Page 6 of 7

Posted: Sun Jul 02, 2006 8:45 pm
by Eldarin_
occultsearcher wrote: Ben açıkçası bir grup insanın elini taşın altına koyup gerçekten Türkçe yaratılmış bir RPG sistemi ortaya koymadan bu işin çözüleceğine inanmıyorum. Ã?eviriyle iş yürümez.
şimdi birileri çıkıp bana sakın "E hadi abi o zaman Türkçe bi sistem yapıverelim" demesin. Yarı yolda bırakacağınız bir şeye gazla girmeyin.
Doğru, tabi bu da ayrı bir nokta aslında. Ama onun bile kesinliği yok işte, yeni bir sistem belki bir nebze Türkçe FRP ihtiyacını giderebilir. Ama bir TSR, bir Sovereign Press, bir Wizards of the Coast veya bir White Wolf oyunlarının yerini tutbilecek denli güzel ve ilgi çekici bir sistem kurulup oyunları yapılabilir mi?

Kişisel olarak, bizim frp camiasında bu tip bir organizasyona girilip başarıyla altından kalkılabileceğine ben pek ihtimal vermiyorum. En fazla gaza gelinir işte seninde dediğin gibi. Wanvador vesaire bunun örneklerindendir.

Posted: Sun Jul 02, 2006 10:13 pm
by Firble
Yapılabilir.. Her zaman para hırsı olmadan yaratılmış kitaplar müzikler şiirler, para hırsı oladan oynanan spor faaliyetleri daha çok hoşuma gitmiştir.

O sistemleri taklit etmeye çalışılmadığı sürece... O sistemler kadar "iyi" olunmaya çalışılmadığı sürece bence bunun yapılmaması için hiçbir neden yok...

Üstelik bunun illa çok büyük bir sistem olarak başlamasına gerek yok.. Küçük başlayıp zamanla büyüyebilir. Hatta bu yapılabilse sadece Türkiye değil Türkiye dışı da katılımla yapılabilir.

Dediğim gibi ben üretmekten korkulmaması gerektiğini düşünüyorum.

Posted: Sun Jul 02, 2006 11:35 pm
by Eldarin_
Para hırsı değil Firble. Ama maddi ve manevi destek, çalışma kapasitesi, analiz gücü, FRP bilgisi, grup çalışması gibi kıstaslar bu tip işlere girişildiği zaman muazzam öneme sahiptir.

Amatör ruha her zaman saygı duyulmalıdır, ona hiçbir sözüm olamaz. Hayalgücümüze güveniyor olmasaydık zaten bu noktada işimiz olmazdı. Ama duruma ütopikte bakmamak lazım.

Ve her halükarda bir nokta seçip bu noktadan gelişime başlamak lazım tabiiki. Ama bir noktadan sonra profesyonelleşmek şart olacaktır. Ã?ünkü büyümekten bahsediyoruz. Profesyonel çalışma isteyen bir projeyi de hala amatör çerçevede devam ettirmeye çalışırsanız varmış olduğunuz noktanın ötesine tek bir adım atamazsınız.

İşte değinmek istediğim noktada bu zaten. Sözle bitmiyor iş, seninde dediğin gibi üretkenlik lazım. Ki asıl zor olanda bunu sağlamak, bu ruhu kişilere aşılamak zaten. Ben başlarım yazmaya, etmeye, iş yapmaya. Sonra birşeyler olur, bir şekilde soğurum olaydan. Orada o iş biter. Bu amatörlük bile değildir benim gözümde.

Kastedilmek istenen nokta budur yani. İçinde bulunduğumuz camia içersinde gayette olabilir birşey olduğu için (frp camiasının ne denli ağır kanlı olduğunu tartışmamıza gerek yoktur heralde) pek kimse boşa emek sarfetmek istemez.

Ha tabi olurda bir gün o en tepede yazdığım kıstaslar(ki temel kıstaslar bunlar) bi şekilde sağlanır. İnsanlarda birbirlerine itimat ederek birşeyler karalamaya başlarlar. O zaman helal olsun derim bende.

Ama zor yani...

Posted: Thu Nov 09, 2006 5:10 am
by darkflarer
büyüler değilde bazı ırkların çevrilmesi falan çok kötü yani mind flayerlara elfçe kullanıp illithid diyebiliriz ama çevirmenler zihin yüzücü diyor. Çok komik ya. Yada deep gnome (svirfneblin) un derinlik gnomu olması. Ama mesela bir Drider'ı nasıl çevireceksiniz.

Posted: Thu Nov 09, 2006 5:15 am
by darkflarer
Türklider wrote:324 büyü var yukarıda. Bi zahmet kaç tanesini anlamadığınızı karşılaştırın...

Saygılarımla...
valla ben hepsini rahatlıkla anladım ama ingilizcem iyi yani kötü olanlar anlamayabilir.

Posted: Thu Nov 09, 2006 5:19 am
by aransayes
Bazı isimlerde orjinal haliyle kalsa daha güzel oluyor. Çok kasıp türkçeleştirecez derkende ortaya garip çeviriler çıkıyor.

Posted: Thu Nov 09, 2006 5:22 am
by siliterin
aransayes wrote:Bazı isimlerde orjinal haliyle kalsa daha güzel oluyor. Çok kasıp türkçeleştirecez derkende ortaya garip çeviriler çıkıyor.
katılıyorum. paladin'in orjinal kalmasında ne sakınca var. yani tanrı sovalyesi diye kasmanın gereği varmı. yada ranger'a kolcu demesek nolur. bi de cleric- ruhban olayı var. türk dil kurumu cleriği ruhban diye çeviriyo.

Posted: Thu Nov 09, 2006 7:20 am
by Firble
şöyle bir durum var. Aslında bu kavramların çoğunun türkçede açık bir karşılığı var. En basit örnek leydi kelimesi ormanların leydisi yerine ormanların hanımı son derece uygun kullanılabilen bir sözcük. Ben de Bay Bush un Bay Çalı diye çevrilecek kadar ya da university nin evren kent diye çevrilecek kadar çeviri yapılmasını yanlış buluyorum. Ama biz ruhban deyince ne anlıyorsak kılerik deyince de amerikalılar aynısını anlıyorsa neden kılerik demeyelim. Paladin yerine şovalye deyince aynısını anlıyorsak bunu neden bu şekilde çevirmeyelim. Türkçe hayal kurmak için fakir bir dil mi? Kendi dilimizde hayal kuramaz mıyız?

Posted: Thu Nov 09, 2006 8:39 am
by aransayes
Türkçe fakir bir dil değil elbette ama kelimeleri türkçeleştirmeye çalışanlar biraz başarısız.

Posted: Thu Nov 09, 2006 9:49 pm
by trulias
arakadaşlar bu konu defalarca tartışıldı tartışılmayada devem edilir.

ben konuya şu noktada bakıyorum, batılıların efsaneleri ve hayal güclerinin ürünü ve hatta dini dünyalarının bir sonuçu olarak çıkmış şeyleri Türkçe ye çevirmek her ne kadar bir yere kadar gerekli ve iyi niyetli bir çalışma olsada bu ancak bir başlangıç olacaksa faydalıdır.

biz sonuçta kendi hayal gücümüzün veya külterel kavramlarımızın ürünü olan elemler insanlar ve yaratıklar da oluşturabilirirsek yeni bir sistem yapmış oluruz. bu sistemlerde batı sistemlerinin etkisini ve karakterlerini abartırsak taklitten ve başarısız sonuçlardan öteye gidemeyiz. sonuçta olay o anadan itibaren bizim olmaktan çıktığı için temel desteğiyle birinci ayağını yitiriyor, batı sistemlerindede dev kadroların çalışması ve biz onlarla aşık atamıyacağımız içinde yenilikçi ve güncel olmasını yitirerek ikinci ayağınu yitiriyor.

biz eğer bize ayit birşeyler yapmassak kültürel yozlaşmanın bir ürünü olan özentiliğimizin içinde yaşamaya devam edip paladin ve barbar ve necromencer veya herneyse olmaya devam ederiz.
zira batı sisemlerindeki karakterler bizimle hiçbir zaman tam örtüşemez. bir yeniçeri ve yeniçeri yide geçtim bir çeri yi batı sistemindeki sistemlerde tanımlarmısınız bana...
çok zor
veya bir evliyayı nasıl tanımlarsınız ? burda dinsel farklılık ve anlayış farkları giriyor olaya.

bu tar çalışmaların idealist bir ruhla ve fikirleri kurup ihtiyaçımız olan eklentileri kopyalayarak yapmamız gerekli.
ama açıkcası ben verimli beyin fırtınası yapmaktan dahi aciz bir camianın bunu yapabileceğine ihtimal vermiyorum...

Posted: Fri Nov 10, 2006 6:49 am
by Firble
Evliya aziz olabilir. Aslında frp kültürü Avrupa kaynaklı olduğu için bizle ortak pek çok yanı var. Daha da ötesi frp nin diğer büyük kaynağı eski yunan olduğu için Anadoluda yaşamış bizlere de bu kültür yabancı değil. Dolayısı ile bir Japonyanın zorlanacağı kadar zorlanacağımızı da zannetmiyorum. Ancak dilden öte kendi hayallerimizi kurmamız gerektiğini inanıyorum.

Ancak bence en önemli nokta en basit çevrilebilecek kelimeleri bile ingilizce konuşmakta ısrar etmek. Ofişıl sistem, Karakter şit, day set, hit poyint gibi son derece basit her hangi bir içsel anlam içermeyen kelimeleri neden ingilizce kullanmakta ısrar edelim ki... Bence bir neden yok... Bu kelimelere ruhban ozan savaşçı gibi kelimeler de eklenebilir. Elbette anlam kaybı olur tam aynı anlama çevrilmiş olmaz ama biz de kelimeyi Türkçenin kattığı anlamı düşünerek kullanırız.

Posted: Fri Nov 10, 2006 6:55 am
by Edmond
Ya kelimelerin illa türkçe karşılıkları gelcek diye bir şey yokki.Kendi dilimizin özgünlüğünü kanıtlamalıyız.Ancak elf yerine cin pek uygun düşmüyor diyebilirim

Posted: Fri Nov 10, 2006 7:19 am
by trulias
aslında teknik olarak bakarsanız batıda cin diye bir kavram yoktu. son zamanlarda devşirildi desem yeridir. o yüzden hayalet in 20 çeşit karşılığı var ve hepsi ingilizcede farklı anlam ifade ediyor. onlar kendi hikayelerini kendi hayal güçleri doğrultusunda oluşturmuşlar.

biz ne yapabiliriz , paladin , haçlı falan filan hepsini keseriz, yerine anka kuşu sipahi silahtar tekgözlü dev peri koyarız ve mevcut sistemleirnde zar ve mekanik gibi en karışık kısımların en iyi yanlarını alır keser birleştiririz.

bu arada ben kültürün ve bağların yakınlığına açıkcası çok inanmıyorum. bakın dikkat edin bütün japon samuray kültürü son yıllarda frp ye olduğu gibi konuldu nerdeyse ayrı bir dünya olarak. wizard of the coast magic de sadece samurayları temel alan 3 set lik bir blok yayınladı. bunlar rastlantı şeyler değil.
japonların çalışmalarıyla dünyaya enpoze ettiği başarılar.

belkide şuda bir gerçektir, bu olayları kafamızda fazla büyütüyoruzdur üniversite bitene kadar bu işlerle kalan çocuk yanımızı tatminm edip sonrada alttan alta beynimize yerleşen ve bizi başkalaştıran bu kavramları başka bir değişle frp yi bir yana bırakmalıyız.
açıkcası dikkat ederseniz tüm frp sistemleri ve firmaları belli bir derin fikrin veya felsefenin temsilcisi gibi. kabul edilen temel fikirler , felsefeler bilgisayardaki çekirdek kodlara benzer. onlar değiştimi insan temellerinden değişir. bu nedenle başkalarının hayal dünyalarını alt beynimize kazıyıp karşımıza bir şeytan çıksa normal karşılayacak bir zihinden kurtulup kendi hayallerimizi dünyalarımızı üretmemiz gerekiyor bence.

ben tüm dünyada ki bu frp veya hayal gücüne dair yayınların sadece biraz uçmuş bir iki hayalperestin ürünü olarak masumca ortay çıktığını düşünmüyorum. belki bizim için çok anlam ifade etmiyor ama bir alman çocuğu için bir paladini canlandırmak onu hristiyanlığın temellerine götüren bir yol oluyor adeta.

bence zaman kaybetmeden kendi roman sistem ve kaynaklarımızı hazırlasak büyük bir hizmet yapmış oluruz.

Posted: Fri Nov 10, 2006 7:31 am
by Firble
Belki ama bu işle profesyonel olarak uğraşmak Türkiye için çok zor. Amatör sistemlerin kullanılmasının yaygınlaşması. Ve kural kitaplarının sadece başlangıç için geçiş kaynakları olması bunu sağlayabilir.

Ben ozan alt yapısını oluştururken olabildiğince ozanlıkla ilgli bildiğim her noktayı göz önünde bulundurmaya çalışıyorum.

Sanırım bunu yapmak daha doğru... Başkalarının hayalleri üzerinden hayal kurmak yerine gerçekler üzerinden hayallerimizi oluşturmak daha doğru gibi. Söz konusu sistemleri belki sadece bir çeşit karakter oluşturma yöntemi sayabiliriz.

Üstelik bunu bence sadece biz değil Almanyadaki çocuk da yapmalı. Ancak bu şekilde kendi hayallerini kurma yetisini kazanabilir.

Posted: Fri Nov 10, 2006 7:56 am
by aransayes
Madem öyle neden işe FRP kısaltmasından başlamıyoruz. Açılmış hali fantasy role playing. bunu Türkçeleştirelim ilk önce.