şiirler ve Fantastik edebiyat
şiirler ve Fantastik edebiyat
Arkadaşlar bu başlığı açma ihtiyacı hissettim sizin fikirlerinizi merak ediyorum. Sizce fantastik eserler şiirleri bulundurma sıklıkları ve şiir kaliteleri açısından sizi tatmin ediyo mu?? Benim aklıma gelen mesela yüzüklerin efendisinde o meşhur şiir var... Sonra Cunnigham şiirleri var birkaç tane ve Ras IN şiiri şafağa geçitte. Ancak yine de bence sayıca azlar ve hakkettikleri yere sahip değiller diye düşünüyorum bilmiyorum siz nasıl bakıyosunuz buna??? Dl de şiir var mı bu arada hiç bilmiyom.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
fingolfin
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 1636
- Joined: Thu Jan 08, 2004 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
Ben fantastik kurgu içinde şiir olmasından hoşlanıyorum. Bu konuda en mükemmel ve doyurucu kaynaksa -okuduklarım arasında- doğal olarak Tolkien. DL'de de kötü olmayan şiirler mevcuttu. Özellikle Yaz Alevi'nde Sturm'un oğlunun -adını hep yanlış yazıyorum da
- okuduğu ağıt beni çok etkilemişti. FR'de sadece RAS okduum ve bu konuda yeterli bulmadım.
-
galadlirim
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 975
- Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
ben şiir yazan ama okumayan biriyim itiraf ediyorum
beni şiire iten zaten mükemmel hayal gücüyle yazılmış tolkien şiirleri olmuştur..
dl dekiler idare eder işte..
beni şiire iten zaten mükemmel hayal gücüyle yazılmış tolkien şiirleri olmuştur..
dl dekiler idare eder işte..
Gözlerimi kapadım ve geçmişi hatırladım
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
-
fingolfin
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 1636
- Joined: Thu Jan 08, 2004 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
Madem öyle ivellius, sen kitap okuyarak zaman kaybetme. Kitap satın almak için ayıracağın paranın yarısını bana ver, ben sana okuduğum kitapları anlatayımIvellius wrote:genelde o kısımları atladığım için olmasa da olur.
kitapları okumaktaki amacım sadece olayı öğrenmektir.
yazarın ne kadar iyi tasvir yaptığı umurumda değildir.
veya araya sıkıştırdığı şiirin ne kadar güzel olduğu.
Ama İvileus şiirin bambaşka bir tadı vardır. Hikayede bazen olaylar gelişmeden şiirleri okuduum da olmuştur. Yine tabii sınırım klasik fantastik eserler deil.. Ã?rneğin pinokyo peter pan gibi hikayelerde de çok güzel şiirler vardır... Fantastik edebiyat kendini bu konuda yeni yeni geliştiriyor gibi geliyo.. Sen ne diyosun Üstad Fingolfin??? Seni tatmin ediyor mu şiirlerin kalitesi.. Ozanlığın bir yol olduğunu sölemiştim ama sanki fantastik edebiyat daa bu yolun başında gibi.
Mesela Drizzt in son kitabındaki şiir.. Ama önce yorumları merak ediyorum nasıl buldunuz şiiri....
Mesela Drizzt in son kitabındaki şiir.. Ama önce yorumları merak ediyorum nasıl buldunuz şiiri....
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
şu anda fantastik edebiyatın içinde aslında diğer edebiyat türlerinden bile daha çok yer alması gerektiğine inandığım şiir tam aksine çok az yer alıyor. Ivellius'un burda öne sürdüğü mantık eğer yanlış görmüyorsam fantastik yazarların çoğunluğunca da benimseniyor, mesela geçtim profesyonelleri kitaplarını okuduklarımızı (burda hepinizin de dediği ve katıldığım Tolkien kitaplarını hariç tutma gereği duyuyorum) amatör yazarlar bile ya düz olay örgüsünden başka bir şey içermeyen hikaye yazıyorlar -bir iki bilmece varsa şükrediyorsunuz o derece- yahut tamamen şiir yazıyorlar, ortası yok. Ne şiirle hikaye anlatma ne de hikaye ortasında şiir kullanma.
Drizzt'in son kitabında kör kahinin şiiri vardı galiba onu mu diyorsun Firble? şuraya koyayım hatta.
(spoiler**)
şans eseri değil, komployla girilen bir yol
Yeni adımlar, babasının hayaletinin yolunda atılan.
Lloth'a hainlik eden kişi aranıyor
Ondan en çok nefret eden adam tarafından.
Bir evin düşüşü, bir mızrağın düşüşüyle
Ã?rümcek Kraliçe'nin gururunu bir ok gibi deşti.
şimdi iğneyi hissetme sırası Drizzt Do'Urden'de
Pelerinin kıvrımlarının altında, kalbinin derinlerinde.
Sana meydan okuyorum, hainin dölü hain
Karşı koyamayacağın altın bir yüzükle!
Uzat elini, ama sadece yaratık serbest bırakılana kadar
Cehennem'in dönen dumanları içinden.
Lloth'a verilmişti ve Lloth tarafından verildi.
Yolların en karanlığını arayasın diye.
Acımasızların en acımasızına bahşedildi
Ve sana sunuldu, başarısız ol diye!
Ã?yleyse ara bakalım, Drizzt Do'Urden,
Senden en çok nefret eden kişiyi,
Bir dost, aynı zamanda bir düşman o, ilk yurdunda edindiğin.
İşte orada bulacaksın korkmuş bir hayaleti
Sevgiyle ve savaş arzusuyla bağlanıp kaldığın
İngilizce'den Türkçe'ye çevrildiği için biçim olarak tamamen bozulmuş ve ne yapalım bozulabilir. Ama iyi yanı bunun aynı zamanda hem şiir hem de bilmece olması ki ben şahsen fantastik edebiyat içinde bunu severim. Hoş ama daha hoşlarının olması lazım.
Drizzt'in son kitabında kör kahinin şiiri vardı galiba onu mu diyorsun Firble? şuraya koyayım hatta.
(spoiler**)
şans eseri değil, komployla girilen bir yol
Yeni adımlar, babasının hayaletinin yolunda atılan.
Lloth'a hainlik eden kişi aranıyor
Ondan en çok nefret eden adam tarafından.
Bir evin düşüşü, bir mızrağın düşüşüyle
Ã?rümcek Kraliçe'nin gururunu bir ok gibi deşti.
şimdi iğneyi hissetme sırası Drizzt Do'Urden'de
Pelerinin kıvrımlarının altında, kalbinin derinlerinde.
Sana meydan okuyorum, hainin dölü hain
Karşı koyamayacağın altın bir yüzükle!
Uzat elini, ama sadece yaratık serbest bırakılana kadar
Cehennem'in dönen dumanları içinden.
Lloth'a verilmişti ve Lloth tarafından verildi.
Yolların en karanlığını arayasın diye.
Acımasızların en acımasızına bahşedildi
Ve sana sunuldu, başarısız ol diye!
Ã?yleyse ara bakalım, Drizzt Do'Urden,
Senden en çok nefret eden kişiyi,
Bir dost, aynı zamanda bir düşman o, ilk yurdunda edindiğin.
İşte orada bulacaksın korkmuş bir hayaleti
Sevgiyle ve savaş arzusuyla bağlanıp kaldığın
İngilizce'den Türkçe'ye çevrildiği için biçim olarak tamamen bozulmuş ve ne yapalım bozulabilir. Ama iyi yanı bunun aynı zamanda hem şiir hem de bilmece olması ki ben şahsen fantastik edebiyat içinde bunu severim. Hoş ama daha hoşlarının olması lazım.
Taşlar unutana dek...
-
fingolfin
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 1636
- Joined: Thu Jan 08, 2004 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
Üstad mı, sanmıyorum - sadece iyi bir okuyucu diyelim. Yine de teşekkürler Firble. Ne diyorduk, fantastik kurgu hakkında okuduğum kitapalr hakkında zaetn yorum yapmıştım. Açıkçası fazla bir gelişim göremiyorum. Sonuç olarak bu yazarların tarzıdır. Fantastik kurgu'nun yazın olarak henüz emeklediği düşünülürse ileride bu yönden de tatmin edici yazarlar çıkması kaçınılmaz olacaktır. şafağa Geçit'teki Kör şahin'in bilmecesine gelince; İngilizcesini okumadım fakat Türkçe'ye çevrilirken bçiminin bozulduğunu pek sanmıyorum. Neticesinde çok da başarılı değil bence.
Ben de benzer şekilde düşünüyorum. şiirler belki çevirilirken bir şeyler yitiriyorlar özlerinden ve sonuçta bence epey bir geri kalıyorlar.. Sanırım en cesurca denemeleri yine Cunnigham yapıyor.. Doğrusu bana ozanlığı sevdiren onun kitabıydı.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
şiirin çevirisine şiirsellik katamadım çünkü esasında sanat yapmak için değil bilmece olması için tasarlanmış bir şiirdi
ama ikinci nesildeki şiirlerde
biraz daha sanatsal davranmıştım
ki türkçeye çevrilince pek bir anlam ifade etmemişlerdi
mesela kitabın giriş şiirini buraya bir post edeyim
İnancın haritasıdır hep,
ak peyzajlar içinde
ve örtülmüş tarlalar.
Her zaman yad edişin ülkesidir,
kırılan güneş ışığının
yaşlı, yerinden oynamaz buzun içinde kaldığı
Ve hep yürektir
güneye doğru çekilmiş olan,
buzu ve sürüklenişi
şaşkın ve sonsuz gibi gösteren.
Bu işin sonu bu olacak
der yüreğiniz size,
bir mamut ve bir buzulla son bulacak,
on bin yıldır süren
silici gece,
ve bir gün bilim adamları
gölleri ve morenleri didik didik tarayarak
bizim kanıtlarımızı bulacak,
bizim tarih dışı eserlerimizi,
ama sizin hikâyeniz, bütün ve içi oyulmuş,
elinizin silinen ucunda sona erecek.
Yürek böyle der
o karmaşık hücre yapısının içinde,
aynalarla haritasını çıkartıp
haritası çizilemeyen toprakların
ve yad edişin ve nehirlerin ve buzun.
Bu sefer farklıydı:
kasaba şapkalı kara
teslim olmuştu,
evler ve tavernalar
bölük pörçük ışıkla yıkanmış,
ve göl mermer kesilmişti
dengesiz bir buzla,
ben birikintiler arasından,
hareketsiz ruhlar arasından yürürken,
göğün arduaz rengiyle
ve takvimdeki ilkbaharın beklentisiyle yetinirken.
Bu işin sonu bu olacak,
diye ilan etti kış,
er ya da geç
karanlıkta, geçit vermez buzda bitecek,
ve sen bu hikâyeyi duymak için
sırada bekleyensin,
kış ve yine kıştır
yüreğini kaplayan,
ve orada Wisconsin"de
karlar içinde
ve kaybolan inancın içinde sıkışmışken
o kadar da kötü gelmedi
kışın bütün ışıkları
alıp götürüvermesi
karanlık hoş görünüyordu
ve en sonunda ise,
silip süpüren kar
Donmuş otomobillerin
tam ortasında duruyordu,
mezar taşları gibi sıralanmış arabaların arasında.
Paltolardan ve yün şapkalardan ve atkılardan oluşan
bir tomarın içinde
bagajı didik didik etti
çünkü Tanrı biliyordu ne sebeple,
ve ben de onun adını biliyordum
buğulanmış gözlüklerinden
o kafasına giydiği oyuk, aptalca
şapkadan dolayı.
Ve ya cesurdu
İlk bahar hafızasında
söz verilen güneş ışığında
sarhoş gölgelerde,
ya da düzene girmiş herhangi bir şey
karın ötesinde ve arayış içinde,
O an benimleydi işte
onunla oracıkta konuşurken;
günler için müteşekkirim
o an için beni öylece durdurduğu için
o paldır küldür yürüyen,
kazaları meydana getiren
kişiyle durup konuşurken ben,
gündelik hayat büyücüsüyle,
imkânsız bir ilkbahar arayışı içindeyken.
Tracy, dedim ona, şiir yatar
Hikâyenin dikiş yerlerinde,
eski hatırlar ve beklentiler içinde
(ve bunlar söylemediğim kelimelerdi aslında,
fakat şiir olması gerekenin beklentisinde yatar:
bu sözleri söylediğime inanmalısın
inkâr ediş bir yana, tarih bir yana)
ve orada kışın ortasında
ilk şarkı başlayıverdi,
odalar birleştirilip iç içe girdi
Krynn"in sınırları içinde
Karların ülkesinde
Ã?özüldü çimlik araziler
Daha parlak ve akla yatkın bir şekilde.
Ve ilk şarkı devam etti
Yazın beklentileri içinde,
vaatlerin geri döndüğü
kaybolmuş tohumlardan,
unutkan çöllerden
ve hatta kuzey ülkelerinden
ruha seslendi şöyle,
bu haritasıdır
gerçekleşen inancın;
bu inancın haritasıdır.
ama ikinci nesildeki şiirlerde
biraz daha sanatsal davranmıştım
ki türkçeye çevrilince pek bir anlam ifade etmemişlerdi
mesela kitabın giriş şiirini buraya bir post edeyim
İnancın haritasıdır hep,
ak peyzajlar içinde
ve örtülmüş tarlalar.
Her zaman yad edişin ülkesidir,
kırılan güneş ışığının
yaşlı, yerinden oynamaz buzun içinde kaldığı
Ve hep yürektir
güneye doğru çekilmiş olan,
buzu ve sürüklenişi
şaşkın ve sonsuz gibi gösteren.
Bu işin sonu bu olacak
der yüreğiniz size,
bir mamut ve bir buzulla son bulacak,
on bin yıldır süren
silici gece,
ve bir gün bilim adamları
gölleri ve morenleri didik didik tarayarak
bizim kanıtlarımızı bulacak,
bizim tarih dışı eserlerimizi,
ama sizin hikâyeniz, bütün ve içi oyulmuş,
elinizin silinen ucunda sona erecek.
Yürek böyle der
o karmaşık hücre yapısının içinde,
aynalarla haritasını çıkartıp
haritası çizilemeyen toprakların
ve yad edişin ve nehirlerin ve buzun.
Bu sefer farklıydı:
kasaba şapkalı kara
teslim olmuştu,
evler ve tavernalar
bölük pörçük ışıkla yıkanmış,
ve göl mermer kesilmişti
dengesiz bir buzla,
ben birikintiler arasından,
hareketsiz ruhlar arasından yürürken,
göğün arduaz rengiyle
ve takvimdeki ilkbaharın beklentisiyle yetinirken.
Bu işin sonu bu olacak,
diye ilan etti kış,
er ya da geç
karanlıkta, geçit vermez buzda bitecek,
ve sen bu hikâyeyi duymak için
sırada bekleyensin,
kış ve yine kıştır
yüreğini kaplayan,
ve orada Wisconsin"de
karlar içinde
ve kaybolan inancın içinde sıkışmışken
o kadar da kötü gelmedi
kışın bütün ışıkları
alıp götürüvermesi
karanlık hoş görünüyordu
ve en sonunda ise,
silip süpüren kar
Donmuş otomobillerin
tam ortasında duruyordu,
mezar taşları gibi sıralanmış arabaların arasında.
Paltolardan ve yün şapkalardan ve atkılardan oluşan
bir tomarın içinde
bagajı didik didik etti
çünkü Tanrı biliyordu ne sebeple,
ve ben de onun adını biliyordum
buğulanmış gözlüklerinden
o kafasına giydiği oyuk, aptalca
şapkadan dolayı.
Ve ya cesurdu
İlk bahar hafızasında
söz verilen güneş ışığında
sarhoş gölgelerde,
ya da düzene girmiş herhangi bir şey
karın ötesinde ve arayış içinde,
O an benimleydi işte
onunla oracıkta konuşurken;
günler için müteşekkirim
o an için beni öylece durdurduğu için
o paldır küldür yürüyen,
kazaları meydana getiren
kişiyle durup konuşurken ben,
gündelik hayat büyücüsüyle,
imkânsız bir ilkbahar arayışı içindeyken.
Tracy, dedim ona, şiir yatar
Hikâyenin dikiş yerlerinde,
eski hatırlar ve beklentiler içinde
(ve bunlar söylemediğim kelimelerdi aslında,
fakat şiir olması gerekenin beklentisinde yatar:
bu sözleri söylediğime inanmalısın
inkâr ediş bir yana, tarih bir yana)
ve orada kışın ortasında
ilk şarkı başlayıverdi,
odalar birleştirilip iç içe girdi
Krynn"in sınırları içinde
Karların ülkesinde
Ã?özüldü çimlik araziler
Daha parlak ve akla yatkın bir şekilde.
Ve ilk şarkı devam etti
Yazın beklentileri içinde,
vaatlerin geri döndüğü
kaybolmuş tohumlardan,
unutkan çöllerden
ve hatta kuzey ülkelerinden
ruha seslendi şöyle,
bu haritasıdır
gerçekleşen inancın;
bu inancın haritasıdır.
Vaaaay be otomobil gibi şeylerden de söz etmiş ilginç bir şiir olduğunu belirtmeliyim. Her ne kadar benim ejder mızrağı okuma konusunda ikna edemese de.. Peki yaa başka şiirler eğlence amaçlı söylenenler. Ya da ne bileyim taşlama amacı ile yazılmış şiirler. FR da sanırım Cunnigham bu konularda denemeler yaptı.. Ya DL burada da böle cesur yazarlar var mı?
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
şiir çok önemli bir öge. Ama sanırım çevirilirken bazen garipleşebiliyor. şiiri çevirmek bazen yazmaktan daha zordur çünkü yeniden yazarsınız
ben de en çok tolkieninkileri sevdim çevirinin de etkisi yadsınamaz.
türçe yazılması tercihim bu yüzden
Aaaa hadi fantastik şiir kitabı çıkartalım. Ozanlarımız yazar ben bile bir iki yazarım ne dersiniz
ben de en çok tolkieninkileri sevdim çevirinin de etkisi yadsınamaz.
türçe yazılması tercihim bu yüzden
Aaaa hadi fantastik şiir kitabı çıkartalım. Ozanlarımız yazar ben bile bir iki yazarım ne dersiniz
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests

