Page 25 of 37
Posted: Sat Mar 24, 2007 4:24 am
by Kathranis
Kathranis uçup giden büyüsüne lanet okuyarak duraladı, şimdi ne yapabilirdi?
rahip ya da herneyse adamın büyüsü işe yaramıştı. Cüceler afallamıştı. İleri doğu yürümeye başladı; Piijek i göz ucuyla yakaladı kızgın savaşçının bir darbe yemiş olduğunu anladı. Dişlerini sıktı. Hiçbir lanet yaratık hayatını bir amaç uğruna kullanan birine zarar veremezdi. Piijek i iyileştirmeyi düşündü ancak savaşçının dövüşebilecek bir durumda olduğunu anladı. Yoluna devam etti.
Yayını gererek afallamış cücelerin birinin alnına hedef aldı. "Kanın yere aksın oluk oluk " diye fısıldadı ve okunu azad etti.
Posted: Sat Mar 24, 2007 7:21 am
by Lupus Nigra
Duvara iyice gömülen Ales kadın savaşçının karşşısına geçmişşti (Elenora) . Savaşçıya doğru -biraz geri çekil- die işaret etti.
Cüceler tünelden fırlayıp ilk gördükleri savaşçı kadına doğru ilerlerken Ales'e arkalarını dönmüş olacaklarıdı.
"Doğru yerleştirilmiş bir bıçaktan daha güçlü büyü yoktur." dedi sırıtarak kendi kendine mavi saçlı elf.
Posted: Sun Mar 25, 2007 6:44 am
by darkelven
Kılıçlarını savurdu savaşçı ve ilkini yere indirdi ama yandan bacağına gelen darbe üzerine içinden kendine öfkesi gözünü kararttığı için küfretti.Ama bunu dışarı vurmamak ve mümkün olduğu kadar etkilenmemiş gözükmeye çalışıyordu.''Heh, küçük bi hasar.'' dedi yüzünü buruşturarak.Cevap olarak müsait olan her şekilde darbelerle karşılık vermeye başladı cüceye.Sağ kılıcını bir yay çizerek savurdu ve ardından sol kılıcıyla yukarıdan indirdi.
Sonra daha etkili bir pozisyon almak amacıyla güvenli bir mesafeye sıçradı ve sıçrarken bir tane daha salladı olası düşmanları uzak tutmak için.Etrafına bakındı ve oluşan stratijilerden birine katılmak için harekete geçmeyi düşündü.
(not: üçüncü atağım ve geri sıçrayışım öbür tura kayabilir.)
Posted: Sun Mar 25, 2007 6:11 pm
by C_Deschain
Savaşmak ona yeni bir güç getirmişti.Yorulduğunun farkıdandaydı ama bi yorgunluk belirtisi göstermiyordu vücudu.Savaş kanını o kadar çok alevlendirmiştiki içinden son lanet olası cücede ölünceye kadar savaşmaya yemin etti ve bütün ilgisini cücelere yönlendirdi...
Posted: Sun Mar 25, 2007 11:01 pm
by haldor_goraxe
Piijek cüeyi yere devirmişti fakat tam o sırada gelen baltayı görememişti. Baltayı yemesiyle diz çökmüştü piijek yarasına bakabilmek için, yalnızca omzunu sıyırmıştı. Ufak ufak kanıyordu ama daha kötülerini de görmüştü. Tekrar ayağa kalktı Piijek ve etrafına bakındı. Tünelin girişinde tavan dökülüyormuş gibi geldi. Acaba gerçekten yıkıyorlar mıydı tüneli? Dikkatli olmalıydı.
Cüceler hala gelmeye devam ediyorlardı ama ilerde bir şey oluyordu. cüceler iyice yavaşlamışlardı. Daha dikkatli bakınca dev gibi örümcek ağlarının bir kaç cüceyi esir aldığını gördü. İşte bu tam bir hokus pokustu.
Bir kaç cüce vardı önünde, onlar olmamalıydılar. Bir cüce elinde baltasıyla geliyordu ona doğru. Biraz savsakça yürüyordu. Dizlerini biraz kırdı ve doğru zamanı bekledi. Cüce geldiğinde kılıcını boğazında hissetmesini istiyordu. Ve artık o baltalı cücelere karşı daha temkinli olacaktı...
(Fırlatma baltası kullanan cüceye karşı Dodge +1,+1)
Posted: Mon Mar 26, 2007 9:16 pm
by Logan
Cody. tam bir savaş içindeydi. 2 cüceyi almıştı bile. 3. ise kendini dövüyordu zaten . mağranın çökmek üzere olduğunu fark ettiğinde. İçinden bir dolu küfür etmişti...
Bu mağra cücelerin üstüne yıkılırsa Cody nasıl eylenecekti...
Halbukü daha yeni ısınıyordu. SAvaşçı.
Savaşçı her saniye yaptığı gibi Anlık bir düşünce ile... Kılıcını ona balta ile vurmaya çalışıp kendi bacağına vuran cüceye doğru hızlı savurdu...
o kadar hızlı savurduki... o savurma ile birlikte arkasına döndü tünelin çıkışına doğru hızlı bir şekilde yol almaya başladı. ama arada arkasına bakıyordu zanetmiyordu ama bir cüce ondan hızlı cıkarda ona doğru saldırıya geçerse onu savuşturmak için her an arkasını geri dönmeye hazır olacakti..
Posted: Mon Mar 26, 2007 11:58 pm
by Argay
Argay kendinden emindi.kararsız kalmaktan daha iyiydi bu en azından.
tünel yüzünden geriye çekilmişti.yıkılan taşlar arasında ölmek pekde beklediği bir son değildi.
çevrede bu karadar insan olmasına rağmen bir çok kişi saldırmakta,öne atılmakta tereddüt ediyordu.ilerideki savaşçıya doğru baktı(cody)."cesur" diye düşündü" ama o bile orda kalmak istemeyecektir."
kılıcının sapını sıkıca kavrayıp bütün düşünceleri kafasından sildi.dikkatini topladı.önündeki cüceye baktı.az önce kendisini savunmasız yakamış,saldırmış fakat vuramamıştı.
"bir fırsatı kaçırdıktan sonra bir daha yakalayamazsın."dedi.cüce söylediğinden bir şey anlamışmıydı bilmiyordu ama bir can daha almak için kılıcını yere çapraz bir şekilde salladı.
Posted: Tue Mar 27, 2007 8:55 pm
by Rhalazarn
Hırs...
Korku...
Yavaş akan bir nehirdeki büyük çakıllar...
Ve nehrin gerisinde kalmış beyaz cüppeli küçük bir çocuk, çakıllar yüzünden ötedeki kara cüppeli adamı göremiyor...
Sadrax...
Xardas...
X ve S iç içe girip bir şekil oluşturuyor, bir kum saati... Kara cüppeli başka bir adam elini saatin üzerine koyuyor ve onun ne olduğunu anlatıyor...
Kumlar akmaya devam ediyor...
Kara cüppeli adam kum saatiyle uğraşıyor yine ve küçük çocuk şatoda onu gizlice izliyor... Adam yorgun, yine bir büyü yapmış gibi sanki... Kaslı bedeni bile bu yorgunluğa dayanamıyor... Bir bilgi almış olmalı yaptığı büyüyle, çünkü sadece bedeni değil, ruhu da yorgun...
Bir şey bilir gibi çift kemerli kapıya bakıyor, onun açılışını önceden görebiliyor... İçeriye zırhlı adamlar giriyorlar, çocuğun önceden tapınakta görmüş olduğu kişilerden bunlar, ışık tanrılarının şövalyeleri... Kılıcı kara cüppeli adamın karnına saplıyor biri, ve öbürü de kafasını kesiyor...
Kesilen kafa, sanki çocuğun yerini de bilircesine ona sırıtıyor...
Ve kumlar akmaya devam ediyor...
* * * * *
Yaratıklar ilerlemeye devam ediyor…
Xardas, anılarından sıyrılarak yaptığı büyüye çevirdi tüm ilgisini yeniden. Bu kadar bilgi, kara cüppeli büyücünün aklında bir şeyler çağrıştırsa da, tam anlamıyla olayları algılamasını sağlayamazdı. Daha çok konsantre olmalıydı ve büyünün devamını getirip daha derinlere inmeye çalışmalıydı…(Detect Thoughts)
Posted: Wed Mar 28, 2007 2:10 am
by EldariL
Alegria'nın bacağındaki yaranın hıncını cüceyi delip geçen kılıcı almıştı. Üzerine sıçrayan cüce kanı öfkeli savaşçya bahar yağmuru kadar zevk veriyordu. Ama yorulduğu bir gerçekti ve ağrımaya başlayan kasları bu yağmurun fırtınaya dönüşebileceğinin sinyallerini veriyordu.
Ã?fkeyle ileri atılmaktan vazgeçti. Daha çok savunmada kalarak üzerine gelenleri savuşturmaya karar verdi.
Posted: Wed Mar 28, 2007 3:35 am
by Mark
Büktü , çevirdi. Bileklerinde dönen enerjiyi piijek'in, yanında duran cücelere gönderdi.
(magic missile)
Posted: Wed Mar 28, 2007 6:42 am
by calida
Tam saldiri icin ileri firlamak uzereydiki,Mavi sacli elfin isaretini farketti.
Elfe bakarak anladigini tastiklercesine, goz kirpti ve mavi sacli elfin isaret
ettigi gibi bi kac adim geriye cekildi, gardini dusurmeden bekledi.
Elfin ne yapmaya calisdigini anladi.`Umarim olur.`dedi ve cucelerin
uzerlerine gelmesini bekledi.Elbet aradan bir kac tane firlayacakdi.Bu dusunceyle
birlikde yuzune pis bi gulumseme yayildi..ama artik bitsin diye dusunmekden de kendini alamadi.SIKILMISDI.
Posted: Wed Mar 28, 2007 7:41 am
by aransayes
Yaptığı büyüden sonra dinlenmeye ya da ne yapacağına düşünmeye vakit yoktu. Bu tüneli korumak zorunda olmak yeterince zordu zaten. Aklına ilk gelen büyüyü yapmaya başladı.
(magic Stone. Büyü tamamlanınca onu yakında ki bir cüceye fırlatacam)
Posted: Thu Mar 29, 2007 1:29 am
by Illyra
"lanet olsun"
yinede ses tonu sinirli değildi.
"şimdi ne yapacağım ben, eğer ok atmaya başlarsam muhakkak ki bir süre sonra kendi çıkarıma savaşanlarıda vuracağım. tüneller kapanırsa nereye gideceğiz peki? arkayamı? bulanet yerin çıkışı neresi? kendimi boğluyormuş gibi hissediyorum... offf.. tamam sakin olmlaıyım, eğer paniğe kapılırsam kötü şeyler olacak.. ne yapabilirim... cody yine savaşa daldı gitti... büyücü kız ise sanki başka bir dünyada... en iyi gözüken şey..."
düşünceleri hızla akıyordu. kendisini iyi bir korumaya almalıydı. ama nasıl?
gördüğü elf konsantre olmuştu. belli ki büyü falan yapıyordu. acaba o buradan çıkmak için bir yol biliyor olabilirmiydi?
yinede hızlı adımlarla yayını elinde sıkıca kavrayarak tam arkasına dolandı. nefesinin onun tenine çarptığını hissediyordu. bir an konsantresinin ters tepmesinden korktu, bu yüzden kendini görebileceği şekilde yanına geçti
dikkatini çekmek için yay tuttuğu elini salladı ve ortak dil aksanı taşıyan bir elfçeyle ona seslendi.
"ben lienas, buradan çıkmak istiyoruz ama tüm geçitler kapanırsa nereye gideceğiz? daha önemlisi buradan çıkabilsek bile nasıl bir yerde olacağız, bir fikrin var mı?"
yinede büyücü kıza birazdan geleceğini belirten bir el işrareti yapmıştı. umuyordu ki kız kendisini görmüştü..
alacağı cevabın beklentisiyle küçük çilli burnunu elf e çevirdi....
Posted: Fri Mar 30, 2007 1:09 am
by WizardOfQuarks
Ortalığı yakıp yıkmak güzeldi ama Xyra nedense bundan sıkılmıştı iyice. Bazı şeylerin kendi kontrolünde olmayışı canını daha da fazla sıkıyordu. Yaşamı boyunca çevresinde olup biten şeyleri kontrol altında tutabilmiş ve bu şekilde hayatta kalabilmişti. Ama şu an durum hiç de öyle görünmüyordu.
Neyseki tünelden hala yaratıklar çıkıyor ve onu oyalayıp bu tarz düşüncelerden sıyrılmasına neden oluyordu. Ã?fkeyle düşüncelerini bir kenara bırakarak düşmanına odaklanıp büyüsünü yapmaya başladı. Parmak uçlarından ışın demetleri fırlarken ellerinde ürpertici bir soğuk hissetti. (Ray of Ice)
Posted: Fri Mar 30, 2007 1:36 am
by yeminer
Edmond kadını yere bıraktıktan sonra en yakındaki tünele doğru koşturmaya başladı, bu tüneli yıkması gerekecekti ve bunu yapmak için ne yapması gerekiyorsa yapacaktı. Hızla koşan büyücü savaşanları görüyordu, ne kadar çabuk yıkarsa o kadar iyidi ve o da bu işi en acele şekilde yapmaya niyetlidi ama yaşlı kemikleri o kadar çabuk karşılık vermiyordu ona. Gerçi genç olsa da çok daha hızlı koşamazdı zaten. Koşarken büyü eşyalarını eline aldı ve büyüsünü yapmak için hazırlandı.
Amora yerden kaptığı taşla birlikte büyücünün arkasından koşmaya başladı. Bu esnada kızıl cüppelinin birşeyler dediğini farketti. Adam kendi kendine mi konuşuyordu ya ? Yoksa büyü mü yapıyordu ? Evet galiba öyleydi.
Balamir karşısındaki cüceye saldırdı, bu esnada mağara bir anda çökmeye başladı, çamurlaşmış zemin tüneli havada tutan son kolonları da yumuşatmış ve tünelin çökmesine neden olmuştu. Dışarıda kalan 4 cücenin dışında kalan 3 tanesi harici göçüğün altında kalmıştı ve Balamir de son kalanlardan birine silahını saplamıştı.
Kathranis lanetini doldurduğu okunu karşısındaki cücenin alnına gönderdi. Aradaki mesafe sadece 5-6 metre kadardı ve bu mesafeden kaçırması çok zordu. Aynen de tahmin ettiği gibi ok havada çok kısa bir süre süzüldü ve kısacık bir fliiip sesinin ardından ok bir oduna çarpmış da saplanmış gibi cücenin kafasına saplandı ve şok olan cüce o saniye öldü.
Ales duvara sindi ve gelen ilk yemine saldırmak için beklemeye başladı. Gerçi buna pek de beklemek denmezdi. Ã?ünkü zaten iki cüce o esnada Elenora ya saldırıyordu ve Ales arkasına geçtiği cücenin ense köküne sinsi bıçağını geçirmişti bile.
Shuriak gelen darbenin ardından sinirle silahını savurmuştu, bu sersemler kendilerini ne sanıyordu acaba ? Geniş bir yay çizen silahın kavis çizen ucu cücenin boğazının en can alıcı noktasını bir anda deşmiş ve cücenin boğazından adeta hortumdan boşalan tazyikli su gibi kan akmasını sağladı. Ardından diğer silahını diğer hedefie salladı. Bu az önceki kadar başarılı bir saldırı değildi. Cüce birkaç santim oynayarak bu saldırıyı kolayca atlatmıştı ve malesef bir sonraki saldırıyı da aynı kolaylıkla savuşturdu. Bu esnada Shuriak' da ondan bir metre kadar uzağa sıçramış ve hazır saldırıya hazır konuma geçmişti.
Clesnyé savaşın heyecanına kapılmıştı, düşmanlarına bu gün uzun bir ömür biçmemişti onun yerine onları biçmeye karar vermişti ve kanı kaynayan savaşçının karşısında ona saldırmaya çalışan cüce bunu farketmişti. Gazla saldıran Clesnyé'nin iki darbesini birden zavallı göğsünde bulan cüce yere devrilmekten öteye geçememişti.
Piijek eşşelularının baltalılarının can sıkıcı olduğunu farketmiş onlara karşı daha dikkatli olmaya karar vermişti ama nede olsa öyle ya da böyle kılıcını hepsi bitaraflarında hissedeceklerdi. Ona doğru gelen cüce baltasının Piijek'in bacağına indirmeyi başarmıştı. Lanet olasılara ne oluyordu böyle yahu ? Kılıcını tersten kendisine saldıran cüceye doğru savurdu, ama cüce bu saldırıdan kaçınmayı başarmıştı, kızan Piijek bir kez daha hamle yaptı ama anlaşılan cüce bu kadar hızlı davranmasını beklemiyordu, ya da bekliyorsa da o kadar hızlı karşılık veremiyordu nitekim hızla gelen kılıç karaciğerine iyice gömülmüş ve onu olduğu yerde donuk bırakmış ve yarım saniye sonra da yere doğru yollamıştı.
Cody'nin karşısında çok seçenek kalmamıştı, mağara bir anda çökmüş ve onca düşmanı altına alıvermişti. Yazık olan o kadar can için üzülmüştü savaşçı. Halbuki öldürmeyi çok istiyordu. Silahını sinirle son kalana salladı ve kaçırmadı, cüce bu esnada elindeki baltaları ona doğru savurmuştu dengesizce, yanlız kaldığı için paniklemişti ve boşuna çökmüş mağaraya doğru kaçmaya çalışıyordu. Anlaşılan cesareti kırılmıştı, Cody ikinci kez saldırdı ve bu boşuna çabayı sonlandırdı.
Argay biraz önce ona asldırmaya çalışan cüceye saldıracaktı ama o esnada zaten onun yaralanmış olduğunu farketti. Yanındakilerden biri cüceye fena saldırmıştı ama cüce hala ayaktaydı, demek ki bu işi bitirmek ona kalmıştı. Zor ayakta kalan cüceye salladı silahını ve hedefi bulması çok sorun olmadı. Zaten paniklemiş olan cüce vuruşun şiddeti ile yere yapıştı. Tünelin önü artık temizdi. Ve artık tünel diye birşey kalmamıştı.
Xardas biraz daha derine, cücenin benliğinin daha derinine incekti ancak biraz ilerisindeki kasaplar o cüceyi ölüme kavuşturmuş olmasalar. Bu Xardas'a bile acı vermişti, cücenin ölüm çığlığını tüm benliği ile hissetti büyücü. Lanet olsun, ölmek ne zor işmiş, şaşkına dönmüştü... Ne yapacağını bilemedi birkaç saniye büyücü, oda çığlık mı atmalıydı ? neden ? saçmalıyor muydu, neden canı acıyordu lanet olsun.
Alegria artık daha az saldırıya yönelik bir taktik uygulamaya karar vermişti. Düşman çok güçlü değildi, bu şekilde gelirlerse üstesinden gelemeyecekleri bir şey değildi, o yüzden daha kontrollü ama en az önceki kadar acımasızca saldırdı düşmanlarına. Hızla hareket eden kaslı kollarının yönettiği kılıç düşmanın ölümcül noktalarını bulmakta zorlanmıyor, onları tek tek öldürüyordu ve bu kez da aksi olmamıştı. Ã?nündeki cüce boş gözlerle ona bakıp ne yapmaya çalıştığını anlamaya çalışırken çoktan Alegria bir sonraki düşman için hazırlanmıştı bile.
Mark büyülü mermileri havada salınımdaki cüceye göndermişti. Eğer daha erken farketseydi belki başka birine gönderirdi büyülü mermileri ama malesef gecikmişti. Yere doğru düşmekte olan cüce ölüsü bir anda vücudunu delen büyülü mermiler ile hızlı bir ölüme yollandı.
Elenora birkaç adım geri çekilmiş ve Ales'in istediğini yapabileceği bir alan bırakmıştı. Bu esnada saldırmayı da bırakmıyordu. Cücelerin Ales'in taktiğine karşılık vermeleri pek muhtemel değillerdi ve öyle de oluyordu. Elenora'nın ilk saldırdığı cüceye bitirici darbeyi vurmuştu Ales ama Elenora ikincisine de bir başlangıç yapmayı ihmal etmemişti.
Saelnir için beklemeye zaman yoktu. Bitirdiği duasının ardından hemen bir sonrakine başlamıştı. Tanrısından elindeki basit taşları kudreti ile güçlendirmesini dilemiş ve bunu da başarmıştı. Elindeki taşlar ilahi birgüçle dolmuş, çarptıkları hedeflerini yok etmek için hazır bekliyorlardı.
Lineas büyücüye selendi, konsantresini bozmaya çalışmadan, ama emin olamamıştı, sadece elinden bunu ummak geliyordu. Artık karşısındakilere saldırmıyordu, çünkü hem bu tehlikeli oluyordu hem de artık orda saldıracak birileri kalmamıştı. Sadece aşağıdaki tünellerin girişlerinde düşmanla savaşanlar vardı.
Xyranın elinden cüceye doğru hareket eden soğuk dalgası bir an oradakilerin hepsini üşütmüş ama buz parçalarının çarptığı cücenin çığlığı bunun tam tersini yapmıştı. Buz parçaları çarpan cüce anında ölmüştü, bu cüce için fazlası ile kudretli bir büyüydü. Artık karşılarında sadece 4 düşman kalmıştı.
Bu esnada Khedan gözlerini açmış ve mağaradaki durumu görme fırsatı bulmuştu.
"İyi halletmişler " dedi kendi kendine, moralini bozan şeyleri unutmaya çalışarak ileriye, doğru birkaç adım atıp son kalan cücelere ellerini uzattı. Oldukça azdılar ve görüş mesafesinde 5 tane cüce kalmıştı. Parmaklarının hedeflediği büyülü mermiler hızla havada yükseldi ve aynı hızla mağaraya girmeye çalışan ve girmiş olan beş cücenin göğüslerinde patlayıp onları ölümün soğuk karanlığına gönderdi.