ADALETİN,ÖLÖMÖN ve SAVAşIN TAPINAğI(TANRI:OREN

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Locked
Rhonin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 478
Joined: Mon Dec 27, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Rhonin »

Duasını bitirdikten sonra bir ağacın gölgesine çekildi ve ardından o belli belirsiz sesler arasında uyuya kaldı...Bir ara kalktı artık cevap gelmesini bekliyordu ama sabırlıydı bekleyecekti ve bu olayı düşünürken yorgunluğu onu tekrar uyuttu...
 Beni mutlu et tatlı kız..<br> Bana sarıl bu gece.<br> Öp beni yağmurun altında.<br> Sev beni sonsuza dek..<br>
Chug_Luck
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 65
Joined: Fri Oct 29, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by Chug_Luck »

findor wrote:"Merak etme sözcü en kısa zamanda burayı terk edicez ama ilk önce bazı şeyleri halletmem gerekiyor " dedi ve silahları seri bir şekilde alarak zırhını giydi ve kollarına monte ettiği silahları denemeye başladı bunların dışında bir mızrak ve hançer daha vardı hançer in tam özelliğini bilmiyordu lakin öğrenmesi uzun sürmeyecekti...
silahları kuşandı ve dışarıya doğru yöneldi ve Lord Oren in Dua larını kabul ettiği yöne doğru yöneldi ve seslendi...
"Lordum her ne kadar size inancım olmasada bana yardımcı olduğunuz için teşekkür eder ve her konumda hizmetinizde olucağımı belirtmek isterim saygılarımı sunarım " dedi ve sözcüyede kafa selamı verip chug u alarak tapınaktan ayrıldı
Chug murdak ın sözlerinden silahları aldığını anlamıştı.Derin bir nefes çekti ve
görev tamamsa eskiden on kasabasının olduğu yere gidelim kardeşim".dedi ve kasabaya doğru yola çıktılar.
findor
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2247
Joined: Mon Jun 28, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by findor »

"tamam kardeşim gereken yapıldı" der ve yola koyulurlar murdak ve chug " ee annat bakalım cehennemde işler nasıl " der ve güler


NOT : buradaki son rp lerimizdi
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Bir haykırıştı bu!

İlyamain bir ses duymuş gibi gökyüzüne kaldırdı hızla bakışlarını ve hızla görüşünden kaybolan bir şey fark etti. Ama ne olduğunu biliyordu. Yüzünde büyük bir gülümseme ile hızla arkasını döndü ve tapınağın içine doğru koşmaya başladı. İçini bir huzur kaplamıştı. Sanki tapınağa Logan ve diğer şövalyeler gelmiş gibi huzurla dolmuştu ama bu en az onlar kadar değrliydi onun için.

Tapınağın arkasında duran bir yükseltiye doğru yöneldi ve hızla koridorları geçerek balkon tarzı kaidenin üzerine çıktı. Burası tapınağın etrafını dolanan o kaideydi. Ama şimdi tapınağın en arka tarafındaydı ve buradan büyük bir rüzgâr onu savururcasına saldırıyordu. Bir anda toynakların sesini duydu ve suratında büyük bir gülümseme ile o tarafa döndü.

Bir Griffin yavaş adımlarla ona doğru geliyordu ve suratında neredeyse bir sırıtış vardı. "Albetuna!" dedi İlyamain ona gülümseyerek. Yavaşça taklaştı ve kendisine sırıtan Griffin'e kollarını dolayarak sarıldı.

"Ah Albentuna nerelerdeydin?" diye sordu Griffin'e gözlerinde yaşlarla. Sanki Griffin'in orada olması ona halkını hatırlatmış gibiydi. Ruhunda bir huzur dalgası vardı.

Bu Griffin uzun yollarda onun her zaman yanında olan dostuydu. Onu buraya, Lord Oren'in tapınağına getirende oydu zaten.

Sırıtan aslan yeleli hayvanda sanki çok mutlu gibiydi. Konuştuğunda ise "İondariadaydım güzelim!" dedi. "Prensesin seni buraya yollarken söylemiş olduğu gibi en azından ikimizden birisi geriye dönüp ona burada ne olduğunu bildirmeliydi. Sen bir yeminle bağlandığına göre ben dönmek ve bildirmek zorunda kaldım.

"Ah Prenses İnsomina!" dedi İlyamain bir huzur ile. "Yaptıklarım hakkında ne düşünüyor Albentuna?" diye sordu.

"Yaptıklarını doğruluyor güzelim!" dedi ona bakan Griffin. İondariadaki bir çok Griffin İondarialıların dostuydu ve en başlarında ad Albentuna gelirdi. Asil bir hayvandı ve insanların ruhlarını anlayabiliyordu. "Seni onaylıyor İlyamain!" dedi Griffin. "Yaptığın her şeyi onaylıyor ve sana, Lord Oren'in tapınağındaki elçisine güveniyor."

"Onur duydum Albentuna!" dedi İlyamain ona gülümseyerek. "Peki ya sonra?" dedi İlyamain.

"şövalyeler Zümrütleri yerlerine teslim ettiler İlyamain." dedi Albentuna. "Bu bizi en az Lord Oren kadar on kasaba halkına da bağladı." İlyamain bakışlarını ona kaldırdı. "Prensesimiz on kasabanın güvenliğini riske atacak bir durumla karşılaşılması halinde İondarianında devreye gireceğini belirtmiş bulunmakta."

"Ah!" dedi İlyamain sıkıntı ile. "Halkımızın simgeleri olan üç elmasın on kasabada olmasının bu anlama geldiğini anlamalıydım Albentuna." dedi. "Onlar kiminleyse biz onlarlayız."

"İlyamain tapınağı terk edemezsin biliyorsun." Albentuna delici bakışlarını asi kıza çevirdi. Yeminlerini her zaman tutardı bu velet ama her zamanda bir o kadar asi olurdu.

"Biliyorum Albentuna!" diye ona çıkıştı İlyamain. "Sorumluluklarım çok büyük. Bir elçi olarak halkım ve lord Orenin tapınağı arasındaki barışı sağlamak zorundayım."

Griffin ona gülümsedi ve "İlyamain!" dedi. "Hep senin yanındaydım biliyorsun. Bundan sonrada böyle olacak. Seni asla terk etmem güzelim. lene kadar yanındayım." Yavaşça tapınağın köşesine doğru ilerledi ve oraya kıvrıldı. "Ama uyku her canlı için gereklidir ve ben çok uzun bir yoldan geliyorum."

İlyamain ona gülümsedi ve "Tapınaktaki herkes dosttur Albentuna!" dedi. "Avlanmak dışında buradan uzaklaşma ve kimseye güvenme."

İlyamain tapınağın içine doğru mutlu bir şekilde yönelmişen Albentuna onun arkasından baktı ve "Dünkü çocuk bana tavsiyelerde bulunuyor!" diye mırıldandı.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Feoran
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 29
Joined: Wed Oct 27, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Feoran »

Vergi toplamak üzere bi köye gönderilmiştik. Komutanın vergi vermemekte direnen köylüleri öldürdüğünü görmek beni çileden çıkardı. En sonunda kılıcımı çektim komutanın üzerine yürüdüm. Onunla dövüşmenin benim için kötü sonuçlar doğurabiliceğini bilmeme rağmen üstüne yürüdüm. Onu öldürmek istedim. Ancak yaptığım her hamle geri sekiyordu. Onu yenemiyceğimi anlamıştım ki bir ok vızıltısı bu dövüşü bitirdi. Komutan yere yığıldı. Boynunda bir okun saplı olduğu yerden kanlar akıyordu. Arkamdan biri bana bağırıyordu. "KAÃ?!!" İlk başta ne olup bittiğini anlamadım. Çok şaşırmıştım. Benim hayatımı kurtaran asker kısa bir süre sonra diğerleri tarafından öldürülmüştü. Beklersem ben de onunla aynı kaderi paylaşacaktım. Ormanın karanlığına doğru koşmaya başladım. Bi süre sonra peşimi bıraktıklarını anladım. Dizlerimin üzerine çöktüm ve soluklanmaya başladım. Başımı kaldırdığımda büyük bi tapınakla karşılaştım. Kesinlikle insanların inşa etmiş olamıyacağı bir tapınaktı. Evet. Bu OREN'in tapınağıydı. Kılıcımı yere sapladım ve dua etmeye başladım.
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

İlyamain yeniden tapınağın ön tarafına geldi ve yere saplanmış olan kılıcı görünce şok geçirdi. Hızla yere diz çökmüş dua etmekte olan adama yönelerek "O bu iş için değildir savaşçı!" dedi çatık kaşlarla. Kılıcı yerden çekti ve keskin tarafından tutarak savaşçıya uzattı. "Onu savaşmak için kullan, böylesine gereksizce keskinliğini yok etmek için oldukça değerli bir kılıç."
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
shadowq7
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 107
Joined: Wed Jun 23, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by shadowq7 »

Ağaçların arasında birinin hızla koştuğunu gördüm ve takip etmeye başladım. Çok hızlı koşuyordu bir hırsız olabilirdi şehirden sesler geliyordu. Okumu çektim ve onu kovalamaya başladım, bir süre sonra durdu. Onu sakince izledim. Dua ediyordu, arkasından ona doğru sessizce yaklaştım, yayımı çektim ve duasını bitirmesi için bekledim.
i feel i know you
i don"t know how
i don"t know why
i see you feel for me
you cried with me
you would die for me..
Feoran
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 29
Joined: Wed Oct 27, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Feoran »

Yavaşça ayağa kalktım ve gülümsedim. "Haklısınız efendim" derken kılıcımın kabzasını sıkıca kavrayarak geri aldım. "Onu OREN için kullandığımda daha çok değer kazanacak." Kılıcı yavaşça sırtımdaki kafes kınına yerleştirdim. Bu dostça karşılaşma içimi rahatlatmıştı. Elimi uzatırken hafif bir gülümsemeyle kendimi tanıttım. "Feoran Fireblade"
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

"Ah!" dedi İlyamain elini uzatırken. O bu tarz tanışmalara alışık değildi. Eli savaşçının avuçlarının içindeydi ve kızın yanakları kızarmıştı.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
shadowq7
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 107
Joined: Wed Jun 23, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by shadowq7 »

Biri savaşçıya yaklaştı birşeyler konuşuyorlardı kendimi gizlemeden yanlarına gittim yüzümde korkulu ve endişeli bir ifadeyle. Merhaba!
i feel i know you
i don"t know how
i don"t know why
i see you feel for me
you cried with me
you would die for me..
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

"Be... ben İlyamain!" derken İlyamain yeni geleni gördü ve "Ah!" dedi elini hızla çekerek. "Lord Orenin adı ile tapınağa hoşgeldiniz." Adamın önüne ilerledi ve el sıkıştığı adamı arkasında bıraktı. Zira suratının kızarıklığını göstermek istemiyordu.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
shadowq7
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 107
Joined: Wed Jun 23, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by shadowq7 »

Güzel,narin bir beden gördüm, bana doğru geliyordu, ne yapacağımı bilmiyordum, Tapınağa baktım. İçimden bir ses bu tapınağa gitmemi söylüyordu. Başımı öne eğdim "Adım Aranel Carnesir Lord Oren için burdayım."
i feel i know you
i don"t know how
i don"t know why
i see you feel for me
you cried with me
you would die for me..
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

"Hoşgeldiz efendim!" dedi İlyamain ve yavaşça arkasını dönerek Sözcünün olduğu yere doğru ilerledi. Onun en son silah deposuna doğru gittiğini görmüştü. "Lütfen rahatınıza bakın!" dedi yeni gelenlere omuzunun üzerinden bakarak ve hızla silah deposunun olduğu yere doğru yöneldi.

İçeriye girdiğinde Vilthas oradaydı. "Sözcü!" dedi ona gülümseyerek. Her nedense şu anda tapınakta kendisine yakın bir tek o vardı. "Benimle biraz gelebilir misiniz? Sizi tanıştırmak istediğim birisi varda."
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
high_elf
Başbüyücü
Posts: 398
Joined: Thu Apr 15, 2004 10:00 am
Location: Ýthaca, ABD
Contact:

Post by high_elf »

"Neyse..." diye geçirdi içinden Vilthas garip yaratık ve arkadaşının cephaneliği terk ettiğini gördükten sonra.. İlgilenmem gereken daha önemli konular var, ama merak etmiyor da değilim.. Lordum bu silahlar ne? ve de neden almaya geldiler?

Narin bir ses duydu.. "Vİlthas.." Bu İlyamain'di.. Biraz önce burada olan yaratıklardan sonra İlyamain ona adeta bir melek kadar güzel gözükmüştü.. Onun gülümsemesi Vilthasın moralini yerine getirdi.

"Tabiki.. Sizi takip ediyorum." diye yanıtladı sevecen bir sesle.

Acaba beni kimle tanıştırmaya götürüyordu.. Tapınakta tanımadığım kim var ki.. Hımmm.. Sanırım kimse yok.. Peki o zaman kim?? Bakalım bu sefer hangi sırrını ortaya çıkaracak.. Neyse kes sesini ve de sadece önündekini izle ne olacağını birlikte göreceğiz..
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

İlyamain ona gülümsedi ve "Sizi birisi ile tanıştıracağım Sözcü." diyerek ona tapınağın arka balkonuna giden koridorlarda eşlik etti. "Ah!" dedi. "İsmi Albentuna sevgili Vilthas. O kadar iyi yüreklidir ki. Uzaklardan geldi ve şu anda biraz dinleniyor. Aslında onu rahatsız etmek ne kadar doğru olur şu anda bilemiyorum ama sizinle tanıştırmak istedim. Logan burada olsaydı onunlada tanıştırırdım. Ama şimdi siz buradasınız."

Balkonun kapısını açtı ve içeriye girdi. Albentuna başını kaldırarak ikisine baktı. "Bu Vilthas Albentuna!" dedi Griffin'e. "Orenin sözcüsü!"

Albentuna hiç konuşmuyordu. Sanki ne olduğunu tartar gibiydi. Sözcünün ruhunu anlamadan konuşmazdıda. Bilge Griffin delen bakışları ile sadece izliyordu.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests