Page 4 of 8
Posted: Fri Jul 11, 2008 2:33 am
by CLiCKs
şakayı geçeyimde gerçekten ödüller bu kadar ama katılanlar çok mu. Diğer sitelerden de katılan var mı tabii sadece frpworlde sınırlamadıysanız?
Posted: Fri Jul 11, 2008 4:48 am
by Firble
Evet aslında frpworld dışı katılım için frpworld dışına da tanıtım yapabilsek iyi olurdu...
Posted: Sat Jul 12, 2008 6:26 am
by Possessed
Bunu en başta sormuştum Bogus'a. Maalesef şimdilik başka forumda takılmadığım için bir yerlere yayamayacağım. Ama başka forumlarda takılan arkadaşlar varsa bir konu açabilirler o forumlarda.
Posted: Tue Jul 15, 2008 2:50 am
by catboy
Uf ya neden konusu kıyamet ki? zaten benim yıllarımı verdiğim öykümün ana konusu da kıyamete doğru giden dünyanın durumunu anlatıyor. Tüm ilhamımı bu konuya vermişken şimdi bir tane daha kıyamet üzerine öykü düşünmek çok zor olacak benim için.
Posted: Tue Jul 15, 2008 11:06 am
by catboy
Ã?yküm Neirre adında benim kurguladığım bir evrende geçiyor. Biliyorsunuz iki ortak öykü de orda geçiyordu. Ama tamamen kendimin öyküsü bu.
Eski öyküler sadece bu evrende geçmiş eski tarihi olaylar olarak hatırlanmak da. aynen silmarilliondaki olayalrın yüzüklerin efendisinde de hatırlanması gibi.
Asla ama asla sizin karakterlerinden çırpmadım. Hepsi tamamaen benim kurguladığım olaylar ve karakterler üzerine kurulu bir kıyamet öyküsüdür yarışmaya katılacağım öykü.
Umarım Bogus kural dışı değildir. Kendi yarattığım bir dünya. başka bir öyküde de kullanılması demek bir daha kullanılmayacağı anlamına gelmiyordur uımarım.
Posted: Tue Jul 15, 2008 12:37 pm
by catboy
Dün akşam başladım ve saat 5te ezan eşliğinde bitirdim. çok etkileyici oldu yalnız tam kıyamet anında ezan sesi dinlemek

neyse ilk gönderen benim galiba. hadi hayırlısı olsun!

yalnız belirtmek isterimki üstünde düşünerek yazdım ve sürprizli yazmaya çalıştım. Umarım beğenirsiniz sayın jüri üyeleri.
Hatta ilk yorumu da ben söyleyeyim: 5000 azdı be. sonu biraz aceleye gelmiş diyeceğini şimdiden okur gibiyim

neyse hade ben uyumaya gidiyorum artık. Zzzzz!
Posted: Wed Jul 16, 2008 4:00 am
by XK
Benimki de bitti bitecek. (5000 kelime sınırına gıcıklığımı da parantez içinde belirteyim.)
Ama son gün göndereceğim. Huyumdur.

Posted: Wed Jul 16, 2008 10:14 am
by catboy
Büyücünün biri küreye yaklaştı. Elleri birden çok titremeye başlamıştı. Sakinleşti ve küreye değdi. O anda büyük bir patlama yaşandı ve tüm dünya yok oldu. (işte basit ama gerçekçi bir fantastik diyarda yaşanabilecek bir kıyamet senaryosu)

Olasılıklar sonsuz yeter ki düşün! Hayat kısa ama bu dünyanın ömrü daha da kısa. sen moralini bozma, çünkü kimse seni unutmaz taki mezarında siyah güller bitene kadar!
Posted: Thu Jul 17, 2008 4:07 am
by XK
Ã?yküyü bitirdim ama hem sonu aceleye geldi hem de dört yüz kelime fazla oldu.
Ne vardı biraz daha fazla olsaydı şu kelime sınırı.
İlk kısımlarda kısaltma, son kısımlara da ekleme yapmam gerecek.
Son güne yani 31 Temmuz'a dek düzeltmelerim devam edecek.
Posted: Thu Jul 17, 2008 4:16 am
by Bogus
5000 kelime ölümcül bir sınır değil. %10 aşabilirsiniz, lafınız bitmiyorsa... Ama herkes 5000'e dayarsa 20 kişi katılsa 100.000 kelime okumak zorunda kalacağız.
Posted: Thu Jul 17, 2008 4:17 am
by catboy
Benim de aynen böyle tam gaz yazıyordum baktım 4900 kelime olmuş ama ben daha finaline yeni gelmiştim. geçmek de istemiyorum 5000 sınırını. kurallara uymak konusunda biraz tırsağımdır da. bir kelime dahi geçerse elenirim telaşesi oldu ben de. ben de beni tatmin etmeyen bir final sahnesini nasıl cilalayabilirim diye karar karar düşünmeye başladım. En iyisi Saruman'a danışmak.
"Bana danışmaya mı geldin uzun yollardan, sevgili oğlum?"
"Ecet Saruk. Kısa kes tıraşı. Bakmam lazım senin gören gözüne. Lensini çıkartma.şakanın sırası değil. Hani orta çağın görünütülü telefonlarından en iyi markalardan biri vardı sen de. Palantiri. İşte onu getir. Hadi koçum."
"Sana bir teklif yapmıştım. Ama sen Saruman'ın teklifini kabul etmemekle..."
"Kısa kes Saruk. Yakın zamanda Gandy amca gelecek. Ona söylersin daha kadim bir ses tonuyla. ama bilesin gandy'nin her zaman laf sokmaya hazır bir doğası vardır. Sana o yüzüğün tek bie efendisi olduğunu söyleyip rüzagara karşı gerine gerine naniğini yapıp gidecek. Neyse ver taşını hadi bana müsade."
Maalesef ki orta dünyadan getirttiğim özel markalı telefonum da (feanor usta huzur için de yatsın.) bana yardımcı olamadı. 5000 sınır koca bir göz gibi tepemden bana bakıyor. Atlarsam tatmin edici bir öykü olacak. Ama bu sefer de ölümsüz toprakalra giden gemiye binme hakkım elimden alındım ufacık tepecik içi dolu turşucuk Frodocuka kalacak. Ya da finali hoş olmayan ama yeterince anlatmak istediğini analatacak bir öykü olacak ve arwenle beraber kocasını gömüp tüm parasına ortak olduktan sonra siyahlar içinde bir moda ikonuna dönüştürüp lothlorien ormanlara depecem ve tüm para benim olacak!
Ya ben ne anlattım yahu şimdi?

Posted: Thu Jul 17, 2008 4:55 am
by dwaxer
.
Arkadaşlar benim de naçizane görüşüm 5000 kelimenin yeterli olduğudur. Tamam bazı hikayeler vardır uzun sürebilir ama Kıyamet konusu uzun sürer diye bir çıkarım yapmak herhalde doğru olmaz. İşte örnek olarak sadece 137 kelime kullanarak yazdığım hikayeyi aşağıda veriyorum:
Kıyamet Sabahı
Kahvaltısını aceleyle bitirip, çapaklı gözlerini ovalayan karısını öptü ve çıktı. Biricik karısı olmasaydı, herhalde böyle sabahın alacakaranlığında yola çıkmasını gerektirecek bir işte çalışması imkansız olurdu. Aşkın gücü!
Dışarıya adım attığında her sabahkinden daha karanlık olduğunu hissetti, yoksa yaz ortasında hava bulutlu muydu? Kafasını kaldırıp gökyüzüne baktığında Ay’ı gördü. Ay’ın bu kadar büyük görünmesi adamı bir anda dehşete düşürdü. Ay yüzeyindeki kara çizgiler devasa örümcek ağları gibiydi. Ve uydunun şeklinin bozulduğunu, bir gariplik, bir terslik, bir korkunçluk olduğunu anladığı anda cep telefonu çaldı. Telefonuna uzanırken gözlerini tepedeki devasa Ay’dan alamıyordu. şimdi iyice belli olmuştu ki Ay, üç ya da dört parçaya ayrılmıştı ve hâlâ gözle farkedilebilecek hızla büyüyordu. Birkaç sokak öteden çığlıklar duyuldu. Köpekler ulumaya, havlamaya başlamıştı. Cep telefonu hâlâ çalıyordu. Gözlerini hızla büyüyen Ay’dan ayırmadan telefona cevap verdi. Karısıydı.
“Hayatım cüzdanını unutmuşsun!”
“Necla... Seni seviyorum!”
SON.
.
Posted: Thu Jul 17, 2008 5:28 am
by Bogus
Çok enteresan dwaxer... Peki karakterin bu hikayeyi kime anlatıyor?
Posted: Thu Jul 17, 2008 5:38 am
by dwaxer
Bogus wrote:Çok enteresan dwaxer... Peki karakterin bu hikayeyi kime anlatıyor?

Ã?bür dünya diye bir yer varmış, ölünce kendini değişik bir formda (ışık, enerji) başka bir alemde buluyor kendini. Orada gel zaman git zaman yazarlığa başlıyor; bu da otobiyografik romanından bir alıntı.
Edit: Anlatımı düzeltip 3.tekile çevirdim. Neyse zaten anlatmak istediğim hikayenin kısa da olabileceğiydi yoksa bu hikaye ile yarışmaya katılmayı düşünmüyorum.
Yoksa katılayım mı?
.
Posted: Fri Jul 18, 2008 9:12 am
by Possessed
Hehe

Süper bir öykü olmuş. Kıyamet işte, ne uzuyor 5000 sözcük falan! Her şey bir anda yok olmuyor mu zaten
Bu arada ben ilginç bir yorum buldum kıyamete; ama öyküyü toparlayamadım.. Büyük ihtimal katılamayacağım. Zamanım da kıymetlendi, bir iş aldım, onun üzerine çalışmam gerekiyor

Ã?yküyü kafamda toplayabilirsem vakit ayırıp bir şeyler hazırlayabilirim ama, benden ümidinizi kesmeyin
