Ölümün Karargahı

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Post Reply
TheoDorus
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 535
Joined: Sat May 29, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by TheoDorus »

"ama benim war"die bagırır theodorus. o nefret dolku bakısını bu kez yerde öldürülmek üzere bekleyen rahibe cevirdi.
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Cüce Gorath gözlerinde yanan alevlerle arkasını döndü...

Son sözler üzerine bedenini kaplayan büyük nefret tüm benliğini ölüm isteği ile doldurmuştu...

Ölüm zamanı gelmişti...

Gorath yeniden alevler içinde parlamaya başlayan baltasına baktı ve baltayı her zamankisinden daha sıkı kavradı. Balta elinde bir tüy kadar hafifti. Tüm nefret baltanın içine akmış ve onuda adeta ateşlemişti.

Cüce Gorath sol eli ile rahibi yakaladı ve geriye fırlattı. Firble yerde yuvarlandı. Gırath hiç durmadan yanına gitti ve onu yakaladığı gibi savaş karargahının duvarına vurdu. Duvarda kemiklerin kırılma sesleri geldi. Yeniden cücenin iri ellerinde havalanan Firble duvarlarla buluştu ve Gorath onu bir kez daha duvara vurduktan ve kemik seslerinin çıkardığı sesi büyük bir mutlulukla dinledikten sonra omuzunun üzerinden geriye fırlattı.

Firble yerde yuvarlandı ve hızla kırılan bir çok kemik sesi daha duyuldu. Cüce Gorath ölüm gibi ilerledi ve elindeki baltaya son bir bakış attıktan sonra baltayı yavaşça kaldırdı. "Elveda eski dostum!" dedi ve baltayı büyük bir güçle indirdi. Beden baltanın altında ikiye ayrılırken bir çok elf dehşet içinde bayıldı.

Firbledan son bir acı haykırışı duyulmuştu ama bunun hemen sonunda karargah ölümün sessizliğine bürünmüştü.

Balta derhal harekete geçti ve Firbleın göçmekte olan ruhunu çekmeye başladı. Beyaz bir ışık baltanın etrafında dolaştı ve bedenden akmakta olan enerji baltaya doldu. Ruh baltaya hapsoldu. Cüce Gorath öldürmenin zevkine birkez daha vardı. Balta zevkle ışıldadı ve cüce baltayı bedenden çıkararak baktı. Baltanın kızlı alevleri dahada artmıştı ve şimdi Firbleın ruhunuda hissedebiliyordu. Firble'ın ruhu ebedi hapse mahkûm olmuştu...
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Ã?yle ise göster savaşçı cücede olmayan cesareti ona nasıl bir savaşçı olduğunu öğret.. Cüce de silahın öldürmek için de kullanıldığını görsün...

Gnom tüm gücünü toplamaya çalışarak bir şarkı mırıldanır...

Ölümün hizmetinde
Ve korkuyor öldürmekten
Soruyor titreyerek tanrısına
Her ölümden önce
Bunu da öldürmem gerekiyor mu diye

Haddini bildiremiyor
Kendisine en yakıcı sözleri söyleyene
İnancı testeden en zorlu sınavdan
Geçmesi zor gibi görünüyor bu ikinic seferde de..

Gnomun sesi kesilir gibi olur.. Ã?ksürmeye başlar.. Ses kesilince cüceye bakar. Devamını istersen söyleyebilirim Cüce...
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
TheoDorus
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 535
Joined: Sat May 29, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by TheoDorus »

yerdeki rahibe kücümseyici bi bakıs atar sonra bakıslarını cok deger verdgi gorath a cewirir"öldür onu der"
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Komutan tüm olanları büyük bir soğukkanlılıkla izlemişti. Yüzyıllar boyunca ölümler görmüş, ölümler yaşatmıştı. Yüzündeki donuk ifade hiç bozulmadan Rahip Firble'in bedeninin iki ayrılmasını izledi. Bir an Tehodorus'a kaydı, dehşet verici gözleri. Gözlerini kıstı bu bir uyarıydı ve gereksiz konuştuğu anda ölüm kapısını çalacaktı.
Yavaşça ilerledi hareketleri bir heykelden farksızdı, duygusuz ve ifadesiz...Yerdeki cesede baktı ve Gorath'a döndü, sol elini baltanın üzerine koydu. Kadim dilde bir kaç söz mırıldandığında baltanın ziynetinden kırmızı bir ışık parıldadı. Yavaşça Rahip Firble'in silueti var oldu karargahın içinde.

- Özgürsün Ruh seni Lord Oren'in adı ile lanetliyorum. Asla bir ölüm inananı seni duymayacak ve görmeyecek. Dragonfire inananları seni görecek ve acını hissedecek...

Ruh yavaşça karargahtan uzaklaştı sisler eşliğinde. Tapınak Komutanı yavaşça cesede doğru ilerledi ve eğildi.

- O bir Rahip gereken saygıyı hak ediyor. Ona bir cenaze töreni yapın ve bedenini yakın...

Cesedin iki parçasını yavaşça kucakladı. Üzerine bulaşan kan ve et parçalarına aldırmadan cesedi, karargah dışında ölen savaşçıları yakmak için kurulan sunağa götürdü. Cesedin parçalarını sunağa yerleştirdi ve mırıldandı.

- Ölüm ile el ele yürüyeceğiz dünya varlığını yitireceği ana dek. Ölümün yanında duracak ve Ölenleri karşılayacağız. Her birimiz bir toprağa karışacağız. Küller küllerre...

Sesi gittikçe alçaldı ve bir Elfin ona meşale getirmesi ile birlikte Rahip Firble'ın cesedini aleve verdi. Kemikleri eriyinceye dek ufalanıp küller kalıncaya dek başında bekledi. Rahip Firble'in cesedinin külleri sislerle birlikte diyarın her bir yanına dağıttı...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Cüce Gorath donuk bir ifade ile son şarkıyı duydu kulaklarında ve yine donuk bir ifade ile düşmanının Unholy'nin kucağında dışarıya çıkarılmasını izledi.

Dizlerinin üzerine attı kendini ve yanan bedenin yükselen dumanlarına baktı. Balta elinden kurtuldu ve yere düştü. İri eller yumruk oldu ve yumruklar yeri dövmeye başladı. Lanetler havada dolaştı ve Cüce Gorath kendisinden nefret ettiğini fark etti.

"Yine kendimi denetliyemedim." diye bağırdı gökyüzüne doğru. "Yeniden nefretimin ve sinirimin kurbanı oldum!"

Derin bir nefes aldı ve baltasını kavradığı gibi ayağa kalktı. Eski bir dostunu öldürmüştü. Lorduna hakaret eden eski bir dostunu. Ayağa kalktığında dumanlara bakmaktan başka bir şey yapamadı. Bu dumanlar Firble'ın uçan hayatını simgeliyordu. Sessizce lorduna onu için dua etti. Sessizce gökyüzündeki dumanları seyretti. Bir sonraki seferde kendisine hakim olması gerekliydi...
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Bir heykel gibi duran Komutanın eli bir an havaya kalktı ve Cüce'e durmasını işaret etti. Sesi mezar kadar donuk ama bir kalp atışı kadar duydu.

- Böyle davranma Ölümün Savaşçısı sen gerekeni yaptın. Karşında sana hakaret eden en önemlisi Ölümün Lord'una hakaret eden biri vardı. Ölüm onu bekliyordu, oda ölümü... Sen doğru olanı yaptın. Bu tören ona bir ağıt değil bizim Onurumuz için bir görevdir...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Cüce Gorath başı ile onayladı ve Unholy'nin suratına bakarak "Evet doğru olan onun ölmesiydi!" dedi.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Firble dostu kendisine son darbeyi indirirken sessizce darbeyi
kabullendi. Bunu yapması gerektiğini biliyordu.. Dostuna bu son şansı
vermek zorunda idi. Yine de bir dostu tarafından öldürülmek. Belki de
kabul edebileceği en iyi kaderdi. Karşısında bir tanrı bile olsa onun
bir dragonfire rahibi ve ötesinde dostunu seven bir ozan olan onun
dostunu kurtarmak için sonuna kadar gideceğini kanıtlamıştı. Ruhu
baltaya doğru çekilirken Gorath ın duyabileceği son sözleri söyledi.
Demek sonsuza dek beraber olacağız dostum.. Sözlerimin sonsuza dek
kulaklarında yankılanmasını dilerim.

RP Dışı: Dostlar sizinle rp yapmak güzeldi sanırım en azından bir
süre ara vereceğim. Bunda rp dışı nedenler de var belki böylesi bir süre için iyi oldu.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
TheoDorus
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 535
Joined: Sat May 29, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by TheoDorus »

theodorus cücenin bagırısını duydu ve yanına gitti eline cücenin omzuna kkoydu "seni anlıorum dostum bende bir zamanlar aynı seyleri hissetmisitm. butun arkadaslarım öldürülmüstü ama simdi yıllar sonra yeniden bir arkadasım oldu .km bliyormusun??"die sordu ve sessizce cewap werdi "SENNNN.simdi yeni bir dostun war. senle buyuk isler yapablicegimizi cok iii biliorum hadi gel dısarıda konusalım bu arada bu anı da en kısa zamanda unutmaya calıs." dedi. ve cüceyle birlikte dısarı cıktı.
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

RP dışı: arkadaşlar söylemeden edemeyeceğim....OH YAAAAA SONUNDA Ã?LDÃ? GEVEZE GNOM.. AO 2. FİRBLE DAN BİZİ KORUSUN....
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Theodorus'a bakan cüce onu dışarıya doğru takip etti.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Tapınak şovalyesi odasına doğru çıktı.Yüzündeki donu ifade hala yerini değiştirmemişti ve odadan içeri girdi. Üzerindeki zırhı özenli çıkartıp tören zırhlarını ve Tapınakçılar için yapılmış cübbesini giydi. Siyah kısa bir cübbeydi bu cübbe üzerinde Lord Oren'in sembölü olan. karargahın içinden geçerken sesi yankılandı.

- Sir Gawain hazırlanın bir görümeye gideceğiz...


Dikkatle kapıya doğru ilerledi ve kapınınönünde durdu. Firble'ı yaklıtları sunağa ilerleyerek oradaki külden bir kavonoza doldurdu ve ilerlemye başladı.
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
sirgawain
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 52
Joined: Tue May 11, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by sirgawain »

komutanının sesiyle hemen harekete geçti. plate'ini giyip kılıcının kınını takacaktı her zamanki monotonlukla. ama bunlara gerek duymadı. komutanı görüşmeye gideceklerini söylüyordu. gri renkli rahat ve ince bir pardesü giydi. ufak dagger'ını her ihtimale karşı sağ çizmesine diklemesine yerleştirdi. aynaya bakıp saçını ıslattı ve şekil verdi. hızlı adımlarla karargahın salonuna yürüdü.

-buyrun komutan.. hazırım.
Domine, serva animos nostros...
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

'Zamanın Tapınağına gidiyoruz' yavaşça kapıdan dışarı çıktı. şovalenin gelmesini bekliyordu...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests