Peril ve Nagan üzerine
Posted: Fri Sep 26, 2008 6:39 am
Arakand'ın tarihçesinde geçen iki büyük güç vardır. Bunlar Peril-ki alimler bunu tam adıyla perillian olarak telaffuz etmeyi yeğlerler- ve Nagan-naganum-dır.
Bu iki güç, Arakand'ın tarihçesinde şiddetli çekişmeler yaşamış pek çok savaş, soykırım ve yıkıma sebep olmuştur. Bu güçlerin kaynakları dövülen taşlardır. İyiliğin ve saflığın temsili olan peril taşları tarih boyunca çeşitli kez kırılmış yahut yeniden yapılmıştır. Periller dokuz tanedir ve her çağ yaklaşık bu taşların her birinin ömrü kadar sürmüş, bu taşların isimleriyle anılmıştır.
İlk taş Ipparath, Güneş'in Sönmesi'nin ardından Yeda Sütunlarının altında Kızıl Ulgor-ki kendisi Yedi Alim'den en irfalısıdır-dövülmüştür. İçine ışığın bizatihi kendisini sıvılaştırıp yerleştiren Ulgor, böylece karanlığın zalim zuhurunun hükmettiği Arakand, Üçüncü Kıta'yı kurtarabileceğini düşündü. Ipparath'ın ışığı tüm Kara Ordu'yu yakıp kavurdu, akıllarını zehirledi ancak Ereth Naganum, tek başına durdu Ipparath'ın saf ışığının karşısında, zira zırhı katmerliydi ve ışığı geçirmiyordu, gözlerinde de ölüm vardı. Kalesine geri döndü ama kaçmadı. Karanlığı billur bir taşa toplayıp ilk naganum ü yaptı ve buna bir koruyucu atadı. Koruyucuya Naganumar dendi, bir ejderhaya biniyordu. İlk nagan Gasharaboras idi.
Ulgor da bu hamleye karşılık Işığın Bekçisi, Perilliar'ı görvlendirdi, o da ak bir ejderhaya binmekteydi. İki kadim güç Brimborof Tepeleri'nde çarpıştı, nesiller boyu sürecek olan kan davası başlamıştı böylece...
Peril ve nagan, Perilliar ve Naganumar...Nesilden nesile geçen bir miras, iki kadim güç gibi...Sonu gelmez savaşın tohumları atılmıştı.
-Arakand Tarihçesi Bölüm VIII, Kısım 1
Bu iki güç, Arakand'ın tarihçesinde şiddetli çekişmeler yaşamış pek çok savaş, soykırım ve yıkıma sebep olmuştur. Bu güçlerin kaynakları dövülen taşlardır. İyiliğin ve saflığın temsili olan peril taşları tarih boyunca çeşitli kez kırılmış yahut yeniden yapılmıştır. Periller dokuz tanedir ve her çağ yaklaşık bu taşların her birinin ömrü kadar sürmüş, bu taşların isimleriyle anılmıştır.
İlk taş Ipparath, Güneş'in Sönmesi'nin ardından Yeda Sütunlarının altında Kızıl Ulgor-ki kendisi Yedi Alim'den en irfalısıdır-dövülmüştür. İçine ışığın bizatihi kendisini sıvılaştırıp yerleştiren Ulgor, böylece karanlığın zalim zuhurunun hükmettiği Arakand, Üçüncü Kıta'yı kurtarabileceğini düşündü. Ipparath'ın ışığı tüm Kara Ordu'yu yakıp kavurdu, akıllarını zehirledi ancak Ereth Naganum, tek başına durdu Ipparath'ın saf ışığının karşısında, zira zırhı katmerliydi ve ışığı geçirmiyordu, gözlerinde de ölüm vardı. Kalesine geri döndü ama kaçmadı. Karanlığı billur bir taşa toplayıp ilk naganum ü yaptı ve buna bir koruyucu atadı. Koruyucuya Naganumar dendi, bir ejderhaya biniyordu. İlk nagan Gasharaboras idi.
Ulgor da bu hamleye karşılık Işığın Bekçisi, Perilliar'ı görvlendirdi, o da ak bir ejderhaya binmekteydi. İki kadim güç Brimborof Tepeleri'nde çarpıştı, nesiller boyu sürecek olan kan davası başlamıştı böylece...
Peril ve nagan, Perilliar ve Naganumar...Nesilden nesile geçen bir miras, iki kadim güç gibi...Sonu gelmez savaşın tohumları atılmıştı.
-Arakand Tarihçesi Bölüm VIII, Kısım 1