Page 5 of 10

Posted: Sun Apr 18, 2010 5:02 am
by Efla
Catboyu bir kez daha tebrik ediyorum. Ayrıca Dwaxer ve catboy'un her ikisine de teşekkür ediyorum.

Catboy'un isimlerin yanına parantez içinde koyduğu şeylerin çok isabetli olduğunu fark ettim. Gerçekten her birimiz sitenin birer parçasıyız. Bunu laf olsun diye söylemiyorum.

Hani zaten uzun süredir beraber olduğumuz için alışmışız. Mesela diyoruz ki "aaa dwaxer yine bir oyun açmış helal vallahi". Ama bu dizi insanların bildiğimiz özelliklerini yeniden keşfetmelerini sağladı bence. Dwaxer'ın hayal gücünün ne kadar kuvvetli olduğunu ne kadar yaratıcı olduğunu bir kez daha görmüş olduk.Sadece hayal etmek bile zorken bunları ürüne dönüştürüp bizi hayal dünyasına davet etmesi çok bir şey.

İyi ki varsın dwaxer.
Eline sağlık catboy.

Posted: Wed Apr 21, 2010 4:46 am
by catboy
Dört büyüklerin tamamından yorum beklemiştim aslında... :roll:

Posted: Thu Apr 22, 2010 6:05 am
by Artemis Entreri
Tadı damağımda kaldı desem, hislerimi tam olarak anlatmış olur muyum? Sanırım olmam çünkü ne kadar tatlı olduğundan da bahsetmem gerekiyor. Hayatı boyunca yediği en tatlı şey kuru fasulye olan bir insana baklava vermişsin gibi tatlı olmuş. (yürü be) Ama abi biraz cimri davranmışsın(ız). Yani ucundan gösterip de, (bak işte böyle bir tatlı var, al bi tane ye) diyip kalanını saklamışsın. Eğer bu tatlıdan daha çok istiyorsan, git de dwaxer'ın yazılarını oku. Haklısın, belki de nostaljilerin amacı o. Ama söylemeden geçemiyorum yine de: Tadı damağımda kaldı.
"Gerçekler acıdır! İllüzyon ise... sadece illüzyondur!"
Giriş çok güzel olmuş, sorulan sorular da çok güzel, Dwax abimizin cevapları da çok tatmin ediciydi. Söylediğim gibi, tek isteğim daha fazla soru olurdu. Ã?ünkü benim bildiğim Dwax abimiz, bu röportajda yazanlardan çok çok daha fazlası. Ã?te yandan düşünüyorum da, aynısı Firble için de geçerli, belki de röportajları kısa tutmak daha iyi, insanları meraklandırıp yazılarını okumaya teşvik etmek. Ben bile, Dwaxer'ın her yazısını 3 kere okumuş birisi olarak tekrar dönüp baktım :D Hatırladıkça gülümsedim.

Her halükarda, bize tatlıyı öğrettin catboy. Azar azar da olsa, artık bizi sürekli beslemen gerekiyor. Tatlılar bittiği zaman da kaçsan iyi olur :P

Elinize, aklınıza, kaleminize sağlık üstatlar, süper oluyor süper!

Posted: Thu Apr 22, 2010 9:50 am
by dwaxer
.
:D Sevgili Artemis Entreri Batı, hakkımdaki güzel sözlerin için (abartmışsın biraz) teşekkür ederim, o senin güzelliğin. Bu sitede de şair dolu. :-P

Ã?oğu üye benden eski olduğu halde, ben de şu vesileyle baktım da seneler olmuş, neler neler yapmış, neler neler yazmışız. Hepsi de keyifliydi, kendi adıma neşemi bozacak hiçbir olay yaşamadım FRPworld'da (bir kez çökmesi hariç) Ancak aklıma gelen şöyle bir olay var: İlk defa bu siteye geldiğimde yazılar bana minnacık geldi, sanki gözümü bozacak gibiydiler. (aslında şimdi de küçük) Hatta şikayet ettim filan, bir sene kadar hiç uğramadım. Sonra yine geldiğimde CTRL+ yap filan dediler, hade yavaş yavaş takıldım, en sonunda da monitörümü değiştirince yazılar okunur hale geldi. Yani buraya gelişim bayaa bir gecikmelidir. :mrgreen: Bazen yazı boyutunu büyütüyorum mesajlarımda, belki de görgüsüze bak filan diyorsunuzdur ama alakası yok, karınca duası gibi olmasın istiyorum sadece. :D

.

Posted: Thu Apr 22, 2010 3:31 pm
by Bogus
Bir solukta okudum ben de... Bu hem iyi, hem de kötü bir şey çünkü okumak için daha çok soluğum vardı. Ben de Artemis'e katılıyorum. Daha çok soru olmalıydı. Dwaxer'ın yazarlık yönüyle ilgili binlerce soru çıkabilirdi mesela... Benim merak ettiğim daha çok şey var.

Ben bir tane sorayım hatta hemen.

Hikayelerinde karşımıza sürekli olarak pratik, olaylara ve sorunlara düm düz bir mantıkla, direk cepheden yaklaşan ana karakterler karşımıza çıkıyor. Hatta biraz "Türk Mantığı" ile, fazla iç sesleri veya duygu çatışmaları olmadan hareket ediyorlar gibi.. Bu da bence sonuçta dinamik ve okuması zevkli bir hikaye çıkartıyor ortaya. Karakterlerini samimi buluyoruz. Karakterlerinin bu yönünü kimden esinleniyorsun? Yoksa bu hep sahip olmak istediğin bir özellik mi?

İlham perinin seni terk ettiği oldu mu hiç? Yoksa her hikaye yazacağım diye masaya oturduğunda bir şeyler yazabiliyor musun?

Kendini tekrar ettiğin duygusuna kapıldın mı hiç?

Ama yiğidi öldür hakkını yeme.

Eline sağlık catboy. Çok güzel olmuş.

Ve tabi forza Dwaxer. Hiç kötü hikayesi olmayan insan....

Posted: Thu Apr 22, 2010 11:05 pm
by dwaxer
Bogus wrote:Hikayelerinde karşımıza sürekli olarak pratik, olaylara ve sorunlara düm düz bir mantıkla, direk cepheden yaklaşan ana karakterler karşımıza çıkıyor. Hatta biraz "Türk Mantığı" ile, fazla iç sesleri veya duygu çatışmaları olmadan hareket ediyorlar gibi.. Bu da bence sonuçta dinamik ve okuması zevkli bir hikaye çıkartıyor ortaya. Karakterlerini samimi buluyoruz. Karakterlerinin bu yönünü kimden esinleniyorsun? Yoksa bu hep sahip olmak istediğin bir özellik mi?

Bu aslında aksine daha az sahip olmak istediğim bir özellik! :mrgreen: Ben şahsen öyle bir insanım, ister istemez yazılarıma da yansıyordur. Ã?özüm odaklı bir düşünce yapım ve biraz fazla açıksözlü, dürüst hatta açık kitap gibi bir yapım olduğundan pek duygusal çatışmalar filan yaşamam. Bu da toplumda yadırganmama yol açabiliyor. Yine bu sebepten dişi karakterleri yazarken fazla iç dünyasından seslendirme yapmam. Her ne kadar tepkileri, davranış biçimleri hakkında bilgi sahibi olsam da o kafaların içinde neler döndüğünü doğru şekilde ifade edemeyeceğimi biliyorum. Zaten benim elimden geldiğince yapmaya çalıştığım da bu; bildiklerimi yazmak, bilmediklerim hakkında boşa sallamamak. Karakter yaratırken, hayatım boyunca görmüş olduğum çeşit çeşit renkli karakterden biri gözümün önüne geliyor; o nasıl yapardı, ne söylerdi diye düşünüp, hatırlıyorum ve öyle yazıyorum. Karakterlerin gerçekçiliği, aslında bir benzerlerini daha önce görmüş, tanımış olmamdan kaynaklanıyor.
Bogus wrote: İlham perinin seni terk ettiği oldu mu hiç? Yoksa her hikaye yazacağım diye masaya oturduğunda bir şeyler yazabiliyor musun?
Kendini tekrar ettiğin duygusuna kapıldın mı hiç?

İlham perim beni terk etti evet. Uzun süredir bir şey yazmıyordum. Psikolojik olduğunu düşünüyorum, çünkü samimi bir arkadaşım bana, "yeteneğin olmasa da çalışa çalışa bir şeyler yazabilmişsin!" anlamına gelebilecek bir söz sarfettiğinden beri bıçakla kesilmiş gibi bir daha öykü fikri gelmiyor aklıma. Bir yazar da, fazla öykü yazdığımı, roman filan yazsam böyle tükenmeyeceğimi söyledi. Otuzdan fazla öykü yazdım, iki tane de uzun öykü, (ben bunlara romana öykünen öykü diyorum) bilmiyorum bunlar beni yazar yapar mı. Aslında benim amacım bu değildi, hep siz ödüllü öykü yarışmalarıyla heveslendirdiniz beni, gaz verdiniz. şimdi ise tutmuş öykümde karakter yaratırken nelere dikkat ettiğimden filan konuşuyoruz, ne günlere geldik. :-P :mrgreen: Kendimi tekrar ediyor muyum? Evet bazen, ama bunu bilerek yapıyorum :mrgreen: örneğin; "o azgınlığı tariflere sığmayacak, çılgınca kararmış dalgaları, kudurmuş gibi köpüren deniz..." şeklindeki fırtınalı deniz tasvirini birden fazla hikayemde kullanmışımdır. Kendimden kopya çekiyorum ama başkasından asla! :-P Kendimi tekrar ediyorsam da pek farkında değilim; okuyucuların bana bunu söylemesi iyi olurdu.

Geçen ay bir projeye ortak oldum; on yazar topluca mizahi bir kitap yazdık. Bir aksilik olmazsa ay sonunda filan basılacak. Ã?ıkınca burdan da reklamını yapacağım tabii. Bu vesileyle de pasımı biraz attım yine yazmaya başlamış bulunuyorum. :D

.

Posted: Fri Apr 23, 2010 3:15 am
by catboy
Dwaxer'e teşekkür ediyorum bir defa daha. Bir sürü soru sorulabilirdi daha, ama bölümler uzun oldukça da okumadan sadece belli yerlerinin okunma olasılığı da oluyor. Ben bölümün ner yerinin okunabileceği en stabil hale getirerek yayınlıyorum. Yani mesela Firble bilmiyordu Dwaxer'i çağıralacağını ya da röportajdaki soruları o şekilde sorucağımı Dwaxer de bilmiyordu. Biraz sürpriz faktörü de olsun istiyorum onur konuğumuz için de aynı zamanda...

3. bölümümüz yarın geliyor, bekleyin... :)

Posted: Fri Apr 23, 2010 10:21 am
by catboy
öhöm öhöm 3. bölüm yorumlarını bekliyoruz artık, özellikle onur konuğumuz neler diyecek bakalım? :D

Posted: Fri Apr 23, 2010 7:40 pm
by catboy
bazı arkadaşlarımız resmi göremiyorlarmış, ben görüyorum ama :D herkes mi göremiyor? Efla sorun nedir sence, bu işi halledelim. teknik işlerden anlamam ben ama... :D

Posted: Fri Apr 23, 2010 7:51 pm
by Illyra
catboy, dwaxer, lydronk, alenthas ve edmond; güzel yorumlarınız için çok teşekkür ederim, bölümü okurken çok duygulandım. kısacası (kendi bölümüm olduğu için söylemiyorum) ama, çok hoş olmuş. hikayelerin özellikle en önemli kısımlarını seçmişsin, hediyeyi de söylememişsin (neden acaba neden :roll: )

herkese çok teşekkür ederim.... :wink:

Posted: Fri Apr 23, 2010 8:08 pm
by Artemis Entreri
Valla Illyra'yı muhtemelen sitede en az tanıyan kişi olarak daha fazla tanımak istemeye yöneltti beni. Başarılı bir röportaj olmuş. Devamını heyecanla bekliyoruz.

Posted: Fri Apr 23, 2010 9:38 pm
by Efla
Illyra'nın da Catboy'un da eline ağzına sağlık. Yine güzel bir reportaj olmuş. Ben özellikle Illyra'nın açık sözlülüğünü ve samimiyetini kutlamak istiyorum.

Genellikle insanlar lafı dolandırma eğilimindedir ama Illyra direk söylemiş aslında her birimizde benzeri olan özellikleri açıkça ifade etmiş. Mesela demiş ki karakterim soylu olsun, prenses olsun istiyorum. Genelde de bayan karakterleri tercih ediyorum.

Başka insanlarla konuştuğum zaman şuna çok rastlıyordum "yaaa işte orada öyle olması gerekiyordu karakterim. kendi cinsiyetimden dolayı değil o uyduğu için seçtim."

Ama yazarken de oynarken de aslında başlangıçta kendi hoşumuza gideni yaptığımızı. Eğlendiğimiz için yaptığımızı hatırlatmış oldu bize. Zaten öyle olmasa pek üretici de olamazdık.

Tekrardan kutluyorum. Bir sonraki haftayı merakla bekliyoruz :)

Posted: Fri Apr 23, 2010 10:08 pm
by dwaxer
Efla wrote:Illyra'nın da Catboy'un da eline ağzına sağlık. Yine güzel bir reportaj olmuş. Ben özellikle Illyra'nın açık sözlülüğünü ve samimiyetini kutlamak istiyorum.
Genellikle insanlar lafı dolandırma eğilimindedir ama Illyra direk söylemiş aslında her birimizde benzeri olan özellikleri açıkça ifade etmiş...
Tekrardan kutluyorum. Bir sonraki haftayı merakla bekliyoruz :)
Katılıyorum. Çok beğendim. Illyra'nın cevaplarını okurken, dibindeki (mücevherleri andıran) çakıl taşlarını sergileyecek kadar temiz ve berrak, hafifçe akan bir suyu izlerken kapılacağım hissi duyumsadım sanki. İçtenlik ve duruluk algıladım ben.

Catboy da bu işi kıvırıyor, ilerde gazeteci filan olabilir. :-P

.

Posted: Fri Apr 23, 2010 10:16 pm
by catboy
dwaxer wrote:
Catboy da bu işi kıvırıyor, ilerde gazeteci filan olabilir. :-P

.[/b]
Teşekkür ederim Dwaxer :)

Eh, şifreyi çözemediniz bu sefer sanırsam evet gerçekten de zor çünkü... :roll:

Posted: Fri Apr 23, 2010 10:50 pm
by Illyra
sevgili dwaxer, efla ve artemis, yeniden sizlere güzel yorumlarınız için çok teşekkür ederim. frpworld'te sizlerle beraber olmak çok güzel...

şifre konusuna gelince catboy, ukalalık yapmam istemem ama ben çözdüm. yine de söyleyip heyecanı kaçırmak istemem. :)