Page 4 of 4
Posted: Sun May 10, 2009 2:16 pm
by Firble
Arkadaşlar bu başlığa yazılanları yeni gördüm... Yav bir daha bana mesaj atın başvuru yaptık diye... Neyse eğer yine devam etmek isteyen varsa akademiye hem bana hem de buraya yazsın... : ) ) )
Posted: Mon May 03, 2010 12:03 am
by Walter
Ad: Nickoy Waldemer,
Irk: İnsan
Sınıf: Ozan / Swashbuckler
Yaş: ??
Boy:1,86
Saç Rengi: Sarı
Saç Stili: Dalgalı ve uzun
Göz Rengi: Parlak açık mavi
Ten Rengi: Buğday
Görünüş: Kahverengi bir pelerin giyiyor, giysileri genelde kahverengi yoğunlukta bu renkte uzun siperlikli bir şapkası var, gizlediği sekiz hançeri vardır ve hançer kullanmakta ustadır.
Fiziksel özellikler: Yüzü traşlı, biçimli yüz hatlarına sahip, yakışıklı
Ruhsal özellikleri: Umursamaz, hiç kimseyi hiçbir şeyi sadece bu dünyada olan bitenleri tamamıyla izlemek ister..
Sevdiği şeyler: Kadınlar, Kadınlar, viski, kadınlar, kadınlar, laf sokmak, gitari
Umursadığı şeyler: pek kalmadı, sadece şiirleri
Geçmişi: Nickoy babasını hiç tanımadı, çünkü babası bir şövalyeydi genç yaşında ölmüştü, annesi ise kız kardeşini doğururken öldü. Yaşlı dedesi onlara baktı, yıkık bir terk edilmiş kasabada sadece kız kardeşiyle büyüdü.
Dedesi ona hikayeler anlatırdı, zamanında güçlü bir savaşçı olan dedesinden savaş hikayelerini dinlerdi, Ozanlık hevesi daha küçükken, dedesi ona on yaşındayken ufak bir gitar amasıyla başladı. Ardından dört yabancı bulundukları yere gelerek dedesiyle konuştular, dedesi oradan ayrılmaya karar verdi giderlerkende aralarından en yaşlı olanı Nickoy'a kahverengi yeni şapkasını verdi.
Batıya gidip Delenor'a yerleştiler ama dedesi kıza zaman içinde öldü., Delenor'da yaşayabilmek için çetelere katıldılar, bu arada nickoy ozanlığına devam ediyordu, gerek ufak para kazanıyor çok altın atan müşterisini takip ederek evini soyuyordu. Kız kardeşi Maria güzelliğini kullanarak, paraları çalmaya başlayınca, Sarışın kardeşleri, muhafızlar her yerde aramaya başlamıştı.
Nickoy aranmaktan kurtulabilmek için Waldemer adını seçti, kız kardeşini de erkek gibi giydirerek bir süreliğine paralı askerlik yaptılar. En sonunda onu da bırakıp kuzeye bir şehire giderken bir soylu büyücü, Maria'ya aşık oldu. Adamdan Nickoy hoşlanmasa da Maria o adamı çok sevmişti. Brave denilen bu adamla kızkardeşi maria evlendiler, Nickoy evliliğin ertesi günü oradan ayrılıp, kendini vurdu yollara, bir sürü yerde gezip bir çok iş yaptı, arada kız kardeşini ziyarete gitti. Sendarlı büyücülerden olan bu adam genelde çok göreve çıkıyor, uzun süre eve gelmiyordu.
Bu adamı araştıran Nickoy onun, bir grup kahramandan biri olduğunu, yüksek casusuluk görevi içinde kötülüklerle savaşan Kara şahin olduğunu öğrendi. Bunu öğrendiği an kardeşine koşması bir oldu eğer kendisi gibi biri bunu öğreniyorsa, bu adamın düşmanları Maria'yı hemen öğrenip öldürtebilirdi.
Maria'ya gidip konuştu ama kızkardeşi bunu red etti. Daha yeni bebeği olmuştu, eşinden ayrılmak düşüneceği son şeydi. Ã?ocuğun adına Helm Aquis koymuşlardı. Nickoy artık dayı olmuştu ama bu umrunda değildi. Geçmişten kalan gitarı, şapkası ve kızkardeşi vardı ve onları korumak istiyordu ama Maria onu dinlemedi, o eşi Brave Falcon'la olacaktı.
Nickoy, Falcon ile konuştu. Falcon ona "Eğer beni biliyorsan benimle çalış, Stihis'de şatomda yaşa Joe'nun hanında çal, geceleri hırsız avla hem Maria'nın yanında olursun hem de benim."
Nickoy bu durumu kabul etti. Düşmanları olan ülkede, Falcon bir Lorddu, Kıllı Joe onun kaçakcısıydı, Ziagull adı verilen adamda onun askeri gücü Nickoy ise hırsızı, düşman şehirde, bu dört kişi grup kurmuşlardı. Çok iyi para kazanıyor düşman ülkeyi dolandırıyorlardı. Fakat bir gün Nickoy şehire mal getirirken Acı haber duyuldu, Maria, öldürülmüştü hemde Falcon'un gözleri önünde ve o koca kahraman denilen falcon buna yapacak bir şey bulamamıştı. Nickoy bunu öğrenince delirdi, yapanları öldürecek güçte değildi ama Falcon'a söverek bastı gitti.
Gezerken, bir tüccarda büyülü bir yüzük, fark etti. Hapishane malları olduğu için ucuza kapattı Nickoy, Bu yüzüğü alarak hemen araştırmaya gitti. Bu yüzüğün iz yüzüğü olduğunu öğrenince sevinçten çılgına döndü. Bu dünyaya ilk ayakbasanların yüzüğüydü. İlkdoğanların dokuz yüzüğünü bulan ölümsüzlüğe açılacak kapıdan geçecektir. yazısını çok duymuştu. Maria'nın üzüntüsü içinde tazeyken bu uğraşla uğraştı. Yüzüğün bir tanesini cücelerin yüce rahibi Rubate Tanrıyumruğu'nun mezarını güç bela açarak içinden çıkartmıştı.
İki iz yüzüğü vardı, elinde dokuz tane yüzüğün ikisi ondaydı. Diğerlerini araştırırken, dört tanesinin, Falcon'da olduğnu öğrendi. Bu büyük bir rakamdı, ona gidip gitmemeyi çok düşündü ama en sonunda gitmeye karar verdi onla ortak olursa, bulacakları sadece iki tane olacaktı.
Falcon'un yanına gittiğinde Falcon ona soğuktu ama iz yüzükleri sayesinde tekrar ortak oldular, Joe'nun hanında toplanan grubuna artık gül tarikatı deniyordu. Diğer ikisini Gece elflerinin kralına büyük bir iyilik yaparak, elde ettiler. En sonunda boyut kapısı açıldığında bu dört adam ölümsüzdü artık Nickoyda öyle, yaşlılığa artık yenilmeyeceklerdi.
Artık Falcon'un başka hedefleri vardı dokuz iz yüzüğünü güçlü adamlara dağıttı, onlarla gül Tarikatını yükseltmeyi hedefliyordu. Nickoy'un en son yaptığı iş yeterince güçsüz gözüken iz yüzüğü sahibi Jedsun Rolwest'i öldürmekti. Ama Jedsun'un ona söyledikleri yüzünden, Jedsunu öldürüken içinde büyük bir pişmanlık duydu, ve ozanlığına tekrardan dönerek, Geçmiş kahramanların hikayelerini anlatmaya ve yazmaya başladı. Anlatmalıydı ki yaşananlardan ders alınabilsin. Nickoy şu sıralar Silvan'ın geçmişini yazmakla uğraşmaktadır....
Posted: Mon May 03, 2010 12:19 am
by Firble
Walter mesaj atmasan görmeyecektim. Aegronu da bir buçuk yıl sonra yeni fark ettim. Neyse akademide kabul red yoktur. Kendi karakterini tanımamın bana tek faydası akademideki senayoyu senin karakterine göre değiştirmem. Akademi Rpsinin ilk mesajına bak. Yani şuraya
http://frpworld.com/modules.php?name=Fo ... f63896a60a
Geldiğinde öyle bir yerle karşılaşıyor olacaksın sonra da devam et... İlk şiirinin nasıl olacağı sana kalmış... İlk başta sadece cesaret edip bir şiir yazmak gerekiyor.
Posted: Mon May 03, 2010 12:26 am
by Walter
Peki karakterimin geçmişi iyi mi sence ? Çok mu abartı olmuş, yoksa ?
Posted: Mon May 03, 2010 12:28 am
by Firble
Karakterin geçmişi ne kadar ayrıntılı olursa o kadar iyi olur. Ã?ünkü ben senin RPni senin geçmişine göre tasarlayacağım.
Posted: Mon May 03, 2010 12:46 am
by Firble
Bana birasz vakit ver Walter başlamak için...
Posted: Mon May 03, 2010 12:47 am
by Walter
Vakit senindir, üstad. Zamanı gelince söyle yeter....
Posted: Mon May 03, 2010 8:04 am
by Firble
Aegron ve Walter biraz acemice bir giriş oldu kusura bakmayın. Bu arada ben de biraz akademi geleneklerini hatırlama fırsatı bulduk. Bir parça sizin RPlerinizin taslağını da oluşturdum sayılır.