Sonsuz Güneşin Koruyucuları: Kadim Işığı A
-
Lord Necros
- Başbüyücü
- Posts: 1916
- Joined: Fri Apr 29, 2005 10:00 am
- Location: Necropolis
- Contact:
Bulundukları mesafeden dahi, Salvador ve V’ladhek’in gözlerine bile komutanın yüzündeki tiksinme ifadesi görünür haldeydi. Yanındaki cüppeli şekil bir kez daha komutanın kulağına eğildi ama komutan elini sallayarak onu uzaklaştırdı. Ardından gruba yabancı bir dilde bir şeyler söyledi ve ejderhalarla havada süzülen askerler yaklaşmaya başladılar. Hepsinin arasından komutanın sesi bir kez daha yükseldi.
“Eğer silahlarınızı teslim edip bizimle gelirseniz, size bir zarar gelmez. Direnirseniz kan dökülür ve leşlerinizi burada ejderhalara bırakırız.”
Ejderhalar yavaşlarken gruptan her kişi için ikişer asker öne çıktı ve onlara yaklaşmaya başladılar.
Ama tüm bunların ortasında hepsi de bir şeyi fark etmişlerdi: Üzerlerinde bir ejderhakorkusu yoktu. Görünen o ki ejderhalar ya bunu yapamayacak kadar güçsüzlerdi, ya da bunu yapmamayı tercih ediyorlardı.
Askerler yaklaşırken Salvador zihninin için bir kez daha kılıcın sesini duyarak irkildi. Kılıç onlara teslim edilmeye razı mıydı?
şahsi olarak beni onlara vermenizi hiç istemesem de Efendim, sanırım bu durumda öncelikle kendimizi kurtarmalıyız. En iyisi beni onlara teslim edin ve onlarla gidin. Böylece ne istediklerini öğrenmiş oluruz. Eğer başarırsak...zaten tekrar elinize geçerim, öyle değil mi? Yani...umarım. Ama tekrar belirtmeliyim ki Efendim, sizden ayrılmayı hiç istemiyorum. Elbette ki karar sizindir.
Grubun kararından emin olamayan askerler, tuhaf görünümlü kılıçlarını savunma pozisyonunda tutarak ilerlemeye devam ettiler.
“Eğer silahlarınızı teslim edip bizimle gelirseniz, size bir zarar gelmez. Direnirseniz kan dökülür ve leşlerinizi burada ejderhalara bırakırız.”
Ejderhalar yavaşlarken gruptan her kişi için ikişer asker öne çıktı ve onlara yaklaşmaya başladılar.
Ama tüm bunların ortasında hepsi de bir şeyi fark etmişlerdi: Üzerlerinde bir ejderhakorkusu yoktu. Görünen o ki ejderhalar ya bunu yapamayacak kadar güçsüzlerdi, ya da bunu yapmamayı tercih ediyorlardı.
Askerler yaklaşırken Salvador zihninin için bir kez daha kılıcın sesini duyarak irkildi. Kılıç onlara teslim edilmeye razı mıydı?
şahsi olarak beni onlara vermenizi hiç istemesem de Efendim, sanırım bu durumda öncelikle kendimizi kurtarmalıyız. En iyisi beni onlara teslim edin ve onlarla gidin. Böylece ne istediklerini öğrenmiş oluruz. Eğer başarırsak...zaten tekrar elinize geçerim, öyle değil mi? Yani...umarım. Ama tekrar belirtmeliyim ki Efendim, sizden ayrılmayı hiç istemiyorum. Elbette ki karar sizindir.
Grubun kararından emin olamayan askerler, tuhaf görünümlü kılıçlarını savunma pozisyonunda tutarak ilerlemeye devam ettiler.
All power demands sacrifice...and pain. The universe rewards those willing to spill their life's blood for the promise of power.
Power demands sacrifice.
Power demands sacrifice.
Salvador bütün bu olayları sessizlik içinde dinlemişti. Horcoel in gruba sözcülük etmesini izledi. Hiçbir yorum yapmamış, hiçbir harekette bulunmamıştı. Her an olabilecek şeylere karşı tetikte kalmıştı. Durumları pek iç açıcı gözükmüyordu. Ama horcoel in bu durumdan onları kurtaracağına emindi.
Konuşma bittikten sonra adamlar; “Eğer silahlarınızı teslim edip bizimle gelirseniz, size bir zarar gelmez. Direnirseniz kan dökülür ve leşlerinizi burada ejderhalara bırakırız.”
demişti. Kılıcı bırakmak mı? böyle bir yerde mi? Burasının daha güvenli olacağını pek tahmin etmiyordu. Ama silahı vermezse ejderhalarla savaş olasılığı var dı ki böyle bir durumda en son istenilen şeydi.
Daha sonra bir ses işitti. Kılıçtan geliyordu bu...
şahsi olarak beni onlara vermenizi hiç istemesem de Efendim, sanırım bu durumda öncelikle kendimizi kurtarmalıyız. En iyisi beni onlara teslim edin ve onlarla gidin. Böylece ne istediklerini öğrenmiş oluruz. Eğer başarırsak...zaten tekrar elinize geçerim, öyle değil mi? Yani...umarım. Ama tekrar belirtmeliyim ki Efendim, sizden ayrılmayı hiç istemiyorum. Elbette ki karar sizindir.
Salvador derin bir nefes aldı. Kılıç haklıydı galiba. Ama içinde silahsız kalmanın getirdiği sıkıntı vardı hala.
Salvador içinden kılıca seslenerek:
Seni onlara vermek istemesemde şu an için seni teslim etmek en mantıklısı. Bu yerde her ne kadar silahsız gezmek istemesemde şu an ki duru bunu elveriyor.
Salvador hafifçe kılıcını çekerek onu aşağı doğru eğdi. Kılıcı tehditkar tutmuyordu. İlk o vermeyecekti. İlk başta Horcoel in tepkisini inceleme kararı aldı. Tabiki silahları alırken karşılarındaki yaratıkların davranışlarına da dikkat edecekti.Buradaki hiçbir şeye güvenmiyordu-yoldaşları dışında...
Konuşma bittikten sonra adamlar; “Eğer silahlarınızı teslim edip bizimle gelirseniz, size bir zarar gelmez. Direnirseniz kan dökülür ve leşlerinizi burada ejderhalara bırakırız.”
demişti. Kılıcı bırakmak mı? böyle bir yerde mi? Burasının daha güvenli olacağını pek tahmin etmiyordu. Ama silahı vermezse ejderhalarla savaş olasılığı var dı ki böyle bir durumda en son istenilen şeydi.
Daha sonra bir ses işitti. Kılıçtan geliyordu bu...
şahsi olarak beni onlara vermenizi hiç istemesem de Efendim, sanırım bu durumda öncelikle kendimizi kurtarmalıyız. En iyisi beni onlara teslim edin ve onlarla gidin. Böylece ne istediklerini öğrenmiş oluruz. Eğer başarırsak...zaten tekrar elinize geçerim, öyle değil mi? Yani...umarım. Ama tekrar belirtmeliyim ki Efendim, sizden ayrılmayı hiç istemiyorum. Elbette ki karar sizindir.
Salvador derin bir nefes aldı. Kılıç haklıydı galiba. Ama içinde silahsız kalmanın getirdiği sıkıntı vardı hala.
Salvador içinden kılıca seslenerek:
Seni onlara vermek istemesemde şu an için seni teslim etmek en mantıklısı. Bu yerde her ne kadar silahsız gezmek istemesemde şu an ki duru bunu elveriyor.
Salvador hafifçe kılıcını çekerek onu aşağı doğru eğdi. Kılıcı tehditkar tutmuyordu. İlk o vermeyecekti. İlk başta Horcoel in tepkisini inceleme kararı aldı. Tabiki silahları alırken karşılarındaki yaratıkların davranışlarına da dikkat edecekti.Buradaki hiçbir şeye güvenmiyordu-yoldaşları dışında...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
Azazel,Komutanları olduunu düşündüğü yaratığın konuşmasını dinledi..Gözleri tekrardan Ejderhalara kaymıştıki..Karşılaştığı ilk ejderha olan Echberiatos u hatırladı..Onun önünde nasıl korkudan donup kaldığını hatırladı..Fakat bu ejderhalar..Bu ejderlerde bu kadar çok fazla ejder olmasına rahmen bir korku hissetmiyordu sadece gergindi..Diğer yoldaşlarının da hali kendisininkinden farksız gibi görünüordu...
Cüppeli Yaratıklarda göz gezdirdi,Acaba kendileri bir göz bağıyla gözleri köreltilmişmi die düşünmeden edemedi..Bu kuşkusuna cewap bulabilecek tek kişi olan drow büyücüsüne yaklaştı..Ve kulağına hafifçe fısıldadı;
''Bu Ejderhaların gerçek olduğu konusunda şüpheliyim,Gerçek bir ejderha ile karşılaştığım da hissettiğim duyguları hissetmiorum..Bu şokta olduğum için mi yoksa gözlerimiz bir göz bağı ile bağlanmışmı?..''
Kendine doğru gelen askerlerde göz gezdirirken Horcoel'e beklemesini işaret eden bir hareket yaptı..Ejderhalara karşı bi şansları olmazdı ama eğer ejderler gerçek deilse bu çirkin yaratıkları kolayca alt edebileceğini düşünüyordu.....
Cüppeli Yaratıklarda göz gezdirdi,Acaba kendileri bir göz bağıyla gözleri köreltilmişmi die düşünmeden edemedi..Bu kuşkusuna cewap bulabilecek tek kişi olan drow büyücüsüne yaklaştı..Ve kulağına hafifçe fısıldadı;
''Bu Ejderhaların gerçek olduğu konusunda şüpheliyim,Gerçek bir ejderha ile karşılaştığım da hissettiğim duyguları hissetmiorum..Bu şokta olduğum için mi yoksa gözlerimiz bir göz bağı ile bağlanmışmı?..''
Kendine doğru gelen askerlerde göz gezdirirken Horcoel'e beklemesini işaret eden bir hareket yaptı..Ejderhalara karşı bi şansları olmazdı ama eğer ejderler gerçek deilse bu çirkin yaratıkları kolayca alt edebileceğini düşünüyordu.....
Slach olanları sessizce izliyordu. Kimsenin konuşma onu olduklça rahatsız etmişti. aklında bir kaç şey geveledi fakat tam olarak iyi bir şey bulamıyordu. İçinden bir lanet okudu ve tekrar şehirin olduğu yere baktı. 'Lanet olsun bunları atlaksak bile arkada bir sürü kırmızı ejderha üzerimize gelir ve bunlardan kaçamadığımıza gelecek olan diğer grup bizi kolalıkla yakalayabilir. '
Garip bir dilede söylenen sözlerle dikkatini komutana doğru cevirdi. Ejderhalerin yaklaşmasıyla 'Sanırı yolun sonuna geldim.' Diye geçirdi. Ejderhaların yaklaşmasına rağmen ejderha korkusundan eser yoktu. 'Boyut değiştirdiğimize göre ejderhalar bizim boyutumuzdaki gibi güçlü olmaya bilir. Belkide vahşi köpeklerden farkı yoktur ama bunu şimdi test edemem.'
Slach bir kaç adım ileri çıktı. En azından birkaç bilgi edinebilmek için konuşmalıydı.
" Adım Slach. Sizinde anlamış olduğunuz gibi biz bu yere hayal edilemeyecek kadar uzak bir yabancıyız. Yasalarınızı, sistemlerinizi, kurallarınızı bilmiyoruz. Bu ilk etapta suçumuzun affedilmesini bekleyemeyiz fakat en azından ne olduğunu bilmek hakkımız diye düşünüyorum. " 'Bana hiç bir suçumuz yok gibi geldi belki köle olarak almak istiyorlardır.' "Yada ... en azından silahlarımızı bıraktığımızda akibetimizin ne olacağını bilsek içimiz daha rahat bir biçimde bırakabiliriz.Bir de şu durum için pek bir önemi olmayabilir fakat bizi kimin adına tutukladığınızı da bilmek isteriz."
Slach son cümlesinden emin olamasa da ağzından bilgiye olan açlığıyla çıkmıştı. Kısa konuşmasını bitirdikten sonra gözleriyle komutanı kafese almıştı.
Garip bir dilede söylenen sözlerle dikkatini komutana doğru cevirdi. Ejderhalerin yaklaşmasıyla 'Sanırı yolun sonuna geldim.' Diye geçirdi. Ejderhaların yaklaşmasına rağmen ejderha korkusundan eser yoktu. 'Boyut değiştirdiğimize göre ejderhalar bizim boyutumuzdaki gibi güçlü olmaya bilir. Belkide vahşi köpeklerden farkı yoktur ama bunu şimdi test edemem.'
'Hmm pek bir ılıman konuşma olmasa da direk öldürmeye yönelik olmadıkları belli. Belki tutsak düşsem bile birkaç ayrıntı yakalayabilirim.'“Eğer silahlarınızı teslim edip bizimle gelirseniz, size bir zarar gelmez. Direnirseniz kan dökülür ve leşlerinizi burada ejderhalara bırakırız.”
Slach bir kaç adım ileri çıktı. En azından birkaç bilgi edinebilmek için konuşmalıydı.
" Adım Slach. Sizinde anlamış olduğunuz gibi biz bu yere hayal edilemeyecek kadar uzak bir yabancıyız. Yasalarınızı, sistemlerinizi, kurallarınızı bilmiyoruz. Bu ilk etapta suçumuzun affedilmesini bekleyemeyiz fakat en azından ne olduğunu bilmek hakkımız diye düşünüyorum. " 'Bana hiç bir suçumuz yok gibi geldi belki köle olarak almak istiyorlardır.' "Yada ... en azından silahlarımızı bıraktığımızda akibetimizin ne olacağını bilsek içimiz daha rahat bir biçimde bırakabiliriz.Bir de şu durum için pek bir önemi olmayabilir fakat bizi kimin adına tutukladığınızı da bilmek isteriz."
Slach son cümlesinden emin olamasa da ağzından bilgiye olan açlığıyla çıkmıştı. Kısa konuşmasını bitirdikten sonra gözleriyle komutanı kafese almıştı.
Oyunların kralını bozan hep benim, gırgırı şamatayı seven hep benim, bilin bakalım ben kimim?
-
Horcoel_Baator
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 673
- Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
- Location: Boş boş gezindigi Ankara sokaklarından..
- Contact:
Horcoel durdu ve etrfını gözetledikten sonra önündeki insanımsı varlıga yönelerek sırtındaki kemeri çözdü ve 2 kısa kılıcı ile 1 uzun yayını uzattı..ardından hançerlerini..Her silahını verirken en temizyürekli bakışı ile nöbetçiyi süzdü ve konuşmaya başladı..
''Yay ile kılıçlar ölü babama ve onada binlerce yıldır süregelen atalarımdan kalmadır..şu ana kadar önümden binlerce silah geçti savaşçı..Kimisi sıradan yapımdı..Kimisi büyülü..Kimisi en usta demircilerin elinden çıkmış bir hazineydi..Kimisi aranılan kadim bir parça..Hatta bir kere tanrıların bir parçası olan bir silah bile geçti önümden..Ancak hiçbirisine elimdeki bu üç silahı değişmedim..Nedeni çok para etmeleri yada tanrıların gücünü içinde barındırmaları değil..Belkide ortalama bir tüccarda bu silahların daha iyisini edinebilirdim..Ancak yapmadım..Bunlar benim aile yadigarlarım..''
İç çekti ve devam etti..''Sorun çıkartmayacağız..Zaten çıkaramayız..''Ejderleri gösterdi..''Ancak güvenilir oldugumuzu kanıtladıktan sonra silahlarımı geri almamızın bir yolu olmalı..''Hafiften somurttu ve başını öne eğdi..''O silahlar bana halkım Celeb'thalionların son emanetiydi..Onları geri alabilmek için bir şansım varsa bana lütfen bunu söyle savaşçı..Halkım adına bunu bilmem gerek..''
''Yay ile kılıçlar ölü babama ve onada binlerce yıldır süregelen atalarımdan kalmadır..şu ana kadar önümden binlerce silah geçti savaşçı..Kimisi sıradan yapımdı..Kimisi büyülü..Kimisi en usta demircilerin elinden çıkmış bir hazineydi..Kimisi aranılan kadim bir parça..Hatta bir kere tanrıların bir parçası olan bir silah bile geçti önümden..Ancak hiçbirisine elimdeki bu üç silahı değişmedim..Nedeni çok para etmeleri yada tanrıların gücünü içinde barındırmaları değil..Belkide ortalama bir tüccarda bu silahların daha iyisini edinebilirdim..Ancak yapmadım..Bunlar benim aile yadigarlarım..''
İç çekti ve devam etti..''Sorun çıkartmayacağız..Zaten çıkaramayız..''Ejderleri gösterdi..''Ancak güvenilir oldugumuzu kanıtladıktan sonra silahlarımı geri almamızın bir yolu olmalı..''Hafiften somurttu ve başını öne eğdi..''O silahlar bana halkım Celeb'thalionların son emanetiydi..Onları geri alabilmek için bir şansım varsa bana lütfen bunu söyle savaşçı..Halkım adına bunu bilmem gerek..''
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
the ones I love will always be the ones who pay..''
Azazel,Horcoel in silahlarını bıraktığını gördü..Demekki grup teslim olmayı seçmişti..
Elf, kılıcını kınından yavaşça çıkarttı sivri kısmı kendisine dönük bir şekilde kendisne doğru yaklaşan askere uzattı..Açıkçası kılıcını kaybetmesi okadar da umrunda da deildi.Nede olsa daha karşısındakilerin bilmediği bir sürü silahı daha wardı,Fakat diğer kimliğinin karşısındakiler tarafından bilinmesi pekde yararına olmazdı..
Kılıcını verdikten sonra akıbetlerinin ne olacağını kollarını göğsünde kavuşturarak bekledi..
Elf, kılıcını kınından yavaşça çıkarttı sivri kısmı kendisine dönük bir şekilde kendisne doğru yaklaşan askere uzattı..Açıkçası kılıcını kaybetmesi okadar da umrunda da deildi.Nede olsa daha karşısındakilerin bilmediği bir sürü silahı daha wardı,Fakat diğer kimliğinin karşısındakiler tarafından bilinmesi pekde yararına olmazdı..
Kılıcını verdikten sonra akıbetlerinin ne olacağını kollarını göğsünde kavuşturarak bekledi..
Silah mı? Bir büyücüden silah istemek. Çok garip. Acaba bu garip ırk büyücülerden haberdar mı? Sonra düşündüğünün saçmalığını kabul ederek, lanet ejderhaları nasıl kontrol edebileceklerini umuyorum ki. Düşüncelere dalmışken azazel'in sözleriyle irkildi;Necros_Spellweaver wrote:“Eğer silahlarınızı teslim edip bizimle gelirseniz, size bir zarar gelmez. Direnirseniz kan dökülür ve leşlerinizi burada ejderhalara bırakırız.”
"Ejderhalar konusunda bir nebze haklısın. Ama ejderhalar'ın eğitimli oldukları ortada. Onlar hakkında daha önceden bilgilerime dayanarak bu korkutucu hisleri istedikleri zaaman serbest bıraktıklarını, istemedikleri zaman bırakmadıklarını biliyorum. Eğer bir illüzyon olsalardı bir şekilde hissederdim ve şu anda saldırmanın pek akılııca olmayacağı ortada."Azazel666 wrote:''Bu Ejderhaların gerçek olduğu konusunda şüpheliyim,Gerçek bir ejderha ile karşılaştığım da hissettiğim duyguları hissetmiorum..Bu şokta olduğum için mi yoksa gözlerimiz bir göz bağı ile bağlanmışmı?..''
İşler iyice sarpa sarmaya başladı. Umarım bu yaratıklar adil olan yaratıklardır. Bir işkence daha çekmeye tahammülüm olamaz. Bu kez gerekirse büyümü de kullanabilirim.Slach wrote:" Adım Slach. Sizinde anlamış olduğunuz gibi biz bu yere hayal edilemeyecek kadar uzak bir yabancıyız. Yasalarınızı, sistemlerinizi, kurallarınızı bilmiyoruz. Bu ilk etapta suçumuzun affedilmesini bekleyemeyiz fakat en azından ne olduğunu bilmek hakkımız diye düşünüyorum. Yada ... en azından silahlarımızı bıraktığımızda akibetimizin ne olacağını bilsek içimiz daha rahat bir biçimde bırakabiliriz.Bir de şu durum için pek bir önemi olmayabilir fakat bizi kimin adına tutukladığınızı da bilmek isteriz."
Diğerleri de silahlarını uzatınca bana da bu düşer. Ama önce yaratıkların anlamayacaklarını düşündüğü Elf diliyle konuştu. Kendisini Yalnızca Horcoel ve Azazel'in anlayacağını umuyordu.Horcoel_Baator wrote:''Yay ile kılıçlar ölü babama ve onada binlerce yıldır süregelen atalarımdan kalmadır..şu ana kadar önümden binlerce silah geçti savaşçı..Kimisi sıradan yapımdı..Kimisi büyülü..Kimisi en usta demircilerin elinden çıkmış bir hazineydi..Kimisi aranılan kadim bir parça..Hatta bir kere tanrıların bir parçası olan bir silah bile geçti önümden..Ancak hiçbirisine elimdeki bu üç silahı değişmedim..Nedeni çok para etmeleri yada tanrıların gücünü içinde barındırmaları değil..Belkide ortalama bir tüccarda bu silahların daha iyisini edinebilirdim..Ancak yapmadım..Bunlar benim aile yadigarlarım..''
''Sorun çıkartmayacağız..Zaten çıkaramayız..'Ancak güvenilir oldugumuzu kanıtladıktan sonra silahlarımı geri almamızın bir yolu olmalı..''Hafiften somurttu ve başını öne eğdi..''O silahlar bana halkım Celeb'thalionların son emanetiydi..Onları geri alabilmek için bir şansım varsa bana lütfen bunu söyle savaşçı..Halkım adına bunu bilmem gerek..''
Code: Select all
Sör Horcoel, bu yaratıklara güvenebilirmiyiz? Gerçi ejderhalarla ve üzerimize dönük arbaletlere bakılırsa yapılacak en mantıklı hareket gibi görünüyor. Eğer fikriniz değişirse bir şekilde bana işaret verin sizi koruyacak birşeyler yapabilirim.İnsan labirentte, içgüdülerini ince, keskin bir uç gibi bilemelidir, neredeyse bir hançerin, bir kılıcın ağzı kadar keskin, çünkü içgüdüler de hayatta kalmak için kullanılan silahlardır ve sık
V'ladhek nefesini tuttu yavaş yavaş bu yerde yine sinirleri bozulmaya başlıyordu..Ejderhaların gerçek olup olmadığı konusunda son anda yilmax a katıldı ve ona güvendi..Horcoel in silahlarını verişini izledikten sonra isteksiz bir şekilde kemerine bağlı kılıçlarını çıkardı ve önündeki gelene doğru uzattı..
Kılıçları elinden gittiğinde kendisini inanılmaz şekilde savunmasız hissetmişti V'ladhek ama çökertemeyecekleri tek silah beyniydi..Onlara güvenip güvenmemek konusundaki düşüncesini tekrar tarttı pek bir çareleri olduğunu düşünmüyordu.Kimsenin zarar görmeden olayın bitmesi için silahlarını vermelilerdi.Ama aklında başka biri daha vardı..
Azazel...Eğer şu anda onun kurt adam olduğunu öğrenirlerse işte o zaman bitmiş sayılırlardı.En azından bir kargaşa olacağı kesindi..Rahatlamaya çalışarak bekledi ve yilmax ın sözleri kulağına ilişti isteksiz bir biçimde konuştu " tek yapabilceğimiz bu , sanırım.. " dedi ve Horcoel e doğru döndü..
Horcoel in düşüncesini merak ediyordu..Yilmax burada kendilerine yardım edecek en iyi kişiydi ve galiba tek şansları..
Kılıçları elinden gittiğinde kendisini inanılmaz şekilde savunmasız hissetmişti V'ladhek ama çökertemeyecekleri tek silah beyniydi..Onlara güvenip güvenmemek konusundaki düşüncesini tekrar tarttı pek bir çareleri olduğunu düşünmüyordu.Kimsenin zarar görmeden olayın bitmesi için silahlarını vermelilerdi.Ama aklında başka biri daha vardı..
Azazel...Eğer şu anda onun kurt adam olduğunu öğrenirlerse işte o zaman bitmiş sayılırlardı.En azından bir kargaşa olacağı kesindi..Rahatlamaya çalışarak bekledi ve yilmax ın sözleri kulağına ilişti isteksiz bir biçimde konuştu " tek yapabilceğimiz bu , sanırım.. " dedi ve Horcoel e doğru döndü..
Horcoel in düşüncesini merak ediyordu..Yilmax burada kendilerine yardım edecek en iyi kişiydi ve galiba tek şansları..
Beni mutlu et tatlı kız..<br> Bana sarıl bu gece.<br> Öp beni yağmurun altında.<br> Sev beni sonsuza dek..<br>
-
Horcoel_Baator
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 673
- Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
- Location: Boş boş gezindigi Ankara sokaklarından..
- Contact:
''Bu kadar kırmızı ejderin önündemi Büyücü dostum..''dedi elfçe karşılıkla..''Ejderhalar sizin de bildiginiz gibi kadim büyücülerdir..Yapılan numarayı anlamaları zor olmayacaktır ve anladıkları gibi kendimizi ateşte pişmiş geyik etleri ile aynı bölümde buluruz..Amaçlarını bilmiyorum ancak bizi öldürmek gibi bir amaçları olmasa gerek..''
''şimdilik öyle görünüyorlar ve en azından ben öyle umuyorum..Ancak tehlikeye karşı her an hazırlıklı olmamız gerekiyor..Kahretsin..Silahlarımızın gitmesi gerçekten kötü oldu..O silahların herşeyden öte benim için çok büyük bir değeri vardı ve..''
''Herneyse..Sonuçta bize veya göreve bir zararları dokunmadıkları sürece onların kuralları ile oynamak zorundayız..Belki onlarla konuşabilirsem silahlarımızı onların yasalarına göre almamızı sağlayıp,onları buna ikna edebilirim..Kahretsin..Yasalardan nefret ediyorum..Herzaman herkezin ayağını birşeye bağlar..Herzaman..''
Horcoel bir anda duraksadı ve gözbebekleri iyice küçüldü tüyleri diken diken olmuş gibiydi..
''Merak ettiğim birşey var..'' diye fısıldadı Yılmax a doğru..''Söylediği son elfçe sözden sonra kendi kendisine tersi olmasını umarak arkasını döndü ve insanımsı varlıklara bakınmaya başladı..Paladin içindeki saflığa konsantre olurken negatif enerji tanelerinin kendi gözüne gözükmeye başlamasını dileyerek aldıgı nefesi dışarı verdi sakince..Paladinin negatif ve pozitif enerjiye hassas vücudu ortamdaki enerji aurasına tutunmak üzereydi..Paladin konsantresini sürdürüken bir yandan bu insanımsı varlıklardan yayılan aurayı merak ederken bir yandanda düşündüğü şey çıkarsa ne yapacağı konusunda bir plan düşünüyordu..Az sonra öğreneceği şeyden sonra belkide bu insanımsı varlıklara tamamen tutumu değişecekti paladinin..Ancak şu anki sıkışık durumlarında düşündüğü şey çıksa bile rol yapmak zorunda kalacağını farketti..En azından doğru an gelene kadar..Silahlarını geri alana kadar onların kuralları ile oynayabilir ardından diyardakilerin kurtuluşu için yapmaları gereken göreve odaklanırdı..şimdilik öncelik diyardaki insanların hayatıydı..Sonuçta ne olursa olsun tek başına bu boyuttaki düzeni değiştiremezdi değilmi..Bu sırada bu varlıklar içlerinde azıcıkta olsa karanlık barındırıyorlarsa işimiz zorlaşacaktır diyordu paladin..
Myztrael gibi birisinin böyle bi yerde ne işi olabilirdiki..
(Yapılan haraket Detect Evil)
''şimdilik öyle görünüyorlar ve en azından ben öyle umuyorum..Ancak tehlikeye karşı her an hazırlıklı olmamız gerekiyor..Kahretsin..Silahlarımızın gitmesi gerçekten kötü oldu..O silahların herşeyden öte benim için çok büyük bir değeri vardı ve..''
''Herneyse..Sonuçta bize veya göreve bir zararları dokunmadıkları sürece onların kuralları ile oynamak zorundayız..Belki onlarla konuşabilirsem silahlarımızı onların yasalarına göre almamızı sağlayıp,onları buna ikna edebilirim..Kahretsin..Yasalardan nefret ediyorum..Herzaman herkezin ayağını birşeye bağlar..Herzaman..''
Horcoel bir anda duraksadı ve gözbebekleri iyice küçüldü tüyleri diken diken olmuş gibiydi..
''Merak ettiğim birşey var..'' diye fısıldadı Yılmax a doğru..''Söylediği son elfçe sözden sonra kendi kendisine tersi olmasını umarak arkasını döndü ve insanımsı varlıklara bakınmaya başladı..Paladin içindeki saflığa konsantre olurken negatif enerji tanelerinin kendi gözüne gözükmeye başlamasını dileyerek aldıgı nefesi dışarı verdi sakince..Paladinin negatif ve pozitif enerjiye hassas vücudu ortamdaki enerji aurasına tutunmak üzereydi..Paladin konsantresini sürdürüken bir yandan bu insanımsı varlıklardan yayılan aurayı merak ederken bir yandanda düşündüğü şey çıkarsa ne yapacağı konusunda bir plan düşünüyordu..Az sonra öğreneceği şeyden sonra belkide bu insanımsı varlıklara tamamen tutumu değişecekti paladinin..Ancak şu anki sıkışık durumlarında düşündüğü şey çıksa bile rol yapmak zorunda kalacağını farketti..En azından doğru an gelene kadar..Silahlarını geri alana kadar onların kuralları ile oynayabilir ardından diyardakilerin kurtuluşu için yapmaları gereken göreve odaklanırdı..şimdilik öncelik diyardaki insanların hayatıydı..Sonuçta ne olursa olsun tek başına bu boyuttaki düzeni değiştiremezdi değilmi..Bu sırada bu varlıklar içlerinde azıcıkta olsa karanlık barındırıyorlarsa işimiz zorlaşacaktır diyordu paladin..
Myztrael gibi birisinin böyle bi yerde ne işi olabilirdiki..
(Yapılan haraket Detect Evil)
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
the ones I love will always be the ones who pay..''
-
Lord Necros
- Başbüyücü
- Posts: 1916
- Joined: Fri Apr 29, 2005 10:00 am
- Location: Necropolis
- Contact:
Savaşçılardan birisi hiçbir şey söylemeden Horcoel’in elinden kılıçlarını hoyratça almıştı. Horcoel karşılık vermediğinde cesaretlenen diğerleri, hemen diğerlerinin silahlarını kapmaya başladılar. Silahları alan, geriye çekiliyordu.
Grup kendi içinde sessizce tartışırken Horcoel aklına takılan soruyu görmek için çevrelerindeki bu tuhaf ırkın askerlerinden yayılan auraya asıldı ve...
Bir anda hepsi de gözlerinde kara-kızıl renklerle dalgalanırken onlardan yayılan yoğun negatif enerji bir anlığına Horcoel’in içini burudu. Belki şimdiden bunu söylemek yanlıştı, ama bu ırkın tamamı olmasa da çok büyük çoğunluğunun da kötü mizaçlı olması söz konusuydu. Onlara güvenebilirler miydi?
Ve bu sırada gemideki komutanın sesi, Slach’ın sorularını cevaplarcasına yükseldi. “Sizleri Liç-Kraliçe Vlaakith adına tutukluyorum. Suçunuz, Tu’narath hava sahasına gerekli vizeleri almadan, izinsiz girmek.”
Silahı alınmayan son kişi Salvador’du ve askerlerden birisi onun yanına gidip elini kılıca doğru uzattı.
Tuhaf... Yaratıldığımdan beri hep iyi yürekli insanların ellerinde olmuştum. Eski efendim bile lanetlenmesinin sonucu öyle bir yaratık haline gelmişti. Zihni kaybolsa da yüreği hâlâ temizdi. Ama şimdi...göz göre göre kötü yaratılışlı bir yaratığın eline gidiyorum. şey efendim.. Benden utanmanızdan çekiniyorum ama...ben sanırım onlardan korkuyorum.
Kılıcın sesi utançla kısılarak Salvador’un zihninde kayboldu. Asker sabırsızca elini sallayarak kılıcı istedi.
Grup kendi içinde sessizce tartışırken Horcoel aklına takılan soruyu görmek için çevrelerindeki bu tuhaf ırkın askerlerinden yayılan auraya asıldı ve...
Bir anda hepsi de gözlerinde kara-kızıl renklerle dalgalanırken onlardan yayılan yoğun negatif enerji bir anlığına Horcoel’in içini burudu. Belki şimdiden bunu söylemek yanlıştı, ama bu ırkın tamamı olmasa da çok büyük çoğunluğunun da kötü mizaçlı olması söz konusuydu. Onlara güvenebilirler miydi?
Ve bu sırada gemideki komutanın sesi, Slach’ın sorularını cevaplarcasına yükseldi. “Sizleri Liç-Kraliçe Vlaakith adına tutukluyorum. Suçunuz, Tu’narath hava sahasına gerekli vizeleri almadan, izinsiz girmek.”
Silahı alınmayan son kişi Salvador’du ve askerlerden birisi onun yanına gidip elini kılıca doğru uzattı.
Tuhaf... Yaratıldığımdan beri hep iyi yürekli insanların ellerinde olmuştum. Eski efendim bile lanetlenmesinin sonucu öyle bir yaratık haline gelmişti. Zihni kaybolsa da yüreği hâlâ temizdi. Ama şimdi...göz göre göre kötü yaratılışlı bir yaratığın eline gidiyorum. şey efendim.. Benden utanmanızdan çekiniyorum ama...ben sanırım onlardan korkuyorum.
Kılıcın sesi utançla kısılarak Salvador’un zihninde kayboldu. Asker sabırsızca elini sallayarak kılıcı istedi.
All power demands sacrifice...and pain. The universe rewards those willing to spill their life's blood for the promise of power.
Power demands sacrifice.
Power demands sacrifice.
Slach Horcoelin silahlarını vermesiyle baya bir şaşırdı. En çok ondan tepki geleceğini hatta silahlarını vermektense savaşmayı seçeceğini sanmıştı fakat ilk veren o olmuştu. Diğerlerinin de bu hareketi yapması beklediği bir şeydi ' Demek uçurumdan ilk atlayacak koyunu bekliyorlarmış.' dedi içinden.
Slach silahını teslim etmek için sorusunu cevabını beklerken cevap kısa zamanda gelmişti.
"Amin estelile ilnuquernuva quena en'mani'ien moon"
Slach silahını teslim etmek için sorusunu cevabını beklerken cevap kısa zamanda gelmişti.
'Hmm Bu Liç ne anlamda? Lich mi yoksa ismimi böyle. şimdilik çenemi açıp bunu sormasam iyi olur. Belki direk olarak infaz edilebilirim.' Slach bu sırada kendisine doğru yaklaşam görevliye silahlarını uzattı. 'Büyük bir suça benzemiyor dünyada olsa en fazla mülteci sıtatüsüne sokulup sınır dışı edilirdik. Fakat Horcoel'i uyarmalıyım dünyanın kaderi bizim elimizde gibi cümle kurarsa işleri zora koşabilir.' Silahı elinden alındıktan sonra küçük adımlarla Horcoele yaklaştı.“Sizleri Liç-Kraliçe Vlaakith adına tutukluyorum. Suçunuz, Tu’narath hava sahasına gerekli vizeleri almadan, izinsiz girmek.”
"Amin estelile ilnuquernuva quena en'mani'ien moon"
Code: Select all
umarım ileride görev hakkında bir şeyden bahsetmezsinOyunların kralını bozan hep benim, gırgırı şamatayı seven hep benim, bilin bakalım ben kimim?
Azazel kılıcını verdikten sonra komutan ın yüzüne baktı..Ve Sakin bir biçimde konuşmaya başladı;
''Peki bu suçumuzun cezasını nasıl çekeceğiz?? Veya Kendimizi affetirmek için yapabileceğimiz birşey warmı?''
Büyük bir ihtimalle bir hücreye kapatılmayacaklarının farkındaydı Azazel..
şimdiye kadar öldürmedilerse sadece bir amaç içindi bu............
Bizi Köle olarak kullanacaklar..
Bu düşünce üzerine Elf in tüyleri diken diken oldu..şimdiye kadar hiç kimsenin yönetimi altına girmemişti,hiçbir zaman da girmeyeceğini düşünüyordu...
''Peki bu suçumuzun cezasını nasıl çekeceğiz?? Veya Kendimizi affetirmek için yapabileceğimiz birşey warmı?''
Büyük bir ihtimalle bir hücreye kapatılmayacaklarının farkındaydı Azazel..
şimdiye kadar öldürmedilerse sadece bir amaç içindi bu............
Bizi Köle olarak kullanacaklar..
Bu düşünce üzerine Elf in tüyleri diken diken oldu..şimdiye kadar hiç kimsenin yönetimi altına girmemişti,hiçbir zaman da girmeyeceğini düşünüyordu...
Silahlarının sertçe alınmasına sinirlense de içinden onlara karşı için için gülmeden edemiyordu. Bir büyücüyü yürüyüş sopasından ayırmanın onlara ne gibi bir faydası olabilirdi ki? Alelade bir yürüyüş sopasıydı. Sonra Azazel'in konuşması dikkatini çekti;
Yaratıklara teslim olmak istemiyordu ama tüm grubun hatta tüm diyarda yaşayanların yükü üzerlerindeydi. Her yaptıkları hareket herkesin hayatında birşeyleri etkileyecekti...
Azazel'e dönerek sadece onların anlayabileceği bir dil'le, elf dili ile konuştu;Azazel666 wrote:''Peki bu suçumuzun cezasını nasıl çekeceğiz?? Veya Kendimizi affetirmek için yapabileceğimiz birşey warmı?''
Code: Select all
Azazel, hiçbir suçumuz olmadığı ortada, bu yaratıkların şimdilik fazlaca ezilmeden onların suyuna gitmemiz daha uygun olacaktır. Bırakalım da konuşmaları bizim adımız sör Horcoel yapsın. Tabii ki burada canlı kalmak istiyorsak.Yaratıklara teslim olmak istemiyordu ama tüm grubun hatta tüm diyarda yaşayanların yükü üzerlerindeydi. Her yaptıkları hareket herkesin hayatında birşeyleri etkileyecekti...
İnsan labirentte, içgüdülerini ince, keskin bir uç gibi bilemelidir, neredeyse bir hançerin, bir kılıcın ağzı kadar keskin, çünkü içgüdüler de hayatta kalmak için kullanılan silahlardır ve sık
Azazel,Yılmax ın kulağına elf dilinde;Azazel, hiçbir suçumuz olmadığı ortada, bu yaratıkların şimdilik fazlaca ezilmeden onların suyuna gitmemiz daha uygun olacaktır. Bırakalım da konuşmaları bizim adımız sör Horcoel yapsın. Tabii ki burada canlı kalmak istiyorsak.
''Eğer bizi biryere kapatırlarsa işimiz çok daha zorlaşır..Bu uzlaşmayı burada halletmeliyiz...''..
Kesinlikle köleliği kendine yediremezdi..Hayırr..Herşey olur ama başkasının evcil hayvanı olmazdı.....[/i]
V'ladhek olanları dikkatle dinledi ve sonra donuk bakışlarla Azazel'e baktı.." Bir şeyleri kabul etmek zorundayız elf.Eğer kabul etmeyip burada bilgece davranmazsak burada bizi kolayca harcarlar ve emin ol bu kadar kişinin yükü altındayken herkesin hayatını tehlike altına atmak istemezsin..Bizim de istediğimiz buradan kurtulmak ama bunun için sakin olmalıyız elf dostum..Umarım anlarsın.." dedi elf dilinin kadimliğiyle..
Sesindeki donukluk kendisinin bile içine işlemiş durumdayken ilerideki adamlara göz attı..Hiçbir şey demedi ve öylece bekledi Horcoel in doğru şeyler yapacağına inanıyor ve güveniyordu.Herkesin kaderi sadece kendilerine bağlıydı ve en küçük hata herşeyi bozabilirdi..
şu an kimse bunu yapmayacaktı ve yapmamalıydı.Yilmax a bakarak hafifçe kafasını eğerek selam verdi ve önündeki Ejderha bozuntularına bakarak sessizlik içinde bekledi..
Tutsak olmamalılardı..Oyalanmamalılardı..Lord Myztrael i bulmalı ve diyarı yokoluştan kurtarmalılardı..Gerçekten zor durumdalardı ama sadece onların hava sahasına girdikleri içinde öldürülecek değillerdi ya?"Umarım.." dedi içinden..
Gerizekalı bir Lich kralice nin ellerine düşmüşlerdi..Güvenmemelilerdi ama başka çareleri yoktu en doğrusunu yapmışlardı.Ejderha ya doğru bakarak bekledi..Kimsenin yanlışlık yapmamasını umarak ve Azazel in ısrar etmemesini umarak..
Sesindeki donukluk kendisinin bile içine işlemiş durumdayken ilerideki adamlara göz attı..Hiçbir şey demedi ve öylece bekledi Horcoel in doğru şeyler yapacağına inanıyor ve güveniyordu.Herkesin kaderi sadece kendilerine bağlıydı ve en küçük hata herşeyi bozabilirdi..
şu an kimse bunu yapmayacaktı ve yapmamalıydı.Yilmax a bakarak hafifçe kafasını eğerek selam verdi ve önündeki Ejderha bozuntularına bakarak sessizlik içinde bekledi..
Tutsak olmamalılardı..Oyalanmamalılardı..Lord Myztrael i bulmalı ve diyarı yokoluştan kurtarmalılardı..Gerçekten zor durumdalardı ama sadece onların hava sahasına girdikleri içinde öldürülecek değillerdi ya?"Umarım.." dedi içinden..
Gerizekalı bir Lich kralice nin ellerine düşmüşlerdi..Güvenmemelilerdi ama başka çareleri yoktu en doğrusunu yapmışlardı.Ejderha ya doğru bakarak bekledi..Kimsenin yanlışlık yapmamasını umarak ve Azazel in ısrar etmemesini umarak..
Beni mutlu et tatlı kız..<br> Bana sarıl bu gece.<br> Öp beni yağmurun altında.<br> Sev beni sonsuza dek..<br>
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest
