Ölüm ile Savaş!

Diyarın ustalarına katılmak isteyenlerin başvuru yeri
Post Reply
Sylvos
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1073
Joined: Sun Nov 21, 2004 10:00 am
Location: Darkon
Contact:

Ölüm ile Savaş!

Post by Sylvos »

"Ha-Haa!!!"

Harbormm büyük bir gürültü ile iskeletlerin ortasına atladı. İskeletler daha ne olduğunu anlamadan birkaç kemik yığınını daha biçti cüce savaşçısı.

İskelet güruhu Harbormm" un üstüne doğru yığılıyorlardı. Ona doğru uzanan kemikli ellerin dokunuşları tüylerini ürpertiyor, sanki onu yaşamdan alıkoyuyordu.
Tapınak Lideri bir adım geriye giderken, baltasını havada bir yay şeklinde döndürerek kendisine uzanmaya çalışan birkaç eli koparttı. İkinci bir hamlesi, zırhlı eli ile kolunu söktüğü bir yaşayan-ölüye yapmıştı.

Cücenin her vuruşunda biri daha düşüyor, fakat yerini başkaları alıyor idi. Ölen iskeletler cesetleri, savaşçının önünde bir birikinti oluşturmuştu. Bu da cücenin yavaşlamasını, kemiklere takılarak yere düşme tehlikesini oluşturuyordu..

Nefes alması gittikçe zorlaşmıştı. Ã?nündeki iskeletin göğüs kemiklerini yardı ve önünü birkaç saniyelikte olsa açabilmeyi başardı.

Siyah, elips şeklindeki kapkara bir kapı.. İskeletler oradan çıkıyorlardı!

Bir diğeri tamamen cansız iskeletin yerini dolduracak iken, Tapınak Lideri ileri doğru abanarak onu yere yığıp geçti.
Kapı birkaç metre ilerisinde idi.!Ancak kapıdan birkaç iskelet çıkarak önünü kapattı. Arkasında bıraktığı diğer iskelet güruhu ise ona doğru dönerek, ilerlemeye başlamıştılar.

"Başarabilirim!"

Tam önündeki iskeletin dizine sert bir tekme vurup kırdı. Bu cücenin önünü açmasını sağlamıştı.

"Evet!"

Harbormm kapıdan içeri dalmadan önce biranlık duraksadı. Soğuk terler yüzünü kaplamış idi. Düşünmek için zamanı yoktu. Bunun kaynağını yok etmesi kökten bir çözümdü..
Ve Harbormm Doomhammer, hiç beklemeden kapıdan içeri girdi"
-I grow tired of shouting battle cries when fighting this mage. Boo will finish his eyeballs once and for all, so he does not rise again! Evil, meet my sword! SWORD, MEET EVİL!!
Eldarin

Post by Eldarin »

Tehlikenin uzağında durmak varken nadir kimse tehlikenin kaynağına yönelirdi. Hele ki bu tehlike bilinmezlikten başka birşey değilse onun düpedüz üzerine gitmek ciddi cesaret gerektirirdi.

şimdi ise Harbormm dipsiz kuyu benzeri kararık bir geçidin içerisine atlamıştı. Pür karanlığın içersine. Diğer bir deyişle;

Bilinmezliğe...

Bedeni yavaş yavaş soğuklaşmaya başladı cüce savaşçısının. Yaşam enerjisi içinden gram gram çekiliyordu sanki...

Ve sonsuz karanlık, önünde uzanıp giderken Harbormm kontrolü yeniden sağlamaya çalışıyordu..

Soğuk bedenine inceden inceye yayılmaya devam etti. Boğazı tıkandı, kasları sertleşti, kan basıncı arttı...
Eldarin

Post by Eldarin »

Cüce nereye gittiğini hiç bilmediği boyutkapısından geçtikten sonra birden bire vücut ontrolünü kaybettiğini fark etti. Kasları istemsiz çalışıyor, vermeye çalıştığı tepkilere ayak uyduramıyordu.

Cüce o umutsuz durumda tek bir sesi kulaklarında durdu.

Sakın karşı koymaya çalışma

Cüce, ele mahkum söyleneni yerine getirdi. Biraz sonra bedenini saran büyüsel güce hiçbir şekilde karşı koymamayı tercih etti.

Büyüsel etki onu kendinden geçirmişti. En son gördüğü, bedenini saran mavi yeşil parabolik huzmelerdi.

--------------

Cüce tekrar kendine geldiğinde bir kendisini bir odada buldu. Hemen karşısında geniş bir masa, üzerinde bir destek ve desteğin üzerinde de bir pergel ile geniş bir sivri çubuk vardı. Masanın üzerinde genişçe br harita duruyordu. Haritanın üzeri pergel ve demir çubuğa bağlanmışi kaz tüyü yardımıyla bazı çizimler yapılmıştı. Masanın gerisinde geniş raflar ve rafların önünde bazı savaş malzemeleri göze çarpıyordu.

Burası bir karargah odasıydı. Etrafta savaşa dair her malzeme göze çarpmaktaydı.

Cücenin bacak kasları bir kez daha istemsizce kasıldı. Cüce, o geçidin üzerinde yarattığı etkinin hala devam ediyor olduğunu düşündü. Bir süre hiç kıpırdamadı. Sonra tekrar bacağını ileri doğru uzattı. Bacağı kendi kontrolünde acımadan ileri doğru uzandı.
Deminki anlık bir kas tepkisiydi. şimdi cüce belini doğrultabilmişti. Tek eli yerde derin derin nefes almaktaydı.

"O neydi be!" dedi cüce kendi kendine, bundan birkaç saniye öncesinde tanık olduğu ölüm anına ithafen. Sonra kendisinin dahi aldırış etmediği başka homurtular çıktı ağzından.

Harbormm ayağa kalktı, etrafı izledi. Burası daha önce hiç görmediği bir yerdi. Cüce dudaklarını büktü. Masanın yanında durdu.

"Heh!" dedi""Burayı biraz incelesem fena olmayacak""

Ve böylece cüce Harbormm, savaş ustalarının karargahında,Komuta Odasının içinde, ilerlemeye başladı"
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest