Mahkemede savunma senaryoları
şey mesela bir sonu vardır oyunun adamlar evi yakacak ama kibrit unutmuşlar ve ev sahiplerine evet artık yakıyoruz evinizi diyolar adamlar da yok canım hakkaten şakacısınız felan diyo adamlar da eee o zaman madem siz evi yakmayacağız kibrit verin bize diyorlar ve ev sahipleri kibriti veriyor. Adamlar resmen kendilerini kandırıyor. yani ev sahipleri
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Tamam yalana inanmamaları bir yana da... İnsanlar hiç mi tedbirli olmazlar? Ben olsam orda "hehe güzelim öyledir öyledir" falan derdim ama kibriti de vermezdim herhalde. Gerçi bu söylediklerine inanmak gibi oluyor ama... Söylediklerinin doğru olma ihtimali olduğuna inanmak diyelim.
Her şarta karşı tedbirli olmak yani.
Taşlar unutana dek...
Yaa şöle artık orda da adam o noktaya geliyordu ki kendini bile kandırıyordu. Hatta öbür adam yaa evini yakacaz kardeşim diyordu o da yaa ne şakacısınız diyordu öbürü yaa vallahi yakacaz falan diyordu ve birkaç defa tekrarlanıyordu en sonunda inanmıyorsan kibrit ver diyordu adam ve kibriti de alıyordu. Yani asıl sorun adama kendi kendini kandırma ihtiyacı vermek.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
tabii bu karşındakini en düzgün ruh haline getirdiinde oluyoo. Bir keresinde bir hoca bize çantasından çıkarttığı bariz kopyaları masaya koyduunda hocanın bir şey yapmadıını sölemişti yani işin sırrı biraz da bir saklıyor gibi görünmemede gibi.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Tabi gerçekleri söylemediğini düşündürtmek çok kolay, biraz fazla tedbirli davranıyormuş gibi davranmak yeterli.
Mesela deri bir çantaya iki elinde sarılarak yolda yürürsen senin çantanda para veya değerli eşya saklı olduğunu düşünürler ve peşine takılırlar ancak o sırada asıl para çantası 10 yaşındaki bir çocuğun okul çantasının içinde güvenle gitmektedir.
Mesela deri bir çantaya iki elinde sarılarak yolda yürürsen senin çantanda para veya değerli eşya saklı olduğunu düşünürler ve peşine takılırlar ancak o sırada asıl para çantası 10 yaşındaki bir çocuğun okul çantasının içinde güvenle gitmektedir.
Taşlar unutana dek...
Hi ho güzel bi fikir fazla abartılı olmaması kaydıyla bi de insanlar asla çantayı açıp yalanı ortaya çıkarmamalı yoksa bi daha ki sefere tedbirli olurlar : )
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Abi sizinki biraz abartıya kaçmış. paranın çocukta gittiğini kimse öğrenemez. büyük ihtimalle yanlış kişiyi takip ettik diye düşünürler. ve para her zaman güvendedir. çünkü her zaman binlerce çocuk, her gün aynı çocuk çantayla gider ve bundan daha oğal bi olay yoktur.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
Ama çocuğun da her gün yakın zamanda aynı binadan çıkması durumunda bazı insanların dikkatini çekecektir bu durum ve nasıl olsa bir çocuktan şekerini pardon parasını almak çok zor olmadığından şöyle bir kontrol etmekte sakınca görmeyebilirler. Ã?yle olursa da gitti para. Tabi diğer yandan her gün deri çantalı adamı kontrol ederlerse diyebilirsin, de öyle cevaplayım ama. 
Taşlar unutana dek...
Dönmen gerçekten sevindirici, biz de burda sen gittiğinden beridir bir arpa boyu yol alabilmiş değiliz.
Tamam belki bir buçuk. 
En son sorumuz şu. Ã?n tezimizden başlayım:
"
Mesela deri bir çantaya iki elinde sarılarak yolda yürürsen senin çantanda para veya değerli eşya saklı olduğunu düşünürler ve peşine takılırlar ancak o sırada asıl para çantası 10 yaşındaki bir çocuğun okul çantasının içinde güvenle gitmektedir.
"
yeminer bu durumda her zaman çocuğun taşıması gerektiğini düşünüyor oysaki ben devamlı çocuğun taşımasının dikkat çekebileceğini düşünüyorum, bir kaç sefer işler ama ötesinde fıs olur. Onun yerine arada bir de (mesela çocuğun götürmesi alışkanlık oldu gibi dendiği bir sırada) deri çantalı taşısa adamlar şaşırırdı diyordum.
Aslında bu durumda şöyle bir orta ve zekice yol mevcut: Hiçbir zaman deri çantalı taşımaz ama devamlı farklı tipteki dikkat çekmeyen bir başkası taşır. Ama bu durumda yukarıdaki iki tezden hangisinin daha etkili olacağını görüp tartışamayız gibime geliyor, çünkü konumuz kuryelik teknikleri değil yalan.
Ve şöyle adamakıllı bir yalan söyleyelim diyoruz.
(Sonlara doğru biraz yalan mı söyledim ne? Neeeeyse!
)
En son sorumuz şu. Ã?n tezimizden başlayım:
"
Mesela deri bir çantaya iki elinde sarılarak yolda yürürsen senin çantanda para veya değerli eşya saklı olduğunu düşünürler ve peşine takılırlar ancak o sırada asıl para çantası 10 yaşındaki bir çocuğun okul çantasının içinde güvenle gitmektedir.
"
yeminer bu durumda her zaman çocuğun taşıması gerektiğini düşünüyor oysaki ben devamlı çocuğun taşımasının dikkat çekebileceğini düşünüyorum, bir kaç sefer işler ama ötesinde fıs olur. Onun yerine arada bir de (mesela çocuğun götürmesi alışkanlık oldu gibi dendiği bir sırada) deri çantalı taşısa adamlar şaşırırdı diyordum.
Aslında bu durumda şöyle bir orta ve zekice yol mevcut: Hiçbir zaman deri çantalı taşımaz ama devamlı farklı tipteki dikkat çekmeyen bir başkası taşır. Ama bu durumda yukarıdaki iki tezden hangisinin daha etkili olacağını görüp tartışamayız gibime geliyor, çünkü konumuz kuryelik teknikleri değil yalan.
Ve şöyle adamakıllı bir yalan söyleyelim diyoruz.
Taşlar unutana dek...
Ã?yle ama çocuğun girmesi bir şekilde önlenir belki çocuk çantayı tuvalette bırakır veya binaya girmek için çocuğa bahane yaratılır. Binanın yanında mesela çikolatacı vardır da aslında çikolatacıdan asıl yere gizli bir geçit vardır.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Ã?ocuk teleportu kaldırabilir mi.. Ne bileyim sankiş insanı biraz zorlayan bir şeymiş gibi geliyor. Ancak bir de teleport yaparsa çocuğun sıradan olmadığı anlaşılır sonuç.. Ã?ocuk deşifre olmuştur. ve bir daha ki sefere yeni çocuk gerekir.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests
