Page 5 of 11

Posted: Wed Feb 25, 2004 9:16 pm
by pyros
burock wrote:önce şunu söyliyim ki ben fantastik edebiyat eserlerinin türkçeye çevrilmesine taraftarım; ancak frp kural kitaplarıyla ilgili ciddi çekincelerim var. İlk durumda insan bir kitap veya bir seri alır, okur, vs... Bu durumda elimizde potansiyel bir frp oyuncusu adayı olur. Artık bu kişi frp oynamaya karar verdiğinde bu yola en iyi nasıl girer? Başta oynayarak tabi ama sormak, karşılıklı görüş alışverişinde bulunmak da insana çok şey katar. erethanın da dediği gibi bu yüzden kural kitaplarının çevirileri, yeni başlayan insanları daha tecrübelilerle fikir alışverişine sokabilecek şekilde yapılmalıdır. İnsanların birbiriyle aynı frekansta konuşabilmeleri çok önemlidir ve bence eğer gerekirse birçok sözcük yabancı dildeki halinde bırakılmalıdır. Ta ki...

mesela pyros (çevirmen olduğun için sana yöneldim, yanlış anlama). TFT bünyesinde bi TFS (Türkçe Fantazya Sözlüğü) oluşturulamaz mı? Hatta TFT'nin sitesinde bi anket/oylama/mini referandum gibi metotlarla yabancı sözcüklere çoğunluğun benimseyebileceği Türkçe karşılıkar bulunabilir. Böyle bir çalışma meyve verirse -ki bence verir- hem dilimiz güzel bi eser kazanır hem de biz okuyucular artık kötü çevrilen kitaplar için doğrudan çevirmenlerin -ya da düzeltmenlerin :D - yakasına yapışabiliriz.

Umarım tartışmayı farklı bi mecraya çekmemişimdir. :?

hayır, ne demek tartışmanın ölmek üzere olduğu noktada konuya yeni bir soluk getirmişsin, çok teşekkür ederim

söylediğin tarzda bir sözlük henüz ne yazık ki yok
fakat tüm yayınevleri şu anda birbirilerini takip etmekte,

ben de ortak bri terminoloji oluşturma yandaşıyım, ama
bunu bir sözlük haline getirme çalışmaları faal olarak başlamadı,
bunun çözümü yayınevleri, çevirmenler arasındaki etkileşimi ve koordinasyonu sağlamaktır kanımca,

zamanla o da olacak inşallah diyorum :)

Posted: Wed Feb 25, 2004 11:52 pm
by BeyondChaos
pyros 'a bir soru sormak istiyorum.
çeviri yaptığın zaman kitabın orjinaline sadık kalarak birebir çeviri mi yapıyorsun? yoksa belli bir atmosferi anlatmak için kendinden eklemeler yaptığın oluyormu?
bazı yerleri anlatırken kendinden eklemeler yapabilirsin. o ortamı biraz daha güzel anlatmak için.
Ã?evirmenin kendinden eklemeler yapmasının zararı olurmu.(FRP ye hakim bir çevirmen)

Posted: Wed Feb 25, 2004 11:55 pm
by Skylancer
burock'un önerisi yahut hayali, bence çok mantıklı ve çok daha önceden düşünülüp uygulamaya konmuş olması gereken birşey. Ha belki romanlar için bu yapılamaz ancak kural kitaplarında çevirmenlerin direk kullanmasada öneri olarak görebilecekleri bir site yada herneyse olması bu tartışmaları çok daha minimum düzeye indirirdi.

Posted: Thu Feb 26, 2004 12:33 am
by pyros
BeyondChaos wrote:pyros 'a bir soru sormak istiyorum.
çeviri yaptığın zaman kitabın orjinaline sadık kalarak birebir çeviri mi yapıyorsun? yoksa belli bir atmosferi anlatmak için kendinden eklemeler yaptığın oluyormu?
bazı yerleri anlatırken kendinden eklemeler yapabilirsin. o ortamı biraz daha güzel anlatmak için.
Ã?evirmenin kendinden eklemeler yapmasının zararı olurmu.(FRP ye hakim bir çevirmen)
birinci dediğini kesinlikle yapmıyorum
şöyle diyelim
kitaptaki bir cümlenin ingilizcesini okuyorum, anlıyorum ve o cümleyi türkçe olarak yeniden yazıyorum

mesela Salvatore'un savaş sahnelerini kafamda canlanan şekliyle anlatmaya çalışıyorum, RAS'ın kendisine has olan yazım üslubuna karşılık türkçe bir üslup oluşturmaya gayret ediyorum

Posted: Thu Feb 26, 2004 6:42 am
by Norticus
ayrıca atmosfere ve anlatıma katkısı olacaksa çeviriye kelime veya cümle yapısı bazında değişiklikler yapmak son derece gerekli birşey
örneğin orjinalinde "Good word." gibi bir sözü türkçede "İyi söze ne denir." gibi bir kalıpla belirtmek gayet iyi bir etki yaratmaktadır

Posted: Thu Feb 26, 2004 7:10 am
by pyros
bu dediğini sık sık yapıyorum

mesela;

Tanis, Steel ve Caramon, Yüce Ermiş Kulesi'ne Sturm'ün türbesini ziyarete gidiyor, o sırada --alışıldığı üzere-- kuleden dışarı atılan kenderler görüyorlar
Caramon soruyor, "Aralarında Tas'ı görebiliyor musun?"
Tanis cevap veriyor "Paladine yazdıysa bozsun!"

(orijinali ise şöyle Paladine forbid!)

Posted: Thu Feb 26, 2004 7:23 am
by erethan
zaten birebir çevirirsek vermek istediği anlamı tam almaz bunu sizde çok yaşamışsınızdır örneğin bir arkadaşınıza ingilizce bir kaynağı açıklarken "türkçesi bu ama aslında bunu demek istiyor sözü çok kullanılır".yani bu kabul edilebilir hatta zorunlu bir değişiklik olur olmaması gereken daha kolay anlatılabilecekken işi karıştırmak, kaş yapalım derken göz çıkarmamak lazım.

Posted: Thu Feb 26, 2004 7:31 am
by erethan
bu arada pyros senin işinde çok zor be yaw ben arkadaşlara çevirirken canım çıkıyor sne birde edebi bir eseri tekrar edebi bir uslupla yazmak zorundasın nediyelim kolay gele.(bu arada paladine yazdıysa bozsun çok türk işi olmuş,paladine korusun desek:)).neyse ben çoğu kitabın türkçesini okurken bi sıkıntı yaşamadım php hariç ama onun ingilizcesini anlamak daha kolay nediyeyim.

Posted: Thu Feb 26, 2004 7:56 am
by Norticus
muha bir de bir yerde "Thanks to Lolth..." diye geçiodu
bunu "Lolth'a şükür.." yapacaktım, "Lolth'a bin şükürler olsun" kaldı

Posted: Thu Feb 26, 2004 8:35 pm
by pyros
ben biraz türk işi olmasından yanayım aslındaq

yani Türkiye'de kimse Tanrı sizi korusun demez
ya da Tanrının Cezası demez
bu tabirler amerikan filmlerine yapılan kötü dublaj ve çevirilerden girdi bizim kelime haznemize

Posted: Thu Feb 26, 2004 11:31 pm
by serinafairuza
Bu konuda pek katılmıyorum sana Pyros. Allah sözcüğü yerine Tanrı demeyi tercih ediyorum. hatta "canları Tamu'ya" favori cümleciklerimden biridir. Bu da benim dil şovinizmimin ortaya çıkışı galiba! :-P

Posted: Fri Feb 27, 2004 2:05 am
by erethan
zaten aslında tanrı denmeli sonuçta allah sözcüğüde bir isim yani paladine yada lolth gibi.lolth'a bin şükürde iyi olmuş bu arada güzel hoşuma gitti.

Posted: Fri Feb 27, 2004 3:40 am
by pyros
serinafairuza wrote:Bu konuda pek katılmıyorum sana Pyros. Allah sözcüğü yerine Tanrı demeyi tercih ediyorum. hatta "canları Tamu'ya" favori cümleciklerimden biridir. Bu da benim dil şovinizmimin ortaya çıkışı galiba! :-P
serinacım bu konuda zaten ben de böyle düşünüyorum, aç bak bir kitapta bile Allah yazdığımı göremezsin, erethanın dediği gibi Allah özel isimdir
ve Allah ile Tanrı aynı şeyler değildir, her ne kadar günümüzde aynı manada kullanılıyorsa da. Teolojiye kaymayalım,
mesela god damned'i allahın belası olarak değil, lanet olasıca diye çeviririm işin içine tanrı sokmam, ne bileyim, "tanrının cezası" çok yapmacık çınlıyor kulağıma

gelelim şükür bahsine, şükür ile teşekkür aynı kökten türemiş kelimelerdir
Türkçe'de teşekkür insanların birbirilerine minnet ifadesidir, şükür ise ilahi bir güce minnet ifadesidir,
Lloth da ilahi bir güç olduğuna göre "Lloth'a teşekkürler" denilmez "Lloth'a şükür" denilir

"Paladine forbid," cümlesi Paladine korusun diye de çevrilebilir tabii, ama ben biraz da espri olsun diye "Paladine yazdıysa bozsun" demeyi tercih etmiştim

:) uff amma konuştum bea

Posted: Fri Feb 27, 2004 6:38 am
by Skylancer
türkçenin yazılı gelişiminde islamiyetin etkisi hat safhada olduğu için allah, şükür gibi kelimelerin böyle çok tanrılı, yabancı kökenli kitaplarda kullanılması tabiiki hepimize garip ve yanlış geliyor. Bana soracak olursanız(ki sormuyorsunuz) tanrı sözcüğü daha uygundur, ne olursa olsun hepimizin bilinçaltında allah kelimesi, şükür kelimesi islam ile alakalı...

çok zor iş ya çevirmenlik, en güzeli arkadaş çevrende yapıcan bu işi...

pyros, bende sana bişey sorayım, şimdi dillerin yatkın olduğu şeyler vardır. yani her dili dleicesine bilmiyorum ama misal fransızca daha böyle şiirsel anlatımlara uygundur, ingilizcede her bir duygu halini, en ufak ayrıntısına kadar spesifik anlatabilirsin, türkçe küfretmek başlı başına bir zevktir ve ağdalı anlatımlarda çok başarılıdır...
peki türkçe fantastik...eöö..nası desem, anlatım, yazınlar için uygun bir dil mi? yani türkçe size bu tip şeyleri çevirirken geniş bir hareket alanı sunabiliyor mu?

Posted: Fri Feb 27, 2004 8:47 am
by pyros
Ã?eviri konusunda yabancı yazarların üslubunu yansıtmak durumunda kalıyorsun, eninde sonunda

Türkçe fantazi yazını konusunda gerçekten Türkçe kullanılmalı, (nasılı için bkz Puslu Kıtalar Atlası/ İhsan Oktay Anar/ İletişim Yayınları her yerde bunu bas bas bağırıyorum, biriniz alın okuyun ne dediğimi anlayın yahu!)

Bence her dil kendi içinde şiirseldir, her dilde duyguları en ince ayrıntısına kadar anlatabilirsin (eğer dili kullanmayı bilirsen tabii)

Tabii bunu yapabilmek için, Margaret Weis "çevirisi"nden yola çıkıp bir üslup oluşturmaya çalışırsak, yorumun taklidini yapmış oluruz ki o zaman Türkçe yazın gelişmez

Türkçe Fantastik YAzını nasıl gelişir? Bol bol "TÃ?RKÃ?E" kitap okuyarak. Ama Türkçe'den kastım çeviri değil, Türk yazarları, klasik eserlerimizi okuyarak. (mesela Margaret Weis'in veya Salvatore'un beş cümlede anlatamadığı şeyi Yaşar Kemal iki kelimede anlatabilir.)

Demem o ki, fantastik türde eser vermek isteyen arkadaşlarımızın öncelikle kullanacakları dili bilmek için Türkçe okuması gereklidir. Aksi taktirde çok üzülerek söylemek zorundayım "çeviri türkçesi"yle yazılmış tek tük elfli cüceli kitap çıkar raflara . . . ne siz hatırlarsınız . . . ne de okuyan çıkar