Rüya Dansı
Posted: Sat Aug 30, 2003 9:52 am
Rüya Dansı
Ankara tekrardan sahnesinde doğanın bir oyununu sergiliyor . Kara bulutları delip geçen sert buzul parçaları ve rüzgarın kasveti kızılayın boş sokaklarında ilerlerken
genç bir adam doludan şikayetçi bir biçimde kara sokakta ilerliyor.Etraf boş olmasına ragmen arkasından gelen gülüçükleri aldırmaksızın yoluna devam ediyor , tek istedigi midesini yatıştıracak bir kahve ve yatagı.
-Lanet rüzgar ! Zaten hep benim başıma gelir , Ayşelerle birlikte çıkman gerekirdi Engin , neden çıkmadın ki budala herif ? Hem başın üç buçuk olmuş daha düz yolda yürüyemiyorsun , peh..
Söylene söylene ilerlerken kendi kendine konuştugunu anlayan Engin , sözleri düşüncelere bıraktı . Kara geceyi aydınlatan sokak lambalarının aniden sönmesi ve dev meydanın kara bir araziye dönüşmesini ardından irkildi.
-Dev bir elektrik kesintisi...!?
Böyle bir olay Ankarada genellikle yaşanmazdı evet belki kesintiler olurdu ama bu kadar büyük bir kesintiyi ilk defa görmüştü.Karanlığın içine doğru isteksizce ilerlerken dolu ve rüzgar kesildi. Beyaz elbiseli sarışın bir kadının boş karanlığın içinde yavaş adımlarla ilerlemesi belkide sessizliği azda olsa kesmişti , Engin yanlız olmadıgını biliyordu ve buna huzur veriyordu.Kadın yavaşça Enginin önünden geçerken küçük bir gülücük ile;
-Güzel bir gece .. değilmi Engin?
şaşkınlık ve affalamanın ardından genç adam ''is...ismim nerden biliyorsunuz bayan''
-Bir dost .. seni seven bir dost.. dans etmek istermisin?
-Dansmı?
Yaptıkları tamamen saçmaydı , aslında herşey saçmaydı elektriklerin kesilmesi ve bu kadın onda istemesede korkunç bir ürperti uyandırıyordu , kadınlara karşı zaafı olan bu pekte yakışlı olmayan çocuk , olaylara gidişatına bırakmaya karar verdi.Dans başladıgında bacakları ve vucudu rahatlamıştı.Süzülerek ilerlediklerini hissederken kadına her dokunuşunda biraz daha ona baglanıyor , onu seviyordu.
Sabaha kadar dans ettiler;
-Çok güzeldi Engin ancak... şu şey ne peki?
-Hangi şey
Genç adam arkasını döndüğü zaman kadın yok olmuştu , korkunç bir nefret bu ilizyonun arkasından isyan etmeye başladı '' Lanet olası uyuşturucu ... LANET OLASI UYUşTURUCU! ''
Etrafına baktıgında sabah olmak üzereydi '' Burda kaç saat kaldım acaba , ne yaptım tek başıma?''
şaşkınlıkla başını kaşırken elledigi beresinin delik deşik oldugunu hisseti , vucudu incelmiş ve elbiseleri bol geliyordu ani bir halsizlik onu izledi , ana yola dogru kendini zar zor götürdü ve yere yıgıldı.
Gözlerini açtıgında bir çok parıltılı ışık onu selamladılar , doktorlardan biri tedirgin olarak adama bakıyordu.
-Neyim.. va.. dokt..o...
-İyi olucaksınız beyfendi...
Doktor tebessümle gülümsedi ve dışarı çıktı , hastanenin büyük toplantı salonuna giridiğinde baş hekime hastanın durumu hakkında bilgi vermeye çalışıyordu.
-Evet efendim... araştırmalarımız teorimizi dogruladı , bu adam tam 203 yaşında...
*Yaşlı ozan sakalını yavaşça kaşıyarak , eline temiz yeni bir parşomen alır.*
Ankara tekrardan sahnesinde doğanın bir oyununu sergiliyor . Kara bulutları delip geçen sert buzul parçaları ve rüzgarın kasveti kızılayın boş sokaklarında ilerlerken
genç bir adam doludan şikayetçi bir biçimde kara sokakta ilerliyor.Etraf boş olmasına ragmen arkasından gelen gülüçükleri aldırmaksızın yoluna devam ediyor , tek istedigi midesini yatıştıracak bir kahve ve yatagı.
-Lanet rüzgar ! Zaten hep benim başıma gelir , Ayşelerle birlikte çıkman gerekirdi Engin , neden çıkmadın ki budala herif ? Hem başın üç buçuk olmuş daha düz yolda yürüyemiyorsun , peh..
Söylene söylene ilerlerken kendi kendine konuştugunu anlayan Engin , sözleri düşüncelere bıraktı . Kara geceyi aydınlatan sokak lambalarının aniden sönmesi ve dev meydanın kara bir araziye dönüşmesini ardından irkildi.
-Dev bir elektrik kesintisi...!?
Böyle bir olay Ankarada genellikle yaşanmazdı evet belki kesintiler olurdu ama bu kadar büyük bir kesintiyi ilk defa görmüştü.Karanlığın içine doğru isteksizce ilerlerken dolu ve rüzgar kesildi. Beyaz elbiseli sarışın bir kadının boş karanlığın içinde yavaş adımlarla ilerlemesi belkide sessizliği azda olsa kesmişti , Engin yanlız olmadıgını biliyordu ve buna huzur veriyordu.Kadın yavaşça Enginin önünden geçerken küçük bir gülücük ile;
-Güzel bir gece .. değilmi Engin?
şaşkınlık ve affalamanın ardından genç adam ''is...ismim nerden biliyorsunuz bayan''
-Bir dost .. seni seven bir dost.. dans etmek istermisin?
-Dansmı?
Yaptıkları tamamen saçmaydı , aslında herşey saçmaydı elektriklerin kesilmesi ve bu kadın onda istemesede korkunç bir ürperti uyandırıyordu , kadınlara karşı zaafı olan bu pekte yakışlı olmayan çocuk , olaylara gidişatına bırakmaya karar verdi.Dans başladıgında bacakları ve vucudu rahatlamıştı.Süzülerek ilerlediklerini hissederken kadına her dokunuşunda biraz daha ona baglanıyor , onu seviyordu.
Sabaha kadar dans ettiler;
-Çok güzeldi Engin ancak... şu şey ne peki?
-Hangi şey
Genç adam arkasını döndüğü zaman kadın yok olmuştu , korkunç bir nefret bu ilizyonun arkasından isyan etmeye başladı '' Lanet olası uyuşturucu ... LANET OLASI UYUşTURUCU! ''
Etrafına baktıgında sabah olmak üzereydi '' Burda kaç saat kaldım acaba , ne yaptım tek başıma?''
şaşkınlıkla başını kaşırken elledigi beresinin delik deşik oldugunu hisseti , vucudu incelmiş ve elbiseleri bol geliyordu ani bir halsizlik onu izledi , ana yola dogru kendini zar zor götürdü ve yere yıgıldı.
Gözlerini açtıgında bir çok parıltılı ışık onu selamladılar , doktorlardan biri tedirgin olarak adama bakıyordu.
-Neyim.. va.. dokt..o...
-İyi olucaksınız beyfendi...
Doktor tebessümle gülümsedi ve dışarı çıktı , hastanenin büyük toplantı salonuna giridiğinde baş hekime hastanın durumu hakkında bilgi vermeye çalışıyordu.
-Evet efendim... araştırmalarımız teorimizi dogruladı , bu adam tam 203 yaşında...
*Yaşlı ozan sakalını yavaşça kaşıyarak , eline temiz yeni bir parşomen alır.*