<<Limerik Ormanları (Bölüm 1) YEDİ ASA>
-
Dragonfly
- Kutsanmış Kişi
- Posts: 1262
- Joined: Thu Mar 25, 2004 10:00 am
- Location: DoÄ?u Limerik
- Contact:
<<Limerik Ormanları (Bölüm 1) YEDİ ASA>
Tufandan sonraki yıllar boyunca topraklar sular altında kalmıştı;
diyarda küçük adalardan oluşan bir krallığın bulunduğu Grimas güne çalışmak için başlayanların güneydın sesleri ile uyandı.
Zaman güneşin en sıcak olduğu mevsim idi, her varlık içindeki gücün farkında ve bunu dışa vurmuştu. İyi huylu tüm düşünceler Griması sarmıştı.
Zaman ilerledi güneş krallık şatosunun arkasından denize girdi ve gece başladı.
Tüm ruhlar günün yorgunluğunu atmak için yuvalarında dinlenrken.
Yer sanki bebağini beşikte sallayan bir anne gibi tüm adayı salladı.
Sarsıntı tüm düşünceleri efsanelerde anlatılan sarsıntıya geri döndürdü.
Yüzyılardır anlatılan bir efsaneye göre Grimas böyle bir deprem sırasında oluşmuş ve etrafı sular ile sarılmıştı.
Sarsıntılar dalgaları yarattı sahile vuran küçük dalgalar zamanla büyüdü lakin can alacak kadar büyüyemeden gece eski sessizliğine tekrar büründü.
Sabah olmuştu Grimasta ;küçük bir çocuk babasını işe göndermek için evin bahçeye açılan kapısına doğru koştu biliyorduki her gün bahçelerinden koparıp verdiği bir papatya ile babası ona akşam en çok sevdiği şekerlemeden getirecekti. Kapıyı koşarak ondan önce açtı dışarı çıktı koşarak tekrar içeri girdi ve tek bir cümle tüm ailenin dona kalmasına yetti.
Dışardaki adam bunu sana vermemi istedi , annesi dahil evin babası şaşkınlık ve kızgınlıkla beraber birbirlerine baktılar.Baba hemen dışarı çıktı ve o adamı aradı gördüğü tek ve inanılmaz olan şey evlerinin önünden bir günlük at yolculuğu ile gidilebilecek yolun karşısındaki dağların arasında kaybolmasıydı.
Daha dün geceye kadar 30 at boyu önlerinde denizden balık tutarken bu manzara karşısında dona kalmıştı.
Bir ses ile irkildi;
-Baktığın yoldan gelen birini misafir etmeyecekmisin?
Adam endişe ile kafasını çevirdi ve kızının bahsettiği adamı gördü.Simsiyah elbiseler içindeki bu adam nedense onu hiç kokutmamış ve kızdırmamıştı.Aksine içindeki enerjiyi ikiye katlamıştı.
İçeri girdiler ve adamın hikayesini dinlemeye başladılar.
--Yüzyıllar önce tufanın nasıl olduğunu bunun sonucunda diyarın nasıl değiştiğini bir bir dinlediler.Zaman ilerledi ve gece oldu ay gökyüzüne yükseldiğinde pencereden evin iine giren ışık adamın gözlerinde pırıltı oldu, Acele ile ayağa kalkarak yarın bana yardım edecek varlıkların listesi ile geleceğim.Bana bu krallıktan istediğim özelliklerde varlıkları bulmamda yardımcı olun dedi ve hiç bir şey dinlemeden evin kapısını hızla kapayarak şaşkın şakın bir birine bakan ailenin yanından ayrıldı.
diyarda küçük adalardan oluşan bir krallığın bulunduğu Grimas güne çalışmak için başlayanların güneydın sesleri ile uyandı.
Zaman güneşin en sıcak olduğu mevsim idi, her varlık içindeki gücün farkında ve bunu dışa vurmuştu. İyi huylu tüm düşünceler Griması sarmıştı.
Zaman ilerledi güneş krallık şatosunun arkasından denize girdi ve gece başladı.
Tüm ruhlar günün yorgunluğunu atmak için yuvalarında dinlenrken.
Yer sanki bebağini beşikte sallayan bir anne gibi tüm adayı salladı.
Sarsıntı tüm düşünceleri efsanelerde anlatılan sarsıntıya geri döndürdü.
Yüzyılardır anlatılan bir efsaneye göre Grimas böyle bir deprem sırasında oluşmuş ve etrafı sular ile sarılmıştı.
Sarsıntılar dalgaları yarattı sahile vuran küçük dalgalar zamanla büyüdü lakin can alacak kadar büyüyemeden gece eski sessizliğine tekrar büründü.
Sabah olmuştu Grimasta ;küçük bir çocuk babasını işe göndermek için evin bahçeye açılan kapısına doğru koştu biliyorduki her gün bahçelerinden koparıp verdiği bir papatya ile babası ona akşam en çok sevdiği şekerlemeden getirecekti. Kapıyı koşarak ondan önce açtı dışarı çıktı koşarak tekrar içeri girdi ve tek bir cümle tüm ailenin dona kalmasına yetti.
Dışardaki adam bunu sana vermemi istedi , annesi dahil evin babası şaşkınlık ve kızgınlıkla beraber birbirlerine baktılar.Baba hemen dışarı çıktı ve o adamı aradı gördüğü tek ve inanılmaz olan şey evlerinin önünden bir günlük at yolculuğu ile gidilebilecek yolun karşısındaki dağların arasında kaybolmasıydı.
Daha dün geceye kadar 30 at boyu önlerinde denizden balık tutarken bu manzara karşısında dona kalmıştı.
Bir ses ile irkildi;
-Baktığın yoldan gelen birini misafir etmeyecekmisin?
Adam endişe ile kafasını çevirdi ve kızının bahsettiği adamı gördü.Simsiyah elbiseler içindeki bu adam nedense onu hiç kokutmamış ve kızdırmamıştı.Aksine içindeki enerjiyi ikiye katlamıştı.
İçeri girdiler ve adamın hikayesini dinlemeye başladılar.
--Yüzyıllar önce tufanın nasıl olduğunu bunun sonucunda diyarın nasıl değiştiğini bir bir dinlediler.Zaman ilerledi ve gece oldu ay gökyüzüne yükseldiğinde pencereden evin iine giren ışık adamın gözlerinde pırıltı oldu, Acele ile ayağa kalkarak yarın bana yardım edecek varlıkların listesi ile geleceğim.Bana bu krallıktan istediğim özelliklerde varlıkları bulmamda yardımcı olun dedi ve hiç bir şey dinlemeden evin kapısını hızla kapayarak şaşkın şakın bir birine bakan ailenin yanından ayrıldı.
Gün boyunca sarhoş ve yarı baygın gezen Aybat yavaş yavaş kendine geliyordu. Kıpkırmızı olmuş gözlerini ovaladı, etrafına şakkınlıkla bakıyordu. Hatırlayabildiği tek şey sabah bir meyhanedi , ve içkisini yudumlarken hissettiği hafir sarsıntılardı. Bundan sonra her şey bulanıktı,buraya halkın çöplük diye tabir ettiği yere nasıl gelmişti, kim onu buraya getirmişti hiç bir fikri yoktu.Yavaşça doğrulmaya başladı, kasları kasılırken büyük bir acı hissediyordu. En sonunda doğruldu ve yine gözlerini ovuşturdu, faat içkinin etkisi halen üzerindeydi, her yer tam anlamıyla sabit bir görüş yakalayamıyordu.Yanında bulunan eski ve yıkılmakta olan duvara tutnarak ilerliyordu. Bir kaç adım yürüdükten sonra kendini kolaçan etti, üzerindeki paralara silahlara dokunulmamıştı, sadece paldır küldür atılmıştı. Gecenin karanlığında savrula savrula kulübesine giden yolu bulmak için ilerlemekteydi....
Gitarım Aşkım... My Guitar My Soul...
Eniualis gezgin bir rahipti. Elfler arasında nadir görülen türden bir rahip. Amacı tanrısının kendisine bahşettiği güçleri zayıf olanlara ulaştırmak, onlara yardım etmek ve bu arada olabildiğince günahsız kalmaktı. Bu adalar topluluğuna geleli çok uzun zaman olmamıştı ve etraf hakkında fazla bilgisi yoktu. Gece yattığı han bir anda sarsılmaya başlayınca uyanıvermiş ve dışarı çıkmıştı. İnsanlar endişeli görünüyordu. Bazıları korkudan üzerlerine pek birşey almayı unutmuştu. Daha sonra her şey normale dönmüştü.
Eniualis acaba bu tür şeyler normal mi karşılanıyor bu adalarda diye düşündü fakat bununla ilgili bilgi alması zordu. Uykusu kaçmıştı ve bir daha hana girmek istemiyordu. Gecenin serinliğinde deniz kenarı tenha olur diye düşündü. Eniualis denizi severdi ve deniz kenarında dolaşıp rahatlamak istedi. Deniz çok fazla uzak değildi.. Eniualis yavaş yavaş sahile doğru yol aldı. Kafasını öne eğmiş az önceki olanları düşünüyordu. Sonunda sahile vardığını düşünüyordu ki birşeylerin ters gittiğini hissetti. Denizin sesi. Kafasını kaldırıp denize baktığı anda Eniualis büyük bir şok yaşadı, deniz yoktu. Gitmişti, koca sular bir anda çekilmiş görünmez olmuşlardı. Eniualis bunun karşılığında diz çöktü ve tanrısına dua etti. Bunun mutlaka bir sebebi olmalıyı ve sonuçları.
Geç olmadan bunları öğrenmeliyim diye aklından geçirdi Eniualis tanrısına duasını bitirdikten sonra. Artık üzerindeki şaşkınlık geçmişti. Corellon ondan endişelerini almıştı ve sakin bir kafayla acaba neler oluyor diye düşündü.
Eniualis acaba bu tür şeyler normal mi karşılanıyor bu adalarda diye düşündü fakat bununla ilgili bilgi alması zordu. Uykusu kaçmıştı ve bir daha hana girmek istemiyordu. Gecenin serinliğinde deniz kenarı tenha olur diye düşündü. Eniualis denizi severdi ve deniz kenarında dolaşıp rahatlamak istedi. Deniz çok fazla uzak değildi.. Eniualis yavaş yavaş sahile doğru yol aldı. Kafasını öne eğmiş az önceki olanları düşünüyordu. Sonunda sahile vardığını düşünüyordu ki birşeylerin ters gittiğini hissetti. Denizin sesi. Kafasını kaldırıp denize baktığı anda Eniualis büyük bir şok yaşadı, deniz yoktu. Gitmişti, koca sular bir anda çekilmiş görünmez olmuşlardı. Eniualis bunun karşılığında diz çöktü ve tanrısına dua etti. Bunun mutlaka bir sebebi olmalıyı ve sonuçları.
Geç olmadan bunları öğrenmeliyim diye aklından geçirdi Eniualis tanrısına duasını bitirdikten sonra. Artık üzerindeki şaşkınlık geçmişti. Corellon ondan endişelerini almıştı ve sakin bir kafayla acaba neler oluyor diye düşündü.
Arayışım kutsal ışığı bulana kadar sürecek, karşıma ne çıkarsa çıksın.
Geçen sallantılı gecenin ardından yeni bir sabah olmuştu büyücü için...
Sahil şeridinde ilerliyor ve denizin çekildiği noktaları gözlemliyordu omuzunda kartalı ile... Adam üstünde siyah cübbesi ve elinde ucunda kırmızı taş olan asası ile yürümeye ve inceleme için örnekler almayadevam ediyordu. "Efsaneler " dedi kendi kendine bir zmanlar bir han da dinlemişti bu tarz bu yörelere ait efsaneleri....
Acaba yaratıcılar bir zmanlar verdiklerini şimdi gerimi istiyorlardı ve alıyorlardı... Adm buna anlam veremiyordu sallantılar olduğundan beri ayakta idi ter temiz bir sabahın doğuşuna şahitlik etmişti...
ve yeni günü inceliyordu ileride diz üstü çökmüş dua eden birini görmüştü ama kime dua ediyordu bu adam diye geçirdi içinden....
NOT : arkadaşlar tasvirlerinizi yapınız lütfen.
Sahil şeridinde ilerliyor ve denizin çekildiği noktaları gözlemliyordu omuzunda kartalı ile... Adam üstünde siyah cübbesi ve elinde ucunda kırmızı taş olan asası ile yürümeye ve inceleme için örnekler almayadevam ediyordu. "Efsaneler " dedi kendi kendine bir zmanlar bir han da dinlemişti bu tarz bu yörelere ait efsaneleri....
Acaba yaratıcılar bir zmanlar verdiklerini şimdi gerimi istiyorlardı ve alıyorlardı... Adm buna anlam veremiyordu sallantılar olduğundan beri ayakta idi ter temiz bir sabahın doğuşuna şahitlik etmişti...
ve yeni günü inceliyordu ileride diz üstü çökmüş dua eden birini görmüştü ama kime dua ediyordu bu adam diye geçirdi içinden....
NOT : arkadaşlar tasvirlerinizi yapınız lütfen.
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
Bir sarsıntımı olmuştu? Yok canım olsa olsa aşağıda birileri kavga ediyordur diye düşünmüştü...
Bir süre daha uyumaya devam ettikten sonra dışarıdan gelen seslerle birlikte kendi merakıda iyicene kabarmıştı, bu sıradan bir kavgaya benzemi yordu, acaba birilerimi öldürülmüştü? Hemen kıyafetlerini eline alıp giyinmeye başladı, üzerinede güneşten solmuş, etekleri çamur içinde olan laciver bir cüppe geçirdi, pek fazla olmayan eşyalarınıda alıp hızlı adımlarla odadn dışarı çıktı, gariptirki hanın salonunda kimseler yoktu, hemen kendiside dışarı fırladı, gördüğü manzara bir çok şeyi açıklıyordu, aslında beraberinde birçokta soru işareti oluşturmuştu kafasında.
Koşuşturan insanlar suların çekildiği yere kadar gidip şaşkı şaşkın etrafına bakınıp olanları anlamaya çalışan insanlarla doluydu etraf, herkezin suratında şaşkın, aptal, soru soran bir ifade hakimdi ve birde eğilmiş dua eden bir rahip çarptı gözüne...
Efsaneler, "babamdan dinlediğim masallar değilmiş meğer" diye düşündü kafasında, acaba şimdi herşey eski halinemi dönüyordu? "Bir an önce neler olduğunu öğrenmeliyim, pekte iyi hisler uyandırmıyor bu durum bende, sanırım şu rahip az da olsa bir şeyler biliyordur"dedi kendi kendine ve ağır ağır rahatsız etmemeye dikkat ederek o'na doğru yürümeye başladı..
Bir süre daha uyumaya devam ettikten sonra dışarıdan gelen seslerle birlikte kendi merakıda iyicene kabarmıştı, bu sıradan bir kavgaya benzemi yordu, acaba birilerimi öldürülmüştü? Hemen kıyafetlerini eline alıp giyinmeye başladı, üzerinede güneşten solmuş, etekleri çamur içinde olan laciver bir cüppe geçirdi, pek fazla olmayan eşyalarınıda alıp hızlı adımlarla odadn dışarı çıktı, gariptirki hanın salonunda kimseler yoktu, hemen kendiside dışarı fırladı, gördüğü manzara bir çok şeyi açıklıyordu, aslında beraberinde birçokta soru işareti oluşturmuştu kafasında.
Koşuşturan insanlar suların çekildiği yere kadar gidip şaşkı şaşkın etrafına bakınıp olanları anlamaya çalışan insanlarla doluydu etraf, herkezin suratında şaşkın, aptal, soru soran bir ifade hakimdi ve birde eğilmiş dua eden bir rahip çarptı gözüne...
Efsaneler, "babamdan dinlediğim masallar değilmiş meğer" diye düşündü kafasında, acaba şimdi herşey eski halinemi dönüyordu? "Bir an önce neler olduğunu öğrenmeliyim, pekte iyi hisler uyandırmıyor bu durum bende, sanırım şu rahip az da olsa bir şeyler biliyordur"dedi kendi kendine ve ağır ağır rahatsız etmemeye dikkat ederek o'na doğru yürümeye başladı..
şaşıran Antimodes şaka yapıp yapmadığını anlamak için çocuğa baktı
Raistlin şaka yapmıyordu.
Tanrının Antimodesin omuzundaki eli bir anda titredi.
Raistlin şaka yapmıyordu.
Tanrının Antimodesin omuzundaki eli bir anda titredi.
-
Dragonfly
- Kutsanmış Kişi
- Posts: 1262
- Joined: Thu Mar 25, 2004 10:00 am
- Location: DoÄ?u Limerik
- Contact:
Deniz kenarındaki evinden ayrılan adam düşünceli olarak krallığın merkezine ilerliyordu.Dün olanlar ona o kadar uzak şeylerdiki beyni bir türlü kabullenmek istemiyordu.
Yabancı bir kez daha gelmiş ve ona bir liste vermişti.
Listeye baktı garip yazılar vardı birde okuyabildiği tekbir şey vardıki buda elindekini ona ver yazısıydı.
Eskiden denizin serin havasında yürüdüğü yolun kenarında otruran birisini gördü.
Kıyafetinden anlaşıldığı gibi sanırım bu bir rahipti.Olağan üstü bu olayı ancak ilahi kudrete sahip bir insan anlayabilridi diyerek bakarmısınız dedi
Yabancı bir kez daha gelmiş ve ona bir liste vermişti.
Listeye baktı garip yazılar vardı birde okuyabildiği tekbir şey vardıki buda elindekini ona ver yazısıydı.
Eskiden denizin serin havasında yürüdüğü yolun kenarında otruran birisini gördü.
Kıyafetinden anlaşıldığı gibi sanırım bu bir rahipti.Olağan üstü bu olayı ancak ilahi kudrete sahip bir insan anlayabilridi diyerek bakarmısınız dedi
Dragonfly ;
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Eniualis eskiden denizin olduğu yere bakıyordu. Bir anda yok olmuş ve onun yerini kara alıvermişti. Eniualis bu garip olay hakkında düşünürken bir ses duydu, arkasından geliyordu. Ã?ömeldiği yerden ayağa kalktı, hafif tozlanmış cüppesini eli ile silkeleyip tozları attıktan sonra kendisini çağıran adama baktı. Beyaz cüppesi vücudunu sarmış sabah ayazına karşı kendisini koruyordu. Ã?şümemek için kendi kendisine sıkı sıkıya sarılmış olan elleri yerinde kaldı ve kendisini çağıranı ilgiyle süzdü.
Tanrım sizi kutsasın efendim. Sanırım bana seslendiniz. Yardımcı olabilir miyim ? diye sordu. Yüzünde hafif bir tebessüm oluşmuştu. Bu tebessüm inançtan gelen tebessümdü. belki karşısındaki bir hayduttu, ya da katil ama o tanrısının kendisini koruyacağını ve gerekirse kötü insanlarta bile doğru şeyleri yaptıracağına inanıyordu.
Kensi kendisine sıkıca sarılmış olan ellerini bıraktı ve yabancı ile tokalaşmak için elini uzattı çünkü etrafta ondan başka kimse yoktu. Yabancı başkasına sesleniyor olamazdı.
Tanrım sizi kutsasın efendim. Sanırım bana seslendiniz. Yardımcı olabilir miyim ? diye sordu. Yüzünde hafif bir tebessüm oluşmuştu. Bu tebessüm inançtan gelen tebessümdü. belki karşısındaki bir hayduttu, ya da katil ama o tanrısının kendisini koruyacağını ve gerekirse kötü insanlarta bile doğru şeyleri yaptıracağına inanıyordu.
Kensi kendisine sıkıca sarılmış olan ellerini bıraktı ve yabancı ile tokalaşmak için elini uzattı çünkü etrafta ondan başka kimse yoktu. Yabancı başkasına sesleniyor olamazdı.
Arayışım kutsal ışığı bulana kadar sürecek, karşıma ne çıkarsa çıksın.
-
Dragonfly
- Kutsanmış Kişi
- Posts: 1262
- Joined: Thu Mar 25, 2004 10:00 am
- Location: DoÄ?u Limerik
- Contact:
Karşısındaki kişinin kendini kutsaması onu biraz olsun rahatlatmıştı.cümle içinde kutsasın demeni bless olarak değerlendiriyorum Kendisine uzanan bu eli geri çeviremezdi.
Sol elini uzattı ama bir yandanda sağ elindeki parşömeni saklıyordu.
Bana yardımcı olurmusunuz burda ne yazıyor. dedi ve sağ elindeki parşömeni karşısındaki kişiye uzattı
Sol elini uzattı ama bir yandanda sağ elindeki parşömeni saklıyordu.
Bana yardımcı olurmusunuz burda ne yazıyor. dedi ve sağ elindeki parşömeni karşısındaki kişiye uzattı
Dragonfly ;
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Birden yanında bir adam telaşlı sayılabilecek bir hızla geçti ve rahibin yanında durup konuşmaya başladı.Konuşmaları hayal meyal duya biliyordu, adımlarının hızını biraz yavaşlattı ama yürümesine devam etti.
Adamın rahibe bir parşömen uzattığını gördü ve 'ilginç, hallerine bakılırsa bu ikisi birşeyler biliyor gibi' diye geçirdi kafasından ve onlarla konuşmaya karar verdi....
Adamın rahibe bir parşömen uzattığını gördü ve 'ilginç, hallerine bakılırsa bu ikisi birşeyler biliyor gibi' diye geçirdi kafasından ve onlarla konuşmaya karar verdi....
Biran duraksadı adam...
Sahil kenarında dua eden adama birisi yaklaşmış ve seslenmişti. İnsanlar etrafta panik dolu gözlerle geziniyordu. Diğer gelen yabancı ile rahip tanışmıştı . Durdu ve onları izlemeye başladı.
Sahil kenarında dua eden adama birisi yaklaşmış ve seslenmişti. İnsanlar etrafta panik dolu gözlerle geziniyordu. Diğer gelen yabancı ile rahip tanışmıştı . Durdu ve onları izlemeye başladı.
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
Eniualis karşısındakinin uzattığı parşömeni aldı. Yabancı birisinde aldığı bir parşömeni okumak çok akıl karı birşey değildi fakat yine de içindeki bir ses bu yabancıya güvenmesi gerektiğini söylüyordu. Karşısındaki kişinin elinden parşömeni nazikçe aldı ve bir kez daha onun gözlerine baktı. Ve bu kişiye güvenebileceğine karar verip parşömeni okumaya başladı.
Arayışım kutsal ışığı bulana kadar sürecek, karşıma ne çıkarsa çıksın.
Eniualis parşömeni aceleyle okudu. Çok birşey yazmıyordu... hatta neredeyse hiçbirşey yazmıyordu. şaşkınlıkla karşısındaki adama baktı.
"Burada yarın şafakta merkezde ol yazıyor. Bu parşömen bana değil değil mi ? Ã?ünkü ben bu yazılandan gerçekten hiçbirşey anlayamadım " dedi. Büyük ihtimalle kendisine yazılmış bir yazı diye düşündü ilk başta fakat okumasını bilmeyen bir kimseye kimse not da bırakmazdı. şüphe içindeydi ve karşısındaki adama bakmaya devam etti.
"Burada yarın şafakta merkezde ol yazıyor. Bu parşömen bana değil değil mi ? Ã?ünkü ben bu yazılandan gerçekten hiçbirşey anlayamadım " dedi. Büyük ihtimalle kendisine yazılmış bir yazı diye düşündü ilk başta fakat okumasını bilmeyen bir kimseye kimse not da bırakmazdı. şüphe içindeydi ve karşısındaki adama bakmaya devam etti.
Arayışım kutsal ışığı bulana kadar sürecek, karşıma ne çıkarsa çıksın.
-
Dragonfly
- Kutsanmış Kişi
- Posts: 1262
- Joined: Thu Mar 25, 2004 10:00 am
- Location: DoÄ?u Limerik
- Contact:
"Burada yarın şafakta merkezde ol yazıyor"
Bu söz karşısında adam şaşkınlıkla karşısındaki rahibe baktı hayır orda sadece ona ver yazıyor benım okuyabıldıgım sadece o satırdı.
Dedi ve adamın yanına gelerek parşömene baktı.
Gerçektende hala orda "elindekini ona ver" yazmasıydı
Eli ile işte bak burda yazıyor dedi
Bu söz karşısında adam şaşkınlıkla karşısındaki rahibe baktı hayır orda sadece ona ver yazıyor benım okuyabıldıgım sadece o satırdı.
Dedi ve adamın yanına gelerek parşömene baktı.
Gerçektende hala orda "elindekini ona ver" yazmasıydı
Eli ile işte bak burda yazıyor dedi
Dragonfly ;
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Adam Bir süre izledi onları aralarında bir parşomen alışverişi görmüştü ama tam ne olduğunu bilmiyordu.
Hafifçe elinde asası ile onlara doğru ilerlemeye başladı.
Ve yeterli mesafete gelince onlara seslenir.
"Hey siz" dedi ilk önce. "Konuşabilirmiyiz acaba bir yabancıya açıkmıdır bilgi hazneniz ?" dedi ve ufak bir tebessüm attı gerçek.
Birileri ile tanışma vakti gelmişti hatta geçiyordu bile olanlar hakkında bilgi alabileceği birileri olmalı idi ?
Hafifçe elinde asası ile onlara doğru ilerlemeye başladı.
Ve yeterli mesafete gelince onlara seslenir.
"Hey siz" dedi ilk önce. "Konuşabilirmiyiz acaba bir yabancıya açıkmıdır bilgi hazneniz ?" dedi ve ufak bir tebessüm attı gerçek.
Birileri ile tanışma vakti gelmişti hatta geçiyordu bile olanlar hakkında bilgi alabileceği birileri olmalı idi ?
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests
