Gordeon Oyunu ( RP İSTEYEN HERKES BAKSIN! ! ! ! ! !)
Posted: Thu Mar 29, 2007 2:09 am
Arkadaşlar bu oyun aslında tek bir RP değil bir sistem üzerine kurulmuş bir oyundur. Daha sonra içinde bir çok alt oyunu barındırabilecek bir oyun... Oyunun odak noktası Gordeon kenti ve kentteki mekanlar... Kentteki farklı mekanlar için farklı başlıklar açacağım. şimdilik sadece karargah başlığını açıyorum. Daha sonra daha farklı başlıklar da açmayı düşünüyorum.
Oyuna yardımcı olması için bir Gordeon haritasını da bu hafta içinde taratıp temin edeceğim inşallah.
Oyunun kötü yanı ırklara açık değil sadece insanlara açık bir oyun... Ancak farklı sınıflarla oynayabilirsiniz. Karakterinizle ilgili hiçbir ayrıntıdan bahsetmenize gerek yok doğrudan girin ve oynayın...
Ancak şimdilik sadece savaşçı mekanımız var ne yazık ki... Oyuna katılmak isteyenler arttıkça mekanları arttıracağım... : ) ) ) )
GORDEON KENTİ
MÃ? 7. yüzyılda Gordeonun Anadlolunun en büyük ve en zengin kenti olduğu şüphe götürmez. Her ne kadar ihtişam açısından Truva ve Tuşpa kentleri bu şehirle mukayese edilse de bu mukayese zenginlikten çok Truva nın mimarisindeki incelik Tuşpa nın da oldukça uzun bir geçmişe yayılan tarihinden kaynaklanır. Gordeon ise o günlerde çok eski bir kent değildi ancak Frigya topraklarının zenginliğinin önemli bir bölümü bu kente akıyordu. Kentin bu derecede büyümesini sağlayan en önemli özellik budur.
Kent dik bir yamacın kenarına kurulmuştur. Yamaca tırmanan yokuşun biraz ilerisinde büyük Sakarya ırmağı akar. Sakarya Irmağı ile kentin doğusundaki yamaç kent için doğal savunma hatları oluşturur. Yine de bu savunma hatlarına yirmi metre yüksekliğinde büyük bir duvar da eklenmiştir. Duvarların farklı yerlerinde 15 adet büyük kule vardır. Kentin ana girişi güneydendir. Ancak farklı bölgelerde ayrıca girişler bulunur. Girişlerin yapıldığı kapıların her birinde buğday başağı ile kılıcın yan yana durduğu bir çeşit sembol vardır.
Büyük girişi dikdörtgen şeklindeki dev meydana ilerleyen büyük bir yol takip eder. Yol on beş metre kadar genişliğindedir. Kırmızı yeşil ve beyaz taşlardan yapılmış meydana uzanır. Meydan da dev bir kadın heykeli vardır. Kahverengi taştan yapılmış başı örtülmüş göğsü açık.gülümseyen bu kadın heykeli tanrıça Kibeleye aittir. Kibele Anadolu nun eski zamanlardan beri var ola gelmiş ve Olimposta değil bu topraklarda yaşayan tanrıçasıdır. Heykel arkadaki Beyaz taşlardan yapılmış Apollon tapınağının hemen gerisindedir. Apollon tapınağı taşlarının rengi sayesinde sabah doğudan güneş doğarken kentin birçok yerinden göz kamaştıracak kadar parlak görünür. Hekeylin hemen önünde Güneş buğday başağı ve kılıcın bulunduğu büyük mermer tören alanı vardır. Meydanın öbür ucunda da iki metre kadar yerden yukarıda törenler izlenirken kral ailesinin ve komutanların oturduğu simsiyah taşlardan yapılmış taht alanı vardır. Taht alanının gerisinde saray duvarları yükselir. Tam ortada saraya açılan üzerinde güneşin ortasındaki kılıç ve buğdayı sembolü bulunan Saray kapısı vardır. Sarayın önünde mutlaka en az mızraklı iki asker bulunduğu belirtilir. Duvarın hemen önünde sağda kubbemsi Kırmızı taşlardan yapılmış, üzerine çıplak kadın ve erkek resimleri çizilmiş hamam solda ise içiçe kare üçgen gibi geometrik şekillerle süslenmiş büyük han binası vardır. Meydanda ayrıca dört adet bir metrelik kırmızı taştan yükseltiler vardır. Bunlar ufak gösteri grupları ve tüccarlar içindir.
Meydanın kuzeyinde üzerinde savaş sahneleri çizilmiş bir duvarın kollarını açmış dev bir savaşçı figürü çizilmiş kapısından geçerek Savaş Tanrısı Ares in tapınağına girilir.
Ares Tapınağının batısında on beş metrelik surlarla çevrelenmiş büyük bir alanda kentin dev Nekropolis i vardır. Bu bölgenin iki girişi Ares Tapınağı ile kentin güneyindeki büyük karargahın denetimindedir.
Kentin ana karargahı üzerinde dövüşen insanların okçuların güreşçi figürlerinin bulunduğu kerpiç bir binaydı. Ancak üzeri boyanmış ve kıpkırmızı parlaması sağlanmıştı. Kentin diğer iki önemli binası meydanın hemen aşağısındaki büyük depo ile Doğu bölgesindeki Kibele tapınağıydı. Kibele tapınağı kırmızı taşlardan yağılmış bir binaydı. Üzeri sade idi. Halkın en çok rağbet ettiği tapınak bu tapınaktı.
Depo ise üzerinde yeşermiş ürünleri ile tarlaların çizildiği tahta bir binadaydı. Ancak en önemli maddelerin yer altında depolandığı biliniyordu.
Kentin beş büyük mahallesi vardı. Dokumacılar Ã?ömlekçiler Demirciler Tüccarlar Kuyumcular Mahalleleri. Mahallelerde evlerinde atölyesi olan insanlar olduğu gibi birçok insanın çalıştığı büyük atölyeler de vardı. Ayrıca her mahallede en az iki üç tane han ve bir iki hamam olurdu. Hamamların suyunun Sakarya dan gelirdi. Her hamamın kendi su deposu vardı. İnsanların evinde yıkanması çok zor olduğu için kent insanları haftada en az bir gün mutlaka hamama giderdi.
Kentin farklı bölümleri ile ayrıntılı bilgiler ileriki sayfalarda bulunmaktadır.
Oyuna yardımcı olması için bir Gordeon haritasını da bu hafta içinde taratıp temin edeceğim inşallah.
Oyunun kötü yanı ırklara açık değil sadece insanlara açık bir oyun... Ancak farklı sınıflarla oynayabilirsiniz. Karakterinizle ilgili hiçbir ayrıntıdan bahsetmenize gerek yok doğrudan girin ve oynayın...
Ancak şimdilik sadece savaşçı mekanımız var ne yazık ki... Oyuna katılmak isteyenler arttıkça mekanları arttıracağım... : ) ) ) )
GORDEON KENTİ
MÃ? 7. yüzyılda Gordeonun Anadlolunun en büyük ve en zengin kenti olduğu şüphe götürmez. Her ne kadar ihtişam açısından Truva ve Tuşpa kentleri bu şehirle mukayese edilse de bu mukayese zenginlikten çok Truva nın mimarisindeki incelik Tuşpa nın da oldukça uzun bir geçmişe yayılan tarihinden kaynaklanır. Gordeon ise o günlerde çok eski bir kent değildi ancak Frigya topraklarının zenginliğinin önemli bir bölümü bu kente akıyordu. Kentin bu derecede büyümesini sağlayan en önemli özellik budur.
Kent dik bir yamacın kenarına kurulmuştur. Yamaca tırmanan yokuşun biraz ilerisinde büyük Sakarya ırmağı akar. Sakarya Irmağı ile kentin doğusundaki yamaç kent için doğal savunma hatları oluşturur. Yine de bu savunma hatlarına yirmi metre yüksekliğinde büyük bir duvar da eklenmiştir. Duvarların farklı yerlerinde 15 adet büyük kule vardır. Kentin ana girişi güneydendir. Ancak farklı bölgelerde ayrıca girişler bulunur. Girişlerin yapıldığı kapıların her birinde buğday başağı ile kılıcın yan yana durduğu bir çeşit sembol vardır.
Büyük girişi dikdörtgen şeklindeki dev meydana ilerleyen büyük bir yol takip eder. Yol on beş metre kadar genişliğindedir. Kırmızı yeşil ve beyaz taşlardan yapılmış meydana uzanır. Meydan da dev bir kadın heykeli vardır. Kahverengi taştan yapılmış başı örtülmüş göğsü açık.gülümseyen bu kadın heykeli tanrıça Kibeleye aittir. Kibele Anadolu nun eski zamanlardan beri var ola gelmiş ve Olimposta değil bu topraklarda yaşayan tanrıçasıdır. Heykel arkadaki Beyaz taşlardan yapılmış Apollon tapınağının hemen gerisindedir. Apollon tapınağı taşlarının rengi sayesinde sabah doğudan güneş doğarken kentin birçok yerinden göz kamaştıracak kadar parlak görünür. Hekeylin hemen önünde Güneş buğday başağı ve kılıcın bulunduğu büyük mermer tören alanı vardır. Meydanın öbür ucunda da iki metre kadar yerden yukarıda törenler izlenirken kral ailesinin ve komutanların oturduğu simsiyah taşlardan yapılmış taht alanı vardır. Taht alanının gerisinde saray duvarları yükselir. Tam ortada saraya açılan üzerinde güneşin ortasındaki kılıç ve buğdayı sembolü bulunan Saray kapısı vardır. Sarayın önünde mutlaka en az mızraklı iki asker bulunduğu belirtilir. Duvarın hemen önünde sağda kubbemsi Kırmızı taşlardan yapılmış, üzerine çıplak kadın ve erkek resimleri çizilmiş hamam solda ise içiçe kare üçgen gibi geometrik şekillerle süslenmiş büyük han binası vardır. Meydanda ayrıca dört adet bir metrelik kırmızı taştan yükseltiler vardır. Bunlar ufak gösteri grupları ve tüccarlar içindir.
Meydanın kuzeyinde üzerinde savaş sahneleri çizilmiş bir duvarın kollarını açmış dev bir savaşçı figürü çizilmiş kapısından geçerek Savaş Tanrısı Ares in tapınağına girilir.
Ares Tapınağının batısında on beş metrelik surlarla çevrelenmiş büyük bir alanda kentin dev Nekropolis i vardır. Bu bölgenin iki girişi Ares Tapınağı ile kentin güneyindeki büyük karargahın denetimindedir.
Kentin ana karargahı üzerinde dövüşen insanların okçuların güreşçi figürlerinin bulunduğu kerpiç bir binaydı. Ancak üzeri boyanmış ve kıpkırmızı parlaması sağlanmıştı. Kentin diğer iki önemli binası meydanın hemen aşağısındaki büyük depo ile Doğu bölgesindeki Kibele tapınağıydı. Kibele tapınağı kırmızı taşlardan yağılmış bir binaydı. Üzeri sade idi. Halkın en çok rağbet ettiği tapınak bu tapınaktı.
Depo ise üzerinde yeşermiş ürünleri ile tarlaların çizildiği tahta bir binadaydı. Ancak en önemli maddelerin yer altında depolandığı biliniyordu.
Kentin beş büyük mahallesi vardı. Dokumacılar Ã?ömlekçiler Demirciler Tüccarlar Kuyumcular Mahalleleri. Mahallelerde evlerinde atölyesi olan insanlar olduğu gibi birçok insanın çalıştığı büyük atölyeler de vardı. Ayrıca her mahallede en az iki üç tane han ve bir iki hamam olurdu. Hamamların suyunun Sakarya dan gelirdi. Her hamamın kendi su deposu vardı. İnsanların evinde yıkanması çok zor olduğu için kent insanları haftada en az bir gün mutlaka hamama giderdi.
Kentin farklı bölümleri ile ayrıntılı bilgiler ileriki sayfalarda bulunmaktadır.