Chelten in ismini duyunca hırsız bir adım geri çekilmeyi tercih etti.
"Chelten ile ne işin var cüppeli kişilik?"
Hrisskar ı öyle alelade içeri alamazdı.Bu adamın Chelten ile bir işi varsa bundan haberdar olmalıydı.Zira loncaya dışardan giren birine karşı güvenliği en uç seviyede tutmak istiyordu.
Bu sırada Hrisskar görmeden onun arkasına doğru hafifçe göz kırptı...
Hrisskar VS Calis -Son Sınav-(RP Ekranı)
-
Eldarin
Calis bir süre sonra tek katlı ,şehir merkezinden oldukça uzak bir yapıya getirilmişti.Büyüsünü kullanmaması için yapılabilecek tüm fisiksel darp yön temleri kullanılmıştı bu süreç içersinde.Gözlerinin altında tepindiği için birer morluk bulunmaktaydı.Belki göğüs kemiklerinden birkaçı da gelen diz darbeleriyle kırılmış olabilirdi(-4 dmg subdual).
Kısa bir süre sonra tek katlı yapının içersine gizlice sokuldu Calis.içersi son derece basit bir dekorasyona sahipti.Birkaç koltuk ve tablolardan başka birşey yok gibiydi.iki kulübenin yanyana getirilmiş bir haliydi sanki.İki farklı salonu vardı ve bunlar bitişiktiler birbirine...
İkili Calis i hızla ilerideki duvarkenarına fırlattılar.bu sırada Calis ister istemez bir inilti çıkarmıştı boğazından.
"Sessiz ol ufaklık.İnildemeyi kes!" dedi biri.
"Gerçekten ama gerçekten mezar gibi kokuyor.Kendimi bir an mezar hırsızı gibi hissettim." dedi diğeri.
"Neyseki işi hallettik.şu yanındaki iki büyücüden de kurtulduık değil mi ?emin misin?" diyerek devam etti.
"Evet kesinlikle.yol boyunca hiçbir şekilde takip edilmedik.Kusursuz iş ha!"
"Evet" diyerek tamamladı diğeri.Ellerini sertçe birbirleriyle tokalaştırdılar.
Calis in istediği ise sadece kurtulmaktı.Neden buraya getirilmişti hiç bilmiyordu.Gözleri bir bezle kapatılmıştı ve öylece soğuk zemine oturtulmuştu.
En az onun kadar soğuk olan zemine...
----------------------------------------xxxXxxx------------------------------------
Ne kadar süre geçtiğini artık hesaplamıyordu Calis sadece neden hala bekletildiğini bilmek istiyordu.
Birkaç dakika sonra sertçe açılan kapının sesini duydu.
"O mu?" dedi güçlü bir ses.
Ardından daha ince ve tiz bir ses devamını getirdi.Ses aşırı dercede inceydi ve yer yer kekeliyordu.
"E..e...evet o usta...Handa gördüm onu...istediğiniz kişinin o o olduğunu düşünmüştümmmm"
"Pekala...şimdi kaybol..." bir düzine altının kesenin içersinde çıkardığı o hoş şakırdama duyuldu.Ardından yenidfen kikirdemeler ve kapı yeniden açılıp kapandı.
Calis neler döndüğü hakkında hiçbir fikre sahip değildi.Sadece merak ediyordu.nelerin döndüğünü bilmek istiyordu.
Bu sırada güçlü tonda sesin ona seslendiğini duydu.
"Calis Valheru...İsmin bu olmalı ha.Seni gökte araken elimize düştün sen.Ne kadar ironik"Ardından pis pis gülmeye başladı.Sinirbozucu gerçekten sinirbozucu...
Yaklaşan ayaksesleri...Ardından üzerine üfürülen pis bir nefes yayılan iğrenç kokusu.
Karşıdaki adam Calis in ağzını ve gözlerini açtı.
"Nihaaahahaha...Eveet Calis ...Bu sensin..."
Karşısında ortaboylu bir adam dikilmekteydi.Ã?irkin bir dış görüntüsü vardı.Sinirbozucu bir sırıtış takınmıştı ve Calis i izlemekteydi.
"Ben Chelten.Tanıştığımıza memnun oldum...."
Ardından yeniden sinirbozucu kahkahasına devam etti...
Kısa bir süre sonra tek katlı yapının içersine gizlice sokuldu Calis.içersi son derece basit bir dekorasyona sahipti.Birkaç koltuk ve tablolardan başka birşey yok gibiydi.iki kulübenin yanyana getirilmiş bir haliydi sanki.İki farklı salonu vardı ve bunlar bitişiktiler birbirine...
İkili Calis i hızla ilerideki duvarkenarına fırlattılar.bu sırada Calis ister istemez bir inilti çıkarmıştı boğazından.
"Sessiz ol ufaklık.İnildemeyi kes!" dedi biri.
"Gerçekten ama gerçekten mezar gibi kokuyor.Kendimi bir an mezar hırsızı gibi hissettim." dedi diğeri.
"Neyseki işi hallettik.şu yanındaki iki büyücüden de kurtulduık değil mi ?emin misin?" diyerek devam etti.
"Evet kesinlikle.yol boyunca hiçbir şekilde takip edilmedik.Kusursuz iş ha!"
"Evet" diyerek tamamladı diğeri.Ellerini sertçe birbirleriyle tokalaştırdılar.
Calis in istediği ise sadece kurtulmaktı.Neden buraya getirilmişti hiç bilmiyordu.Gözleri bir bezle kapatılmıştı ve öylece soğuk zemine oturtulmuştu.
En az onun kadar soğuk olan zemine...
----------------------------------------xxxXxxx------------------------------------
Ne kadar süre geçtiğini artık hesaplamıyordu Calis sadece neden hala bekletildiğini bilmek istiyordu.
Birkaç dakika sonra sertçe açılan kapının sesini duydu.
"O mu?" dedi güçlü bir ses.
Ardından daha ince ve tiz bir ses devamını getirdi.Ses aşırı dercede inceydi ve yer yer kekeliyordu.
"E..e...evet o usta...Handa gördüm onu...istediğiniz kişinin o o olduğunu düşünmüştümmmm"
"Pekala...şimdi kaybol..." bir düzine altının kesenin içersinde çıkardığı o hoş şakırdama duyuldu.Ardından yenidfen kikirdemeler ve kapı yeniden açılıp kapandı.
Calis neler döndüğü hakkında hiçbir fikre sahip değildi.Sadece merak ediyordu.nelerin döndüğünü bilmek istiyordu.
Bu sırada güçlü tonda sesin ona seslendiğini duydu.
"Calis Valheru...İsmin bu olmalı ha.Seni gökte araken elimize düştün sen.Ne kadar ironik"Ardından pis pis gülmeye başladı.Sinirbozucu gerçekten sinirbozucu...
Yaklaşan ayaksesleri...Ardından üzerine üfürülen pis bir nefes yayılan iğrenç kokusu.
Karşıdaki adam Calis in ağzını ve gözlerini açtı.
"Nihaaahahaha...Eveet Calis ...Bu sensin..."
Karşısında ortaboylu bir adam dikilmekteydi.Ã?irkin bir dış görüntüsü vardı.Sinirbozucu bir sırıtış takınmıştı ve Calis i izlemekteydi.
"Ben Chelten.Tanıştığımıza memnun oldum...."
Ardından yeniden sinirbozucu kahkahasına devam etti...
Calis hale neler olduğuna tma oalrak anlama verememişti.Neden buraya getirlmişti?.CAlis in gözleri kapalı idi.Vede göğüs kafesindeki korkunç bir ağrıylka baş ediyordu.Gözleri bağlı idi.Ve birden calis i tutan aadamlar onu soğuk taş yüzeye fırlattılar.Calis çarpmanın etkisi ile göğsündeki acının dahada arttığını hissedebiliyordu.Göğüs kafesi adeta calis boğuyor ve korkunç bir baskı yapıyordu.Gözleri kapalı olan calis hiç bir şey göremiyordu.Sadece taş zeminin soğukluğunu ve göğüs kafesin deki korkunç acıyı hissedebiliyordu.
Çok uzun süre geçmemesine rağmen bir kapı açıldı.Calis denilenleri dinlemeye çalışıyordu.Fakat bayılma ve ayık kalma arasında ki ip gibi ince köprüde durmak yüzünden çok yorulmuştu.Ve hiç bişi yapamıcka akdar yorgundu.Sonra birden bire adı kullaklarında çınladı
-"Calis Valheru..."
İsmini duymasıyla biraz daha kendine geldi.Ses çok tanıdıktı.Aam calis bu durumda iken hiç bir şey düşünemiyor konsantre olamıyordu.Ses gitgide yaklaşmaya bşladı.Artık sesleri net bir biçimde duyabiliyordu.Tanıdık ses
-"İsmin bu olmalı ha.Seni gökte araken elimize düştün sen.Ne kadar ironik"
Bu söyleenenelerden sonra calis in sinirini bozxan kahkaha sesler yankılandı.şimdi adam kahkahayı kemsişti.Sadece ayak sesleri duyuluyordu calis bundan adamın gitgide yaklaştığını hissedebiliyordu.
Ve aniden ayak sesleri durdu.Calis endişelnmeye başlıyordu.Aniden calis in gözüne görmemsi için kapatılmış bez adam tarafından çıkartıldı.Calis aniden az da olsa bile odanın ışığı ile gözlerinin temsı ile gözlerini kırğıştırdı.ADam daha sonra
-"Nihaaahahaha...Eveet Calis ...Bu sensin..."
Calis adamın kahkahaları ndan dolayı sinirlenmeye başladı.ADamın dış görünüşü oldukça kötü idi.Çok çirkin ve sinir bozucu bir şekilde sırıtyordu.Tekrar adam
-"Ben Chelten.Tanıştığımıza memnun oldum...."
İsmi duyunc aokadar da şaşırmamıştı calis.Galiba bu adamı tanıyorum derken yanılmıştı.Veya tanıyordu."Lanet olsun bu durumda hiç bir şey düşünemiorum" dedi içinden.Kimdi bu adam tanıdık birimi yoksa daha önce calis in görmediği biri mi...
Çok uzun süre geçmemesine rağmen bir kapı açıldı.Calis denilenleri dinlemeye çalışıyordu.Fakat bayılma ve ayık kalma arasında ki ip gibi ince köprüde durmak yüzünden çok yorulmuştu.Ve hiç bişi yapamıcka akdar yorgundu.Sonra birden bire adı kullaklarında çınladı
-"Calis Valheru..."
İsmini duymasıyla biraz daha kendine geldi.Ses çok tanıdıktı.Aam calis bu durumda iken hiç bir şey düşünemiyor konsantre olamıyordu.Ses gitgide yaklaşmaya bşladı.Artık sesleri net bir biçimde duyabiliyordu.Tanıdık ses
-"İsmin bu olmalı ha.Seni gökte araken elimize düştün sen.Ne kadar ironik"
Bu söyleenenelerden sonra calis in sinirini bozxan kahkaha sesler yankılandı.şimdi adam kahkahayı kemsişti.Sadece ayak sesleri duyuluyordu calis bundan adamın gitgide yaklaştığını hissedebiliyordu.
Ve aniden ayak sesleri durdu.Calis endişelnmeye başlıyordu.Aniden calis in gözüne görmemsi için kapatılmış bez adam tarafından çıkartıldı.Calis aniden az da olsa bile odanın ışığı ile gözlerinin temsı ile gözlerini kırğıştırdı.ADam daha sonra
-"Nihaaahahaha...Eveet Calis ...Bu sensin..."
Calis adamın kahkahaları ndan dolayı sinirlenmeye başladı.ADamın dış görünüşü oldukça kötü idi.Çok çirkin ve sinir bozucu bir şekilde sırıtyordu.Tekrar adam
-"Ben Chelten.Tanıştığımıza memnun oldum...."
İsmi duyunc aokadar da şaşırmamıştı calis.Galiba bu adamı tanıyorum derken yanılmıştı.Veya tanıyordu."Lanet olsun bu durumda hiç bir şey düşünemiorum" dedi içinden.Kimdi bu adam tanıdık birimi yoksa daha önce calis in görmediği biri mi...
No one hears him cry so he turns to evil...
-
Eldarin
Chelten Quickdagger ...
Daha ne yüksek büyücülük kulesi ne de büyü konseyi varken Calis in hayatında.Nyissa da bir büyücüden çıraklık eğitimi almaktaydı.O zamanlardan tanımaktaydı Chelten i.Kendi kimliğini tam olarak açıklamasa da bir hırsız olduğunu o zamanlardan sezmişti Calis.Belki de umabileceğinin çok ötesinde biriydi ama o kadarını bilmesine Chelten in kıvrak zekası izin vermemişti.
Daha önce birkaç kez iş yapmışlardı aslında.Kendisi için çıraklığını yaptığı büyücünün özel büyü kitaplarını büyü malzemelerini çalmıştı zamanında.O zamanlar Calis e çok şey vaadedilmişti.Calis te bundan gayet memnundu.
Ta ki ustası onun çevirdiği işlerden şüphelenip onu kuleden kovuncaya kadar.Calis ustasının yanından kovulup Nyissa ya da bir daha girmeme cezası almasının ardından Chelten in yanına sığınma kararı almıştı.Hem hakkı olanı ondan isteyecekti hemde şehirde gizlice çalışmalarına devam edecekti.
Ama Chelten in cevabı Calis için daha sert oldu.hırsız Calis e hakkı olan büyülü kolyeyi ve büyü kitaplarının bir kısmını vermemekle beraber ona daha büyük bir kazık daha atmıştı.
Nyissa güvenlik güçleri ilettiği ihbarla Calis i sürgüne göndermişti...
O zamanlardan beri Calis Chelten isminden nefret ederdi ve ne yazıkki şimdi bir kez daha bu şeytani hırsızla karşı karşıya gelmişti...
Hırsızın yüzünün tamamına yayılan sırıtkan ifade Calis i deli ediyordu resmen.Ama şu durumda yapabileceği birşey de yoktu...
Daha ne yüksek büyücülük kulesi ne de büyü konseyi varken Calis in hayatında.Nyissa da bir büyücüden çıraklık eğitimi almaktaydı.O zamanlardan tanımaktaydı Chelten i.Kendi kimliğini tam olarak açıklamasa da bir hırsız olduğunu o zamanlardan sezmişti Calis.Belki de umabileceğinin çok ötesinde biriydi ama o kadarını bilmesine Chelten in kıvrak zekası izin vermemişti.
Daha önce birkaç kez iş yapmışlardı aslında.Kendisi için çıraklığını yaptığı büyücünün özel büyü kitaplarını büyü malzemelerini çalmıştı zamanında.O zamanlar Calis e çok şey vaadedilmişti.Calis te bundan gayet memnundu.
Ta ki ustası onun çevirdiği işlerden şüphelenip onu kuleden kovuncaya kadar.Calis ustasının yanından kovulup Nyissa ya da bir daha girmeme cezası almasının ardından Chelten in yanına sığınma kararı almıştı.Hem hakkı olanı ondan isteyecekti hemde şehirde gizlice çalışmalarına devam edecekti.
Ama Chelten in cevabı Calis için daha sert oldu.hırsız Calis e hakkı olan büyülü kolyeyi ve büyü kitaplarının bir kısmını vermemekle beraber ona daha büyük bir kazık daha atmıştı.
Nyissa güvenlik güçleri ilettiği ihbarla Calis i sürgüne göndermişti...
O zamanlardan beri Calis Chelten isminden nefret ederdi ve ne yazıkki şimdi bir kez daha bu şeytani hırsızla karşı karşıya gelmişti...
Hırsızın yüzünün tamamına yayılan sırıtkan ifade Calis i deli ediyordu resmen.Ama şu durumda yapabileceği birşey de yoktu...
ARtık calis yawaş yawaş kendine gelmeye başladı.Zihninden acıyı kovmaya çalışıyordu.Beyninde ise bu Chelten adındaki adamın kim olduğunu çözmeye çalışıyordu.
Calis birazda ha kendini zorladıktan sonra beyninde adeta şimşekler çaktı."Chelten Quickdagger ... " dedi içinden sinir nefret ve kinle.Nasıl oldu da kendisine eskiden büyük bir kazık atmış olan bu hırsızı hayırlamamıştı.
Bu calis i dahahda sinirlendirmişti.Calis derin bir nefes aldıktan sonra kendisini kontrol altında tutmaya çabaladı.
Chelten Quickdagger ne kadar da dürüst ve samimi bir şekilde calis e gelip ustasının büyü kitaplarını ve büyülü bir kolyesini çalma karşılığında onla apzarlık etmişti.Garip die gülümsedi calis.Ozaman nede olsa gençlik daha dorusu toyluk yılları idi.Hiç bir hırsızla anlaşma yapılacağını bilmemesi normal idi.Gerçi bu calis in genç olmasından daha çok calis in o yıllarda bile güce olan tutkusundan dolayı idi.
Calis kendisini biraz zorlayıp konuşmaya başladı
-"Vayy vayy vayy..."Bu sözleri öksürükle kesildikten sonra devam etti
-"Kimleri görüyorum.Bana ihanet aden pis hırsız Chelten Quickdagger.Nasıl olduda beni buldun.Yoksa şunumu sormalıyım beni buraya neden zorla getirtdin"dedi hırlayarak.Chelten Quickdagger calis in sesi ni duymakta zorluk çekiodu.Zira calis çok yorgun du sesi adeta bir fısıltıyı andırıyordu...
Calis birazda ha kendini zorladıktan sonra beyninde adeta şimşekler çaktı."Chelten Quickdagger ... " dedi içinden sinir nefret ve kinle.Nasıl oldu da kendisine eskiden büyük bir kazık atmış olan bu hırsızı hayırlamamıştı.
Bu calis i dahahda sinirlendirmişti.Calis derin bir nefes aldıktan sonra kendisini kontrol altında tutmaya çabaladı.
Chelten Quickdagger ne kadar da dürüst ve samimi bir şekilde calis e gelip ustasının büyü kitaplarını ve büyülü bir kolyesini çalma karşılığında onla apzarlık etmişti.Garip die gülümsedi calis.Ozaman nede olsa gençlik daha dorusu toyluk yılları idi.Hiç bir hırsızla anlaşma yapılacağını bilmemesi normal idi.Gerçi bu calis in genç olmasından daha çok calis in o yıllarda bile güce olan tutkusundan dolayı idi.
Calis kendisini biraz zorlayıp konuşmaya başladı
-"Vayy vayy vayy..."Bu sözleri öksürükle kesildikten sonra devam etti
-"Kimleri görüyorum.Bana ihanet aden pis hırsız Chelten Quickdagger.Nasıl olduda beni buldun.Yoksa şunumu sormalıyım beni buraya neden zorla getirtdin"dedi hırlayarak.Chelten Quickdagger calis in sesi ni duymakta zorluk çekiodu.Zira calis çok yorgun du sesi adeta bir fısıltıyı andırıyordu...
No one hears him cry so he turns to evil...
-
Eldarin
Chelten in yüzündeki gülümseme daha bi arttı.
"Maziyi hiç unutmamışsın anlaşılan Calis Valheru...Seni hırsız büyücü"
Chelten in ağzından bu sözler çıkmıştı.Ã?bür taraftan kapkara deri zırhının sağından ve solundan çok dikkatlice bakıldığında görülen yıldızları ve fırlatma bıçakları vardı.Elini yavaşça Calis in yüzünde gezdirdi.
"Seninle uzun zamandır ilişkilerimi kesmiştim Calis.ama öyle biri kapımı çaldı ki onu geri çeviremezdim.İpin ucunda senin olduğunu şimdiye kadar bilmiyor olman ne kadar acı."
Chelten Calis ten uzaklaştı bu büyücüyle daha fazla muhattap olmak istemiyordu.Ã?bür tarafta da birkaç işi vardı.onları da hallettikten sonrasinsice aradan çekilebilirdi.
"Sana daha fazla açıklama yapma gereği duymuyorum Calis.Sadece bilmen gereken şey şu..."
Ardından hızla Calis e doğru fırladı.Yüzünü onunkiyle neredeyse bitişik hale getirmişti.iğrenç nefesi Calis in yaydığı ölü kokusuna karışmaktaydı.Açıkçası şu mezar kokusunun sırrını şiddetle merak etmekteydi Chelten.
"Bundan sonraki günü göremeyeceksin Calis!"
Chelten in sesi bir fısıltı halinde dudaklarının arasından tükürürcesine çıkmıştı.Ardından ayağa kalktı.Deri pantolonunun ceplerine soktu başparmaklarını.
Calis in ne tepki vereceğini çok merak ediyordu.Ardıdan tek katlı yapıdan ayrılacaktı...
"Maziyi hiç unutmamışsın anlaşılan Calis Valheru...Seni hırsız büyücü"
Chelten in ağzından bu sözler çıkmıştı.Ã?bür taraftan kapkara deri zırhının sağından ve solundan çok dikkatlice bakıldığında görülen yıldızları ve fırlatma bıçakları vardı.Elini yavaşça Calis in yüzünde gezdirdi.
"Seninle uzun zamandır ilişkilerimi kesmiştim Calis.ama öyle biri kapımı çaldı ki onu geri çeviremezdim.İpin ucunda senin olduğunu şimdiye kadar bilmiyor olman ne kadar acı."
Chelten Calis ten uzaklaştı bu büyücüyle daha fazla muhattap olmak istemiyordu.Ã?bür tarafta da birkaç işi vardı.onları da hallettikten sonrasinsice aradan çekilebilirdi.
"Sana daha fazla açıklama yapma gereği duymuyorum Calis.Sadece bilmen gereken şey şu..."
Ardından hızla Calis e doğru fırladı.Yüzünü onunkiyle neredeyse bitişik hale getirmişti.iğrenç nefesi Calis in yaydığı ölü kokusuna karışmaktaydı.Açıkçası şu mezar kokusunun sırrını şiddetle merak etmekteydi Chelten.
"Bundan sonraki günü göremeyeceksin Calis!"
Chelten in sesi bir fısıltı halinde dudaklarının arasından tükürürcesine çıkmıştı.Ardından ayağa kalktı.Deri pantolonunun ceplerine soktu başparmaklarını.
Calis in ne tepki vereceğini çok merak ediyordu.Ardıdan tek katlı yapıdan ayrılacaktı...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests
