Zamanın Kulesi
Hayretle çiçeğin soluşu ve yeniden açışını izledi. Bunun bir ilizyon olup olmadığını düşündü önce. Sonra anladı. Ken ne kadar gerçekse o da o kadar gerçekti. Bu onun için o kadar kısa bir zamanda oluyordu ki. Giderek daha iyi anlıyordu. Sonra duydu"Aynı anda iki cam bölmeyi açma." Ne olacağına dair tahmin yürüttü içinden. Aslında herşeye neden olabilirdi... Zamanın kendisi bile bunu kaldıramayabilirdi. Kuşkusuz etkisini kendi hissedecekti. Bir felaket olacağını da tahmin ediyordu. Zaten insanların istese de ikisini birlikte açabileceğinden emindeğildi. Bunu düşünmek onu biraz rahatlattı. Bu yüzden yüzüne bir gülümseme yayıldı.
Bakalım dedi içinden "daha ne kadar çıkacağız" ve bir üst kata yöneldi
Bakalım dedi içinden "daha ne kadar çıkacağız" ve bir üst kata yöneldi
"Rahipliği aldığı zamanki törende orada olacağım ve yapılabilmesi için Lordumuza dua edeceğim."Sonra kibarca izin istedi."Eğer soracak başka şeylerin olursa ben burada olacağım."Kafasını hafifçe eğerek selam verdi ve kulenin salonundan kayboldu.
---------------------------------------------------------------
Efla merdivenleri yavaşça çıktı.Karşısında üzeri kum desenli bir kapı vardı.Durmadan kapıya gitti ve kapı karşısında açıldı.İçeriye girdiğinde ilk olarak zamanın tasvirini farketti.Duvarlarda kum tanelerinin savruluşunu andıran resimler vardı.Kimi zaman hızla ileriye kimi zaman da geriye doğru hareket ediyorlardı.
Gözlerini duvarlardan ayırdığında karşısında bir masa gördü. İksirlerin ve parşomenlerin yanında zehirli gibi görünen iğneler vardı.Masaya doğru ilerledi ve zihninde daha önce duduğu sesi duydu.Ve herşeyi anladı.İksirleri içerse, parşomenleri okursa ve iğneleri batırırsa mevcud zamanın bir saati aşmayacak kadar ileri ve gerisine gidebiliyordu.Orada her bir nesne için değişen süreler boyunca kalınıyor sonra mevcud zamana geri dönülüyordu.Efla merakla iki farklı renk tonunda olan iksirleri aldı.Biri koyu, diğeriyse açık kum rengiydi.Açık renk olan bir gün geri, koyu renk olansa bir gün ileri gitmesini sağlıyordu.Oradaysa birgün boyunca kalabiliyordu.
Gene aynı sesi duydu."Dikkat et.Zamanda geri ya da ileri gittiğinde, olan olaylara müdahale etme.Yaptığın en ufak bir müdahale zamanın akışını değiştirebilir."
---------------------------------------------------------------
Efla merdivenleri yavaşça çıktı.Karşısında üzeri kum desenli bir kapı vardı.Durmadan kapıya gitti ve kapı karşısında açıldı.İçeriye girdiğinde ilk olarak zamanın tasvirini farketti.Duvarlarda kum tanelerinin savruluşunu andıran resimler vardı.Kimi zaman hızla ileriye kimi zaman da geriye doğru hareket ediyorlardı.
Gözlerini duvarlardan ayırdığında karşısında bir masa gördü. İksirlerin ve parşomenlerin yanında zehirli gibi görünen iğneler vardı.Masaya doğru ilerledi ve zihninde daha önce duduğu sesi duydu.Ve herşeyi anladı.İksirleri içerse, parşomenleri okursa ve iğneleri batırırsa mevcud zamanın bir saati aşmayacak kadar ileri ve gerisine gidebiliyordu.Orada her bir nesne için değişen süreler boyunca kalınıyor sonra mevcud zamana geri dönülüyordu.Efla merakla iki farklı renk tonunda olan iksirleri aldı.Biri koyu, diğeriyse açık kum rengiydi.Açık renk olan bir gün geri, koyu renk olansa bir gün ileri gitmesini sağlıyordu.Oradaysa birgün boyunca kalabiliyordu.
Gene aynı sesi duydu."Dikkat et.Zamanda geri ya da ileri gittiğinde, olan olaylara müdahale etme.Yaptığın en ufak bir müdahale zamanın akışını değiştirebilir."
Sıkıntılarla dolu hayat, yer kalmıyor yaşamaya.
olanlardan şok olmuştu bu nedenle olaya sebebiyet weren olayın ne olduunu merak ediyordu hem de çok eğer zamanın efendisi silmediyse diye düşündü we 1. kata çıkıp kürelere yaklaştı onların engin gücünü biliyordu onların inanılmaz etkisini olanların şiddetini de bu odadaki zamanın 1 yılın tamamını kapsadığını düşündü we bir küreye yaklaştı ellini genişçe açıp kürenin hemen üstünde tuttu elini daha iyi konsantre olmak için gözlerini kapadı we küreyi tutmaya başladı ruhuna akan gücün haddi hesabı olmadığını hissediyordu müthiş bir güç ruhuna akarken parmaklarının titrediğini hissediyordu ama bu güce dayanabilecekti
çok zaman geçti çok şey değişti...
Kum tanelerini izledi. Zamanın tasfiri diye geçirdi içinden. Uzun denilebilecek bir süre bunları izledi.
İksirleri cübbesinin ceperinden birinin içine koydu. Zamanın akışını değitirmek...Bunu yapmak istemezi tabii mecbur almadıkça Dengeyi sarsabilir böyle bir hareket. Kuledeki bu gücün korumasını merak etti sonra inananların aykırı bir hareket yapmayacağını inanmayanların ise buraya asla gelemeyeceğini düşünerek rahatladı.
İksirleri cübbesinin ceperinden birinin içine koydu. Zamanın akışını değitirmek...Bunu yapmak istemezi tabii mecbur almadıkça Dengeyi sarsabilir böyle bir hareket. Kuledeki bu gücün korumasını merak etti sonra inananların aykırı bir hareket yapmayacağını inanmayanların ise buraya asla gelemeyeceğini düşünerek rahatladı.
Onca zaman sonra kuleye tekrar geldi aklında cevaplanması gereken sorularla... İçeri girince burada kendini iyi hissettiğini farketti Dragonfire'ın gücünü hissetti, inancını güçlendiriyordu burası Birinci kata doğru ilerledi kürelere. Bu kez ne istediğini iyi biliyordu. Kulede başka kimse yok gibi gözüküyordu. Kürelerin yanına ilerledi derin bir nefes aldı. Dragonfire'ın adını anıp dokundu. Diyarda neler olup bittiğini görmek istedi düşman ne yapmaktaydı? Ne kadar güçlüydü? bu savaşa katılmalı mıydı beklemeli miydi?
bildiğim kadarıyla majenta wekaleten geçtiği (en azından bana böyle bahsettiği) başrahiplik görewini yakın bir zamanda bırakıp dragonfire'ın başbüyücülüğüne geri döneceği hususu yakında olacak bu yönde kulenin rpsi tekrar hızlanacaktır
saygılarımla
Dragonfire Başrahibi
Just_wiN
saygılarımla
Dragonfire Başrahibi
Just_wiN
çok zaman geçti çok şey değişti...
Bir süre kafasında imgeler amaçsızca dolandı ne bir düşünce oluşturdu ne de birini sildi. Uzayın sonsuz boşluğundaki toz taneleri gibiydiler. Bu bir süre devam etti Zaten burada zamanın ölçüsü de bir garipti Derken birşeyler görmeye başladı bekledi. Kötülükle ilgili görmek istediği birşeyler gördü. Vampirleri görmeyi umuyordu. Ama kan gördü. Hertaraf kıpkırmızıydı. Kötülük dayanılamayacak kadar. Sonra dostu Anderoyu hissetti. Tapınaktan görüntüler gördü. Bu kötülüğün anderoyu etkilediğini hissediyordu. Aklını yitirmek üzereydi. Gözlerini yumabildiği kadar yumdu zaten açmaya çalışsa bile nafileydi. Elini de çekemiyordu kürelerden. Bu kadar cesur olmakla aptallık mı yapmıştı. Kötülüğü bu kadar yakından görmek istemekle. Ruhuna birşeyler süzüldüğünü hissetti. Ne olduğuna anlam verememişti.. Dostuna yardım etmeliydi. Anderooooo diye bağırıyordu zihni ama ağzı kıpırdayamıyordu. Ã?ığlıklar , zihnine yapılan işkence hat safaya ulaşmıştı. Acıyı hissediyordu. Bilincini yitirmişti. Küreden elini çekebildi. Ve yere yıkıldı. Kendine gelebildiğinde tek düşündüğü dostu olmuştu yorgunluğa aldırmadan yola koyuldu. Yolda aklına handaki çingene gelmişti Anderonun inancının zehirleneceğini söylemişti. Sanırsa doğruydu bu. Ya daha sonra öleceğini. Bu düşünce ruhunun hiddetle kaplanmasına yol açtı. Acıyı yorgunluğu hepsini unuttu. Sadece hiddetle doldu dostunu yanlız bırakmayacaktı. Daha önceden yapmadığı gibi ama bu sefer işler çok daha karmaşıktı. Kendinde hiddetin yanında güç hissetti. Hiddetten gelen güç. Bunları düşünürken kuleden uzaklaştı.
"Hahahahahaaaaaa"
Korkunç kahkaha asla dinmiyordu ve sonsuza kadar da dinmeyecekti.
"Gözlerimin içine bakmaya cüret edecek kadar aptal ve cesur bir ölümlü daha... Sen de dostların gibi buraya geleceksin Efla... Ve aradığını bulacaksın... Eğer bana hizmet edecek kadar değerliysen..."
Korkunç kahkaha asla dinmiyordu ve sonsuza kadar da dinmeyecekti.
"Gözlerimin içine bakmaya cüret edecek kadar aptal ve cesur bir ölümlü daha... Sen de dostların gibi buraya geleceksin Efla... Ve aradığını bulacaksın... Eğer bana hizmet edecek kadar değerliysen..."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests

