Kayıp Büyünün Sırrı

Baştan aşağı kendi özgün hikayelerinizi yazmak için…
Post Reply
esen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 809
Joined: Fri Sep 10, 2004 10:00 am
Contact:

Kayıp Büyünün Sırrı

Post by esen »

Zaman büyüsüyle dondurulduğundan beri kaç yıl geçmiş olduğunu bilmiyordu, bilinci açık ama bedeni büyünün etkisi altında bu katakullenin içinde hapis kalmıştı. şansına ve dikkatsizliğine kaçkere lanet ederse etsin bu tamamen arkadaşı sandığı kara büyücü Ellestrenin sucuydu. Lanet olası herif nasılda oyuna getirmişti onu, üstelik ölümdende beterdi böylesine bir ceza. Zamanın izleri ona dokunamamış olsada zihni her daim açık kalmıştı. Bir gün gelecek esaretinden kurtulacaktı o zaman ona yaptıklarından dolayı büyücü halktan intikamını alacaktı. Kahrolasıcı kara büyücü sevdiği adamıda öldürmüştü hemde gözleri önünde. Dhiammara onun için hiç bir şey yapamamıştı üstelik ölümlü aşkından bir bebek sahibi olacaktı tabi bedeni zaman büyüsüyle dondurulduğu için bebeğide gelişme gösteremiyordu. Zaman onun için hiç bitmeyen tek şeydi yıllar geçtikce sonsuz bir öfkenin esiri olmuştu. Avını bekleyen bir avcı gibi bekledi ve bekledi taki bir gün hapis olduğu bu zaman büyüsünde bir zayıflama hissettiği ana kadar sabırla bekledi. Sonunda onun zamanı
gelmişti, hiç güç sarf etmeden zaman büyüsünü yok etmiş ve bedeniyle yeniden bir bütün olabilmişti. Çok fazla güç kullanmamış olsada uzun zamandır dondurulmuş olması güçlerini zayıflatmıştı. Biraz dinlenip kendisini toplamalıydı. Ne kadar uzun süre dünyadan uzak kalmıştı acaba tanıdığı insanlardan geriye kimler kalmıştı. Sevgilisi biricik aşkı yoktu artık ama onunla birlikte kurtulan 1 aylık bebeğini hissetmek büyücüyü bir an için endişelendirmişti. Doğuma yaklaştıkca büyü gücü azalacak ve onu savunmasız bırakacaktı. Plan yapmak için ve güvenli bir yer bulmak için hızla yeni dünyaya doğru yol aldı...


Rüzgar vadisi eskiden evi olan yer, artık bir harabeden başka bir şey değildi.kulübesinin yerinde artık kalasları parçalanmış ve çürümüş, çatısı çökmüş bir yığın duruyordu. Büyücü her hareket ettiğinde bedeni biraz daha güç kaybediyordu. Siyah saçları esen rüzgarla birlikte iyice karışmış bir halde Alethas şehrinin yeni görüntüsü izledi. şehir eskiden bildiği ve yaşadığı Alethastan o kadar farklıydı ki, kaç yıl geçmiş olduğunu bilmek nerdeyse imkansızdı. Bu bilgi için uzun süre araştırma yapması gerekebilirdi.Dhiammara için öncelik, sığınabileceği ve karnını doyurabileceği bir yer bulmaktı. Bunun için çok fazla uğraşmak zorunda kalmamıştı. Rüzgar vadisinin güneyinde yer alan büyük çınar ağacının yanındaki küçük klübeyi fark ettiğinde Dhiammara önce şiddetli bir öfke hissetti. Onun ormanında ve en sevdiği ağacın gölgesinde kurulan bu klübe hangi ölümlüye ait olabilirdi. Duygularının yarattığı öfkeyle klübeye doğru yürümeye başladı...
Last edited by esen on Wed Feb 06, 2008 8:07 pm, edited 2 times in total.
esen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 809
Joined: Fri Sep 10, 2004 10:00 am
Contact:

Post by esen »

Klübeye yaklaştıkça öfkesi yerine yavaş yavaş meraka bırakmıştı. Klübenin bacasından bir duvan çıkıyordu. Klübenin kapısına geldiğinde burnuna kadar gelen güzel kokular miğdesinin isyan sesleri çıkarmasına neden olmuştu. Büyücü açlık sorunun ve kalacak yer sorununu bir şekilde hallettiğini düşündü, bu klübeyi her kim buraya kurmuşsa Büyücüden izin almamıştı ve ona borçlu.
Dhiammara bu düşüncenin aptalca olduğunu biliyordu, epey uzun süredir ortalarda yoktu ama bu mazeret sayılmazdı arazisinde oturma iznini kimseye vermemişti ve bu klübe tamda arazisinin üzerinde yer alıyordu. Bu kazanma hırsı içten içe kıkırdamasına sebep olmuştu, yüzünde komik bir sırıtışla klübenin kapısının önünde duruyordu. Dhiammara daha kapıyı çalmamıştıki birden bire klübenin kapısı açılıverdi. Bu olay büyücüyü kendisine getirmişti, eylenmenin zamanı değildi ve şu an pekte dikkatli olduğu söylenemezdi...
Klübenin kapısını açan yaşlı bir kadındı ve karşısındaki Dhiammarayı soran ve tedbirli gözlerle bakıyordu. Büyücü düşündüklerinin aksine davranmaya başlamıştı.

Lütfen bayan bana yardım edin, karnım çok aç ve uzun süredir yolda olduğum için dinlenmedim.
- Senin gibi genç bir kadının böyle ızsız bir yere gelmesinin nedenini merak etsemde, genç efendinin izni olmadan seni içeri alamam kızım.
Biraz bekle hemen gidip ona sorayım, meraketme genç efendi çok iyi birisidir eminim sana yardım etmeme izin verecektir.

Dhiammara'nın sözlerini dinleyen yaşlı kadın, anaç tavırlarla konuşup genç efendisinden izin almaya gitmişti, ne kadar da komikti, neden durup dururken böyle bir numaraya başvurduğunu bilmiyordu ama şimdilik iç güdülerine güvenecek ve gücünü tam kazanana kadar bu oyunu oynayacaktı. Karnı o kadar çok açtıki miğdesinin isyan seslerini durdurmak dahada kötüye gitmesine sebep oluyordu. Gerçi bu durum yeni uydurduğu hikayesini tamamlıyordu, yaşlı kadın bir kaç saniye sonunda geri gelmiş ve yüzünde sıcak bir gülümsemeyle onu kulübenin içerisine almıştı. Dhiammara klübenin çok sıcak ve davetkar olduğunu fark etmişti, yaşlı kadın gevezelik ediyor ve önden mutfak olduğunu tahmin etti tarafa doğru ilerliyordu. Büyük bir şömine ve ocağın bulunduğu mutfak mis gibi kokuyordu. Etrafta kazanlar, tabaklar, sepete doldurulmuş sebzeler ve meyvelerle doluydu. Biraz kalabalık ve şirin bir yerdi.

- Ah ne kadarda aptalım, daha ismimi bile söylemedim. Adım Minevra ama bana Min de tatlım herkes bana min der. Senin adın nedir?
Adım Dhiammara seninle tanıştığım için çok şanslıyım Min aldığım kokulara bakılırsa çok iyi bir aşcısın.
- Ah senin şu guruldayan karnını susturmanın zamanı geldi ne dersin. Bu arada seni uyarmalıyım yemeklerimi bir tadan birdaha başka bir yerde yemek yiyemiyor.

Büyücü yeni tanıştığı Min'in enfes yemeklerini yerken kadının tatlı gevezeliklerini dinliyor ve ne kadar zaman geçtiğini anlamaya çalışıyordu...
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests