Page 1 of 1

Posted: Sun Aug 27, 2006 4:54 am
by moryagmur
uzaklardan bir gramafon tınısı duyuyorum..dışarıdaki soğuk içerideki sıcak hawadan buğulanan camdan gözüken 2 sokak ötedeki bir çocuk..bu soğukta ne işi war die sormama kalmadan arkamda beliren bir el bana çocukluğumda ki şizofrenlik hatıralarımı anımsatıyor..kendimi görüyorum sokak lambasının sinir bozucu sesinden irkilip.....

Posted: Sat Oct 14, 2006 2:53 am
by alkintekin
ve aniden uyanıyorum, bu sokak lambası olarak gördüğüm şey, galiba ben geleceği gördüm düyüp kendimi ayıltıyorum ve savaş çadırından çıkıyorum biras temiz hava almak için...

Posted: Sat Oct 14, 2006 3:41 am
by Edmond
Ancak çadırdan çıktığımda çok şeyin değişmiş olduğunu farkediyorum.Savaş yeniden başlamış ve hatta bitmişti.Sanırım uykuyu fazla kaçırmıştım.Başka çarem yoktu...

Posted: Sat Oct 14, 2006 6:13 am
by celeraen
kendine bakmak için içeri koşup çadırın içinde öylece duran küçücük eski aynaya bakt,ıçok şey değişmişti,ne kadar olmuştu acaba??suratımdaki bu yaralar bereler nasıl olabilirdi?peki ya bu kıyafetler?hiç orduya katılmamıştı ki!

-fararith !! diye seslendir biri ona doğru bakarak!!esirlerle konuşmamız lazım 2 miz görevlendirildik 5 dakika içinde orda ol dedi ve gitti

fakat bu onun ismi diildi bu onun yaşantısı değildi. en son hatırladığı şey savaş çıktı bağırışlarıydı o handa duyduğu.....bedenim fakat başkasının hayatını yaşıyorum sanki diye düşündü neler olduğunu öğrenmeliyim dedi ve o gördüğü rüyayı unutmaya çalışarak çadırdan aniden fırladı.......

Posted: Sat Oct 14, 2006 6:29 am
by alkintekin
şu an olduğu kişi kendisi değildi, ve öyle de kalmayacaktı...bir şeyler apmalıydı!!! bu saçma çirkin kaba bedenden kurtulmalıydı ve bu düşünceler esnasında beyni patlayacakmış gibi oldu ve haykırarak yere devrildi...

gözünü açtığında karşısında kara cüppeli bir adam gördü. bu adam ay gibi kirli beyaz saç ve sakalı olan, gözleri gece gibi karanlık olan ve gözleri kum saatine benzeyen, bedenen çok fazla bitap düşmüş ama iindeki gücü dışarıya bile hissettiren bi adamdı...

'adım raistlin.' dedi. 'seni kendi evrenime getirdim çünkü bir süre seni kukla olarak kullanmam gerekecek, ama meraklanma, bu olayın sonunda ya bu dünyada canlı kalacaksın ya da acı çekerek öleceksin, başka kötü bişey olmayacak'...

Posted: Sat Oct 14, 2006 6:43 am
by celeraen
'nası yani?o savaş neydi b yaralar neydi ne kadardır uyuyorum niye bu yaşantı?niye ben?'' dedi
-sence de çok bariz değil mi?çozukluğundan beri sışlandın sen hastaydın farklıydın zararlıydın....şimdi de bir farkın yok kendi kendine hanlarda oturuyosun sürekli sarhoşsun,yokluğun bile hissedilmez o yuüzden şu an sana bahşedilmiş bu savaş gücünü ve yeteneklerinin değerini bil çünkü bir daha asla sahip olamayabilirsin' dedi sözlerini tamamlaması uzun sürmüştü sürekli öksürüyor azından gelen kanı elindeki küçük mendile siliyordu ara ara
-ama...ama ne yapmamaı istiyorsun?
-soru sorabileceğini söylememiştim diye tısladı

kenara sinen şimdiki adıyla (herkesin tanıdığı adıyla) fararith ne yapacağını bilemedi boyun eğecekti........

onun bu kararını anlayan raistlin usulca : seni çaarmışlardı en son git ve esirleri sorguya çek diye emretti 'fazla konuşmamaya çalış,seni tekrar bulacağım' diye ekledikten sonra

Posted: Sat Oct 14, 2006 7:31 am
by alkintekin
fararith, galiba bu büyücüdeki enteresan dengeyi anlıyordu! içine doğmuştu sanki, ama raistlinle ilgili tüm bilgiler aklına geliyor gibiydi...raistlinin içsel gücü için kendi ruhunu ve bedenini feda ettiği düşüncesi geldi aklına birden...

hatırlıyordu!!!kim olduğunu hatırlıyordu!!! en azından şimdilik adını...

adı Caramon'du...belli ki raistlin Caramon'u yeniden kullanacaktı, ama bir dakika.Ya Caramon değildiyse?

eğer öyle değilse tanrı paladine den ona bir hediye idi bu bilgiler...

belki de tanrı paladin onun yanındaydı!!!
belki de paladine onu hep koruyacaktı...

ama belki... sadece belki... hep belki... çünkü daha önce hiç özel olmamıştı, bunu kendisi de kabullenmişti; o sadece bir savaşçıydı,bir savaşçı...