Sonsuz Güneşin Koruyucuları: Kadim Işığı A

FRPWorld Diyarı ile ilgili aktif RP başlıklarının bulunduğu bölümdür.
Locked
Yener
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1742
Joined: Wed Jan 12, 2005 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Yener »

Nakh diyer elinde sarılı olan bandajıda çıkardı ve onuda ısırılan bacağında kanayan yaranın üzerine dikkatlice sardı.Bandajı çok fazla sıkladı,sadece tutabilecek şekilde bağlamıştı.


Nakh çalıların arasında sessiz bir bekleyişe girdi.şimdi sadece etrafı gözlüyor ve sesleri dinliyordu.Ettercapların yerini tespit etmeye çalışıyordu.Nakh bu yaratıkların onu takip edeceğini tahmin ediyordu.
[b:bc27a75495]Ignorance is not bliss, merely uninformed misery.[/b:bc27a75495]
WereWolf
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 83
Joined: Thu Sep 15, 2005 10:00 am
Contact:

Post by WereWolf »

Azazel arkasından gelen çarpışma seslerini duyunca o kadar da şaşırmamıştı.Bu orclarda bir gariplik olduğunu sezmişti.Ama sonuçta olan herneyse bu ona yaramıştı.

Kurt, yoluna dewam etti.Bir süre sonra başka bir katliam alanına wardı.O kadar çeşitli yaratık wardıki ve kendisini en çok etkileyen derilerini kaybetmiş sadece kemikten ibaret olan kurtlardı.

Sanırım bu herşeyi açıklıyor diye düşündü.Orcların neden anormal göründüğü de belli olmuştu.Bu İskeletler celb edilmişmiş yaratıklardı bunun arkasında nasıl bir kötülük olduğunu düşünmek bile istemiyordu.Ama bu kötülük kesinlikle Kasabayı işgal edenlerle işbirliği içinde değildi.

Kurt bu konuda daha fazla bilgi toplamak amacıyla yoluna dewam etti.Kafası gerçekten çok karışmıştı...
isim:Azazel
Irk:Wood Elf/Lycanthrope (Natural Werewolf )
Meslek:level.4 Fighter/level 1.Werewolf Lord
Göz Rengi:Yeşil
Boy,Saç Rengi:1,72,Kızıl
Alignment:True Neutral
dekotta
Kutsanmış Kişi
Posts: 233
Joined: Sun Apr 10, 2005 10:00 am
Contact:

Post by dekotta »

"Etraf temiz görünüyor, öyleyse işimize bakalım. " dedi Dekotta ve biraz önce gözden kaybolan goblin gurubunun arkasından takibe başladı. Burada birşeyler elde etmek istiyorsa canlı kişilere ihtiyacı olacaktı.

Bu hobgoblinler ve goblinler olabilirdi, ya da başka yaşayan kişiler. "Bu kafasız varlıklardan bir fayda sağlayabilir miyim ? " diye düşündü Dekotta, muhtemelen onlarla anlaşabilecek birşeyler bulmakta zorlanmazdı ama onu hiç dinlemek isteme şansları da vardı. O yüzden bir seçim yapmamak konusunda sebat etmeye karar verdi ve goblinimsilerin arkasından dikkatli gözlerle harekete geçti.
Black_Rider
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 230
Joined: Tue Aug 17, 2004 10:00 am
Location: İst
Contact:

Post by Black_Rider »

Dusman gozukmustu.Dusman bir hobgoblin ile uc okcu,on kadar goblinden olusuyordu.Hobgoblin muhtemelen grubun komutaniydi.Hobgoblin onu farkedince bir anda durmus ve diger goblinlerde ona carparak durmak zorunda kalmislardi.Iclerinden bir okcu yayini gerip oku buyucuye firlatti.Ok Selemorun baldirina saplanmisti.Diger okcularda oklarini firlattilar ama iskaladilar.Hobgoblinin liderliyi ile goblinler buyucunun ustune saldiriya gectiler.

Selemor baldirina giren ok yuzunden aci ile inledi.Yuzunu aci ile burusturdu.Bu arada goblinler uzerine dogru gelmekteydiler.Cabuk olmasi gerekiyordu.Yapacagi buyu goblinlerin hepsine buyuk zarar vermeliydi.Buyucu acisini unutup buyuye konsantre olmasi gerekiyordu.Selemor yapacagi buyu icin gerekli olan buyu kesesini cikartti.Buyu karisimi bir tutam kurk,bir tutam karanfil ve kristal parcaciklarindan olusuyordu.Buyucu elindeki karisimlari avucunda karistirirken bir yanda da buyunun kadim sozlerini soylemeye basladi."Keshlibar ammar nasgh askhbar ikhledar"dedi buyucu.Selemor parmak uclarindaki elektrik akimini hissetti.Gitgide elektrik akiminin gucu artti.Selemor parmaklarini hobgobline dogru cevirdi.(Lighting bolt)
Herkes aya benzer.Karanlık bir tarafı vardır ve bunu hiç kimseye göstermez... Enter the Ghost Lake The waters whisper of something brooding no way out of here) Son of Dark --------------- Isim:Denikron Githalas Irk:Human Sinif:Wi
Lord Necros
Başbüyücü
Posts: 1916
Joined: Fri Apr 29, 2005 10:00 am
Location: Necropolis
Contact:

Post by Lord Necros »

Selemor büyüsünü tamamladığında parmak uçlarından fırlayan yıldırımlar dümdüz bir çizgi halinde goblin güruhuna doğru ilerledi.

Ã?nden giden hobgoblin ile diğer goblinler, yeterince hızlı davranıp kaçamadılar. Ã?n saftakilerin hepsi oldukları yerde kızarırken en arkadaki okçu iki goblin kendilerini yana atarak kurtulmayı başarmışlardı.

Ã?nündeki manzara Selemor"un az önceki öfkesini dindirmek için yeterli olabilirdi. Ama hala iki goblin sağ kalmıştı. Ayrıca bacağındaki ok da oldukça canını yakıyordu.
All power demands sacrifice...and pain. The universe rewards those willing to spill their life's blood for the promise of power.

Power demands sacrifice.
Lord Necros
Başbüyücü
Posts: 1916
Joined: Fri Apr 29, 2005 10:00 am
Location: Necropolis
Contact:

Post by Lord Necros »

Dekotta sokağın sonundan caddeye vardığında köşeden goblinleri izlemeye devam etti. Aralarında konuşup şikayet etmeye ve homurdanmaya devam ediyorlardı, ama kesinlikle önemli bir şeyler söylemiyorlardı.

Dekotta bakındığında caddenin ileride bir dörtyol ağzı işlevini gören geniş bir meydana çıktığını gördü. Ama nerede olduğunu bilmeyen Yeminer rahibi, hangi yolun hangi yöne gittiğini bilemiyordu.

Birkaç dakika sonra goblinler bulundukları caddeden meydana çıktılar ve aniden oldukları yerde kalakaldılar. Goblinlerden biri, Dekotta"ya göre sağda kalan diğer caddeye bir ok yolladı. Sonra hobgoblinin böğürtüsüyle birlikte goblinler oraya hücuma geçti. Diğer iki goblin de oklarını attılar. Sonra bir anda bir şimşek dalgası goblin saflarını boydan boya kızarttı ve sonraki iki okçu goblin kendilerini yana atmak suretiyle kurtuldular.

Orada her kim varsa goblinlerin karşıtıydı. Üstelik yaptığına bakılırsa bir büyücüydü. Dekotta şimdi kalan iki gobline yardım etmeye çalışmak, büyücüyle konuşmak veya saklanmaya devam etmek konusunda bir karara varmalıydı.
All power demands sacrifice...and pain. The universe rewards those willing to spill their life's blood for the promise of power.

Power demands sacrifice.
Lord Necros
Başbüyücü
Posts: 1916
Joined: Fri Apr 29, 2005 10:00 am
Location: Necropolis
Contact:

Post by Lord Necros »

Azazel tüm hızıyla şehrin çevresinde dolanmaya devam ediyordu. Yanan-hatta bazıları çoktan külleşip sönmüş-binalardan başka bir şey göremiyordu. O iskeletleri oluşturan her kimse, buralarda yoktu., tıpkı orklar gibi.

Azazel ne kadar ilerlediğini bilmiyordu, ama az sonra kulaklarına garip bir kanat çırpma sesi geldi ve olduğu yerde aniden durdu. Kanat çırpma seslerinin neye ait olabileceğini çözemiyordu. Her şey olabilirdi. Ama henüz görünürde bir şey yoktu.
All power demands sacrifice...and pain. The universe rewards those willing to spill their life's blood for the promise of power.

Power demands sacrifice.
Lord Necros
Başbüyücü
Posts: 1916
Joined: Fri Apr 29, 2005 10:00 am
Location: Necropolis
Contact:

Post by Lord Necros »

Nakh epeyce beklemesine rağmen ettercaplardan bir iz görememişti. Görünüşe göre sebepsiz yere saldırdığı yaratıklar, canlarını zor kurtardıkları için aceleyle kaçmışlardı.

Nakh"ın yaralarının durumu çok da iyi değildi, ama en azından şu anda güvenli bir yerdeydi. Gerçi etraf sessiz de değildi. Nakh sık sık garip bir kanat çırpma sesi duyuyordu uzaklardan. Ama etrafına baksa da henüz bir şey görememişti.

Yarı ork bulunduğu yerden baktığında, ağaçların arasından kasabayı görebiliyordu. Az sonra kanat çırpma seslerine güçlü bir koşturma sesi eklendi ve bu ses gittikçe yaklaşmaya başladı. Nakh"ın sesten takip edebildiği kadarıyla şehirle Nakh"ın arasından geçecekti.

Birkaç dakika sonra Nakh"ın görüş alanına iri, kocaman bir kurt girdi.
All power demands sacrifice...and pain. The universe rewards those willing to spill their life's blood for the promise of power.

Power demands sacrifice.
Yılmax
Başbüyücü
Posts: 686
Joined: Tue Apr 05, 2005 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Yılmax »

Yilmax, hızlıca hareket ederek irice böcekten kurtulmak istemişti ancak böceğin anlayabildiği kadarıyla duyuları oldukça gelişmişti ve sesleri çok iyi algılayabiliyordu. fakat göremediği kesindi. Bu yaratığı isterse öldürebilirdi fakat ileride diğerleri gibi işe yarayabileceğinin düşündüğünden ve daha fazla riske girmek istemediğinden ki 3.goblin yerde yatıyordu, ona zarar vermeden ormanın geçici güvenliğine ulaşabilir ve orada daha sağlıklı düşünebilirdi. Ã?ncelikle sabit durarak ses çıkarmadan yerden eğilerek bir taş alıp tam ters istikamete gürültü çıkaracak kadar sert olarak atacak ve böcek oraya yönlenirse mümkün olduğu kadar ses çıkarmadan ve hızlıca ormana doğru yönelecekti.

"Buraya kadar sağ ve zarar almadan geldim. Niceleri beni öldürmek istedi. Niceleri hala peşimdeler, kendi ırkdaşlarım hemde. Ama hiçbiri öldürmeyi başaramadı. şimdi bu salak böcek bozuntusu mu beni öldürecek? Hiç sanmıyorum o kadar çabalayarak lanetten bile kurtulmuşken bu böceğin beni öldürmesine izin vermeyeceğim."

-------------------------------------------------------------------------------------------------

Kainatta mutlak iyilik ya da mutlak kötülük diye birşey yoktur.
Yalnızca güç vardır.
Güce sahip olan herşeye hükmeder.
Ta ki karşısına daha güçlü birisi dikilene dek...

Yilmax Z'yl Arnen
Red Robe Mage
Yener
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1742
Joined: Wed Jan 12, 2005 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Yener »

Nakh kurtu gördüğü an aklına orklara saldıran etlerinin bazı yerleri parçalanmış yaratıklar aklına geldi undeadler.Nakh bu yaratığında onlardan biri olup olmadığını anlamaya çalışsada bu kurt normal gözüküyordu.Fakat bu hayvan ne arıyordu burda böyle büyük bir kurt.Fakat hayvan yaralıydı belki oda orkların veya undeadlerin saldırısına uğramıştı.


Nakh hernekadar dışarı çıkıp durumu anlamayı istesede hayvan yaralı olduğu için saldırmaya kalkabilirdi.Nakh şimdide kanat çırpma seslerine dikkat kesildi.Bu ses çok yüksekti bu herneyse kocaman bir yaratık olmalıydı.


Nakh bir süre daha bulunduğu yerde kalıp ve etrafı dinleyip izlemeye karar verdi.
[b:bc27a75495]Ignorance is not bliss, merely uninformed misery.[/b:bc27a75495]
Eldarin_
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2636
Joined: Wed Dec 20, 2006 10:00 am
Location: Yolcu
Contact:

Post by Eldarin_ »

Cervantes duydukları ve gördükleri karşısında pür dikkat kesilmişti. Başlangıçta zihnine etkiyen bu güce direnmeye çalıştıysa da sonradan gördüklerine odaklanmaya ve onları kavramaya çalıştı Cervantes. Gerek dözler gerek imgelemeler onun zihninde uçuşuyor, bilmediği birçok gizemi ve bilgiyi açığa çıkarıyodu. Cervantes görmeye devam etti, görmeye ce algılamaya, kesintisizce...

Sonunda paladin tekrar tüm bu beyin fırtınasının içersinden sıyrıldı. Kendisine söylenen kehanet gerçekten çok etkileyiciydi. Verdiği tavsiye de bir o kadar çarpıcıydı. Cervantes önce kolu tutan yaşlı ve buruşuk ellere baktı, sonra da dosdoğru Zehiran'ın yüzüne. Bilge birisi olduğu belliydi, tıpkı daha önce tahmin etmiş olduğu gibi. Ama bazı konularda yanılıyor olabilirdi. Dosdoğru onun yolundan ilerlememeliydi.

"Söylediklerinizi anlıyorum Madam Zehiran. Daha üzerinde konuşulacak çok meselemiz var. şimdilik bunun yeri ve zamanının geldiğini düşünmüyorum."

Cervantes koldan kurtuldu, yavaşça geriye doğru bir iki adı attı. Açıklamasına devam etmek üzere sözlerine başladı.

"Bu halk burada yalnız ve başsız. Ardımızda 10 kasabayı yakıp yıkan bir ordu var. Ahalinin hala burada kalmasına izin veremem.
Sabah olmadan burada yaşayan ahalinin toparlanıp 10 kasaba halkları ile birleşmesini istiyorum. Artık buralar savaş toprakları ve sivillerin burada yaşaması doğru değil.
Madam Zehiran, buradaki ahaliyi uyandırıp durumu kendilerine açıklamalıyız. Zaman kaybetmeden burayı boşaltalım, daha sonra buraya ikinci bir ekip göndereceğim. Yerel halkı siz daha iyi anırsınız, onları bir an önce toparlamamızda bize liderlik edin.
Ve yine madam Zehiran, buraları en iyi bildiğinize göre bundan sonra benim yanımda kalacaksınız. Size bu topraklar hakkında soracağım daha fazla soru olabilir.
Siz ikiniz, benim nezaretimde kaleye geleceksiniz. şu andan itibaren 10 Kasaba Ordusunun tutuklularındansınız. Sizinle de konuşacaklarım olacak daha sonra.
Dioravenni, deprem doğal bir yolla gerçekleşmediğine göre eve girmemizde herhangi bir sorun olmaz demektir. Evden işimize yarayabileceğini düşündüğün fazla yük yapmayacak ne varsa al. Aynı şekilde bizde ahalinin en kısa sürede toparlanmasını sağlayacağız."

Sonra Cervantes Zehiran'a döndü;
"Haydi madam! Bizde ahaliyi uyandıralım. Bu konuda size bağlı kalıyorum. İlyamin sende gel bizimle..."

Cervantes şimdi soğuk hava ve ürperici sözlerin yarattığı etkiyi üzerinden atmaya çalışıyordu...
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülü
Lord Necros
Başbüyücü
Posts: 1916
Joined: Fri Apr 29, 2005 10:00 am
Location: Necropolis
Contact:

Post by Lord Necros »

Taş uzakta gürültüyle yere düştüğünde Yılmax"a doğru ilerleyen böcek aniden yön değiştirerek taşın bulunduğu yöne doğru gitmeye başladı. Ama hızı daha yavaştı. Kafası karışmış gibiydi.

Elbette Yılmax da sessizce ormana girmesi gerektiğinin farkındaydı. Bu sefer adımlarına dikkat ederek-ama seri bir şekilde-ormana yöneldi. Böcek hala yönünü değiştirmediğine göre bu konuda sorunu yok demekti.

Bu sırada omzunda Schön"ün, omzunda gururla oturduğu Hastlisch de kendi tasarımı olan silahının içine taşları doldururken, Yılmax"ın attığı taşı duydu.

Yılmax bu arada ormanın tartışılır güvenliğine ulaşmayı başarmıştı.
All power demands sacrifice...and pain. The universe rewards those willing to spill their life's blood for the promise of power.

Power demands sacrifice.
dekotta
Kutsanmış Kişi
Posts: 233
Joined: Sun Apr 10, 2005 10:00 am
Contact:

Post by dekotta »

Dekotta durumu kavramakta zorlanmadı. Bu sersemlerle anlaşmak fikri ciddiye alınamayacak derecede gülünçtü. Görüldüğü kadarı ile büyücü bu sefilleri halletmekte zorlanmıyordu ama yine de Dekotta onlardan en az birine sağlam ihtiyaç duyuyordu, o yüzden olduğu yerden çıktı ve sağlam kalan goblinlere doğru harekete geçti.

Dekotta şu anda tehlikeli bir durumda olduğunu biliyordu, büyücülere güvenilmezdi ama beklemenin de bir anlamı yoktu. Canlı ve bu goblinlerden daha akıllı kişilerle konuşmaya ihtiyacı vardı. Dekotta gonlinlere doğru harekete geçmişken aynı zamanda içinden de Yeminer'e dua ediyordu.

"Lordum, kılıcıma kudretinle yol göster, onu kutsa ve düşmanımın kanına bula." (Greater Magic Weapon)

Bu esnada Dekotta'nın gözleri büyücüyü aradı. Ona barışçıl olduğunu belirtmeliydi. Aslında böyle bir şehir kuşatmasında goblinimsilerden başkasını düşman farzedecek kadar kafasız büyücü bulmak pek olası değildi ama yine de büyücülerin ne yapacağı belli olmazdı.
Black_Rider
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 230
Joined: Tue Aug 17, 2004 10:00 am
Location: İst
Contact:

Post by Black_Rider »

Selemon elektrik akimini dusmanina saldi.Hobgoblinle birlikte 8 goblin kizararak olmustu fakat okcu olan iki goblin kendilerini yana atarak kilpayi kurtulmuslardi.Bu manzara bir an buyucunun ofkesini gecirivermisti ama bu lanet oku atan pis celimsiz goblinlerin hakkinida vermeliydi.Ilk once dusmani durdurcakti.Uyku buyusu bunun icin iyi bir tercihti.Eger buyusunu basarili ile yapabilirse iki dusmanida bir anda etkisiz hale getirebilecekti.

Selemorun son buyusunden sonra nefesi biraz kesilivermisti kuskusuz ki baldirina saplanan okunda bunda buyuk bir payi vardi.Buyucu biraz soluklanmisti,nefes alis verisi normal haline donmustu.Cok vakit kaybetmeden obur buyusune baslamaliydi.Selemorun yine eli buyu keselerine gitti.Uyku buyusu olan gerekli karisimi cikardi.Bu karisim kumsal kumundan ve bir gulun tac yapragindan olusuyordu.Selemor kumsal kumunu gulun tac yapragina doktu ve avucunda karistirmaya basladi.Simdi buyunun kadim sozlerini soylemesi gerekiyordu."Ekho yasgh kalan masgh dalan"diye bitiriverdi buyusunu.Selemor elini goblinlere dogru uzatti.(Sleep)
Herkes aya benzer.Karanlık bir tarafı vardır ve bunu hiç kimseye göstermez... Enter the Ghost Lake The waters whisper of something brooding no way out of here) Son of Dark --------------- Isim:Denikron Githalas Irk:Human Sinif:Wi
Horcoel_Baator
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 673
Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
Location: Boş boş gezindigi Ankara sokaklarından..
Contact:

Post by Horcoel_Baator »

Horcoel Harbormm ve Vladhek ikilisine baktı Vladhek in drow a sözleri esnasında..Drowlar elf tanrısı Corellion a ihanet edip onun eski karısı olan örümcek kraliçeye kendilerini adamış yeryüzündeki yaşamı bırakıp yeraltlarına yerleşen elf kavimleriydi..İhanet ve zalimlik aralarınde çok görülen birşeydi ve çok nadir iyi kalpli drowlar çıkardı..Ki onlarda drowların zalim entrikaları arasında yokolur giderlerdi..

Düşünmeye başladı..Bu drowun kara kalpli olması yada olmaması şu anda o kadar önemli degildi..3 deneyimli savaşçının ortasında savunmasızdı ve en ufak bir haraketinide kolaylıkla etkisiz hale getirilebilirdi..şu anda önemli olan drowun gerçek amacı ve söylediklerinin dogru olup olmaması idi..Yalan söylemek onlar için nasılolsa günlük bir iş oldugundan durumu kendi çıkarı dogrultusuna getirmek için kolaylıkla yalan söyleyebilirdi ve içinden bir ses ona bu anlattıklarının en azından bir kısmının yalan oldugunu söylüyordu..Mesela kendi ırkından kaçmak için buraya gelmiş olması gibi..Belkide bir casustu drowlar tarafından aralarına gönderilen..Sırtlarını döndüğü an hançerleyecekti belkide..Daha buraya gelmeden önce drowlar tarafından kovalanmamışlarmıydı..Horcoel ve gruptakilerin kimlikleri drowlarda olmalıydı..

Mataradaki suyu kana kana içen drowu seyrederken ''zavallı adam'' diye geçirdi zihninden..Belkide bizi öldürmek için gönderildin ama yinede seni bu halde görünce sana acıyorum..Taptıgın tanrıça seni ne hale düşürdü..Sana belki ne desekte bizi anlayamayacaksın..Işıkmış iyilikmiş peh..Ben güce inanırım diyeceksin..Senin gibilerden çok gördüm sadece kendi çıkarını düşünen ve bu dogrultuda herşeyi yapabilen kişilerden..Ama biliyormusun belkide yetiştiğin yer seni böyle yapmıştır..Sonuçta merhameti ve sevgiyi bir zayıflık olarak gören bir ırkın mensubusun ve küçüklükten itibaren seni bunları başına kaka kaka yetiştirmiş olmalılar..Belkide sana bir seçme özgürlüğü verilmedi belkide sen böyle olmayı isteyerek seçtin..Önemi yok..Ben herkezin içinde bir umut ışıgının olduguna herkezin içinde ufakta olsa bir merhametin ve sevginin varlıgının olduguna inanıyorum..

Sevgi..Eminim bunları dışardan söylesem drow arkadaşımız nasıl kıkır kıkır gülerdi..İnsanlar herşeyleri dogru veya iyi oldugu sürecede kötü şeyler yapıyorlar belki ama herşeyin bir nedeni olur..Yoksa o kutsal huzurun verdiği rahatlıgı hiçbir çarpık beyin bile bir kere hissettikten sonra terkedip gidemez..Sadece o huzuru reddederler.. yada çevresinde arzuladıkları şeye ulaşmak için seçtikleri hayat seçimleri..Belli bir hezimete ugrarlar ve karşılıgını beklerler..Karanlık ise pusudadır..Bir kere karanlık tarafa elini uzattıgında seni bir sarmaşıkmışçasına sarar ve içine çeker..Kısa ve anlık dürtülerle içini oynaştırır..Neredenmi biliyorum..Ben karanlık yanımla yüzleşeli yıllar oldu..Ve şimdi önüme baktıgımda bir tarafta mahvolmuş bir kasaba ve kayıp hayatlar görüyorum..Diğer tarafta ise tanrılarına istedikleri şeyi sunan ve amaçlarına ulaşan yada ulaştıklarını sanan gudubetleri..Kandırılıp ve saptırılan..Karanlık kraliçe yada Apocalypse farketmez..İkinizdende tiksiniyorum..Ölümlüleri çarpıtarak kendi piyonlarınız yapmanızdan tiksiniyorum..Ve bu lanetolasıca döngünün sonu yok..Eğer ikinizi yokedebilecek gücüm olsaydı bile yoketmezdim..Ã?ünkü ikiniz olmasa başkası olacak ve o olmazsa başkası..Buna karşı gelecek hiçbirşeyim yok..Sadece önüme getirililenle savaşmaktan başka..Kendi inançlarım ugruna..Ã?evremdekilerin yaşamları ve ruhları ugruna..Ben buyum..Nimarien Celeb'thalion..Herzaman dogru buldugum şeyi yapmaya çalışıp sahip oldugum huzuru çevreme yaymaya çalışan bir yarımelf..Ve bu bir savaş..Ama bunu herkez bilsin..Herzaman savaşmaya devam edecegim..Taa ki bu döngü birgün gırtlagıma giren bir kılıçla yada yaşlılıgın getirdiği yıpranmışlıkla sona erene kadar..Ancak o zaman huzura kavuşacagım..

Sanırım bu yüzden hiçbirşeyden korkmuyoruz ha baba..Ölümden ikimizde korkmuyor onu kutsanmış bir huzur,sonsuza kadar sürecek bir istirahat olarak görüyorduk..Yada cezalarımızın yargılanacagı yere gidişimiz..Farketmez..İnsan onurunu korudugu ve yaptığı şeylere sahip çıkıp ''Evet bunu ben yaptım'' diyebildigi ve hatalı oldugu yeri bilip cezasını kabul ettiği sürece hiçbirşeyin önemi yok..Cennet yada cehennem..

Tanrım..Üç saniyeye insan ne kadar düşünce sıgdırabiliyor kafasında..

''Ne oldugunu bilmiyorum'' dedi bir gözlemcinin agırbaşlı sesiyle ve gözlerini kısarak drowu göz hapsine aldı..Ardından Vladhek e baktı..''Ã?aresiz adamı tehtit etmemize gerek yok dostum..İnan şu anda onun sorunları bizden çok daha büyük..Gerçekleri söylemesi için zorlamana gerek yok..Eminim biraz daha susuzlugunu giderip kendine geldiginde bize ihtiyacımız olan bilgiyi verecektir..''

Anlamlı ve acıyan bakışlarla drowu süzmeye devam etti..

''Ã?yle değilmi'' dedi drowa acı acı gülümseyerek..

''Biz kasap değiliz bayım..''diye devam etti imalı bir ses tonu ile..Tam devam edecektiki sustu..''Neyse şovalye Doomhammer size zaten gereken bilgiyi vermiştir..''

''Doomhammer..Dostumuza sen göz kulak oladur..Ve karnı açsa yanındaki kumanyandan birşeyler yemesine izin ver..Böylece bize istediklerimizi anlatacak hale gelir..'' diye seslendi..Ve arkasını dönerek yavaş adımlarla odanın kapısına dogru ilerledi..

''Vladhek..Kapıda seni bekliyorum konuşmamız gerekenler var..'' diye seslendi arkasına sakin bir ses tonu ile..Birlikte geçirdikleri zaman içersinde Vladhek ve Harbormm Horcoel in böyle bir tavra geçtigi zaman bir planı oldugunu bilirlerdi..En azından Horcoel ikisinin biliyor olacaklarını umuyordu..Nede olsa o onların eski komutanıydı..şimdi ise komutan yada benzeri bir ünvanı olmasada nerede ne yapacagını bilen bir insandı ve şu anda güvendiği tek şey daha dogrusu elinde kalan tek şeyde buydu..Ne rütbesi nede bir emir verme hakkı kalmıştı elinde..Artık Harbormm un dediklerine uyup uymaması ona kalan birşeydi..Ancak dogru olanı yapıp yapmaması sonucunda meydana çıkacak bir düzensizlikte onun başına patlardı..Horcoel in de anladıgı kadarı ile artık Doomhammer için dogru olan tanrısının emirlerinden ibaretti..Ve kendi gördüğü dogru olan ise bu drow un gözetim altında tutulması gerçegi idi..Sezgileri ona en azından böyle söylüyordu..Sezgiler..Drow hakkındaki sezgileri..

Zaten adamın negatif enerji aurası yayış şiddetinden niyetinin iyi olmadıgı da belliydi..Her an dikkatli olunmalıydı..

Tam kapıdayken bir an arkaya bakındı ve gözlerini drow a dikti..

''Sana acıyor ve merhamet gösteriyor olabilirim belki bu yüzden beni zayıf ve çaresiz görüyor olabilirsin ama asla sana güvenecek yada senin başkalarına zarar vermene izin verecek değilim..''Dedi sert bir ifade ile..Ardından yumuşadı ses tonu..''Beni bir gözetmen olarak gör..Sana iki yol sunacagım..Birisi dogru..Birisi yanlış..Birisinde destegimi alıcaksin..Digerinde ise engelimi..Ve hangi yolu izlersen izle gözüm üzerinde olacak..''diye seslendi..

Drow' a onun niyetini onun zihnini okuyupta bilirmişcesine acı bir gülümseyiş attı ve kapıdan geçerek merdivenlerin başında Vladhek in gelişini beklemeye başladı..
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest