*Soruyu tekrarladı: "Eğer bir gün için güneşi doğudan değil de batıdan doğduracak bir ilüzyon yaratsaydın, bunun her gün güneşin doğudan doğduğu gerçekliğiyle ne farkı olurdu?"
"Kim ve Ne için sorularını baz alıyorum:" dedi cevap olarak.
Cevap1: Sadece ilüzyon olduğuna inananlar için basit bir oyundan ibaret olurdu.
Cevap2: Doğudan doğduğuna inananlar için bir "mucize" olurdu.
Cevap3: Hiçbir şeye (ya da güneşe) inanmayanlar/körler için zaten bir şey değişmezdi, çünkü "güneş zaten yok."
Cevap4: Güneş sadece farklı bir gerçekliğe bürünürdü -ilüzyon olduğuna göre bir süre için.
Ekstra Cevap: Benim içinse önemli bir işaret olurdu..." Sustu ve acı içinde dişlerini kenetledi...
"Aslına bakarsan sayın rahip," dedi kendini beğenmiş bir edayla, "ben zaten ateşe bağışığım. Yarı-İblis oluşum bunu mümkün kılıyor. Ha, umarım iblislere kapınız açıktır."
Birkaç saniye bekledikten sonra ekledi: "Cevapları nasıl buldun?"
Gölgedeniz Tapınağı
-
feverbeast
- Kullanıcı

- Posts: 158
- Joined: Fri May 14, 2004 10:00 am
- Location: In Hell
- Contact:
"Evet vardı ve sanırsam bana tapınağınızda inancıma yönelik her türlü küçümsemenizle bunu mümkün olmaktan uzaklaştırmıştınız." dedi Palisdan sinirli bir ifadeyle.
"şimdi ise size sevinmek kalıyor, zira tapınaklar arası iyi işleyen bir ittifağı nedensiz yere yıktınız ve şimdi ben uzun ve tehlikeli bir yolculuğa çıkacakken benden sonraki halefimle aynı makul anlaşmayı yapabileceğinizden ciddi şüphelerim var." dedi iş konuşurmuş gibi bir sesle, sonra sessizce üzüntülü bir ifadeyle ilave etti, "Niye? Niye yaptınız bunu? Diyarı düşündüğünüzü sanırdım..."
"Fakat bu kişisel sorunlar için ben şahsen -eğer affedeceğim bir durum olduğunu düşünürseniz- affediyorum ve size yolculuğumdan önce güle güle diyorum. Bu konuları halefimle görüşün lütfen." sessizce ilave etti, "Ve lütfen ona karşı hakaretlerde bulunmadan konuşun."
"Kendinize iyi bakın rahip." dedi ve gülümsedi, "şimdi diğer arkadaşlarımla vedalaşacağım, zira yolculuğumdan dönememe ihtimalim var."
"şimdi ise size sevinmek kalıyor, zira tapınaklar arası iyi işleyen bir ittifağı nedensiz yere yıktınız ve şimdi ben uzun ve tehlikeli bir yolculuğa çıkacakken benden sonraki halefimle aynı makul anlaşmayı yapabileceğinizden ciddi şüphelerim var." dedi iş konuşurmuş gibi bir sesle, sonra sessizce üzüntülü bir ifadeyle ilave etti, "Niye? Niye yaptınız bunu? Diyarı düşündüğünüzü sanırdım..."
"Fakat bu kişisel sorunlar için ben şahsen -eğer affedeceğim bir durum olduğunu düşünürseniz- affediyorum ve size yolculuğumdan önce güle güle diyorum. Bu konuları halefimle görüşün lütfen." sessizce ilave etti, "Ve lütfen ona karşı hakaretlerde bulunmadan konuşun."
"Kendinize iyi bakın rahip." dedi ve gülümsedi, "şimdi diğer arkadaşlarımla vedalaşacağım, zira yolculuğumdan dönememe ihtimalim var."
Taşlar unutana dek...
Elini salladı ve iki kömürün olduğu yerde iki kap asit belirdi, "İblislere de kapımız açık, önemli olan gelenin izlediği yoldur. Varoluşunun başlangıcındaki gerçeklik değil seçimler önemlidir. Gölge Lordun yolunu kendine uygun buluyorsan bu kapı sana her zaman açık olacaktır."
"Ateşe bağışıklığına gelince asite de bağışık mısın?" dedi ve gülümsedi.
Bir sorumu mükemmel bir şekilde cevaplamışsın ama bir de diğer sorum vardı -gerçi onu da rahatlıkla cevaplayacağına eminim. Tekrarlayım.
Palisdan'ın kendi içinden dışarı bir adım attı ve kendisiyle aynı bir ilüzyonu oluştu. "Evet tüm duyularımızın söylediği üzere bu Palisdan" dedi ilüzyonu göstererek, "Yani bizim için bu Palisdan gerçek" Sonra bir Palisdan diğerine hançeri sapladı ve kalbini söküp dışarı çıkardı ve elfin ayaklarının dibine attı, "Kalbin veya yerde yatan cesedin gerçekliği yapabildiğin tüm yöntemlerle sınamakta serbestsin, onun gerçek olduğundan başka bir şey göremeyeceksin. Bu durumda Palisdan öldü mü? Palisdan öldüyse ben nasıl burada yaşıyorum? Hangimiz gerçeğiz ve burada hem gerçeklik hem yalan birbiriyle çakıştı mı?"
"Cevapların mükemmel. Cevap verirken verdiğin her cevabın hem doğru hem yanlış olabileceğini vereceğin cevabın göreceli bir nitelik taşıyacağını unutmaman müthiş. Bekleyebileceğim her türlü cevabı vermişsin. Gölge Lordun felsefesi ile senin doğan birbirine çok benzerlik gösteriyor." cebinden siyah bir yüzük çıkardı, üstünde gölge lordun sembolü vardı, "Neden Gölge Lordun yoluna katılmıyorsun, kalbinin yoluna?"
"Ateşe bağışıklığına gelince asite de bağışık mısın?" dedi ve gülümsedi.
Bir sorumu mükemmel bir şekilde cevaplamışsın ama bir de diğer sorum vardı -gerçi onu da rahatlıkla cevaplayacağına eminim. Tekrarlayım.
Palisdan'ın kendi içinden dışarı bir adım attı ve kendisiyle aynı bir ilüzyonu oluştu. "Evet tüm duyularımızın söylediği üzere bu Palisdan" dedi ilüzyonu göstererek, "Yani bizim için bu Palisdan gerçek" Sonra bir Palisdan diğerine hançeri sapladı ve kalbini söküp dışarı çıkardı ve elfin ayaklarının dibine attı, "Kalbin veya yerde yatan cesedin gerçekliği yapabildiğin tüm yöntemlerle sınamakta serbestsin, onun gerçek olduğundan başka bir şey göremeyeceksin. Bu durumda Palisdan öldü mü? Palisdan öldüyse ben nasıl burada yaşıyorum? Hangimiz gerçeğiz ve burada hem gerçeklik hem yalan birbiriyle çakıştı mı?"
"Cevapların mükemmel. Cevap verirken verdiğin her cevabın hem doğru hem yanlış olabileceğini vereceğin cevabın göreceli bir nitelik taşıyacağını unutmaman müthiş. Bekleyebileceğim her türlü cevabı vermişsin. Gölge Lordun felsefesi ile senin doğan birbirine çok benzerlik gösteriyor." cebinden siyah bir yüzük çıkardı, üstünde gölge lordun sembolü vardı, "Neden Gölge Lordun yoluna katılmıyorsun, kalbinin yoluna?"
Taşlar unutana dek...
Rp dışı: Arkadaşlar bir süre için (belki de uzun bir süre) siteye giremeyeceğim. Bir süre için daha cevapları okuyacağım ama evdeki bilgisayarımda cookielerden kaynaklanan bir sorun nedeniyle siteye login olamıyorum ve dolayısıyla cevap yazamayacağım. Benim yerime bakmak isteyecekler için bir sıralama koyayım şuraya: squva (Niatra), Ghost_of_a_rose, Blade3, feverbeast, Talen Quicksilver, NIGHT (eğer ilgilenirsen ve Gölge Lorda inanırsan). Kendinize iyi bakın, sizlerle bulunmak bir zevkti. Yeniden görüşmek üzere. 
Rp içi:
Palisdan sırtından liri Gölgekuşu'nu çıkardı ve tek güçlü bir nota çaldı, lir önce toza dönüştü sonra da kayboldu.
Palisdan da yavaş yavaş tapınaktan çıktı, bilinmeyen uzun ve tehlikeli bir yolcululuğa çıktı.
Rp içi:
Palisdan sırtından liri Gölgekuşu'nu çıkardı ve tek güçlü bir nota çaldı, lir önce toza dönüştü sonra da kayboldu.
Palisdan da yavaş yavaş tapınaktan çıktı, bilinmeyen uzun ve tehlikeli bir yolcululuğa çıktı.
Taşlar unutana dek...
Evet şüpheleri vardı aklında... Bunları konuşmak ve yenebilirse yenmek için gelmişti buraya. Ama tapınağın başrahibin bir süre ortalarda olmayacağını öğrenmişti."O zaman halefinizle konuşmak için tekrar geleceğm ve size iyi yolculuklar..." dedi.Palisdan'ın gittiğini biliyordu ama onu duyacağını da biliyordu.Ardından yavaşça tapınaktan çıktı.
Sıkıntılarla dolu hayat, yer kalmıyor yaşamaya.
-
feverbeast
- Kullanıcı

- Posts: 158
- Joined: Fri May 14, 2004 10:00 am
- Location: In Hell
- Contact:
Palisdan'ın kendi içinden dışarı bir adım attı ve kendisiyle aynı bir ilüzyonu oluştu. "Evet tüm duyularımızın söylediği üzere bu Palisdan" dedi ilüzyonu göstererek, "Yani bizim için bu Palisdan gerçek" Sonra bir Palisdan diğerine hançeri sapladı ve kalbini söküp dışarı çıkardı ve elfin ayaklarının dibine attı, "Kalbin veya yerde yatan cesedin gerçekliği yapabildiğin tüm yöntemlerle sınamakta serbestsin, onun gerçek olduğundan başka bir şey göremeyeceksin. Bu durumda Palisdan öldü mü? Palisdan öldüyse ben nasıl burada yaşıyorum? Hangimiz gerçeğiz ve burada hem gerçeklik hem yalan birbiriyle çakıştı mı?"
--- --- ---
Bence hiçbiriniz "gerçek" değilsiniz: İlüzyon, zaten gerçekliği su götürmez olsa da yanıltıcı bir benlik imajı, bu bilinen bir şey. Fakat ilüzyonu gerçekleştiren kişi... O ise kudretli bir Güç tarafından yaratılmış ve bizim "gerçek" dediğimiz şekilde tasarlanmış (ya da bizim "gerçek" olduğuna inandığımız) bir benlik imajı. şimdi akla bir soru takılıyor: Eğer ikisi de "gerçekten" ilüzyonsa, ikisinin arasındaki farkı nasıl bileceğiz? Bu sorunun cevabını da şöyle açıklayabilirim:
Bir adam, bir kadınla birlikte olur. Ve çocukları olur. "Baba"nın tohumu sayesinde Anne, bir anlamda çocuğu yaratmıştır. Ve çocuk büyür. Kendine tahtadan bir kukla yapar... Burada Anne, gerçekliğin içindeki benlik imajını yaratan Güç'tür. Tahta kukla ise gerçekliğin içindeki imajın ilüzyonudur.
Ne dersiniz?
--- --- ---
Bence hiçbiriniz "gerçek" değilsiniz: İlüzyon, zaten gerçekliği su götürmez olsa da yanıltıcı bir benlik imajı, bu bilinen bir şey. Fakat ilüzyonu gerçekleştiren kişi... O ise kudretli bir Güç tarafından yaratılmış ve bizim "gerçek" dediğimiz şekilde tasarlanmış (ya da bizim "gerçek" olduğuna inandığımız) bir benlik imajı. şimdi akla bir soru takılıyor: Eğer ikisi de "gerçekten" ilüzyonsa, ikisinin arasındaki farkı nasıl bileceğiz? Bu sorunun cevabını da şöyle açıklayabilirim:
Bir adam, bir kadınla birlikte olur. Ve çocukları olur. "Baba"nın tohumu sayesinde Anne, bir anlamda çocuğu yaratmıştır. Ve çocuk büyür. Kendine tahtadan bir kukla yapar... Burada Anne, gerçekliğin içindeki benlik imajını yaratan Güç'tür. Tahta kukla ise gerçekliğin içindeki imajın ilüzyonudur.
Ne dersiniz?
If you"re with me, i share my house and food;
If you"re my enemy, i"ll fight till last drop of my blood.
If you"re my enemy, i"ll fight till last drop of my blood.
-
Dragonfire
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 2005
- Joined: Sun Sep 21, 2003 10:00 am
- Location: Abyss
- Contact:
İnce sarışın adam elindeki yüzüğü çevirdi. Sisler ve gölgeler arasında kendisini tapınakta buldu. Etraf sessiz ve sakindi. Görünürde kimse yoktu.
Alışagelmiş şekilde Başrahip Palistanı bekledi ama alışa gelmemiş bir şekilde Palistan gelmedi.
İnce sarışın adam birkese ve bir hançer çıkardı. Keseyi havaya attı ve ani bir hareketle elinden çıkan hançer keseyi duvara mıhladı.
İnce adam yavaşça tapınağın çıkışına ilerledi. Son adımını atmadan önce birkez daha etrafına bakındı ve ardından gölgelere karıştı.
Alışagelmiş şekilde Başrahip Palistanı bekledi ama alışa gelmemiş bir şekilde Palistan gelmedi.
İnce sarışın adam birkese ve bir hançer çıkardı. Keseyi havaya attı ve ani bir hareketle elinden çıkan hançer keseyi duvara mıhladı.
İnce adam yavaşça tapınağın çıkışına ilerledi. Son adımını atmadan önce birkez daha etrafına bakındı ve ardından gölgelere karıştı.
"What is locked can be opened; What is hidden can be found; What is yours will be mine."
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests