresMajere
- Kullanıcı

- Posts: 65
- Joined: Sat Mar 13, 2004 10:00 am
- Location: İzmir
- Contact:
Rahip Lorduna baktı ve bir elfin tınısıyla konuşmaya başladı.
"O savaşçı insan kendini kanıtladı lordum.Sizin adınıza kan dökecek yetenekli biri.Inanclari ve bagliligi bircok defa hayatimi kurtardi. Tek yapilmasi gereken ruhunun sizin görüşünüzle aydinlatilmasi"
"Lordum sizden bir görü istiyorum.Sizin adiniza savasan ve diyarlarda gezen secilmis savasci ve buyucelerinize bahsedilecek bir görü.Intikamin ordusunun gucune guc katacak gir görü"
"Bunun basini çekebilecek bir sovalye taniyorum.Paladine.Izin verin sizin görünüzü yaysin"
"O savaşçı insan kendini kanıtladı lordum.Sizin adınıza kan dökecek yetenekli biri.Inanclari ve bagliligi bircok defa hayatimi kurtardi. Tek yapilmasi gereken ruhunun sizin görüşünüzle aydinlatilmasi"
"Lordum sizden bir görü istiyorum.Sizin adiniza savasan ve diyarlarda gezen secilmis savasci ve buyucelerinize bahsedilecek bir görü.Intikamin ordusunun gucune guc katacak gir görü"
"Bunun basini çekebilecek bir sovalye taniyorum.Paladine.Izin verin sizin görünüzü yaysin"
"buranın kapısı yok drekkar. sadece bana inan ve içindeki intikam ateşine güven yeter.Drekkar wrote:drekkar feryatların arasından yükselen sesi duymuştu.kalbinin derinliklerinde korkuyla beraber hissettiği ses ondan hayatını tamamen değiştirecek isteklerde bulunmuştu.fakat drekkar için düşünmek bile hataydı.
''ruhumun derinliklerine seslenen ey ulu tanrı!sana ruhumu adayacağımı söylemiştim.kapılarını bana aç ki içimi yiyip bitiren bu intikam ateşinden kurtulayım ve feryatlar ikimiz istedi diye yankılansın göklerde!''
ardından kanayn hisara bakmaya devam etti.giriş için uygun bir kapı bekliyordu.
yanındaki dehşet verici iblis, onu izle sana doğru yolu gösterecektir."
ses artık ortamdan uzaklaşmış. Hellfire ve Drekkar ı yalnız bırakmıştır.
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Başrahip bu diyardaki gözüm kulağım olarak sana güvenim tam. ama unutma her zaman senin tek bir güven kaynağın vardır o da içindeki intikamdır.AresMajere wrote:Rahip Lorduna baktı ve bir elfin tınısıyla konuşmaya başladı.
"O savaşçı insan kendini kanıtladı lordum.Sizin adınıza kan dökecek yetenekli biri.Inanclari ve bagliligi bircok defa hayatimi kurtardi. Tek yapilmasi gereken ruhunun sizin görüşünüzle aydinlatilmasi"
"Lordum sizden bir görü istiyorum.Sizin adiniza savasan ve diyarlarda gezen secilmis savasci ve buyucelerinize bahsedilecek bir görü.Intikamin ordusunun gucune guc katacak gir görü"
"Bunun basini çekebilecek bir sovalye taniyorum.Paladine.Izin verin sizin görünüzü yaysin"
Madem paladine ın bizim inancımız yaymaya hazır bir şövalye olduğuu söylüyorsun, görev onundur.hazırlıkları ve eğitimi tam anlamıyla bittiğinde göreve çıkabilir. bunu senin insiyatifine bırakıyorum.
Görü ise zamanı ve yeri geldiğinde. onun ruhuna ve aklına inecektir.
şimdi Başrahip eğer konuşacak başka bişi yoksa yapılacak işlerim var?
Sende karanlık altındayken ihmal ettiğin görevlerinin başına geri dönsen iyi olur.
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
-
legacy_user_8335
Drekkar ın bastığı toprak birden sarsıldı fakat zar zor da olsa degede kalmayı başarabildi.karşısında devasa bir şeytan kırması durmaktaydı.korkutucu görüntüsü karşısında ihtiyatlı olmaya çalıştı.Raistlin wrote:Göklerde karanlık bulutlar öfke içinde birbirlerine şimşekler fırlatırken, sanki karanlık daha da koyulaşmıştı... Dev bir girdap uzaklarda kayaları yerinden söküp unufak ettiği parçaları etrafa fırlatırken fırtına artmaya başladı. Drekkar kaleye doğru hızla yaklaşan figürü fakettiğinde kalenin dehşet verici atmosferi daha da artıyordu.
Kanatları açılmış yavaşça süzülmekte olan yaratığın gözleri kırmızı bir alevle parlıyordu. Ayaklarında bir ceset taşıyan cehennemin bir iblisiydi. Cesedi bir eliyle tutarak kavradı ve Drekkarın yanına indiğinde dizleri ve yumruğu altında parçalanan taş toprağa aldırmadan ayağa kalktı. Yaratık tam 3 metre boyundaydı ve kara kırmızı derisi yine aynı renkte garip bir metalden yapılmış zırhla kaplıydı. Yaratık korkunç sesiyle konuştuğunda kalın sesiyle kendi zırhı bile titriyordu:
"Eğer intikam ve kaos damarlarında alev alev yanıyorsa ancak o zaman bu kalenin duvarlarından geçebilirsin yabancı..."
''lordum!intikamım gözümü o kadar karartmış ki ruhumu bu uğurda kaybetmeye hazırım.yeter ki intikamımı acı çektirerek alayım ve kanayan bedenini, acı çeken ruhunu izleyebileyim hasmımın!bu uğurda ne yapmam gerekiyorsa hazırım.ulu tanrı AZALİN adına senin,lord Hellfire ın yolunu takip etmek istiyorum.
ve ardından cüppesinin altında sakladığı hançeri çıkartan Drekkar kolunu açar bileğini boylu boyunca yarar;
''Lord AZALİN ve Helfire için herşeyi yapmaya hazırım.acı benim herşeyim ve kaos yürüdüğüm yol.
ve intikam ; soluduğum nefes...''
yarılan bilekten akan sıcak kan karşısındaki hisarı andırırcasına bileğinin hemen altından AZALİN in kutsanmış topraklarına akar...
Hellfire, akan kanın kokusu ve cezbediciliği karşısında yüzünün istemsiz bir şekilde titremesine engel olamadı. Korkunç sesi bir kez daha karanlık ve boğuk çıkıyordu:
"Kanın damarlarında kalsın yabancı, bu duvarlardan geçip Lord Azalin'in sunağına onu akıtırsan, ruhunu o koruyacaktır..."
"Beni izle ve kaos sana yol gösterecektir..."
Yarı-iblis pençesinde tuttuğu bir kısmı parçalanmış cesedi hunharca arkasından sürükleyerek bir anda kalenin duvarlarının içinden geçti ve Drekkar'ın gelmesini bekledi...
"Kanın damarlarında kalsın yabancı, bu duvarlardan geçip Lord Azalin'in sunağına onu akıtırsan, ruhunu o koruyacaktır..."
"Beni izle ve kaos sana yol gösterecektir..."
Yarı-iblis pençesinde tuttuğu bir kısmı parçalanmış cesedi hunharca arkasından sürükleyerek bir anda kalenin duvarlarının içinden geçti ve Drekkar'ın gelmesini bekledi...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
-
legacy_user_8335
Drekkar Hellfire'in kalenin kara obsidyen benzeri duvarından geçtiğini gördükten sonra, duvara yaklaştı...
Duvar sanki onun zihnine karanlık korkunç sözler fısıldıyordu. Drekkar elini taş duvara değdirdiği anda duvarın adeta sıvılaştığını farketti. İçindeki öfke ve intikam doruk noktaya çıkarken Drekkar hakim olmadığı öfkesiyle zihninden ve kanından geçen korkunç yıkım büyülerinin dilinin ucunda nasıl da ateş gibi yandığını farketti. Hışımla kalenin sıvılaşan duvarından geçtiğinde hiç bir ıslaklık duymamasına rağmen bir boşlukta olmadığının da farkındaydı...
Kulaklarını korkunç bir kahkaha doldurduğunda kendini kalenin içinde buluverdi. Karşısında kahkahalar atan yarı-iblis Hellfire duruyordu:
"Kaos'un, Acı'nın ve İntikam'in mabedine hoşgeldin ölümlü..."
Hellfire kara-kırmızı metal bir zırhla kaplı gerilmiş kanatlarını sırtında topladı ve elindeki kafasından tutmakta olduğu cesedin ağırlığını umursamadan Drekkar'la konuşuyordu:
"Buraya ancak "değerli" olanlar girebilir yabancı... İntikam Alevi Lord Azalin'e inanmak gibi büyük bir onura layık görüldün... şimdi kanını lahite sun ve benimle yeminini et. O zaman ismin "gerçekten" değerli olacak ve Lord'um sana ihtiyacın olan tüm gücü ve inancı verecek..."
Hellfire karanlık lahit odasına doğru ilerlerken Drekkar'ın onu izlediğini sert emin adımlarının seslerinden alıyordu. Kara kapılar açıldığında tüm karanlığın içinde sadece bir meşalenin aydınlattığı sunağın önüne geldiler. Hellfire sunağın arkasına geçerek, ateş saçan gözlerini Drekkar'a çevirdi. Kıvrılmış dudaklarını sıkı sıkıya kapatmıştı. Drekkar zihninde bir ses işitti:
"Emin misin büyücü? Belki de tekrar düşünmelisin..."
Hellfire'ın kırpılmayan kırmızı gözleri Drekkar'ın yüzünde en ufak bir şüphenin izlerini arıyordu... Drekkar inancının sınandığını farketti...
Duvar sanki onun zihnine karanlık korkunç sözler fısıldıyordu. Drekkar elini taş duvara değdirdiği anda duvarın adeta sıvılaştığını farketti. İçindeki öfke ve intikam doruk noktaya çıkarken Drekkar hakim olmadığı öfkesiyle zihninden ve kanından geçen korkunç yıkım büyülerinin dilinin ucunda nasıl da ateş gibi yandığını farketti. Hışımla kalenin sıvılaşan duvarından geçtiğinde hiç bir ıslaklık duymamasına rağmen bir boşlukta olmadığının da farkındaydı...
Kulaklarını korkunç bir kahkaha doldurduğunda kendini kalenin içinde buluverdi. Karşısında kahkahalar atan yarı-iblis Hellfire duruyordu:
"Kaos'un, Acı'nın ve İntikam'in mabedine hoşgeldin ölümlü..."
Hellfire kara-kırmızı metal bir zırhla kaplı gerilmiş kanatlarını sırtında topladı ve elindeki kafasından tutmakta olduğu cesedin ağırlığını umursamadan Drekkar'la konuşuyordu:
"Buraya ancak "değerli" olanlar girebilir yabancı... İntikam Alevi Lord Azalin'e inanmak gibi büyük bir onura layık görüldün... şimdi kanını lahite sun ve benimle yeminini et. O zaman ismin "gerçekten" değerli olacak ve Lord'um sana ihtiyacın olan tüm gücü ve inancı verecek..."
Hellfire karanlık lahit odasına doğru ilerlerken Drekkar'ın onu izlediğini sert emin adımlarının seslerinden alıyordu. Kara kapılar açıldığında tüm karanlığın içinde sadece bir meşalenin aydınlattığı sunağın önüne geldiler. Hellfire sunağın arkasına geçerek, ateş saçan gözlerini Drekkar'a çevirdi. Kıvrılmış dudaklarını sıkı sıkıya kapatmıştı. Drekkar zihninde bir ses işitti:
"Emin misin büyücü? Belki de tekrar düşünmelisin..."
Hellfire'ın kırpılmayan kırmızı gözleri Drekkar'ın yüzünde en ufak bir şüphenin izlerini arıyordu... Drekkar inancının sınandığını farketti...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
-
AresMajere
- Kullanıcı

- Posts: 65
- Joined: Sat Mar 13, 2004 10:00 am
- Location: İzmir
- Contact:
Büyücü adayı sunağın önünde eğilip ne yapacağını düşünürken tapınakta dua sesleri mırıldanmaya başlandı. Elf dilinde söylenen bu dua bir ilahi gibi kalenin duvarlarında yankılanıyor ve sesin kaynağı hiçbir zaman belli olmuyordu.
Kaos kalenin her taşına hakim olmuştu. İlahi güçlenmeye başladıkça büyücü kendinden geçmeye başladı. Hellfire' in içindeki intikam ateşi ise kızıl gözlerinde yer buldu.
İlahi inananları ve bu yola girmek isteyenleri çılgına çevirmekteydi.Kaotik emirler ilahinin içinde akılları almaktaydı. Rahip Lorduna duasını sürdürüp, ona inanların kaotik emirlerini duyması için kaleyi inletti..
Kaos kalenin her taşına hakim olmuştu. İlahi güçlenmeye başladıkça büyücü kendinden geçmeye başladı. Hellfire' in içindeki intikam ateşi ise kızıl gözlerinde yer buldu.
İlahi inananları ve bu yola girmek isteyenleri çılgına çevirmekteydi.Kaotik emirler ilahinin içinde akılları almaktaydı. Rahip Lorduna duasını sürdürüp, ona inanların kaotik emirlerini duyması için kaleyi inletti..
-
legacy_user_8335
Drekkar Lord Hellfire ın yüzüne baktı .kesin bir ifade vardı gözlerinin içinde.kati ve emin bir ifade...Raistlin wrote:Drekkar Hellfire'in kalenin kara obsidyen benzeri duvarından geçtiğini gördükten sonra, duvara yaklaştı...
Duvar sanki onun zihnine karanlık korkunç sözler fısıldıyordu. Drekkar elini taş duvara değdirdiği anda duvarın adeta sıvılaştığını farketti. İçindeki öfke ve intikam doruk noktaya çıkarken Drekkar hakim olmadığı öfkesiyle zihninden ve kanından geçen korkunç yıkım büyülerinin dilinin ucunda nasıl da ateş gibi yandığını farketti. Hışımla kalenin sıvılaşan duvarından geçtiğinde hiç bir ıslaklık duymamasına rağmen bir boşlukta olmadığının da farkındaydı...
Kulaklarını korkunç bir kahkaha doldurduğunda kendini kalenin içinde buluverdi. Karşısında kahkahalar atan yarı-iblis Hellfire duruyordu:
"Kaos'un, Acı'nın ve İntikam'in mabedine hoşgeldin ölümlü..."
Hellfire kara-kırmızı metal bir zırhla kaplı gerilmiş kanatlarını sırtında topladı ve elindeki kafasından tutmakta olduğu cesedin ağırlığını umursamadan Drekkar'la konuşuyordu:
"Buraya ancak "değerli" olanlar girebilir yabancı... İntikam Alevi Lord Azalin'e inanmak gibi büyük bir onura layık görüldün... şimdi kanını lahite sun ve benimle yeminini et. O zaman ismin "gerçekten" değerli olacak ve Lord'um sana ihtiyacın olan tüm gücü ve inancı verecek..."
Hellfire karanlık lahit odasına doğru ilerlerken Drekkar'ın onu izlediğini sert emin adımlarının seslerinden alıyordu. Kara kapılar açıldığında tüm karanlığın içinde sadece bir meşalenin aydınlattığı sunağın önüne geldiler. Hellfire sunağın arkasına geçerek, ateş saçan gözlerini Drekkar'a çevirdi. Kıvrılmış dudaklarını sıkı sıkıya kapatmıştı. Drekkar zihninde bir ses işitti:
"Emin misin büyücü? Belki de tekrar düşünmelisin..."
Hellfire'ın kırpılmayan kırmızı gözleri Drekkar'ın yüzünde en ufak bir şüphenin izlerini arıyordu... Drekkar inancının sınandığını farketti...
Tıpkı karşısındaki nefret dolu gözlere sahip Drekkar gibi...
''söylediklerinizi duydum Lord Hellfire ve bedenim ve ruhumla kabul ediyorum.''
bir süre sessizlik oluştu....
''yalnız ve yalnız Kaos un ve intikamın lordu AZALİN adına çalışacağıma yemin ediyorum!'
ve ardından sunağın hemen yanında bulunan ufak, keskin hançeri elleriyle kavradı.Hellfire hala kesin bi ifadeyle Drekkar ı izlemekteydi.
onun hançeri alışını ve katkat üzerine yığılmış cüppesini sıvayışını ;
ve bileğini boylu boyunca yararak akan kanı korku ve hırsla izleyişini...
Drekkar bir yandan bildiği duaları söylüyor bir yandan da AZALİN in ismini haykırıyordu.
vücudu yavaş yavaş uyuşmaya başladı.etrafındakileri yeterince iyi algılayamıyordu.zihni körelmiş gibiydi.başı önüne düştü.sunak kendi kanıyla dolmuştu fakat bunu algılayabilecek durumda değildi.
kıvrıldı , kolunu açıkta bırakmıştı .vücudunun geri kalan kısmı ise titriyordu.
en son gördüğü şey Hellfire ın ona aynı katiyetle bakıyor almasıydı.son olarak şu sözleri fısıldayabildi:
''size herşeyimi verdim Lord AZALİN.''
''herşeyimi.....''
ve ardından görüş alanı sıfırlandı.hertaraf karanlıktı ...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests