Page 1 of 1

Karanlık Bir Gece...

Posted: Sun Jul 04, 2004 10:50 pm
by Unholy
'On şehir' adı ile bilinen bölgeye gece yeni yaymıştı karanlığını. İnsanlar evlerinde anlık huzurlar bulmaya çalışırken, gecenin içinde yolcular yollarında ilerliyordu. 'Ölü Ruhlar Han'ında Ruhlar çığlık atarken, 'Ã?öl Rüzgarı' hanında aşk nameleri okunuyor ve yaşam farklı bir biçimde gece ile karşıyordu. Her karanlık gecede olduğu gibi bu diyarda da farklı tehlikeler boy gösteriyordu.
Karanlığın içinde çok az kişinin gördüğü 'Ã?ığlıklar Kalesi'nden çıkan bir siluet ilerliyordu. Üzerinde basit siyah kıyafetler vardı, herhangi birinin giyebileceği. Yüzünün alt kısmına bir peçe çekilmiş kafasına çekilmiş küçük kukuletası yüz ayrıntılarını etraftan gizliyordu. Sadece Kırmızı ve Altın sarısı gözleri onu ele verebilirdi. Sırtında kumaşlara sarılmış bir kılıç taşıyordu. Bu adam şehirde ilerledikce kimse onu fark etmesede 'Ölü Ruhlar Hanı'nın önünden geçeken Ruhlar huzursuzlanıyor, Ã?öl Rüzgarı hanının önünden geçerken Aşk anlamını yitiriyordu.
Gecenin Karanlığındaki tehlikeler küçük bir kızı seçmişti bu gece kendine. Hayatını idame ettirmek için sokaklarda yaşayan, dilenci küçük bir kızı. Gecenin karanlığında iki yol kesici kızı bulmuş, hem onunla biraz eğlenmek hemde parasını almak için onu karanlık bir ara sokağa çekiştiriyorlardı. Güçlü parmakların dolandığı ağızından bir anlık çıkan bir yardım çığlığı, sokakların alışık olmadığı yabancının dikkatini çekmişti.
Adamlar küçük kızı sürükleyerek çektikleri yerde, onunla eğlenmek için hazırlanıyorlardı.

- Merak etme ufaklık acımayacak...

- Ufaklığa iyi davran Nath onu köle tüccarında iyi paraya satarız...

Kız tüm kuvveti ile çırpınıyor kendini korumaya çalışıyordu. Hızla ordan kalkmaya çalıştığında adamın anlık boşluğundan yararlanarak dişlerini adamın eline geçirdi. Kokrunun vermiş olduğu güçle küçük dişler eti deldi. Adam kızı hızla bir köye fırlattığında belindeki bıçağı çekti.

- Seni küçük fahişe şimdi gırtlağını keseceğim...

Son sözlerini söylemiş adam kıza doğru ilerleken karanlıktan bir el adamın boynunu yakaladı. Basit bir dal parçası gibi kırılan boynun sesine diğer haydut olduğu yerden kalktı.

- Nath!.. Seni lanet olası herif...

Hızla olduğu yerden fırlayan haydut elindeki bıçağı adam savurduğunda, adam basit bir harektler bu zayıf saldırıdan kaçtı. Karşısındaki haydutu yakaladı, beyaz parmaklar adamın boynuna kitlendiğinde nefes alış verişin hırıltısı yavaşça kesildi. Cansız bedeni yer yığılan hayduta donuk şok olmuş yüzü ile bakan küçük kız adamın bacaklarına yapıştı. Teşekkürler yağdırıyor ve merhamet diliyordu.
Adam küçük kızı yerden kaldırdı ve kucağına aldı. Tam o anda Altın rengi gözü parıldadı. Kızın geleceği gözlerinin önüne serildiğinde adamın peçesinin ardında kalan donuk ifadesi bir anlıkta olsa değişti. Zamanın Tanrısına hizmet eden biri için büyük bir hata yapmıştı. Kız bu gece burada ölmeliydi. Bir geleceği yoktu.
Adam kızın yavaşça saçlarını okşadı. Beyaz donuk parmaklar bir an için şevkatle kızın saçlarını okşadı ve el yavaşça kızın boynuna kaydı. Basit bir hareketle çevrilen boynun sesi yankılandı sessiz sokakta.

- Özgünüm küçüğüm...

Kızın cansız bedenini yere bıraktıktan sonra siluet gecenin karanlığına karıştı.