Page 1 of 1

Sonsuz Evrenin Sonsuz Oyunları

Posted: Tue Feb 07, 2006 4:01 am
by Gorath
Bölüm 1: Evrim

Hasta olduğumu öğrendiğimden beri evimde kapalıydım. Oysa evimin kapısı açıldığında ve içeriye o loş ışıkla birlikte kara parduseli adam girdiğinde ben orada bekliyor olmayacağımı anlamıştım.

Yavaşça elimdeki kirli bardağı masaya bıraktım ve kapıyı açarak dışarıya, gözlerimi kör edercesine acıtan o ışığa adım attım. Sonrasını ise...

Tek hatırladığım başkalaşım...


*


O yapraktan akan damlaydım ben ilk önce... Sonrasında etrafa saçıldım ve bir taneyken çok oldum. Çok olduğumu hatırlıyorum ama nasıl? İşte orasını hatırlamıyorum...


*


Genç adam yaralı, leş gibi kokan bu adama destek oluyordu ve bir yandan da delicesine koşuyordu. Takip ediliyordu. Kolunu omzundan attığı yaralı adamı orada bırakmaya gönlü rağzı olmuyordu. Yaralı birini asla orada bırakamazdı. Yorulmuştu ama duramazdı. Durursa öldürülecekti ve öldürülmek istemiyordu. Korkuyordu ve korku onu koşmaya itiyordu.

Bir an düşer gibi oldu ardından kendisini zorla toplayarak ayağa kalktı. Yaralı adamı zorlukla yeniden omzuna attı ve ilerlemeye devam etti. Derken bulunduğu koridorun tepesinden gelen o sesi duyunca irkilmeden edemedi.

Sanki çarklar dönüyordu. Dönen çarklar... Hayır bunlar böceklerdi. Geliyorlardı ama... Tavandan mı? Olamaz!

Genç adam destek olduğu adamı yarı taşıyarak yarı sürükleyerek ilerlemeye devam etti...

Derken tavanadan tek tek, şıp şıp damlayan böceklerin arasından koşmakta olduğunu fark etti.

Daha ölemezdi. Yaşayacak, anlatılacak hikayelar vardı. Bir hikaye olmamalıydı o, hikayeleri anlatan olmalıydı. Ama işte... bir hikayenin içinde yaşamaya başlayan o ozanlardan birisi olmuştu şimdi.

Delicesine koşarken bir anda böceklerin sayısının artmakta olduğunu fark etti. Bir süre sonra böcekler onun etrafını saracaklardı ve onu ele geçirecek tüm etlerini yiyeceklerdi.

Derken adamın kımıldandığını hissetti. Adam kımıldandı ve kolunu boynundan hızla çekerek arkasını döndü. Genç adam da durarak arkasını dönmüş olan adamın arkasından artık neredeyse dibinde olan, tüm yüzeyi kaplamış o örümceklere bakakaldı.

Kapkara, minik örümcekler şimdi neredeyse ona ulaşmışlardı.

Derken siyahlı adamdan örümceklerden bile kara bir akım ortaya çıktı ve tüm koridoru kapladı. Genç adam kör eden kara akımdan sakınmak için gözlerini kapattı ama çok geç kalmıştı...

Siyahlar içidneki adam artık kendine gelmişti:


*


Evrim... Evrim...

Bedeninin arkasından çıkan ufak iki yarıktan bir çift tüy belirdi ve...

Posted: Tue Feb 07, 2006 5:45 pm
by Gorath
Bölüm 2: Kudretli Olan

Burası öyle bir dünya ki her anınızı önünüzü dahi göremeyerek, yarı kör olarak yaşarsınız. Bunun nedini o akıl almaz sistir. Sürekli olarak görüş alanınız içindedir ve o zayıf güneş gökyüzünde, o yoğun sisin arasında size sürekli yansır.

Güneş yeterli ısıyı vermediğinden soğuk bedeninizi kaplar ve geceleri dışarıya çıkamazsınız. Zaten dışarıya çıksanız da hiçbir yeri göremezsiniz. Ã?ünkü sis geceleri çok daha yoğundur.

Dünya yarı kör insanların ve bu sisle oldukça iy uyum sağlamış olan çok iyi gören Taurk ların dünyasıdır.

İnsan zayıf olandır. Yaşamını sürdürmek için gelen ve yaşamını sürdürürken ölüp gidendir. Ama Taurk! Taurk gelişmiş olandır! Çok eskiden insan olandır ve sonradan evrim geçirerek değişendir. Taurklar birbirinden çok farklıdır. Yaşamda ki o ince noktalarda şekil değiştirdiklerinde neye benzeyecekleri asla önceden bilinemez ama şekil değiştirdiğinde artık insandan, o zayıf olandan ayrılmıştır.

Güçlü olan, hakim olan... Taurktur...


*


Adamın sırtından çıkan iki ufak tüy orada öylece dururken genç adam dehşet içinde tüylere baktı ve ardından karanlık ile yoğurulan ve bir fırtınaya kapılmış gibi oraya buraya savrulan böcekleri izledi.

Beyaz koridorda az önce bir insanı kurtarmaya çalışan bu genç adamın bir anda nefesi kesildi ve derin derin soluk alıp vererek gerilemeye başladı. Artık orada kurtarılması gereken bir insan yoktu. O ana kadar hiç var olmayan güç insandan boşalmıştı ve... ve eskiden insan olan artık bir Taurk du.

Genç adam gerilerken önünde ki evrim geçirmiş olana baktı ve "Uzak dur benden!" dedi. Zor gören gözleri bir kaç adım daha gerileyince siyahlar içinde ki Taurk'u bulanık görür oldu.

Korkunç bir düşünceydi. Bir insan Taurk olduğu anda, evrim geçirirken onun yanında olmak... Taurk onu öldürecekti.

Ã?ocuk döndü ve koşmaya başladı. Yüce olan varlık arkasındaydı. Korkulması gereken o yüce varlık... Ona direk bakmaya cürret etmişti genç adam. Hayır! Bu olamazdı.

Böcekler karanlık dokusunun etkisi ile patlayan bedenlerinden ayrışırken bir an sonra koridorda hiçbir şey kalmadı. Kandan başka hiçbir şey...

Ve... ve Taurk arkasına döndü. İçindeki o tutkuya karşı koymadan arkasına döndü. Kendisini güçlü hissediyor, bu yeni varlığına şükrediyordu. Kendi kendisine dua ediyordu. En yüce olan kendisine dua ediyor ve... Artık çekik olan gözler kısıldı.

Ohhh... Bir insan kendisine direk bakmaya cürret mi etmişti? Bir insan... Kutsal olana direk olarak bakmaya nasıl cürret edebilmişti?

Taurk içinde kaynayan alevler ile bir kahkaha attı ve sırtında ki o iki minicik, bembeyaz tüy titreşirken siyah kıyafeti bedeninden eriyerek, geriye kalan parçaları yere düşerken ileriye atıldı.

şimdi zayıf olan insanın aksine delicesine koşuyordu. Kendisine direk baktığını hissettiği o değersiz insanı yakalaması için sadece bir kaç saniyeye ihtiyacı vardı. Sonrasında... Sonrasında her şey kudretli olana, kendisine kalmış olacaktı...

Posted: Tue Feb 21, 2006 8:36 pm
by Gorath
Bölüm 3: İnsan Olmak Ne Demek?

Kudretli olanın yeni şekillenmiş, evrim ile birlikte ortaya çıkmış olan pençeleri kaçmakta olan genç insanın omuzlarına geçerken ve onu yere yıkarken sadece bir an bir çığlık duyuldu. Ardından zorlukla doğrulan, gözleri net göremeyen genç şimdi önünde boylu boyunca durmakta olan siyahlar içinde ki Taurk'a bakmaktan kaçınarak "Affedin efendimiz!" dedi. "Be... ben size isteyerek bakmadım."

Siyahlar içindeki Taurk bir kahkaha patlattı ve kahkahası şimdi çıkışa yakın olduğundan dünyanın sisleri ile dolmuş olan koridorun çıkışını göstererek "O yoldan gitsen ne değişecek insan?" diye sordu. "Dünyamız sizin için uygun değil..."

Genç adam Kudretli Olan'ı düşünmemeye çabalıyordu ama yine de düşünceleri sürekli olarak ona uzanıyordu. 'O ne bilirdi ki? O yaşamın anlamını ne bilirdi ki? Zihin değişmişti! Düşünceler bitmiş yerine yenileri gelmişti! O artık bir insan değildi, insan olmayı ne bilirdi ki? Eskiden yaşadıklarını farklı olarak algılıyordu.'

"Demek bunları düşünüyorsun!" dedi Taurk. "Unutma ki bana uzanan düşünceleri rahatlıkla okuyabilirim. Bana uzanan ve beni ilgilendirenleri daha da rahat okurum!" Bir kahkaha daha patlattı. "Yeterince kuralı çiğnemedin mi insan?" diye sordu kahkahasının arasında. "Evet ben bilmem! Ben insan olmanın ne demek olduğunu bilmem. Ã?ünkü ben artık bir insan değilim! Ama bir şeyi bilirim. İnsanların ne olduklarını bilirim insan! Sizler... Sizler cürretkârsınız. Sizler var olmayansınız ve var edilmemesi gereken ama... ama yine de bazen çok değerli olabiliyorsunuz..."

Genç adam acı içinde inledi. Beynine inen büyük bir kudreti hissetmişti. Bir Taurk'u düşündüğü, hem de böylesine kötü fikirlerle düşüncesine destek olduğu için o kadar pişmandı ki!

Ama... Bıkmıştı artık! Çok nadir olan bir şeydi ama... ama bir insan Taurk olduğunda artık geçmişi farklı algılardı. Taurklar her zaman birbirinden farklı olurlardı ama her zaman aynı şekilde düşünürlerdi.

Sefil insanlar...

Genç adam ölümünü bile bile bakışlarını kaldırdı ve "Sana bakıyorum!" dedi. "Kud... kudretli olana bakıyorum!" Yutkundu ve ölümüne, son bir cesaretle konuştu. "Anlamayana bakıyorum. İnsanlarda yaşama hakkına sahipler! Bizlerde bu dünyanın mensuplarıyız ve tüm gücünüze rağmen, bizden nefret etmenize rağmen bizim sonumuzu getiremiyorsunuz! Bu acı verici mi? Bu sana acı verici mi geldi? Evet, belki bir gün öleceğim, belki de şu anda öleceğim ama asla insan olmanın ne demek olduğunu unutmayacağım!"

İnsan olmanın ne demek olduğu...

Ã?ocuk bir anda ruhunu delercesine kendisine çarpan akımla savruldu ve koridorun duvarına sırt üstü çarparak aşağıya düştü.

"Sana insan olmanın ne demek olduğunu söylemeliyim çocuk!" dedi siyahlar içinde ki Taurk. "İnsan olmak, zayıf olmak demektir! Ahhh... Evet, siz insanların bildiği bir şey var! Siz insanlar, ölmeyi çok iyi biliyorsunuz!"