ÖIğLIKLARIN KALESİ(DÖşMÖş TANRI:AZALIN)

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Locked
Azalin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1056
Joined: Fri Dec 26, 2003 10:00 am
Location: izmir
Contact:

ÖIğLIKLARIN KALESİ(DÖşMÖş TANRI:AZALIN)

Post by Azalin »

Gecenin karanlığında simsiyah eski püskü cübbesi içinde ağır ağır 10 towns sokaklarında fani gözlerden gizli biçimde yürümekteydi. Cübbenin arkasına ağlayan bir erkek çocuk sembolü işlenmişti. Laneti olan hançer ki onunla kendi oğlunun boğazını kesmişti. Elinde duruyordu onu asla yerine koyamıyor ve ondan damlayan kana, kendi oğlunun kanına hakim olamıyordu. Ve hançerden sürekli kan damlıyordu. Gümüşi renkte ki bir maske ile kapatılmış olan yüzü aynı anda 3 duyguyu simgeliyor gibiydi. Acı, korku ve intikam ateşini.

Azalin sokakta gezerken birden bir flüt sesi duymaya başladı. Flüt sesi onun yürüyüş ritmine uygundu . Ve bir yerlerden bu ses tanıdık geliyordu. "Sanki" dedi. Ama ismi bir türlü hatırlayamıyordu. Ve hiç susmadı flüt sesi hep onunlaydı. Son derece güzel olan ezgi azalin i yanan tutuşan ruhuna asla huzur vermiyordu. Aksine onu delirtecek gibi oluyordu.

Tam flüt sesine anlam vermeye çalışırken bir su birikintisinde genç bir adam görüntüsü gördü. Ona çok benziyordu ama o değildi. Sarışın bir genç ona sevgi dolu gözlerle bakmıştı. Sanki yalvarır gibiydi. Ã?aresizce bakıyordu. Birden su birikintisi kan a dönüştü ve görüntü kayboldu.

Lanetlenmişti. Acı çekiyordu. Ve intikam istiyordu.

Yürürken dalmış ve şehir merkezinden uzaklaşmıştı. Sonra adımların izleyen maskeli yüzünü kaldırdı ve "bir kale" dedi. "Bu olacak "Ã?ığlıkların Kalesi"".

Ve iradesinin gücü ile toprak yarılmaya başladı. Yarığın içinden ilk önce çığlıklarla beraber gri duvarları kendi kendine kanayan bir kale yükselmeye başladı. kan damlaları yere iniyor ve orda kayboluyorlardı. Aynı lanetli hançeri gibi" Duvarlar 3 adam boyundaydı. Duvarların taşlarında acı çeken ve korkan suratlar sürekli oynaşıyordu.ve duvarlardan akan kanlar bu suratlara yayılıyordu. Sanki çığlıklar bu suratlardan gelmekteydi. Ama her yerden duyuluyorlardı.

Ã?ığlıklar ilk önce acı, sonra dehşet içinde sesler çıkarıyorlardı. Ardından intikam yeminleri duyulmaya başladı. Yeminler bittiğinde kalenin iki yanında birer tane ve tam ortasında en arkada 1 tane burç ta yerine yerleşmişti. Soldakinin üstünde acı çeken, sağdakinde korkan bir yüz vardı. Ortadaki kulenin üstünde ise son derece kararlı bir tavır sergileyen.. İntikamın kulesiydi burası.

Kalenin giriş kapısı yoktu. 3 duygudan birine zaten yeterince sahip olan birisi dilediği gibi duvarlardan içeri girebilirdi.. Tabii içerde yaşayacaklarına dayanabilecekse"

Ama kalesinde bile Lord Azalin o flüt sesini duyuyor, ve ne zaman bir aynaya yada su birikintisine baksa o yalvaran gözleriyle bakan sarışın adamı görüyordu.

Korkularını yenmek, acılarını dindirmek isteyen , ve intikamını almaya yemin etmiş fanileri kalesindeki tahtında oturan Lord Azalin, elinden düşmeyen ve sürekli kanayan hançeri ile beklemekteydi.

Onlara dehşet salmak yada onları huzura kavuşturmak için"
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?

Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
fingolfin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1636
Joined: Thu Jan 08, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by fingolfin »

Fingolfin karşısında yükselen yapıya baktı. Yapı görünür olduğundan beri içinde karmaşık duygular yükselmekteydi. Duyularında körelme olmuştu sanki, ya da duygularını daha yoğun yaşamaya başlamıştı. Yaşadığı uzun yıllar boyu hissettiği korku, acı ve intikam duygularını olduğundan çok daha yoğun halde hissetti. Korkuları derinleşmiş, acıları artmış ve intikam alevleri vücudunu sarmıştı. Gri gözlerinde kıvılcımlar uçuştu... Hayır!!! Tekrar sakinleşmişti. Ã?mrü boyunca asla intikam duygusuyla hareket etmemişti. Korkusunu silah olarak kullanmış ve acılarını paylaşarak azaltmayı tercih etmişti. Gözleri karşısında duran yapıya kilitlendi.. Rochallor'un adımları yavaşlamıştı, zarif hayvan sanki buraya gitmek istemiyordu. O da bu garip duygu girdabındaydı ve alışık olmadığı bu duygular karşısında kontrolünü kaybetmemesini sağlayan tek şey Fingolfin'e duyduğu sevgi ve sadakatti. Fingolfin hayvanın sağrısını okşayıp tek hamleyle atından indi. 'Yoluma kendim devam ederim dostum, civarlarda ol...' Uzun ve hızlı adımlarıyla Kale'nin iyice yakınlarına gelmişti artık. Üzerinden kan sızan, acı çeken ve korkan suretlerin oynaştığı duvarlar on adım ilerisinde yükseliyordu, fakat karşısında hiçbir kapı yoktu. Varlığının hissedeleceğini tahmin eden Fingolfin sabırla bekledi...
Azalin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1056
Joined: Fri Dec 26, 2003 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Azalin »

elf komutan duvarların önünde beklerken içindeki garip duygu seli giderek artmıştı. kaybettiği dostları aklına geldi. ve ruhu sıkılır gibi oldu. ve iradesine hakim olamayarak ileri bir adım attı. ve bir tane daha. yaklaştıkça duvarlardaki suretler ona hoşgeldin edasında etrafında dolaşmaya başladılar.

artık bir kol mesafesi kalmıştı.içeri girmek için onuda geçti komutan.

koca ömründe kendini hiç bu kadar sinirli ruhunu bu kadar acı dolu hissetmemişti.

son adımdan sonra kendini bir anda sadece içinde bir tahtın olduğu bir odada buldu kendini. tahta azalin oturuyordu.

duvarlarda ki siyah taşların üstünde ağlayan çocukların sarı renkli kabartmaları vardı. oda son derece aydınlıktı. ancak ışık kaynağı ortada yoktu.

fingolfin odayı incelerken, karşısındaki siyah cübbeli suret konuşttu:

"komutan!!! siz burada görmeyi umduğum son kişilerden birisi idiniz."
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?

Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
fingolfin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1636
Joined: Thu Jan 08, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by fingolfin »

Fingolfin derin bir nefes alarak dikkatini topladı. 'Emin ol burası da benim olmayı arzu edeceğim en son yerlerden birisi...' Hissettiği duyguların yoğunluğuyla Elf bir süre sustu. 'Seni selamlıyorum Firan, ya da Azalin. Acının, korkunun ve intikamın yarı-tanrısı... Tabi senin de tahmin edebileceğin gibi buraya seni selamlamak için gelmedim... ' Elf bir yandan konuşurken bir yandan da karşısındaki siyah pelerinli adam silüetine bakmaktaydı. Azalin'in elindeki hançerden sürekli olarak kan damlamaktaydı, fakat damlayan kan yere değdiği anda yok oluyordu. Tahtta iki büklüm oturan Azalin sanki acı, korku ve intikamdan oluşmuş bir duygu yumağıydı... 'Lord Oren diyarı terk etmiş olabilir, fakat On Kasaba üzerindeki tehdit halen sürmekte. On Kasaba savunmasında en önemli noktalardan biri de moral. Moralsiz bir adam dövüşemez, karmaşık duygulara sahip biri zekasını kullanamaz. Ve senin Kale'nin burda olması On Kasaba halkını telaşa, duygu karmaşasına ve moralsizliğe sürüklemekte. Buranın acı, korku ve intikam arayan ya da bunlardan kaçanlar için olduğunu tahmin ediyorum. Sen her halükarda onları bulabilirsin ya da onlar burayı bulabilir. Senden ricam Kale'nin yerini değiştirmen ya da onu sıradan insanlar için görünmez kılmandır.'
Azalin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1056
Joined: Fri Dec 26, 2003 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Azalin »

"huzur" , "moral", bunlar benim ruhumun tam zıddı kavramlar komutan. Bu kale yarı tanrısı olduğum olguları temsil ediyor. Ve bu kavramlar yaşamın bir parçası"

" ayrıca kaybolan tanrının gitmesi ile zaten diyar belli bir huzura kavuştu. Gerçi onada gitti denilemez, seyrekde olsa onun korkunç iradesini hissediyorum diyarda. " azalin in sesi lord oren den bahsederken yükselmiş ve yüzündeki maske acı çeken bir insan suratı halini almıştı.

Biraz sessiz kaldıktan sonra devam etti azalin maske nin şekli normale dönmüştü.:

" İsteğini yapabilirim komutan, ancak bu kaleyi görünmez kılmayacağım ancak içinden gelen o çığlıkları sadece belli bir yakınlıkta olanların duymasını sağlayacağım."

"ve komutan zamanı gelince bu yaptığımın karşılığını diyardan ve senden isteyeceğim"
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?

Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
fingolfin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1636
Joined: Thu Jan 08, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by fingolfin »

'Müteşekkirim Azalin... Ricamı kırmayışın beni memnun etti. Ve şimdi ya da zamanı gelince arzu edeceğin şey elimden geliyorsa sorman yeterli olacaktır. Elimden gelmese dahi, sorumlu olduğum halkı tehlikeye atmaksızın, yaşamımı tehlikeye atmaya hazırım. şimdi iznini istemeliyim, buradan daha fazla bulunmayı tercih etmiyorum...'
Azalin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1056
Joined: Fri Dec 26, 2003 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Azalin »

"komutan!!

gidiş yolunuz açılmıştır.

ancak unutmayın burası sadece acı ve korku vermek için değildir. bunları bitirmek ve yenmek için de yol burdan geçer. "

ve fingolfin kendini bir anda kalenin duvarlarının dışında bulur. arkasındaki duvardaki acı dolu suratlar hala dolaşmaktadır.ama komutanın içinde 10 towns un huzuru için "tehlkeli" bir görevi yerine getirmenin huzuru vardır.
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?

Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
fingolfin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1636
Joined: Thu Jan 08, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by fingolfin »

Elf usulca arkasına baktı. Onaylayıcı bir hareketel kafasını hafifçe salladı. 'Ve siz Azalin, Karargah'ın kapıları size her zaman açık olacaktır - girmek için onlara ihtiyaç duymasanız dahi...' Hızlı adımlarla geldiği yoldan geri döndü. Bir süre yürüdükten sonra Rochallor'u çağırdı. Ve güneş doğarken birlikte Karargah'a döndüler...
galadlirim
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 975
Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by galadlirim »

galadlirim karanlık ve dar bir sokakta yürümekteydi..Zaten artık aydınlık dahi olsa hep aynı yerde dolanıyordu ruhu..karanlık ve dar sokaklarda..sonra birden karşısında beliren kaleye dikti gözlerini ne zamandır burada bu diye düşündü sanki ona öyle gelmiştiki sadece kendisi gibi olanlara böyle görünüyordu..
sonra buradan yükselen bir çığlık işitti..kılını bile kığırdatmadı her zamanki gibi"o bir drowdu ve öylede olmalıydı fakat gözlerine bakan herkes korkuyla geri çekilme ihtiyacı duyuyordu..o gözde kendi ölümlerini ,yaşanmış ölümleri ve acı yı ,ve o hiç dinmeyen arzuyu:intikam ateşini görüyorlardı..
bu kale sanki bu hislerin biçimlenişydi..çünkü besbelli bu kalede bulunan bir şey hatta kalenin kendisi dahi bu hislerle dolu gibi gelmişti ona ..
kendini çok pervasız hissederek içeriye doğru hafif ve yavaş adımlarla kalenin içine yürümeye başladı..
Gözlerimi kapadım ve geçmişi hatırladım
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

O gece on sehir kafabasinin hic rastlamadigi bir konugu vardi. Yavas adimlarla yuruyen uzun boylu bir adam. Diayrda gezmeye baslayali onun hafizasinda gunlerle sinirli olsada bu diyarda uzunca suredir vardligini surduren bir canli. Siyah Ejderha Pulundan yapilmis bir zirh giyiyor ve uzerine siyah cubbe uzerine kirmizi bir ejderha islemesi olan bir cubbe vardi. Ejderhanin penceleri arasinda bir kum saati vardi ve zaman buyusel runlerle kum saatinin icinde akip gidiyordu.

Buraya neden geldigini bilmesede o gordugu kulleri ve Gnome siluetini unutmamisti. Cantasinda tasidigi topraktan bir flut vardi yaninda alevlerle kavrulmus olamsian ramen maddesi onu yok olmaktan korumustu.

Yolcu donuk adimlarla ilerlerken bir ciglik duydu, donuk ifadesi degismedi bir an icin ruzgarla dalgalandi beyaz saclari.

Bir cok gozun gormedigi veya goremeyecegi o yapiyi gordu. Kizil gozu bir an parladiginda yapinin olusumunu gordu zamanin akip gecen kumlarinda. Bir cok olumlunun yuregine korku salacak o yapiyi. Faka duygulari olmayan bir canli asla etkilenmezdi. Zamanin Tapinaginin Koruyucusuda bunden etkilenmedi.

Ilerledi ve yapinin icine girdi. Kafasinda olusan ani imgeleme ile Lord Firani bulmasi gerektigini ve Flutu ona vermesi gerektigini biliyordu...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
erethan
Başbüyücü
Posts: 1000
Joined: Sun Feb 15, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by erethan »

Yeni oluşumu farketmişti erethan,
bu oluşumun ne olduğunu anlamak için yaptığı büyüler şaşırtıcı sonuçlar üretmişti ancak kesin birşey söylemek için henüz çok erken olduğuna karar verdi."En iyisi gidip görmek,bazen insan büyü yerine kendi gözüne inanmalı"diye geçirdi içinden.
Ahıra gidip atını hazırladı,büyü bileşenlerini son birkez kontrol etti ve yola çıktı.Kale karşısında belirdiğinde gördüğü manzara şaşırtıcıydı,bunca şey görmüş olan başbüyücü için bile.İçinde hissettiği huzursuzluğa aldırmadan yoluna devam etti.
Azalin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1056
Joined: Fri Dec 26, 2003 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Azalin »

galadlirim wrote:galadlirim karanlık ve dar bir sokakta yürümekteydi..Zaten artık aydınlık dahi olsa hep aynı yerde dolanıyordu ruhu..karanlık ve dar sokaklarda..sonra birden karşısında beliren kaleye dikti gözlerini ne zamandır burada bu diye düşündü sanki ona öyle gelmiştiki sadece kendisi gibi olanlara böyle görünüyordu..
sonra buradan yükselen bir çığlık işitti..kılını bile kığırdatmadı her zamanki gibi"o bir drowdu ve öylede olmalıydı fakat gözlerine bakan herkes korkuyla geri çekilme ihtiyacı duyuyordu..o gözde kendi ölümlerini ,yaşanmış ölümleri ve acı yı ,ve o hiç dinmeyen arzuyu:intikam ateşini görüyorlardı..
bu kale sanki bu hislerin biçimlenişydi..çünkü besbelli bu kalede bulunan bir şey hatta kalenin kendisi dahi bu hislerle dolu gibi gelmişti ona ..
kendini çok pervasız hissederek içeriye doğru hafif ve yavaş adımlarla kalenin içine yürümeye başladı..
drow kaleye yaklaştıkça kaleden gelen çığlıklar şekillenmeye başladı. bir isim söylüyorlardı. bir büyücünün adını .bu oydu. onu terk eden kandıran adam. ve birden duvardaki yüzler onu yüzünün şeklini aldılar. büyücü galadrlim e bakıyor ve ve gülüyordu.

drow nerdeyse çıldırmıştı. ve birden intikam ateşi içinde kendini kaybetti.
eli silahına gitti. kalenin duvarına doğru yaklaştı ve içeri bir adım atıı. kale resmen onu içine vakumlamıştı.

içersi umulmadık şekilde aydınlıktı ve oadada tahtta oturan acaip maskeli ekli kanlı bir hançer taşıyan kara suretten başak birşey yoktu.

"hoşgeldin kara derili elf!!."

"sana gelme sebebini sormuyorum. çünkü zaten bana geleceğini biliyordum."

" ama dikkatli ol içindeki ateş bilgece kullanılmazsa, tehlikelidir. hem kendin hemde etrafın için"

" konuş seni dinliyorum, galadlirim"
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?

Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Azalin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1056
Joined: Fri Dec 26, 2003 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Azalin »

Unholy wrote:O gece on sehir kafabasinin hic rastlamadigi bir konugu vardi. Yavas adimlarla yuruyen uzun boylu bir adam. Diayrda gezmeye baslayali onun hafizasinda gunlerle sinirli olsada bu diyarda uzunca suredir vardligini surduren bir canli. Siyah Ejderha Pulundan yapilmis bir zirh giyiyor ve uzerine siyah cubbe uzerine kirmizi bir ejderha islemesi olan bir cubbe vardi. Ejderhanin penceleri arasinda bir kum saati vardi ve zaman buyusel runlerle kum saatinin icinde akip gidiyordu.

Buraya neden geldigini bilmesede o gordugu kulleri ve Gnome siluetini unutmamisti. Cantasinda tasidigi topraktan bir flut vardi yaninda alevlerle kavrulmus olamsian ramen maddesi onu yok olmaktan korumustu.

Yolcu donuk adimlarla ilerlerken bir ciglik duydu, donuk ifadesi degismedi bir an icin ruzgarla dalgalandi beyaz saclari.

Bir cok gozun gormedigi veya goremeyecegi o yapiyi gordu. Kizil gozu bir an parladiginda yapinin olusumunu gordu zamanin akip gecen kumlarinda. Bir cok olumlunun yuregine korku salacak o yapiyi. Faka duygulari olmayan bir canli asla etkilenmezdi. Zamanin Tapinaginin Koruyucusuda bunden etkilenmedi.

Ilerledi ve yapinin icine girdi. Kafasinda olusan ani imgeleme ile Lord Firani bulmasi gerektigini ve Flutu ona vermesi gerektigini biliyordu...
Lord Azalin oturduğu yerde birden huzursuzlandı. laneti olan flüt sesi biren artmıştı. kulaklarını tırmalıyordu. tam yerinden kalkmıştıki birden komutan unholy içeri girdi. ve Azalin hemen huzursuzluk kaynağını anladı. yüzündeki gümüşi maske acı çeken birinin yüz ifadesini almıştı.

" unholy, ilk önce hoşgeldin"

" ama sanıyorum kendin hakkında biraz yanılıyorsun."


"neyse sanırım bana bir hediyen, lanetimin acısını arttıracak bir hediyen var"???
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?

Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Azalin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1056
Joined: Fri Dec 26, 2003 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Azalin »

erethan wrote:Yeni oluşumu farketmişti erethan,
bu oluşumun ne olduğunu anlamak için yaptığı büyüler şaşırtıcı sonuçlar üretmişti ancak kesin birşey söylemek için henüz çok erken olduğuna karar verdi."En iyisi gidip görmek,bazen insan büyü yerine kendi gözüne inanmalı"diye geçirdi içinden.
Ahıra gidip atını hazırladı,büyü bileşenlerini son birkez kontrol etti ve yola çıktı.Kale karşısında belirdiğinde gördüğü manzara şaşırtıcıydı,bunca şey görmüş olan başbüyücü için bile.İçinde hissettiği huzursuzluğa aldırmadan yoluna devam etti.

baş büyücü Ã?ığlıkların Kalesine yaklaştı. Yaklaştıkça içindeki huzursuzluk giderek arttı. ve bir kokuya dönüşmeye başladı. kaleden kötü anıların isimleri ve yerleri çıkıyordu. bunlar öyle yerlerdiki isimleri bile tüyleri diken diken ediyordu. ve başbüyücü yerinde başka birisi olsa çoktan bayılmıştı. bu nılar belki gerçekti belki değil. ama o anda dehşet verici idiler..

yaklaştı.. taki taşlardan akan kanların acı çeken insan suratları ile karıştığı kale duvarına, 3-5 adım kalıncaya kadar...
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?

Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
erethan
Başbüyücü
Posts: 1000
Joined: Sun Feb 15, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by erethan »

İçindeki korkuyla mücadelesi,sınavdan beri yaptığı en zor mücadeleydi erethan için,dönüp gitmesine ramak kalmıştı,tam atını çeviriyordu ki ne yaptığını farketti,o kaçmazdı,hiçbir zaman yapmamıştı,şimdide yapmıyacaktı,gözlerini kapattı disiplinini sağladı,sonra "bu görüntü bile böyle bir tepki vermesine sebep oluyorsa içerde kimbilir neler olur" diye düşündü,tedbirli olmakta fayda vardı,en kötü anda kontrolünü yitirirse bu hoş olmazdı,korkuya direnmesini sağlıyacak olan büyünün sözleri yavaş yavaş zihninde belirdi...büyüyü tamamladıktan sonra girişi bulmak için kaleyi turlamaya başladı.
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests