Yeniden başlayalım...
Hiç kendinize sordunuz mu?
Ben bir şeyi ne kadar tanıyor ve ne kadar biliyorum.
Söylediğiniz herşey, herşeye veya herkese saygı duymakla alakalı;ama bunu sizin duygusal olarak beslediğiniz kişi ne kadar yapıyor. Aynen Amerika'yada saygı duymak lazım gibisinden bir unsur. Eğer bir şeyleri okumanın kıymetini, yazmanın kıymetini bilmek kadar vermiş olsaydınız, bence bunları yazmak yerine, olaylara daha iyi idrak etmek için araştırırdınız.
Yurt dışında ben size gördüğüm şeyleri söyleyim, "öncelikle yazarı" eleştirdiğim kısmı anlatayım. Ondan sonra "gülünç" bulduğunuz birinin neler yaşadığını veya düşündüğünü gördükten sonra, bireysel hazlarınızı bir kenera bırakır, şöyle bir soluklanarak tekrardan düşünürsünüz.
Zevk Uğruna Faydacılık
Bu bahsettiğiniz kadınımızın ilk yazdığı kitaplar, tamamen kurgusaldır. Para kazanmak vb. amaçlar normal bir yazarın güdeceği veya güdmeyeceği anlayışlara denk bir şekilde piyasaya çıkmıştır. Ondan sonra gelişmiş, Tsr içerisinde yer bulmuş ve bir anlaşmayla hisseler üzerinden yapılan sözleşmeler dengince settingleştirilmiştir. Kaldıki bu yazarın sizin bilmediğiniz türlerde bir çok kitabı ve söyleşisi vardır. Tsr bu hissedarını korumuş ve beslemiştir. Daha sonra iş ticaret unsuruna döküldüğünde;
Tsr 1994'lerde sanırım son çığlıklarını verirken, planescape o zamanlarda tutulmaya başlıyordu. Tam bu sırada tekmil sahibi, telif hakkı sahiplerinden bu yazar, telif haklarındaki sorundan dolayı Tsr'a ilk davasını açar. Davanın sebeplerini, ilgili mahkemelerden kısaca arayarak netten her şekliyle bulabilirsiniz. Bu davayı kazandıktan sonra, bir çok kişinin sevdiği Tsr Planescape roman ve kitapları sadece bölgesel olarak basılıp, gerekli kişiye parası nakdi olarak ödenir. Devamında Tsr bu ve buna benzer davalar yüzünden yıpranarak, oyuncak firmasına devredilir. Devamında olanlar ise Planescape yazarlarının Tsr bünyesinden ayrılması. Ravenloft vb. bir çok sistemin gerek yazarlarının, gerekse diğer emekçilerinin işsiz kalmasıdır. Tabi bu sırada bizim yazarımız, davalardan aldığı ücretle mutlu olmakta ve kitabının(ki bir çoğu güzeldir) satmasıyla mutlu olmaktır.
Bu noktada Eser-Yazar ilişkisini dile getirmek isterim. İnsan beğenilen bir eser güzerinden gayri menfi bir kazanç elde edip, tüm hırsı ve gücüyle onların varlığı için çabalıyorsa, bu noktadan sonrada başkalarının "işlerine, ekmeklerine" gölge düşürüyorsa (gerçi geçen senelerde planescape yazarlarından bir tanesi W&W a döndü) bu bence onursuzluktur.Eğer başkasına saygınız yoksa, başkalarınında size saygısı olmayacaktır. Benim zoraki mantığım (bir çoğunuzun daha şimdiden "tamam" yakaladığım dediği) eser sahibine karşı ben arasında değil, eser sahibinin yaptıkları vs işsiz kaldığı ve benim eser sahibinden daha güçlü edebiyata, yazma tekniğine ve hayal gücüne sahip olan diğerlerine karşıdır. Bir kişinin kendi çıkarları adına, başkalarını egale etmesi (wizard of coast firmasında yaşananları hiç anlatmıyorum orada olay tamamen hukuk taşlarında ölüyor zaten) ve onların emeklerini mahvetmesi bence gereğinden fazla onursuzluk ve "sözlüğe" baktığınızda şerefsizliktir.
Bu noktadan sonra işin eserler vs. kısmını eleştirmiyorum. "İnsan okuduğu ve yaşattıklarıyla vardır" lafından hedefle, kimsenin zevk ve hazlarına kimsenin "tenkit ve engellemede" bulunması yanlıştır;ama sizinde bahsettiğiniz üzere bu forum ortamında "herkes" istediği düşüncesini, söyleyebilir. Benim düşüncelerimde gayet açıktır.
Bir kişi bir şeyi "piç ediyorsa"<---bu küfür değildir. Bilmeyen varsa gidip sözlüğünden bakabilir. Ondan sonra buraya çıkıp, söylediğimi "küfür" olarak değerlendirip, bana sizin belirlediğiniz saygı çerçevesinde her türlü terbiyesiz sözü sarfedebiliyorsanız tebrikler.
Bir diğer nokta ise "site yazarı" ünvanı. Bunu ben kimseden talep etmedim, kimseye bana bir mevki versin veya çok şık duruyor üzerime konulsun diye istemedim. Gördüğümde ise şaşırmadım;çünkü ben Frp world içerisinde bulunma amacım çok farklı. Kaldı ki bunu değer gören kişilere bir şey demeyeceğim;ama rahatsızlık duyan varsa alabilir. Hiç enterese olmam...verildiği zaman gibi.
Son mesajda dikkatimi çeken bir unsur var. SacoKhan kişisi yazmış.
" Bu lafı hiç kullanmayı sevmem ama "çok anlıyorsan sen yaz arkadaşım", ki çok isterim FRPworld'den çıkan bir "Site Yazarı"nın ünlenmesini."
Diyerek. Ben sana beni değil, Türkiyedeki edebiyat dehalarının (bir kaçı benim arkadaşımdır.) ne olduğunu söyleyim. Okuduğumda çok değişik hazları içinde bulunduğum kitapların örnekleri, Türkiye sistematiği içerisinde olan "telif hakkı" curcunasından kurtulduktan sonra yayın evlerine gider. Yayın evleri ise bunlara şu şekilde bir cevap yazar.
"Kitabınız eminizki yeni bir şaheser ve öz verinin beslediği bir eser. Ancak mevcut piyasa şartları altında "nasıl talep" çekeceğini bilmediğimiz şeylerden muhakkak suretle uzak duruyoruz ve senin dediğin "daha iyisi varsa" dediğin "benim tanıdıklarım" içerisinde yazanlar daha ilk andan itibaren yok olurlar. Neden talep halen şişman parmaklı hanımımızın elinde diye."
Peki bu seneryo sence arz, talep ilişkisinden mi oluşmuştur. Kesinlikle hayır. Bunların özünde yayın evlerinden ziyade bunların merkezindeki "dikta" edilmiş satış politikasını merkez firmaya benimseten yazarlardan kaynaklanmaktadır.
Ve değinmek istediğim son nokta.
Son mesajlardan:
"Ã?ünkü kendini savunma şeklin çok gülünç, bir tane denklem vermişsinki FR'ye 10000 DL'ye 1000 gibi, bu sayıları neye göre verdiğini çok merak ettim, eğerki kitap sayısına göre verdiysen FR'de DL'den dokuz kat daha fazla eser yoktur"
Fr, Dragonlance'den 9 kat büyük bir sistemdir. Kaldıki o oranda belirtilen kat sayı "9" değildir...."10"dur. Daha beni gülünç olarak adledip matematikten veya sistemden habersiz olarak karşıma geçiyorsan bir düşün.
şu ana kadar kimseye "sen çok komiksin" demedim. Herkesi ciddiyetle karşıma alıp konuştum;ama şu noktadan sonra bazı şeylerin idrakini yapmamak, sadece inandığınız tabular üzerine "düşünmek" istiyorsanız, en azından saygı duymayı bilmelisiniz.
İnsanları "ne şekilde yazdığı" ile yargılayan sizsiniz. İnsanları ne şek,lde düşündüğü içinde yargılayan sizsiniz.
Ben ise yargılarımda 1-Gerçeklerle, davranışlarla ve sonuçlarıyla değerlendirirken.
2-Siz yok efendim çok küfürlü yazdıkların. Siz daha küfürün anlamını bilmiyorsunuz.
Size bir küfür göstereyim:
"Onlarki hasat mevsiminin arkasından tarlaya koşarak giren, başakların bekçileridir."
İşte bu küfürdür.
Kıç dönmek,
şerefsiz demek...
Bunlar birer deyimdir. Dilimizde "arkasını dönmek" olarak geçsede, hakiki türkçe sözlüklerde halen "piç etmek", "kıç dönmek" ve yüzlercesi vardır.
Cehaleti gerçeklerle doyurun bence, tarladaki başaklarla değil.
Yaptığınız işteki duygusal tanı ve saygılar, ancak birşeylerin var kılınmasına neden olurken, bir çok şeyin yok olmasına sebebiyet verecektir.
Kaldıki mesajında küçük kumbaralarındaki paraları harcayarak, atıfta bulunanalara seslenirim: Kendinizden harcamayın...Ben satın oradakilerle satın alınabilecek bir şey değilim.
Hak ve adalet dediğiniz kavramlar;ancak sizin arkanızdaki yandaş sayısını arttırır. Kaldıki benim düşüncelerim "bireysellikle" , "birey" olarak yazılmış şeylerdir. "Hak ve adalet" kavramlarını kullanarak yapılan işler, sadece kendine güvensizliğin ürünüdür. Bence, yazdıklarından çekinmek, başkalarının haklarını çiğnerken sebeplerini onlara açıklayarak "yan" alma çabasıdır.
Tabi tüm bunlardan sonra size komik bir şey söylememi istiyorsanız cidden şunu söyleyim:
"İşte tüm bunlar komik..."
Ve Raistlin vs Elminster konusundan bahsederken söylediğim gibi, verdiğim örnekler "size komik" gelebilir;ama bu ancak sizin kavrayabileceğiniz şeylerden üst bir "örnek" teşkil ettiği içindir. Konsept ve derinlik sahibi "bilgili" herkes...
Gerek Elminster karekterinin--->raistlinden
Gerek Forgotten Realms'ın--->dragonlance'den
Konsept, olsun, yazılanlar olsun arkadaşın dediği x9 kat...benim örneklediğim x10 kat büyük olduğunu bilir.
Eğer değer yargılarınız "sevgi, haz vs." üzerinden işliyorsa, o sadece sizi bağlar ve eğer bunlar üzerinden bir tartışma konusu üzerinde konuşuyorsak, "kimsenin sevgisi, kimseyi" bağlamaz diyorum.
Son olarak bana yazılacak eleştirilerinizi, özel mesaj olarak,
Konuyla ilgilelerini buradan atınız. Yoksa size gösterdiğim "küfürün"...en anlaşılmazıyla karşılaşırsınız.O zaman cidden "küfür" nedir? bir insan nasıl "küfür" eder , gibi değerlendirmeli "hakkıyla" öğrenirsiniz.
En başta yapılan "şahsıma konuyla alakasız" savurmayı, stressli olduğumdan umursamazca "karşılık verdim" (etki-tepki) ama sizin umursama dediğiniz noktalar, konuyu buraya kadar taşıdı. Kaldıki konucağım şeyler fazlaca diyorsanız..
msn:
callofbunises@hotmail.com <---buradan anlatmak istediğiniz ve demek istediğiniz herşeyi anlatın. Tabi bu medeni cesaretin bu mesajdan sonra ne gibi şekiller alacağını göreceğiz.