Page 26 of 71
Posted: Wed Apr 23, 2008 4:58 am
by devrimk
Dışarıdaki grup sıkıntıyla beklerken, Monthy geri geldi. Ufak kedi kimbilir hangi delikten çıkıp dışarının yolunu bulabilmişti. Olaf kedinin boynundaki notu açtı ve okudu.
"Üç gün burdayız! Siz söylediğim şeyleri yapın! Monty, tuhaf davranırsa işler yolunda gitmiyor demektir!"
Posted: Wed Apr 23, 2008 5:05 am
by dwaxer
.
"Hımm, o halde şimdilik yapacak bir şey yok; biz de dinlenelim yarın sabah ne yapacağımıza bakarız," dedi Olaf.
.
Posted: Wed Apr 23, 2008 3:29 pm
by devrimk
Dışarıda kalanlar kasaba merkezine gidip, Wywern Watch hanında konaklamaya başladılar. Ertesi gün kasabayı iyice gezdiler, sohbetlere kulak misafiri oldular. Akşam handa öğrenebildikleri kadarıyla tek olağanüstü olay kitap satıcısı Amnic Basult'un kaybolmasıydı. Herkes gülerek Amnic'in karısının dırdırına dayanamayıp kaçtığını söylüyordu.
1.Gün
Yenendithas ve Huor üç günlük eğitime katılacaklarını söylediklerinde Shan çok sevindi. Aynı odada kalan diğer iki rahipte onlar gibi yeni başvurmuşlardı Mystra'nın Kutsal İnancını öğrenmek için. 25.gp'lik bağışları aldıktan sonra, beyaz sade bir rahip kıyafeti verdiler ikisinede. Ayrıca bütün eşyalarını, yataklarının ayak ucundaki sandığa koymalarını rica ettiler.
Dört yeni rahip adayı hazırlandıktan sonra tapınağın giriş kısmına (T6) getirildiler.
Tanımadıkları ciddi görünümlü, asık suratlı, esmer bir rahip geldi.
"Mystra'nın Kutsal İnancını öğrenmeyi hak ediyor musunuz?" dikkatlice dört çırağa baktı.
"Bazılarınız ediyor, bazılarınızsa etmiyor. Ã?nümüzdeki üç gününüz zorlu geçecek, bu sınavı başaramayanların ayrılmasını isteyeceğiz. Dayanamayacağını düşünen istediği zaman ayrılabilir."
Sonrasında bu rahibin isminin Fembrys olduğunu öğrendiler. Sonrasında Mystra'nın yağmuru denilen odaya götürüldüler (T12). Burada tek tek yıkandılar. Kahvaltı olarak biraz su ve kuru ekmek verildi. Mystra'ya ibadet edildi. Ã?ğle saatine kadar tapınak duvarları ve yerleri temizlediler. Ã?ğlen yemeği de kuru ekmek ve suydu. Ã?ğleden sonra tekrar ibadet ettiler. Getirilen erzakları depoya yerleştirdiler (T9). Akşam saatlerinde daha önce görmedikleri bir seramoniyi izlediler. Adının Kevrin olduğunu öğrendikleri büyücü "Silent image" büyüsüyle yıldız haritalarını gösterirken, Shan yıldızların ve yıldız sistemlerinin isimlerini bunların birbirini nasıl etkilediğini ve nasıl oluştuğunu anlattı. Akşam yemeği tahmin ettikleri gibi kuru ekmek ve suydu. Hava karardığında yorgunluk ve açlıkla odalarına çekildiler.

Posted: Wed Apr 23, 2008 4:54 pm
by Edmond
Huor sırıtarak baktı Yenendithas'a:
*Sanırım Mystra'nın bütün sırları yemekler üzerine kurulu ve onları yedirtmiyorlar.Fakat madem öyle erzak deposuna hangi yemekler geldi bugün?Sonuçta buradaki tek yemek kuru ekmek ve su.Belki de yalnızca biz öğrencilere mahsus öyledir?*
Sıkılmıştı, pek de bir şey yok gibiydi.Açtı, yorgundu.Son bir kez
*Acaba Mystra rahiplerini kölelerden mi seçiyor?*
dedi ve yattı.
Posted: Wed Apr 23, 2008 5:06 pm
by dwaxer
.
Olaf, Darthu ve Wulfgar'a "ne dersiniz, şu kaybolan kitap satıcısı Amnic Basult'un eşini bir ziyaret edelim mi? Hem kitaplara bakıyormuş gibi yaparız, -aslında bakarız da, iyi bir kitap hazine değerindedir- hem de adamın kayboluşunun ardındaki esrar perdesini aralamaya çalışırız. Bakarsın o olayın da Mystra'nın Tapınağıyla ilgisi vardır," dedi.
.
Posted: Wed Apr 23, 2008 5:10 pm
by Illyra
"evet güzel fikir olaf. hadi gidelim öyleyse. sen ne dersin wulfgar?"
Posted: Wed Apr 23, 2008 5:16 pm
by Tersyuz
Wulfgar araştırma işlerinden pek hoşlanmazdı oldum olası ama bütün gün şehri dolaşıp pineklemekten sıkılmıştı.
"Olur gideriz. Bu üç gün içinde içeride ne yapacaklar acaba? Herhangi bir sonuca ulaşabilecekler mi?"
Ayrılmaları hiç hoşuna gitmemişti baştan beri.
"Belki de kendi ayaklarıyla kapana kısıldılar." diye homurdandı.
Posted: Wed Apr 23, 2008 5:36 pm
by dwaxer
.
"Merak etme Wulfgar, onlara bir şey olmaz. Ters giden bir şey olursa bu kedi davranışlarıyla belli eder nasıl olsa, işte o zaman derhal basarız orayı. Zaten sen şu muazzam sıçrayışlarını yapar, duvarı aşarsın ve bize içerden kapıyı açarsın, heh heh..." dedi Olaf.
.
Posted: Thu Apr 24, 2008 1:30 am
by Mark
Yenendithas, oturmuş başını tutuyordu.
" Mystra. " Sabit bakışları ileriye kilitlenmişti. Sonra, diğer iki rahip adayına döndü.
" Konuşamadık bir türlü, ben yenen. "
Posted: Thu Apr 24, 2008 3:29 am
by devrimk
Olaf, Wulfgar ve Darthu sabah erkenden Amnic Basult'un kitap dükkanına gittiler. Kitap dükkanı kapalıydı. Neyseki adamın evinin yakın olduğunu öğrenip evine uğradılar. Karısı Mela devamlı ağlıyor, sinir krizi geçiriyordu. Kocasını arayacaklarını söyleyip kadını biraz da olsa yatıştırabildiler. İzin alıp Amnic Basult'un son görüldüğü yere yani dükkanına gittiler.
Darhu Search zarı DC 18 başarılı
Dartu burada ufak bir kavga olduğunu farketti. Ayrıca yerdeki ahşapların arasına sıkışmış bir el ilanı buldu. İlan Mystra tapınağının kasaba halkını davet eder nitelikteydi. Üzerinde el yazısıyla:
"Gerçekten Mystra'nın Kutsal İnancı olabilir mi?"
yazıyordu.
Yenendithas ve Huor kendileri gibi eğitim alan rahiplerle tanıştılar. Kasabadandı ikiside. Alkens ve Mikael'di isimleri. Mystra'nın Kutsal İnancını merak etmişler ve rahip olmak için gelmişlerdi.
2.Gün
Sabahları Mystra'nın yağmuru denilen odada yıkanıyorlardı. Bütün öğünleri biraz su ve kuru ekmekten oluşuyordu. Mystra'ya ibadet, öğle saatine kadar tapınak duvarları ve yerleri temizleme, tekrar ibadet ettiler. Ã?ğleden sonra tapınağın çamaşırlarını yıkattılar. Akşam saatlerinde bir önceki günkü seramoniyi izlediler. Shan'ın verdiği bilgiler daha detaylıydı bu sefer. Yıldızlar oluşurken nasıl büyü ağının oluştuğu büyü ağının farklı yıldız sistemlerinde farklı kuvvetlerde bulunduğunu anlattı. Hava karardığında bitkinlik ve açlıkla tekrar odalarına çekildiler.
Posted: Thu Apr 24, 2008 5:20 am
by Mark
Yenendithas, sandığını açıp büyü kitabınından büyülerini zihnini doldurdu.
" Bakim. " Eğilip, huor'un alnını kontrol ediyormuş gibi yaparken, diğer adaylara omzunun üstünden baktı.
" Geliyormusun, gelmiyor musun? "
Sağ eli arkadaşının alnını tutarken, sol eli daireler çizmeye başladı. Mistik sözleri telafuz etti.
* Fox Cunning(target:me)
" Galiba hastalanmışsın. " Göz ucuyla diğerlerine baktı.
" Doğru düzgün düşünemiyorken, hiç birşeye yardımcı olamayız. İki gündür birşey yemiyoruz. Burda maceramız bitti." fısıldadı.
" Açlıktan çok halsizsin. "
Elleri hareket etti. İki rahibin olduğu yere doğru büyüsünü gönderdi.
* Sleep
Posted: Thu Apr 24, 2008 6:21 am
by Edmond
Huor sinirlenmişti:
*Lanet olsun sana Yen, gene başımızı belaya mı sokacaksın, anlamıyorsun değil mi, son güne bırakmalıyız şansımızı.Off, neyse.*
Sinirle ne yapacağını sordu Yeni'ye.
Posted: Thu Apr 24, 2008 4:10 pm
by Tersyuz
Wulfgar yaptıkları araştırmadan dönerken konuştu.
"Bu adamın kaybolması da tapınakla ilgili demekki. Bizimkilerde orada ekmek elden su gölden yaşıyorlar. Bu kedininde keyfi yerinde, seni daha çok sevdi galiba." dedi Darthu'ya sırıtarak.
Posted: Thu Apr 24, 2008 4:26 pm
by Illyra
"eh ama ne de olsa yenen in kedisi. araştıramadan çok bire şey elde edemedik ama. bütün her şey o tapınakta düğümleniyor. bizimkiler orada ne yapıyor acaba. meraktan çatlayacağım"
Posted: Thu Apr 24, 2008 8:41 pm
by Mark
Edmond wrote:Huor sinirlenmişti:
*Lanet olsun sana Yen, gene başımızı belaya mı sokacaksın, anlamıyorsun değil mi, son güne bırakmalıyız şansımızı.Off, neyse.*
Sinirle ne yapacağını sordu Yeni'ye.
" Gene mi? Daha birşey yapmadım, ama dur. İstediğin kanıtı sana vericem. "
Sandığı aramaya başladı.
Rahiplere baktı. " Mystra, sana karşı gelmek istemiyorum. Yalnızca rahibinin söylediklerine kulak veriyorum. Eğer bu tapınak gerçekten yanlış birşey yapmıyorsa, beni affet. "
Parşomenlerini çıkartırken, son bir söz daha söyledi:
" Keşke Elminster burda olsaydı. "
Kafasına dank etti.
" Evet, neden olmasın. Umarım, Tanrıça kızmaz. Ama daha sonra! "
Görünmezlik parşomenlerini hazırladı.
" Tamam, sen gidip birini buraya bakması için getirebilir misin? Her ne palavra uydurucaksan, önemli değil. Kapının arkasında olucam. Tek bir kişiyi getirmelisin! Ona, arkadaşım olmasını sağlicak bir büyü yaparım. Böylece, kanıtını kendin duyarsın. şu bitişik gezen üçlüden uzak dur. Heryere beraber gidiyorlar. "
" Herşey düzgün giderse, ikinci plana geçeriz. " Parşomenleri alıp, Huor'un sandığını yoklamaya başladı. Kılıcını çıkarıp, Huor'un yorganının altına soktu.
" Ne olur, ne olmaz. " Kapının ardına geçti.
-----------------------------------------------------
Monty, kafasını yana yatırıp birşeyi dinlemeye başladı. Sonra, yeniden darthu'nun ayağına dolandı.