“ Aynanın Diğer Tarafında” bir evren yer alır. Ancak aynaya bakarken kendinden fazlasını görebilenlerin sonsuzluğudur orası. Birileri bakmıştır aynaya ve orada kurduğu gezegenlerden birini yaymıştır kağıtlara. Kurguladıkları ona karşı çıkabilsin diye, tanımlar yığmıştır beynine. Aynanın Diğer Tarafında’ ki küçücük bir noktadır onun kağıda geçirdiği gezegenlerden biri olan Vulcania.
İnsanların bitmez tükenmez mücadelesinin bir sonucu olan işgallerin ertesinde sarsılır, Vulcania. Gezegen, insanlarının sistemleri bir kıyıya dayanmıştır. Büyük bir imparatorluk vardır orada, Catalcia adında. Sistemi tıkanan bu imparatorluk, sistemi tıkanan diğer sözde krallıklar adına yolu açmaya girişir. Çalkalanması gereken düzenleri çalkalarken, en büyük hasara kendini uğratır. Aslında sadece Catalcia ve onun kralı Lantes değildir, sınırları büyüyen ve doymak için kaynak arayan. İnsanların da sınırları büyümüştür. Onların da yolu tıkanmıştır, aynı sistemlerin getirileri ile. Onlar acıkırlar. Bazısı toprağa, bazısı kana, bazısı bilgiye, bazısı mucizelere ihtiyaç duyar. Tüm bu ihtiyaçlar, gezegenden sıçrar ve düşüncelerden yürüyerek evrensel bilincin, bir başka tabirle evrensel beyin denilen Edses’ in içine karışır. Bir delilik, salgın hale gelmeye yüz tutmuştur. Hakikat ve hayaller birbirine girmeye başlamıştır. Büyük soru işareti olan ölüm ve sonrası gibi bilinmezlikler yeryüzünde kendilerini görünür kılmaktadır. Kendini akıllı sananlar, yada deli olduğuna emin olanlar, maceralar için hazırdır. Vulcania’ nın yeryüzünde bulunan tanrıları, bu maceraperestlere kahraman olma şansını tanır. Kurgulanan öykü, bulaşıcı bir hastalıktır. Kurgulayıcıların çıkarlarına hizmet edecek bir hastalık. Hastalığı yayanlar, hastalığın ilacını da çıkaranlardır. İlaç, bir zamanların efsanevi demircisi Harius tarafından dövülmüş olan kılıçtır. Bu kılıç ki, kimin eline geçerse o kişi yeryüzüne, Tanrı Helut’ un adaletini taşıyacaktır.
Fakat yeryüzü tanrılarının hesaba katmadığı bir şey olur. Kara kaplı, nereden geldiği belirsiz olan bir kitap, kimi bulursa ısrarla o kişinin ellerine yapışmaktadır. Yeryüzünün tanrıları bu kitabı açmayı bir türlü başaramazlar. Fakat kitaptan da vazgeçemezler. Günün birinde savaş çıkaranları bile birbirine düşürüp savaştıracak bu kitap, genç bir hırsız olan Airin’ in eline geçer. Sürekli olarak hayaller gören Airin, kitap için hayal arkadaşı Soytarı’ yı suçlamaktadır. Her olayın içinde daima var olan, olay çıkarmaktan ve ilgi toplamaktan hoşlanan Soytarı da kendi hayal arkadaşı Airin’ i kullanarak yeryüzüne burnunu sokmaya başlar. Onun gelişiyle, ölümlü denilenlerin de mucizeleri bir bir gerçekleşir. Soytarı tıpkı ezelinde olduğu gibi birilerinin dışa vurum aracıdır. Fakat çok istemiştir, sanatın çirkin meleği, ona dair bir hikayesinin olmasını. Sonunda soytarının dileğini gerçekleştirir birileri. Ve o artık irade sahibidir, yeryüzündekiler gibi. Tabii, onun gibiler de.
Meleklerin şeytanlaşması, şeytanların insanlaşması gibi iç içe geçmişliğin sürüp gideceği bu ilk kitap, Vulcania adlı gezegenin kaos çağına sürüklenişini ölümlülerin gözünden anlatır. Eli kolu bağlanmış ırkların çırpınışlarına ve her defasında düşüşüne dair olan “Sonlar ve Başlangıçlar”, çaresiz bir kitaptır. Sadece tartışır ve çok taraftan bakmaya çalışır. Belki çözüm çoktan bulunmuştur ama kitabın yazarı çözümü bulduğunun farkına varamamıştır. Fakat aynı yazar, gerçekleriyle olduğu kadar, hayalleriyle de dalga geçmekten kendini alı koyamamıştır. Ve yine aynı kitabın yazarı yalan söylemekten de çekinmemiştir. Ã?yleyse okuyucunun kesinlikle yazara tamamıyla inanmaması gerekmektedir. Hayale ve hakikate!
Büyücü Ã?ırağı LYNX
Ayrıntılı bilgi için: http://aynanindigertarafinda.blogspot.com/
ADT Serisi
ADT Serisi
Old theory that has been wrong
Power of the universe
Will take me to the place where I belong!
Power of the universe
Will take me to the place where I belong!
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests
