Page 4 of 4
Posted: Mon Jul 19, 2004 11:43 pm
by Raistlin
NOT: Beyler daha fazla izini buluyorum, yolda rastgeliyorum tarzı mesaj atarsanız silmek zorunda kalacağım. İnsanları zorlayarak istemedikleri şeyleri yapmaya yönlendiremezsiniz. Siz ne yaptığınızı söylersiniz, daha fazlasını değil... Bırakın herkes istediğini yapsın... Bu zorunlu bir FRP grubu değil, ayrıca Araj bu "senin grubun" hiç değil... Anlayışınız için teşekkürler...
Posted: Tue Jul 20, 2004 12:54 am
by QuelSaruk
ahada bende tam onu dicektim .günlerdir aynı yerde dönüpo duruyoruz ya. deli oldum valla .neyse bundan sonrası olduğu gibi gitsin boşuna ortamı germeye gerek yok değilmi

Posted: Tue Jul 20, 2004 2:23 am
by wicked_one
'Aptallar'diye düşündü...Ama sonra bu düşünceyi kafasından uzaklaştırdı...tanrılar onlara seçim şansını bahşetmişlerdi...Ve dost olmayı,yoldaş olmayı,ölmeyi bahşetmişlerdi...'Tek tek veya topluca,ne fark eder?'diye düşündü...
'Çok şey farkeder'diye yankılandı bir ses zihninin derinlerinde...Babası onun akıl hocası olacağını söylerken bunu kastetmemişti....'Onlara doğruları söyledin oğlum...Ve her ne kadar tek çalışman gerektiğini düşünsem de fikrine saygı duyuyorum...Hepininz bir grup olsaydınız,karşınızda durabilecek sadece yaşlı bir kırmızı ejder olurdu...Hehehe oğlum,hep yanında olacağım...Hernekadar buna zorunlu olsam da...Hehehe...En azından seni dostu kabul eden tek kişinin yanına git,bul onu ve onla yolculuğa çık...İki her zaman için birden iyidir...Özellikle savaşta...Neyse evlat,sen devam et yolculuğuna,ben yanındayım...
'Sağol baba'diye düşündü...Sonra aklında bir şiir yola,onu dostu kabul eden kişiye,kiralık katile doğru yürümeye başladı...Büyü kullanarak onun yanına gidebilirdi...Ama biliyordu ki,büyü gerekmedikçe kullanılmamalıydı...
Posted: Tue Jul 20, 2004 5:29 pm
by QuelSaruk
katil arkasından gelen ayak seslerini duyup arkasını döndü kardeşi geliyordu ağaçlar arasından.güldü ve seslendi .seneler sonra tekrar berabermiyiz dersin kardeşim.ve gür bir kahkaha attı
Posted: Sat Aug 07, 2004 2:19 am
by Araj_The_Wolf
Rüzgar saçlarını uçuştururken demir parmaklıkları elinde hissetti.Kaybettiği yılları geri getiremiyor olmak kalbine dayanılmaz bir acı veriyordu.Yine de kardeşini bulmuş olmak onu rahatlatıyordu.Kardeşinin söylediği sözler hoşuna gitmişti.Acı çektiği belli olacak şekilde gülümsedi:
"Evet kardeşim...Evet.Seni bulacağımı biliyordum ve buldum.Ancak bana 10 dakika verirsen sana yaşadıklarımı anlatacağım." dedi ve arkada yaklaşmakta olan barda doğru ilerledi:
"Belkide...Belkide bana sinirlerime hakim olmasını bana öğretebilirsin.?İyi bir grup olabiliriz belki.Ama sakın ,sakın kardeşimi benden almaya kalkma...Kaybederiz...İkimizde." dedi.
Tam dönecekken sendedeli ve yere düştü.Başı dönüyordu.Yorulmuştu.QuelSaruk a döndü ve :
"Kardeşim...Kalacak bir yer bulalım.Uyumam lazım;bana yardım et...Lütfen"...
Posted: Sat Aug 07, 2004 4:52 am
by wicked_one
'Eğer sana yardımım dokunacaksa'dedi...Zaten grup dağıtmayı hiç düşünmemişti...SEndelediğinde büyücü hemen yanına gitti...Korunaklı bir yer istemişti...Ve ona istediğini verecekti...Hemen kolyelerinden birini çıkarttı...Bİr kulübe yaratacak büyünün sözlerini söylemeye başladı...Kulübe oluştuğunda hemen büyücüyü içeri taşıdı...Ve quel e sessizce içeri gelmesini söyledi...HEpsi içerideydi...
Posted: Thu Aug 12, 2004 3:45 am
by Raistlin
Gece bastırdığında dağın eteklerindeki sert rüzgarlar basık ılık havayla büyük bir tezat oluşturuyordu. Mağaranın içinde yanan ateşin ışığı içeri sızmayı başaran meltemle bir dansöz gibi oynuyordu. Barbar hala yemekle meşguldu ve duracak gibi de gözükmüyordu. Kocaman iki matara birayı mideye indirmiş neredeyse bir ayıdan daha fazla yemek yemişti. Barbar adam gayet doğal bir şekilde geyirirken taşların üzerine sanki pamuktan bir yataktaymış gibi rahatça uzanmıştı.
Ağzındaki yemeği çiğnemeye devam ederken elindeki dev ayının budunu kullanarak Emraha'ya işaret etti:
"Evet konuş bakalım deli... Ne yapıyoruz?"
Posted: Sat Aug 21, 2004 7:02 am
by Hükümlü
not: öncelikle daha önce msj yazamadığım için çok özür dilerim arkadaşlar sorumsuzluk yaptım ama sağolsun raistlin bey pek güzel idare etmiş teşekkür ederim.
bu arada bir şey daha adım Emrahab abiler
Emrahabı hafif bir titreme aldı.
"Büyük...büyük ihtimalle hasta olucam. baksana nasıl da titriyorum. dur ama önce su dökmem lazım hemen. ondan sonra gelirim konşuruz...
Emrahab işini halledip geldikten sonra İki üç parça et koparıp konuşmaya başladı:
Kan dökmeyi seviyorsun ve para kazanmayı da seviyorsun....benzeşiyoruz seninle küçük adam.
para kazanıcaz ve zevkli olucak emin ol...yapacağımız şey işe şu...
not2: çok kötü hasta olduğum için devamını yazamayıp böyle kısa kestim özürlerimi dilerim....
Posted: Sat Aug 21, 2004 10:01 pm
by Araj_The_Wolf
Not: Geçmiş olsun kardeşim.Sorumsuzluk yaptığınıda hiç düşünme sonuçta burada bir hikaye yazıyoruz diye gerçek hayattan kopamayız işimiz varken gelip yazamayız.Geçmiş olsun tekrar...
Üzerine geliyordu...Tekrar...Hayır olmaz..Yapmaa...Seni lanet pis şeytan...Hayır...Senden bunun hesabını soracağım!!!!!
"Hayırr Arghhhhhhhhhhhhhhhhh!!!!!!"
Uzun süre sayıkladıktan sonra nefes nefese uyandı Araj.Quel-Saruk onu izliyordu.Gözleri hep aynı tarafa bakıyordu.Sürekli....2 saat boyunca...Sanki bitkisel hayata geçmiş gibiydi.
Aniden gözleri quel-saruğa döndü.Bana ne olduğunu merak ediyor musun kardeşim? Necromancerlar...O pis şeytanların eline düştüm.Eğer istiyorsan sana acılarımı anlatırım ...Ama yanımda bana acı çektiren şeytanların sanatını nasıl öğrendiğimi...
Kafasını çevirdi;cevabını bekliyordu...
Not: Raistlin???Raistlin???Raistlin???Raistlin??? benim grubum nerde?
---------------luiltarva-------------
Posted: Mon Aug 23, 2004 5:42 pm
by wicked_one
Ozan araj ı evdeki yatağa koyduktan sonra yemek aramaya çıkmıştı...Bazen niye bu kadar çok yardım ettiğini merak etiyordu...Onun hayatı kendini kurtarmakla geçmişti hep...'Neden'dedi kendi kendine ama cevabı biliyordu,her ne kadar hatırlamak istemesede...Babası onun yalnız çalışmasının daha iyi olacağını söylemişti...Ama artık yalnız olmak,yalnız bir şekilde ölmek onu korkutuyordu...
Posted: Sun Sep 05, 2004 1:31 am
by astarte
birden bütün çocukluğu,babasının sözleri geldi aklına..neyini iyi neyin kötü olacağını söyleyen ve de garip bir şekilde he zaman haklı çıkan babası...
'her şeyin bir ndeni vardır...evet vardır..diye düşündü..kaderim beni olmam gereken yere götürecektir...'
yalnız olmak çoğu zamn güvenli olsada..birilerine ihtiyacı vardı..yalnız bir şekilde kimsesiz ölmek istemiyordu...
'eğer babam bana yalnızolmayı öğütlediyse herşeye rağmen....bütün bu yalnızlığıma rağmen...onu bir kez daha dinleyeceğim..'
tabi daha sonra karşısına çıkacak olan hiç tahmin edemeyeceği bir insan için bu kuralını bozacağını daha o zamnlar bilmiyordu....
Posted: Mon Sep 06, 2004 5:58 pm
by Hükümlü
"Evet ne dersin barbar efendi? Var mısın?"
Soytarı ile barbar bütün gece konuştular neler yapıp neler yapmıcaklarını. soytarı olduğu yere çömelmiş hafif hafif hareket ediyordu, her hareketi takiben gelen şıngırtılarla beraber.
Barbar kafasıdakileri tarttı, düşündü.
Barbarın kararsızlığını gören Emrahab:
"pekala o zaman yarın sabah konuşuruz. şimdilik ikimizide iyi bir uyku iyi gelecektir; ama önce biraz daha su dökmeliyim." hafif hafif gülerek mağaradan çıktı.