Posted: Thu Apr 26, 2007 11:41 pm
Raistlin'in verdiği ilk iki kaynak benim şiddet görüşüme daha çok uyuyor.
TDK çalışmıyor diye şiddet tanımını eleştiriyorsak emin değilim ama her halde şiddet gibi beylik bir kelimenin anlamını ilk kuruldukları zamanlarda belirlemişlerdir diye umuyorum.
Raistlin'in 3. verdiği kaynak ise şiddetin kaynağının doğa olup olmadığını sorguluyor. Yani bir anlamda şu anda bizim tartıştığımız şeyi bulmaya çalışıyorlar. Ve benim anladığım kadarı ile makale şiddetin doğadan geldiğini söylüyor. Daha doğrusu şiddet güdümüzün doğadan geldiğini... Bu konuda da hem fikirim. şiddet güdümüz doğadan geliyor. Zaten daha önce dediğim gibi insanın doğadan gelmeyen herhangi bir olgusu olduğunu düşünmüyorum.
Ama gerçekten cevabını bilmek istediğim bir soru var. Bunu bilirsek sanırım hangi tanımın doğru olduğunu bulabiliriz. Yaptığı şiddetten pişman olan hayvan var mı? Ya da o anda bir başka hayvanı öldürme isteğini bastırmaya çalışan, uzlaşmacı bir yol seçmeye çalışan bir hayvan var mı? Acaba birbirini ölesiye döven maymunlar, diğer maymun ölmeden önce ona acıdıkları için mi duruyorlar yoksa tatmin oldukları için mi yoksa tam o sırada rahatladıkları için mi? şiddet uygulamama gibi bir seçimleri oluyor mu? Ã?ünkü ancak seçim bilincine sahiplerse şiddet olgusunun ayrımına varırlar. Diğer türlü güdüsü aksiyona dönüştürmektir yaptıkları. Biz de aynı güdüleri hissediyoruz. Ancak güç kullanmayı red ettiğimiz zaman diğer türlü güç kullanarak yapacağımız işe şiddet diyoruz.
Peki o zaman soruyu şu şekilde sormak istiyorum müsadenizle.
Bir insanın bir şeyi yapması, sizin görüşünüzü veya üstünlüğünüzü kabul etmesi için, onun göze almadığı veya rızası olmayan, zarar verici güç uygular mıydınız?
Ã?ünkü ben gerçekten bu yukarıda ki soruya verilecek "şiddet doğada var" savının, bu yukarıda ki davranışı meşrulaştırma tehlikesi olduğunu düşünüyorum.
TDK çalışmıyor diye şiddet tanımını eleştiriyorsak emin değilim ama her halde şiddet gibi beylik bir kelimenin anlamını ilk kuruldukları zamanlarda belirlemişlerdir diye umuyorum.
Raistlin'in 3. verdiği kaynak ise şiddetin kaynağının doğa olup olmadığını sorguluyor. Yani bir anlamda şu anda bizim tartıştığımız şeyi bulmaya çalışıyorlar. Ve benim anladığım kadarı ile makale şiddetin doğadan geldiğini söylüyor. Daha doğrusu şiddet güdümüzün doğadan geldiğini... Bu konuda da hem fikirim. şiddet güdümüz doğadan geliyor. Zaten daha önce dediğim gibi insanın doğadan gelmeyen herhangi bir olgusu olduğunu düşünmüyorum.
Ama gerçekten cevabını bilmek istediğim bir soru var. Bunu bilirsek sanırım hangi tanımın doğru olduğunu bulabiliriz. Yaptığı şiddetten pişman olan hayvan var mı? Ya da o anda bir başka hayvanı öldürme isteğini bastırmaya çalışan, uzlaşmacı bir yol seçmeye çalışan bir hayvan var mı? Acaba birbirini ölesiye döven maymunlar, diğer maymun ölmeden önce ona acıdıkları için mi duruyorlar yoksa tatmin oldukları için mi yoksa tam o sırada rahatladıkları için mi? şiddet uygulamama gibi bir seçimleri oluyor mu? Ã?ünkü ancak seçim bilincine sahiplerse şiddet olgusunun ayrımına varırlar. Diğer türlü güdüsü aksiyona dönüştürmektir yaptıkları. Biz de aynı güdüleri hissediyoruz. Ancak güç kullanmayı red ettiğimiz zaman diğer türlü güç kullanarak yapacağımız işe şiddet diyoruz.
Peki o zaman soruyu şu şekilde sormak istiyorum müsadenizle.
Bir insanın bir şeyi yapması, sizin görüşünüzü veya üstünlüğünüzü kabul etmesi için, onun göze almadığı veya rızası olmayan, zarar verici güç uygular mıydınız?
Ã?ünkü ben gerçekten bu yukarıda ki soruya verilecek "şiddet doğada var" savının, bu yukarıda ki davranışı meşrulaştırma tehlikesi olduğunu düşünüyorum.