<<Limerik Ormanları (Bölüm 1) YEDİ ASA>
Adam etrafini izliyor ve olanlara anlam vermeye calisiyordu ve gözlemliyor sorulan hic bir soruya cevap vermiyordu ama artik kizmaya baslamisti...
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
Arutha hemen şaşkınlığını üzerinden atıp hızlıca kafasında olayın bir muhasebesini yaptıktan sonra sakin ve yumuşak bir yüz ifadesiyle Ruman'a dönerek o'nunla göz göze geldi ve etkileyici ve kulağa çok hoş gelen bir ses tonuyla"Saygı deger Ruman, lütfen açıklama izin verin! Bu yerde yatan sarhoş adam ortada hiçbir sebep yokken Gümüş'ü itekleyip, üstünede benim üzerime doğru tükürdü ve bende kim olduğunu bile bilmediğimiz bu adama refleks olarak tekme attım, tek amacım kendimizi savunmaktı, yoksa sizin bu güzel şehrinizi ziyaret eden yabancılar olarak sizlere hiçbir zaman saygısızlık etmek istemeyiz, lütfen arkadaşımı ve beni bu seferlik affedin." dedi usulca be başını hafifçe eğerek saygılı bir şekilde selam verdi...
şaşıran Antimodes şaka yapıp yapmadığını anlamak için çocuğa baktı
Raistlin şaka yapmıyordu.
Tanrının Antimodesin omuzundaki eli bir anda titredi.
Raistlin şaka yapmıyordu.
Tanrının Antimodesin omuzundaki eli bir anda titredi.
Eniualis sonunda kaldığı hana vardığında akşam olmak üzereydi. şehirde biraz daha dolaşmış ve sonraki şafağı beklemek üzere hana gitmişti. Handa güzel bir yemek yedikten ve duasını yaptıktan sonra odasına çıktı. Aklında hala sabah okuduğu parşömen vardı. Birisi onu Grimas'ın merkezinde istiyordu ama bu kii kimdi ve ne için onu istiyordu. Sanırım yarın oraya hazırlıklı gitmeliyim diye düşündü. Devamlı yanında taşıdığı fullplate zırhını parlattı. Heavy mace ini kontrol etti ve kalkanındaki tanrısının sembolünü parlattı. Bu gece iyi bir uyku çekmeliydi. Yarının ne getireceği belirsizdi.
Eniualis gece iyi bir uyku çekmişti. Her zamanki gibi sabah erken uyandı. Sabah duasını yaptı ve her tehlikeli güne başlarken yaptığı gibi magic weastment büyüsü ile zırhını kutsadı. Artık tanrısıda zırhını kutsayıp ona güç verecekti. Daha sonra heavy mace ini aldı. Fullplate zırhın içinde adeta bir savaşçı gibi görünüyordu fakat zırhının muhtelif yerlerine kazınmış Corellon simgeleri ve zırhındaki parlak Corellon arması onun sadece basit bir savaşçı olmadığını açık ediyordu.
Eniualis gece iyi bir uyku çekmişti. Her zamanki gibi sabah erken uyandı. Sabah duasını yaptı ve her tehlikeli güne başlarken yaptığı gibi magic weastment büyüsü ile zırhını kutsadı. Artık tanrısıda zırhını kutsayıp ona güç verecekti. Daha sonra heavy mace ini aldı. Fullplate zırhın içinde adeta bir savaşçı gibi görünüyordu fakat zırhının muhtelif yerlerine kazınmış Corellon simgeleri ve zırhındaki parlak Corellon arması onun sadece basit bir savaşçı olmadığını açık ediyordu.
Arayışım kutsal ışığı bulana kadar sürecek, karşıma ne çıkarsa çıksın.
--Beeeeeüüüüünn !!!( yere yüne tükürür).
Elinde tuttuğu içkisi tekrar yudumlar fakat bu içkinin son yudumudur. Lumar içkinin bittiğinin farkında değildir , tüm şişeyi hayava doğrultup içmeye çalışır fakar ağzına sadece bir damla gelmiştir. İyice emin olmak için şişenin içene bakar, içkinin bittiğinden emin olduğu zaman sinirleri iyice gerilir.
--Hııııhhhhhaaaaa bbbbuuööö şiiuuşşeeellleereeeee oooooo pppiiiiizlllllliiikkkk cüüüüccccceeeee azzzzaaaaazzzz iiiiiççşiiikkkkkuuuyy kkkkoooyyyuuuüüyyyooooyyyrrrr!!!!(bu şişelere o pislik cüce az içki koyuyor). Ölllllldddddddoooururrrrüüüüceeemmm oooooouuuuuu lllannnnnaaeeeetttyyy olllaaaaıııssssıııcıceaa cüüüüüüeeiiieeccciieeeyyyiie
(öldürecem o lanet olasıca cüceyi)
Etrafın git gide kalabalıklaştığını görüntü bulanık da olsa farkediyordu...
--- EHUHEUHUE... Siiiiuuuuzzzüüüüdddeeemmmmmmmuuuuıııı kkkkkaaaaazzzzzzııııııllllaadııııuuuu oooooooooouuu ppppiiiizzzsssssssllliiiiiıııkkk cüüüüüüüeeeeiiiiccccccceeeeeiiiiiii!!!!(sizi de mi kazıkladı o pislik cüce)
Yere bir daha tükürür... Elinin tersiyle ağzının kenarında kalan içki damlalarını siler...
Elinde tuttuğu içkisi tekrar yudumlar fakat bu içkinin son yudumudur. Lumar içkinin bittiğinin farkında değildir , tüm şişeyi hayava doğrultup içmeye çalışır fakar ağzına sadece bir damla gelmiştir. İyice emin olmak için şişenin içene bakar, içkinin bittiğinden emin olduğu zaman sinirleri iyice gerilir.
--Hııııhhhhhaaaaa bbbbuuööö şiiuuşşeeellleereeeee oooooo pppiiiiizlllllliiikkkk cüüüüccccceeeee azzzzaaaaazzzz iiiiiççşiiikkkkkuuuyy kkkkoooyyyuuuüüyyyooooyyyrrrr!!!!(bu şişelere o pislik cüce az içki koyuyor). Ölllllldddddddoooururrrrüüüüceeemmm oooooouuuuuu lllannnnnaaeeeetttyyy olllaaaaıııssssıııcıceaa cüüüüüüeeiiieeccciieeeyyyiie
(öldürecem o lanet olasıca cüceyi)
Etrafın git gide kalabalıklaştığını görüntü bulanık da olsa farkediyordu...
--- EHUHEUHUE... Siiiiuuuuzzzüüüüdddeeemmmmmmmuuuuıııı kkkkkaaaaazzzzzzııııııllllaadııııuuuu oooooooooouuu ppppiiiizzzsssssssllliiiiiıııkkk cüüüüüüüeeeeiiiiccccccceeeeeiiiiiii!!!!(sizi de mi kazıkladı o pislik cüce)
Yere bir daha tükürür... Elinin tersiyle ağzının kenarında kalan içki damlalarını siler...
Gitarım Aşkım... My Guitar My Soul...
-
Dragonfly
- Kutsanmış Kişi
- Posts: 1262
- Joined: Thu Mar 25, 2004 10:00 am
- Location: DoÄ?u Limerik
- Contact:
Ruman 'a yüksek at nalı sesleri arasından gelen bu ses onu biraz sakinleştirmişti.Konuşmak için sesin geldiği tarafa döndü,yerde yaan adama baktı ve sağındaki barbara baktı.
Etraftaki halkın bakışlarının krala kadar gideceğini biliyordu bunun için olyı bu alanda uzatmanın anlamıyok diye düşündü ve....
Atlı süvarilere aradığınız adam bumu diye sordu.
Atlılardan birisi evet efendim bu adam diye cevap verince,sinirli bakışlarını yerdeki kanun ezicinin üstüne doğrulttu,onu komutanınıza götürün dedi.Atlarından inen 6 adam yerde yatanın bileklerini ve elerini bağlamak için heybelerinden zincir çıkarttılar.Yerde yatanı birer birer kollarından bağladılar ve onuda diğerlerinin gideceği yere doğru yürüttüler.
Diğer dört adama dönen Ruman siz benimle gelin dedi ve Biraz önceki konuşan adama bakarak saygısına karşılık verdi.Atlılar yerde yürüyen barbar ve siyah elbiseli adamın etrafında halka oldular.İki atlı mızrakları ile arkada ikisi kılıçları ile yanda duruyorlardı.Ã?nleri açık v şekilinde Rumanın güneş batmadan önce gösterdiği yere doğru ilerlemek için atlar hareketlendi.Ruman daha sakin bir ses ile benimle gelin dedi ve gidicekleri tarafı bakmadan eli ile gösterdi
Etraftaki halkın bakışlarının krala kadar gideceğini biliyordu bunun için olyı bu alanda uzatmanın anlamıyok diye düşündü ve....
Atlı süvarilere aradığınız adam bumu diye sordu.
Atlılardan birisi evet efendim bu adam diye cevap verince,sinirli bakışlarını yerdeki kanun ezicinin üstüne doğrulttu,onu komutanınıza götürün dedi.Atlarından inen 6 adam yerde yatanın bileklerini ve elerini bağlamak için heybelerinden zincir çıkarttılar.Yerde yatanı birer birer kollarından bağladılar ve onuda diğerlerinin gideceği yere doğru yürüttüler.
Diğer dört adama dönen Ruman siz benimle gelin dedi ve Biraz önceki konuşan adama bakarak saygısına karşılık verdi.Atlılar yerde yürüyen barbar ve siyah elbiseli adamın etrafında halka oldular.İki atlı mızrakları ile arkada ikisi kılıçları ile yanda duruyorlardı.Ã?nleri açık v şekilinde Rumanın güneş batmadan önce gösterdiği yere doğru ilerlemek için atlar hareketlendi.Ruman daha sakin bir ses ile benimle gelin dedi ve gidicekleri tarafı bakmadan eli ile gösterdi
Last edited by Dragonfly on Sat Feb 12, 2005 4:30 am, edited 1 time in total.
Dragonfly ;
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Neler olduğunu anlamadan etrafları atlı süvariler tarafından sarılmıştı Onu iten adamında çok sarhoş olduğu her halinden belli oluyordu, üstelik konuşmasından pek bir şey anlamakta mümkün değildi. Bu olaylar olurken atlı süvarilerinden biri Ruman 'la konuşuyordu, şehrin düzenini bozan kişiyi alıp götürmelerini istemişti karşısında duran kolcu komutanı... Bir süre sonra ,süvarilerden bir kaçı sarhoş olan adamı götürürken, etraflarını dört süvari çevirmişti...
şöyle bir etrafına bakındıktan sonra Rumanın gösterdiği tarafa doğru Gümüşle (yan yana)beraber gayet kontrollü ve sakin tavırlarla, temkinli bir şekilde ilerlemeye başladılar....
şaşıran Antimodes şaka yapıp yapmadığını anlamak için çocuğa baktı
Raistlin şaka yapmıyordu.
Tanrının Antimodesin omuzundaki eli bir anda titredi.
Raistlin şaka yapmıyordu.
Tanrının Antimodesin omuzundaki eli bir anda titredi.
-
Dragonfly
- Kutsanmış Kişi
- Posts: 1262
- Joined: Thu Mar 25, 2004 10:00 am
- Location: DoÄ?u Limerik
- Contact:
Bir açıklama beklemek için geç kalmadınız mı?- " Biz şehrin hangi kuralını bozduk ? Bizi böyle silahlı adamlar eşliğinde götürmenizi açıklamanızı istiyorum sizden "
Zaman ilerlemiş ve girecekleri yapının önüne gelmişlerdi.
Açıklama içeride içerde istediğiniz hertürlü soruyu cevaplıycam.
Dragonfly ;
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Gümüş'ün bu ani çıkışına çok sinirlenmişti Arutha. Rumanı kızdıracak hertürlü konuşmadan uzak duruyordu, fakat şimdi o'da merak etmeye başlamıştı. Gözleriyle Gümüşe doğru (ne yapmaya çalışıyorsun) dercesine bir bakış attı ve içeride sorularının cevabını alabileceği düşüncesiyle ilerledi....
şaşıran Antimodes şaka yapıp yapmadığını anlamak için çocuğa baktı
Raistlin şaka yapmıyordu.
Tanrının Antimodesin omuzundaki eli bir anda titredi.
Raistlin şaka yapmıyordu.
Tanrının Antimodesin omuzundaki eli bir anda titredi.
-
Dragonfly
- Kutsanmış Kişi
- Posts: 1262
- Joined: Thu Mar 25, 2004 10:00 am
- Location: DoÄ?u Limerik
- Contact:
Ruman kapıya yaklaştı ve iki kere kapıya vurdu.
İçerden yaklaşan zincir sesleri ağır ağır kapıya yaklaşıyordu.
Ve kapı açılır...
Elinde tuttuğu gürzün parlaklığı ve büyüklüğü göz alıyordu.Kapıyı bütün vücudu ile dolduran adam Rumanı karşıladı.
Yüzündeki çocuksu ifade bu devasa boyutlu adamın neler yapabileceğini insana tahmin bile ettiremezdi.
Kalın ve bedenleri sarsan bir ses tonu ile Efendi Ruman kardeşiniz henüz gelmedi ama biz sizin geliceğinizi alandaki olaylardan tahmin ettik ve hazırlık yaptık dedi.
Ruman tuhaf bir gülümseme ile misafirleri içeri alalım lütfen Salomonyus dedi.Ve askerler mızrakları ile atlarından indiler.
İçeri gireceksiniş değilmi diye bir soru yöneldi gözlerinde tekrarlanan tanıdık bir ateşle Rumanın.
İçerden yaklaşan zincir sesleri ağır ağır kapıya yaklaşıyordu.
Ve kapı açılır...
Elinde tuttuğu gürzün parlaklığı ve büyüklüğü göz alıyordu.Kapıyı bütün vücudu ile dolduran adam Rumanı karşıladı.
Yüzündeki çocuksu ifade bu devasa boyutlu adamın neler yapabileceğini insana tahmin bile ettiremezdi.
Kalın ve bedenleri sarsan bir ses tonu ile Efendi Ruman kardeşiniz henüz gelmedi ama biz sizin geliceğinizi alandaki olaylardan tahmin ettik ve hazırlık yaptık dedi.
Ruman tuhaf bir gülümseme ile misafirleri içeri alalım lütfen Salomonyus dedi.Ve askerler mızrakları ile atlarından indiler.
İçeri gireceksiniş değilmi diye bir soru yöneldi gözlerinde tekrarlanan tanıdık bir ateşle Rumanın.
Dragonfly ;
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Lumar burada nerlerin döndüğüne bir anlam vermemişti, boş boş sadece etrafın gözlerinde oluşturduğu bulanık görüntüleri takip ediyordu. Oluşan binlerce ses kafasına teker teker iğne saplamayla eşdeğerdi, derhal içki içmesi gerkiyordu, acılarlar yeniden başbaşa kalmak istemiyordu.
Elinde tutuğu şişeyi yere fırlatarak onun onlarca parçaya ayrılmasını zevkle izledi, bunu yaparken aklında sadece bir hedef vardı bu da onu kazıklayan sahtekar cüceydi, veya o kendinin kazıklandığını hissediyordu.
İçkiyi aldığı hana doğru gidecekken kalabalık daha da fazlalaştı, ellerinin ve ayaklarının bağlandığını hayam meyal hatırlıyordu, hatta bu sarhoş haliyle bir yere tutunamadan sürüklendiğini, yürümeye zorlandığını da hatırıyordu. Bu durum karşısında kesinlikle karşı koyma amacı hissetmedi kendisinde sadece ve sadece onu kazıklayan cüce vardı aklında.
Bir atlının omu büyükçe bir yapıa doğru çekiştirdiğini hatırlıyordu, daha önce hiç bu kadar büyüük kapısı olan bir yapı görmemişti. Uzun zamandır kesmediği sakallarını okşadı ve yapıya hayranlıkla baktı.
-- Bu benim olabilirdi, buna bende sahip olabilirdim ama rtık çok geç her şey için çok geç, ölüm benim yandaşım ve içi ise tek dostum...
Bu düşünceler içinde kapıya doğru ilelemekteydi. Kapı açılınca karşısına iri bir adam ve elinde tuttğu o büyük gürz dikatini çekti. Bu arada içkinin onun üzerinde yarattığı etki yavaş yavaş yok oluyordu. Küçük bir sırıtışla dalga geçercesine elinde gürzü tutan adamın gözlerine baktı...
Elinde tutuğu şişeyi yere fırlatarak onun onlarca parçaya ayrılmasını zevkle izledi, bunu yaparken aklında sadece bir hedef vardı bu da onu kazıklayan sahtekar cüceydi, veya o kendinin kazıklandığını hissediyordu.
İçkiyi aldığı hana doğru gidecekken kalabalık daha da fazlalaştı, ellerinin ve ayaklarının bağlandığını hayam meyal hatırlıyordu, hatta bu sarhoş haliyle bir yere tutunamadan sürüklendiğini, yürümeye zorlandığını da hatırıyordu. Bu durum karşısında kesinlikle karşı koyma amacı hissetmedi kendisinde sadece ve sadece onu kazıklayan cüce vardı aklında.
Bir atlının omu büyükçe bir yapıa doğru çekiştirdiğini hatırlıyordu, daha önce hiç bu kadar büyüük kapısı olan bir yapı görmemişti. Uzun zamandır kesmediği sakallarını okşadı ve yapıya hayranlıkla baktı.
-- Bu benim olabilirdi, buna bende sahip olabilirdim ama rtık çok geç her şey için çok geç, ölüm benim yandaşım ve içi ise tek dostum...
Bu düşünceler içinde kapıya doğru ilelemekteydi. Kapı açılınca karşısına iri bir adam ve elinde tuttğu o büyük gürz dikatini çekti. Bu arada içkinin onun üzerinde yarattığı etki yavaş yavaş yok oluyordu. Küçük bir sırıtışla dalga geçercesine elinde gürzü tutan adamın gözlerine baktı...
Gitarım Aşkım... My Guitar My Soul...
Kibar bir tebessümle, dostane bir şekilde hafifçe Rumanın koluna dokunarak "Tabiiki saygıdeğer Ruman" dedi ve omuzunun üzerinden bir bakışla beraber eliyle Gümüşe doğru (takip et) manasında bir hareket yaparak, kontrolün kendisinde olduğu mesajı verdi herkeze....
şaşıran Antimodes şaka yapıp yapmadığını anlamak için çocuğa baktı
Raistlin şaka yapmıyordu.
Tanrının Antimodesin omuzundaki eli bir anda titredi.
Raistlin şaka yapmıyordu.
Tanrının Antimodesin omuzundaki eli bir anda titredi.
-
Dragonfly
- Kutsanmış Kişi
- Posts: 1262
- Joined: Thu Mar 25, 2004 10:00 am
- Location: DoÄ?u Limerik
- Contact:
Salomonyus kapıdan çekildiğinde içerisinin oldukça kalabalık bir yer olduğu gelen seslerden anlaşılıyrodu.
Gurup içeri girdiğinde bütün herkes susup içeri girenlere baktılar.
--Ortam--
İki buçuk metrelik bir kapıdan girişi olan küçük bir koridorla ana salona bağlanan yapı tümü ile mermer ve granit taşlardan yapılmış.
Salonun ortasında uzun mermer masalar askeri düzene göre sıralanmışlar.Her masada yaklaşık 10-12 kişi oturuyor.Masa sayısı kapıdan bakışta yaklaşık 11...Kişiler zırhlı ve pelerinli olmak üzere iki çeşit.Tavan oldukça yüksek.Yukarıda salona bakan iki asma kat karşılıklı bir birlerine bir tahta köprü ile bağlılar.
Gurup içeri girdiğinde bütün herkes susup içeri girenlere baktılar.
--Ortam--
İki buçuk metrelik bir kapıdan girişi olan küçük bir koridorla ana salona bağlanan yapı tümü ile mermer ve granit taşlardan yapılmış.
Salonun ortasında uzun mermer masalar askeri düzene göre sıralanmışlar.Her masada yaklaşık 10-12 kişi oturuyor.Masa sayısı kapıdan bakışta yaklaşık 11...Kişiler zırhlı ve pelerinli olmak üzere iki çeşit.Tavan oldukça yüksek.Yukarıda salona bakan iki asma kat karşılıklı bir birlerine bir tahta köprü ile bağlılar.
Dragonfly ;
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Arutha içeri girdikten sonra şöyle bir etrafını süzdü, insanların susup, dikkatlerini kendilerine vermelerinden Ruman'ın epey saygı gören birisi olduğunu düşündü.Cüppesinin şapkasını çıkarttı kafasından yavaşça, insanları yan gözle süzmeye devam ederken bir yandanda Rumanı takip ediyordu. Sürekli tetikte durur gibi bir hali vardı, bu durumundan kendiside rahatsız oluyordu, ama yinede bilmediği bir krallıktı.
En nihayetinde bir avuç asker işte diye düşündükten sonra yangözle Gümüşü kontrol etti ve Rumanı takip etti.....
En nihayetinde bir avuç asker işte diye düşündükten sonra yangözle Gümüşü kontrol etti ve Rumanı takip etti.....
şaşıran Antimodes şaka yapıp yapmadığını anlamak için çocuğa baktı
Raistlin şaka yapmıyordu.
Tanrının Antimodesin omuzundaki eli bir anda titredi.
Raistlin şaka yapmıyordu.
Tanrının Antimodesin omuzundaki eli bir anda titredi.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests
