Page 43 of 71
Posted: Sat Jun 07, 2008 4:59 am
by Tersyuz
Wulfgar Darthu'nun yardıma çalışırken mızraklandığını gördü. Ã?fkeden deliye dönmüştü. Yaratığın ölmesiyle hemen yukarı tırmandı. Kaptanı paramparça etmek istiyordu.
Power Attack -4
Saldırı +4, hasar 1d8+12
Posted: Sat Jun 07, 2008 3:52 pm
by devrimk
3.tur
Darthu yerde yaşamla ölüm arasında gidip geliyordu.
Darthu fort save 20+1=21 başarılı
Kaptan Mhair Olaf'a tekrar saldırdı, ölümcül mızrağı bu sefer rahibe saplanmıştı. Böğrüne saplanan mızrakla rahip yere yuvarlandı.
Saldırı 18+12=30 başarılı, 16+7=23 başarılı
Hasar 7+7=14, 3+7=10 (6 berelenme 12 yaralanma)
Fort save 15+5=20 başarılı.
Rahip yere düşmesine rağmen bayılmamayı başarmıştı.
Yenendithas sessizce geri gelerek baygın durumdaki arkadaşına onu kendine getirecek şurubu içirdi. "Dur hemen kalkma." diye fısıldadı.
Potion Cure Light Wounds, Huor 1 berelenme, 1 yaralanma iyileşti.
Wulfgar Darthu'nun yardıma çalışırken mızraklandığını gördü. Ã?fkeden deliye dönmüştü. Yaratığın ölmesiyle hemen yukarı tırmandı. Kaptanı paramparça etmek istiyordu.
Kaptan yukarı çıkmaya çalışan Wulfgar'a mızrağını savurdu.
Saldırı fırsatı 13+12=25 başarılı 7+7=14 berelenme
Wulfgar bu darbeye rağmen tırmanmayı başardı, çıkar çıkmaz koşarak elindeki mızrağı kaptana sapladı. Mızrak kaptanı deldi ve adeta onu duvara çiviledi. Kaptan bu ani darbeden dolayı şaşkınlıkla baktı, bir an için çırpındı ve ağzından kanlar boşalarak can verdi.
Saldırı 19+4=23 kritik vuruş
Hasar 4+12=16 yaralanma
Olaf Darthu'nun ölmek üzere olduğunu gördü. Riski göze alarak Darthu'ya büyülü asasını yöneltti. Kendinden geçmemeyi başarmıştı.
Fort save 14+5=19 başarılı
Wand of Cure light Woundsx4 Darthu 2 berelenme, 1 yaralanma iyileşti.
Darthu: 12 berelenme 9 yaralanma (-2 Str,-2 Dex)
Kaptan Mhair: Öldü
Yenendithas: 24 berelenme 2 yaralanma (-2 Str,-2 Dex)
Huor: 15 berelenme 10 yaralanma (-2 Str,-2 Dex)
Wulfgar: 31 berelenme
Olaf: 25 berelenme 12 yaralanma (-2 Str,-2 Dex, Standart ya da move action yapabilir)
Otyugh: Öldü
Posted: Sat Jun 07, 2008 4:26 pm
by devrimk
Olaf kendini ve arkadaşlarını âsâsını kullanarak iyileştirdi. Yaraları tam anlamıyla iyileşmemesine rağmen etrafı araştırdılar.
Parmaklıklar ardındaki kadın bulunduğu yerden çıkmak istemedi, zaten kapının kilitli olmadığınıda farkettiler.
"Burada dinleniyorum, bana öyle söylediler." dedi kadın bütün ısrarlarına rağmen.
Darthu kadının davranışlarındaki garipliği farketti.
Sense Motive DC 15
"Büyülenmiş bu kadın, verilmiş emre karşı gelemiyor."
Domination
Mhair'in odasında çalışma masasında bazı haritalar buldular.
"Kayıp sığınak" denilen bir yerin haritası.
Bölgenin nehir haritaları (Mhair tarafından çizilmiş 50 gp.)
Ayrıca gizli bir bölme buldular, bölmenin kilidini Mhair'in üzerinden çıkan anahtarla açabildiler.
665 gp.
Altın bilezik 105 gp.
şık bir elbise 75 gp.
Altın taç 2.750 gp.
Büyülü bıçak
Büyülü 3 adet ok
Büyülü bir mercek
Mhair'in üzerinden çıkanlar:
Büyülü deri zırh
Büyülü mızrak
Büyülü kemer
Büyülü yüzük
Büyülü kolye
3 adet şurup
1 adet anahtar
Posted: Sat Jun 07, 2008 7:48 pm
by Mark
Darthu'nun yanına gitti.
Görünmezlik büyüsünü kaldırdı. Sarıldı, kıza.
" Öldün sandım. Ã?yle yatıyordun, darthu. "
Gözleri kırmızı ve şişmişti. Yenendithas, şimdi ağlamıyordu. Ağzının kenarlarında kurumuş kan vardı. Kanayan karasını emip durdurmaya çalışmıştı, anlaşılan biraz etkili olmuştu.
Ayrıldı kızdan.
Siyah Kristal Küreyi çıkardı. " Seni büyüleyen şey bu muydu? Kafanı sallayabilir misin? "
Posted: Sat Jun 07, 2008 11:56 pm
by devrimk
Yenendithas küreyle gittiği zaman kadının sorduğu her soruya cevap verdiğini farketti.
İsminin Veera Wavecrest olduğunu, korsanlıkla geçimini sağladığını, Mystra'ya adakta bulunmak için tapınağa geldiğini öğrendiler.
Veera Mystra'nın Kutsal İnancına bağlanmak için bir sınav süresi geçirdiğini, bu süreçte onbir kişi daha olduğunu söyledi. Büyü yapma kabiliyeti olmayan iki tüccarı ve birde kitap satıcısını ayırdıklarını, sekiz kişinin tekneyle ayrıldığını öğrendiler.
Posted: Sun Jun 08, 2008 12:30 am
by Tersyuz
"Sanırım burayı temizledik sonunda. Kaptan hepimizi haklıyordu az daha." Kaptanın duvara yapışmış cesedine bakıyor, sırıtıyordu. Hatta bir sigara yakacaktı keyiften ama arkadaşlarının berbat durumunu görünce sırıtmayı kesti.
Arkadaşları Wulfgar'ın hareketlerini garipsiyorlardı, vahşi tarafı bulunmasına karşın her zaman bunu kontrol etmeyi bilmişti. Son zamanlarda sürekli savaş halinde olmaları Wulfgar'ın vahşi yanını ortaya çıkarmıştı iyice, artık kontrolünü kaybediyor, daha da hayvanlaşıyordu.
"Dinlenmemiz gerek. Redbeard bu işin içinde değil gibi haber versek mi olanları?"
Posted: Sun Jun 08, 2008 12:53 am
by dwaxer
.
"Bence de önce dinlenip kendimize gelmeliyiz daha sonra da şu haritadaki yere gidelim derim ben," der Olaf.
"Bence aramızdan iki kişi şu kadını kasabaya götürüp durumu yetkililere anlatsın, diğerleri burada beklesin. Ã?ünkü bakarsınız geri dönen filan olur. Buradakilerin büyük ve yayılmış bir gruba mensup oldukları, dışarıda bu kötülük hizmetkarlarından daha başkalarının da olduğu belli. Aralarından biri gelip de buranın durumunu görürse, derhal gidip diğerlerini uyarabilir. Bence buna engel olmalıyız. Bence buraya çeki düzen verip saklanalım ve nöbetleşe dinlenelim. Bu arada Yenendithas senin evcilin de bir köşede gözcülük yapsa iyi olur. Bakarsınız kayıkla gelen olur, elimizden kaçırmadan yakalamalıyız.
İki kişi bu kadını kasabaya teslim edip, kısa bir rapor uçurduktan sonra geri dönsün ve gruba burada katılsın. Kendimizi toparlayınca da hemen kayıp sığınağa doğru yola çıkarız. Ne dersiniz arkadaşlar?” diye sözlerini bitirir Olaf.
.
Posted: Sun Jun 08, 2008 3:33 am
by Edmond
Huor bedenine baktığında, onu bütün olanlara rağmen yolda bırakmamış olan kalbine teşekkür ederken içinden, Wulfgar'a bakıp gülümsedi.Eski arkadaşı, hatta ilk arkadaşıydı onun.İkisi de birbirlerini anlıyorlardı.
Sonra Yenendithas'a baktı, çok yormuştu kendisini.Kendisini kavgada iyileştiren de oydu.Teşekkür borçluydu ona.
Darthu'ya ne demeliydi?Talihsizdi, az kala ölüyordu.Gerçi Huor'un durumu da farklı değildi ya.
Sonra Olaf'a baktığında ise:
*Ne yaparsanız yapın.Ben size tabiyim.*
Artık söz söyleme hakkının olduğunu bile düşünmüyordu.
Posted: Sun Jun 08, 2008 5:24 am
by Tersyuz
"Yenen senin durumun fena değil gibi. İstersen haber vermeye ikimiz gidelim Huor'un ağzı daha iyi laf yapar gerçi ama onun yürüyecek hali yok. Al şu büyülü iksirleri iç. Sizde burada dinlenin elimizden geldiğince çabuk döneceğiz."
Potion of Cure light Wounds x2
Mızrağını kaptandan çekip çıkardı bu arada.
Posted: Sun Jun 08, 2008 5:43 am
by Edmond
Huor kendisini zorlarken:
*Hop, daha ölmedim ben!*
derken, sesi öyle bir şekilde çıkmıştı ki, gören Huor'un bu sözlerine inanmayabilirdi.
Posted: Sun Jun 08, 2008 8:41 pm
by dwaxer
.
Olaf bütün cesetleri (ve parçalarını) toplayıp uygun cenaze törenleri uyguluyordu.
.
Posted: Mon Jun 09, 2008 4:55 pm
by Illyra
gözleri sulanıyordu. çok fazla kendisinde değildi. ama arkadşlarının kendisi için endişelendiğini görünce duygulanmıştı. yanından giden yenen e üzülmemesi ve cesaretlenmesi için gülümsedi. yenen kardeşi gibiydi.
"bence, çok yorgunuz. yeni bir şey araştırmadan önce dinlenelim. hem dinlendiğimiz sırada güzel bir plan yaparız. ne dersiniz ?"
Posted: Tue Jun 10, 2008 8:04 am
by devrimk
Wulfgar ve Yenendithas dışarı çıktı, Mor Ejder şövalyelerini bulup önce Caustal Tholl ile görüştüler. Tholl hemen Mor Ejderlerden oluşan bir takım kurdu.
Olaf'a burada hayatını kaybetmiş kurbanların kemiklerini toparladı ve kutsadı. Her ne kadar Shar elini uzatmış olsada burası hala Mystra'nın tapınağıydı.
Yarım saat sonra Tholl başlarında olmak üzere bir manga askerle beraber Wulfgar ve Yenendithas geldi. Burada olanlara tanık olunca Tholl haddinden fazla sinirlendi. O gün boyunca tapınağın her köşesini kontrol ettiler. Bu sırada kahramanlarımızı da dinlenmeleri için kasabaya yolladılar. Kasabada dinlenirken Olaf'ın duaları sayesinde yaralarını iyileştirdiler. Bu arada kitapçının ölüm haberini de bahtsız karısına verdiler.
Ertesi gün kasabaya gelen tanıdık bir yüz gördüklerinde hepsi çok şaşırdı. Finder Olfffoodle'un yanında çıraklık yapan Benjamin atına binmiş kasabanın girişinden geliyordu.
Hemen sarılıp kucaklaştılar. Benjamin:
"Evet. Naolas sizin buraya bir göz atmanızı istiyordu ama o aceleci rahip ortalığı karıştırmış. Buraya gelirken be de yanınızda olacaktım aslında."
Benjamin'e burada olanları kısaca anlatacaklardı ki, iki Mor Ejder şövalyesi gelip Lord Redbeard'ın çağrısını ilettiler.
Kısa süre sonra Lord'un konağına gitmişlerdi hepsi. Lord masasındaki evraklara bakıyordu, içeri girenleri görünce ayağa kalktı.
"Hoşgeldiniz, kahramanlar." dedi gülümseyerek. Lord ağır zırh giymiş, kırmızı saçı ve sakalı olan orta yaşlı bir adamadı.
"Burada neler dönüyormuşta haberimiz yokmuş. O lanet olası rahibenin büyüleri hepimizin gözünü bağlamış resmen. Size şükranlarımızı sunarız." Eliyle bir işaret yaptı arkada duran bir nöbetçi büyük bir keseyi Huor'a uzattı. "Tabii ki bu yaptıklarınızın karşılığı değil ama kabul ederseniz minnettarlık duyarız." Sonra durdu bir şey isteyeceği aşikardı.
"Nasıl söylesem bilemiyorum. Bu Kayıp Sığınak denilen yer. Oraya asker gönderecek durumda değilim ama arı kovanına çomak soktuktan sonra yuvayı da parçalamak gerekir. Eğer gözünüz keserse bu Kayıp Sığınağa benim görevlim olarak gider misiniz? Merak etmeyin bu zahmetleriniz de ödüllendirilecektir."
Posted: Tue Jun 10, 2008 5:06 pm
by Tersyuz
"Bizim de oraya gitmeye niyetimiz vardı. Aslında dinlendik sayılır hemen yola koyulabiliriz. Tabii tekneyle gitmemiz daha hızlı olursa bir kaptan bulabilirseniz iyi olur."
Yeniden bir savaşa gireceğini düşünüp seviniyordu, sırıtmasını engelleyemedi.
Posted: Tue Jun 10, 2008 6:21 pm
by dwaxer
.
"Evet gideriz tabii ki," der Olaf.
.