Savaşçıların Mabedi(DÖşMÖş TANRI:BUROCK)

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Locked
CHANGES
Başbüyücü
Posts: 754
Joined: Sat Jun 05, 2004 10:00 am
Location: NOWHERE NOW HERE
Contact:

Post by CHANGES »

Changes içinde hissedi o büyük acıyı şimdi anlamıştı.Tapınağın kapısı kırılmıştı mutlaka buraya bir saldırı yapılmıştı.Atından inip savaş çekicini eline aldı Changes ve koşarak deli gibi içeriye girdi.Etrafına bakındı bir an sunak odasına yöneldi ve elinde çekiciyle bir heykel gibi kaldı bir an hemen diz çöktü.İzin verin tanrım bu onuru bana bağışlayın diye yalvardı Burock'a.İzin verin de ona haddini bildireyim.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

İki ölümsüz varlığın tapınakta yapacakları savaşı izlemek herhangi bir ölümlüyü delirtebilirdi. Fakat Hellfire kanıyla bağlı olduğu Azalin'i izlemek zorundaydı. Tapınaktan uzaktaki bir tepenin üzerine kondu ve kanı savaş ve intikam'la kaynarken kendine hakim olmaya çalıştı.

İki yarı-tanrı savaşmaya hazırlanırken Hellfire, cehennem lejyonlarınınkine benzeyen bir savaş çığlığı attı.
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
burock
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2000
Joined: Thu Feb 12, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by burock »

rahibi changes'in tapınaa döndüünü gören BuRock sakinniğini bozmadı. Bu karşılaşmanın olacağını AZALIN de BuRock da biliyordu. Bazen tanrılar bile kaderin önüne geçemezdi.

"Hayır Changes, dur. Bu, sadece AZALIN ve benim aramda olan bi mesele, benim inancıma hizmet eden bi mesele diil ve senin buna karışmanı istemiyorum. O yüzden burdan hemen uzaklaş. Kalmayı ve dövüşmeyi seçeceksen de şunu bil ki kutsamam üzerinde olmayacak..."
War, war never changes...
CHANGES
Başbüyücü
Posts: 754
Joined: Sat Jun 05, 2004 10:00 am
Location: NOWHERE NOW HERE
Contact:

Post by CHANGES »

Changes bu sözleri düşündü ama bu andan daha iyi bir an olamazdı Burock adına savaşmak için,bu andan daha iyi bir an olamazdı Burock adına kan dökmek için ve bu andan daha iyi bir an olamazdı Burock adına ölmek için.Bir rahibin tanrısı olmazsa eğer o rahip zaten ölmüş demektir diye düşündü Changes ve biliyordu ki bu düşündükleri bile yeterliydi tanrısı ile iletişim kurması için.Yavaşça kalkanını sol omzunda yükseltti ve bir koruma duası mırıldandı.Bir anda ayağa kalktı ve silüete doğru koşturmaya başladı elinde savaş çekici ile;
-Burock adınaaaaaaaaaaaa!!
Ve ilk kez gördü karşısındaki silüeti ama ne durmaya ne de düşünmeye zaman yoktu böyle bir anda.Sadece kan dökmeliydi Burock için.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
Azalin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1056
Joined: Fri Dec 26, 2003 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Azalin »

burockun sadık rahibi tanrısına olan inanılmaz sadakati ile albinoya saldırır. yerdeki silahını almaya bile ihtiyaç duymayan beyaz tenli iblis elini gelen faniye doğru uzatır, tam kalbinin olması gereken yere. avucunu açar ve yavaşça kapatır. changes o anda göğsündeki yanma ile durur. ve bir anda ağzından ve burnundan kan boşalmaya başlar. sancı ööle bir hale gelir ki elinden silahını ve kalkanını ister istemz yere düşürür. kolarını yana doğru açar ve acı çığlıkları içinde bağırır. bir yandan kan kusarken bir yanda deliler gibi çığrınmakta ama olduğu yerden de şok sebebiyle oynayamamaktadır.

o anda kızıl gözlü ve beyaz tenli albino kırmızı, kan rengi kılıcını iki eliyle kavrayıp sapladığı yerden söker. aptal faninin önünde durur. kılıcı kafasının üstünde bi tur attırır ve adamın sol yanından beline doğru bir savuruş yapar. darbenin etkisiyle changes ın acı dolu feryatları kesilir. çünkü beyaz tenli incecik adam onu tam belinden ikiye bölmüştür.

rahibi arkasında bırakan albino kılıcını sırtına asar ve Burock döner. ellerini kaldırır kadim büyü dilinde mükemmel bir uyum halinde büyü dokumaya başlar. ve büyü sonlandığında burock un mabedi temellerinden sarsılır. sarsıntının etkisi o kadar büyüktür ki 10 towns halkı evlerinden dışarı fırlar. şehir sanki bir depremle sarsılmaktadır.

mabedin tepesiden kumlar dökülür.. ve duvarlarında çatlaklar oluşur .

albino zevk çığlıkları atmaktadır...
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?

Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
burock
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2000
Joined: Thu Feb 12, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by burock »

rahibinin ölümü BuRock'u üzmüştü; ama ölüm, savaşın bi sonucu olduu için, içinde savaşçı ruhu taşıyan herkes ölüme yakındır. Bu düşünce, BuRock'u biraz rahatlattı. Artık, mabedini yıkıntıya çeviren AZALIN ile uğraşma zamanıydı.

BuRock'un ilahi mükemmelliyete sahip avatarı, üzerine düşen taşlara aldırmaksızın kalkanını önüne alıp, AZALIN'in hastalıklı avatarına hücum etti. Az önce tamamladıı kudretli büyünün bünyesinde yarattığı zayıflıktan dolayı, albino adam, üzerine hücum etmekte olan demir maskeli savaşçıya zarar verebilmek için çaresizce kılıcını savurmaya çalıştı; ancak göğsüne gelen darbe acımasızcaydı. BuRock'un avatarının yanında daha da bi çelimsiz kalan adam, darbenin etkisiyle dengesini yitirdi ve az önce biçtiği changes'in bedeninden geri kalanlara takılarak sırt üstü yere düştü. Beyaz saçları, mefta rahibin kanına bulanmış ve yer yer kızıla boyanmıştı. Düşmanının yere düşmesinin verdiği avantajı kullanmak isteyen savaşçı tanrı, baltasını kafasının üzerine kaldırarak olanca gücüyle bi darbe indirdi. Yer düşmesine rağmen kılıcını hala sıkı sıkı tutan AZALIN, kılıcını tam zamanında kaldırarak ölümcül darbeyi engelledi ama, darbenin şiddeti muazzamdı. Bunun üzerine baltalı savaşçı, çaresiz düşmanının silahını elinden uçurmaya yönelik, yandan kavis verdii bi darbe savurdu. Az önce karşıladıı darbenin şiddetinden dolayı kolu sızlayan AZALIN için bu, çok fazlaydı. Uçmasına engel olamadığı kılıcını yakalamak için son bir hamle yaparken, tam göğsüne saplanan baltanın acısıyla içi kavruldu. Ve sonra bir darbe daha, bi darbe daha...

AZALIN'in avatarı, etten bi yığın haline gelene kadar vurmaya devam etti BuRock. Her şey bikaç saniye içinde olup bitmişti; ama bu süre içinde yaşanan yıkım inanılmaz boyutlardaydı; ancak BuRock, AZALIN'in bu mağlubiyeten sonra kendisine gerçek haliyle saldırabileceğine ihtimal vermiyordu. Sakince düşmanının cesedinin yanından geçti ve rahibinin cesedinden geri kalanlarla ilgilenmeye başladı.
War, war never changes...
Azalin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1056
Joined: Fri Dec 26, 2003 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Azalin »

Burock ikiye bölünmüş rahibine son bir kez bakarken, 10 towns içindeki herkes kulaklarını tıkamak zorunda kaldı. Ã?ığlıkların kalesindeki ruhlar huzursuz biçin de inliyorlardı. İnlemeler tam bir kreşendo gibiydi. Ve şehir önce derpremlerle sarsılmıştı. şimdide çığlıklarla sarsılıyordu. Ã?ocuklar ağlıyor yetişkinler evlerine girip girmemekte treddüt ediyorardı. ama yankılanan çığlıklar katlanılmaz durumdaydı. çünkü yarı tanrı Kaleisni Terk etmişti....

Burock un arkasında yokdan bir siluet belirmişti. bu siluet kaleden gelen feryatların kaynağı ve efendisiydi.yarı tanrı azalin gerçek formunda ordaydı. burock un avatarının tam arkasında. yüzündeki gümüş maskesi acı ile çarpilmıştı. ve hançeri o lanetli sonsuza dek kanayacak olan hançeri şimşek hızında burock un avatarınnın ense köküne indi. bir anda kasılan vücud saman yığını gibi olmuş içindeki bütün enerji çekilmiş biçimde olduğu yere yıkılmıştı.

"Burock! bırak oyuncakları ve korkak yüzünü, gerçek, ödlek olan yüzünü göster bana"

seslenişinden sonra azalin bir büyü dokudu ve arkasında açılan 10 larca boyut kapısından kaosun diyarından çukur iblisleri mabede dolmuştu. bunlar burock u öldürmeye yaramazdı ama en azından vakit kaybettirebilirdi.

büyü bittiği ve içerisinin bir sürü ibilisle dolmak üzre olduğu anda...burock belirdi.....
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?

Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
CHANGES
Başbüyücü
Posts: 754
Joined: Sat Jun 05, 2004 10:00 am
Location: NOWHERE NOW HERE
Contact:

Post by CHANGES »

Changes rakibinin üzerine amansızca koşarken bir anda kasıldı,nefes alamadı önce bir süre kulakları ve burnundaki basınç inanılmaz derecedeydi.Etrafında olan biteni sadece görüyordu önce sonra o da bulanıklaştı yavaşça ve karanlığa gömüldü.Bir an ani bir acı hissetti belinde ama o ne bu acıyı hissetti ne de gördü vücudunun ikiye bölünüşünü çünkü çoktan terketmişti ruhu bedenini kalbi söküldüğü anda.
İşte o an görünür oldu herşey Changes'a etrafına bakındığında gördü Burock ve Azalin'i savaşırlarken yine saldırmaya çalıştı bu albinoya ama yaptıkları hiç bir işe yaramadı.Sonra gördü Burock un o yüce kudretini parçalarken albinonun cesedini ve mutlu oldu Changes hayatını verdiği için böylesine bir güç için.Ama birden orada bitiverdi Azalinin sureti ve sapladı hançeri Burock'a.Büyülü sözler mırıldandı ve açtı cehennemin kapılarını.Reddetti Changes ölümü reddetti ruhların salonlarını her ne kadar huzur dolu olsada dönmek için uğraştı ama nafileydi herşey ve salonlara çekti onu kader.Böylece göçtü Changes bu diyarlardan aklında Kahin'in son sözü pek de umursamadığı:
-Sen ölümlerin en mutlusunu tadacaksın,ama ölmemeyi isteyeceksin.Senin kaderin artık Burock a bağlı ama bu uzun bir yolda değil.
Yine bir rüzgar okşadı suratını ve aynı melodiyi duydu.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
burock
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2000
Joined: Thu Feb 12, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by burock »

avatarının katledilmesi, BuRock için gerçek bi sürpriz olmuştu. AZALIN'in avatarı BuRock'un avatarı için çok kolay bi lokma olduu için savaşçı yarı-tanrıda hasıl olan annamsız kendine güven, avatarının sonunu getirmişti. Diyarda serbestçe dolaşmasını sağlayan beden, AZALIN'in şeytani büyülerle yüklü hançeri tarafından emilip kurutulurken BuRock gerçek formuna dönmek zorunda kaldı. Bu forma alışınca, karşısında rakibini ve yardımına çağırdığı çukur iblislerini gördü. AZALIN eski müttefikini ciddiye almıştı. şu anda, BuRock'un baltasının önünde elliye yakın çukur iblisi bulunuyordu ve görevlerini yerine getirmekle meşgullerdi: Yıkım...

Alt düzlemlerden çağrılan canavarların kimisi, kendi düzlemlerinden, başka şeytanlar çağırıyor, kimi hedefi BuRock olan büyüler yapıyor kimi ise doğrudan savaşçı tanrıya saldırıyorlardı. Tüm bunların arkasında ise baş düşmanı AZALIN bulunuyordu. BuRock, hedefini çoktan seçmişti. Mümkün olan en çabuk şekilde baş düşmanını öldürmeli ve ondan sonsuza kadar kurtulmalıydı. Sonra da onun üzerine saldığı... detaylarla uuraşırdı.

AZALIN ile arasındaki mesafeyi en hızlı şekilde kapatmak için hızlıca hareket etti ve AZALIN ile arasındaki iblise saldırdı. O sırada savaşçı tanrıya saldırmaya hazırlanan iblis, yediği iki balta darbesiyle cansız yere yığıldığında BuRock hızı kesilmedi. Olanca gücüyle ve savaş naraları atarak hemen yakınındaki diğer bi iblisin kafasına indirdi darbesini. Bu sırada bi büyü yapmakta olan iblis, büyüsüne devam edemedi; çünkü büyü yapabilmek için sağlam bi kafatasına ihtiyacı vardı.

İşler BuRock'un tahmin ettiği kadar kolay gitmiyordu. Her ne kadar AZALIN'in çağırdığı canavarlar BuRock için asla gerçek birer rakip olamazlarsa da düşmanına gereken zamanı verebilirlerdi. Bikaç saniye içinde yere serdiği dört iblisin yerini neredeyse hemen yenileri almış ve BuRock'un AZALIN'e giden yolunu yeniden kapamışlardı. İblislerin safları o kadar sıktı ki, savaşçı tanrı artık AZALIN'i göremiyordu. Bu nedenle vurmaya ve iblis saflarını seyrekleştirmeye devam etti...
War, war never changes...
Azalin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1056
Joined: Fri Dec 26, 2003 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Azalin »

"Zayıfsın yarı tanrı" dedi kendi kendine azalin.

"Bu kadar bile oyalanman bana gereken zamanı verdi".

10 towns u inleten çığlıklar arasında azalin kendi üzerine birkaç koruma büyüsü okudu. Ve iblislerin arasında ağır ve kontrollü adımlarla ilerlemeye başladı. Savaşın kaosu ve şehirde yaratılan korku onu zevkten çıldırtıyor. Gücünü neredeyse taşacak seviyeye getiriyordu.

İblisler arasında onu seçmeye başlamıştı.Burock un inanılmaz düzgünlükteki formuna kıskançlıkla bakarak ilerledi. yarı tanrı savaşıyor ama hiçbir yorgunluk ibaresi göstermiyordu. Burock için çukur iblisleri doğramak normal bir savaşçı için goblinleri kesmek kadar kolaydı ama zaman.kaybı...işte bu hata...

Birden ortadan yok olan azalin çarpışmanı geçtiği yerde tam burock arkasında tekrar belirdi. Gümüş maskesi haince ve etrafındaki iblislerden binlerce kez daha kötü biçimde çarpıldı ve :

" Tarih tekerrürden ibaret" dedi " aynı kukla formun gibi öleceksin..."

azalin o cehennemden çıkma kanayan hançerini tekrar kaldırdı ve burock un mükemmel savaşçı formunun sırtına sonuna kadar sapladı.

İki ilahi güçte o kadar büyük bir sesle haykırdılar ki, Mabet sesin yüksekliğinden duvarlarından tekrar oynadı.etraftaki iblislerin bazısının kulaklarından kan fışkırdı.. Burock yaşadığı inanılmaz acıdan azalin ise vücuduna akan güçten çılgına dönmüştü.Yaşadığı zevkten kendini alamayan Azalin hançerini çekip tekrar sokmak istedi. Hançer çıkmıyordu. Hançer anlam veremediği bir biçimde Burock un sırtında kalmıştı. Ve azalin lanetli hançerinden asla kurtulamadığı için elini de oradan alamıyordu.

Azalinin son hatırladığı şey Burock un acı dolu yüzünün ağırca ona doğru döndüğüydü. Savaşın ve Gücün Yarı-Tanrısı" nın Baltası hafifçe parlamıştı....
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?

Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
burock
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2000
Joined: Thu Feb 12, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by burock »

Sırtına saplanan lanetli hançer, o zamana kadar mükemmel bi şekilde dövüşmekte olan BuRock'un tüm dengesini altüst etti. Bu anda yaşadıı ufacık duraklama bile, iblislerden sayısız fiziksel darbe almasına ve birçok büyünün etkisine maruz kalmasına yetmişti. En kötüsü de hala sırtında duran, şeytani hançerdi. Savaş tanrısı, sonunun geldiini biliyordu. Kendisine yakışan şekilde ölecekti, savaşarak...

Mabed yıkılmaya, iblisler saldırmaya devam etti. Ancak hançer hala sırtındaydı. BuRock, acı dolu yüzünü düşmanı olan yarı-tanrıya çevirdiğinde, onun umutsuzca hançeri çıkarmaya çabaladıını gördü. AZALIN, BuRock'a ölümcül bi darbe vurmuştu, orası kesin; ama BuRock, bu savaştaki amacına ulaşmıştı: AZALIN ile arasındaki mesafeyi kapatmak...

"Savaşırken bu kadar yakınıma gelmek ya bi aptalın ya da kendisine çok güvenen birisinin işidir..."

diye çıktı sesi, hırıltıyla. Yedii darbeler nedeniyle kendi sesini tanımaz hale gelmişti. şu anda bile, iblislerden sayısız darbe yemekteydi.

"... her halükarda, birazdan öleceksin..."

Sözleri biter bitmez, kalan son gücünü kullanarak AZALIN'e doğru biraz daha döndü ve baltasını AZALIN'in boynunun sol tarafına sapladı. Dönüşü sırasında lanetli hançer sırtını enlemesine biraz daha yardı; ama zaten ölmekte olan savaş tanrısının tek amacı, AZALIN'i de öldürmekti.

AZALIN, boynuna darbeyi yiyince bu savaşın bi galibi olamayacağını annadı. Hata yapmıştı, BuRock'un bu kadar yakınına girerek intihar etmişti. Hançerinin laneti onun sonu olmuştu. Acı ve hayal kırıklığından oluşan bi feryat koyverdi ve mabedin geri kalan duvarlarından bi kısmı daha yıkıldı. Feryadı, acı çeken insannarın seslerinin oluşturduu bi kakofoniydi, gözleri ise intikam ateşiyle dolu olan insannar gibiydi. Ölümü hızlı oldu ve kendi kaosu, onun bi zamannar ölümlü olan ruhunu aldı...

BuRock ise AZALIN kaos tarafından yutulduktan sonra boşta kalan baltasını amaçsızca savurmaya devam etti. Güçsüz düşüyordu ve bu, BuRock'un ölümlü zamannarında bile alışık olduu bişiy diildi. Sonunda ölüm, bi iblisin fırlattıı ateştopuyla ona geldi. Artık neredeyse kendini korumaktan aciz duruma gelmiş BuRock için bu kadarı çok fazlaydı. Onun da bi zamannar ölümlü olan ruhu diyardan çekilirken BuRock'un hissettii tek şey memnuniyetti. Hem savaşarak öldüü için hem de yeminini yerine getirdii için:

"AZALIN son nefesini verirken orada olacağım..."
War, war never changes...
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Hellfire, yerler sarsılırken Tanrısı Azalin'in kazanacağından en ufak bir şüphe bile duymuyordu. Burock'a lanetler okuyup, Azalin'e güç dileyip dualar ederken Boyut kapılarından akan iblisler görüş açısını kapattı. Hellfire kaos'tan büyük bir zevk almıştı fakat olanları tam olarak göremediği için de öfkelenmişti. Korkunç çığlığı duyduğunda kırmızı saçları kararmıştı. Hellfire umutsuzlukla dizlerinin üstüne çöktü. Yaratığın ağzından sessiz bir kelime çıktı: "Baba..."

Azalin'in ölümsüz gücü tükendiğinde onlarca iblis bir anda boyutlarına geri dönmüşlerdi. Burock'un tapınağının yıkıntılarının arasında iki yarı-tanrının cesedi yatmaktaydı. Hellfire umutsuzca yıkıntıların arasına doğru tüm gücüyle kanat çırptı ve dengesini kaybederek yere çakıldı, önüne çıkan taşları tekmeleyip yumruklayarak koşmaya devam etti ve Yarı-Tanrı Azalin'in cesedinin yanına geldi:
"Baba..."

Yarı-iblis öfke ve nefret selinin içerisinde kılıcını çekti ve kafasının üzerine kaldırdı. Kılıcını tüm gücüyle indirerek Burock'un kafasına indirdi. Ã?fkeyle kendinden geçtiğinde nefretle burock'un cesedini pençeleriyle parçaladı... kanını içti... ve etinden tattı... Kendine geldiğinde Burock'un cesedi paramparça olmuştu.
"Ruhunu lanetleyeceğim savaşçı..."

Hellfire Azalin'e bir kez daha baktı.
"Seni dirilteceğim baba..."

Hellfire öfke ve nefreti arasında bunları asla yapamayacağını çok iyi biliyordu. Fakat umutsuzca deneyecekti... Burock'un eşyalarını, silahlarını ve zırhını bir çuvala koyan Hellfire, sırtına Azalin'in cesedini aldı ve yürümeye başladı... Ã?ığlıkların kalesine...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests