Anılarımm...
-
Aegron Linwelin
- Kullanıcı

- Posts: 2614
- Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
Anılarımm...
Anılarımı öykü tarzında gun gun yazmak istiyorum.
-
Aegron Linwelin
- Kullanıcı

- Posts: 2614
- Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
Yine bir okul sabahıydı onun için sadece. Yine suskundu olabildiğince. Her gün aynı yol,aynı cadde, aynı vitrinler... Hiç mi farklı bir şey olmazdı insanın hayatında. Sabahdan akşama kadar aynı filmi tekrar tekrar izlemekmiydi hayat. Böyle bir dünyada en iyi şey susmakdı onun için. Olabildiğince sessiz olmak, hayata dair hiç bir şeye karışmamak. Susmak sadece susmak...
Konuşmanın bir anlamı yoktu böyle bir dünya da. Konuşsa da artık kim takardı ki onu, kim dinlerdi ki? Böyle mi sürecekti bütün hayatı. Konuşmadan içine atarak, aynı filmi izleyerek..
İstediği hayat buymuydu yoksa onunda. Yalın bir yaşam. Kimsenin karışmadığı derdin tasanın olmadığı bir hayat. O da buna inanmıştı artık. Tek yapabildiği sessiz olmaktı bu dünyada karışmadan kimseye.
Günler, saatler, dakikalrdı onun dostları.. Sayabilmekti dersin kaç dakika sonra biteceğini.
Taki o güne kadar. Gördüğünde kalbinin sıkıştığını ölecekmiş gibi olduğunu hissettiği kız. İlk defa yaşıyordu bunu. İlkler her zaman daha güzeldir aslında. Hayatında ilk defa yaşadığı bu duyguyu anlyamıyordu. Aşk mıydı bu yoksa sadece hayal mi? Aşk da hayallerle başlamaz mı zaten. Hep onu düşünüyordu artık. Yapabileceği birşeyi daha farketmişti. Düşünebilmek sevdiğini, düşünebilmek. Anlayamıyordu duygularını hakim olmak istiyordu duygularına ama yapamıyordu.
Günler haftalar geçti aradan.
Sabah kalkıp başlardı takip artık. Akşama kadar onu seyrederdi. İçindeki sevgisini taşıabilecek, bu ayrılığı kaldırabilecek yürek yoktu onda. Ne olursa olsun söylemeliydi ona birşeyler. Ama onu görmemişti bile daha. Varlığından haberi bile yoktu belkide. Bunları biliyordu ama söyleyecekti. 2,5 aydır ondan baska bir şey düşünemez olmuştu artık.
Kararını verdi sonunda. Sabah erkenden takipe başladı sevdiği kızı. Kız hızlı yürüyordu nedense bugün. Sanki kaçar gibi. O da hızlandı ama bilemezdi köşeyi dönünce ona çarpacağını. Kaderin bir oynumuydu bu yoksa sadece sakarlık mı? Sessizlik sürdü bir kaç saniye. Kız ayağa kalktı birden ve olabildiğince yüksek bir sesle bağırmaya başladı ona.
Ne istiyorsun benden, niye geliyorsun peşimden demeye başladı kız. O zaman anladı sessizliğin prensi, sevdiği kız o değildi. O sadece görüntüsünü beyendiği küstahlık prensesiydi. Bir tek kelime bile konuşmamıştı yine. Memnundu hayatından. Nedense hiç üzülmemişt. Ã?ünkü anlamıştı gerçek aşkın böyle olmadığını...
İLK AşIK OLDUğUMU SANDIğIM KÃ?STAHLIK PRENSESİNE...
Konuşmanın bir anlamı yoktu böyle bir dünya da. Konuşsa da artık kim takardı ki onu, kim dinlerdi ki? Böyle mi sürecekti bütün hayatı. Konuşmadan içine atarak, aynı filmi izleyerek..
İstediği hayat buymuydu yoksa onunda. Yalın bir yaşam. Kimsenin karışmadığı derdin tasanın olmadığı bir hayat. O da buna inanmıştı artık. Tek yapabildiği sessiz olmaktı bu dünyada karışmadan kimseye.
Günler, saatler, dakikalrdı onun dostları.. Sayabilmekti dersin kaç dakika sonra biteceğini.
Taki o güne kadar. Gördüğünde kalbinin sıkıştığını ölecekmiş gibi olduğunu hissettiği kız. İlk defa yaşıyordu bunu. İlkler her zaman daha güzeldir aslında. Hayatında ilk defa yaşadığı bu duyguyu anlyamıyordu. Aşk mıydı bu yoksa sadece hayal mi? Aşk da hayallerle başlamaz mı zaten. Hep onu düşünüyordu artık. Yapabileceği birşeyi daha farketmişti. Düşünebilmek sevdiğini, düşünebilmek. Anlayamıyordu duygularını hakim olmak istiyordu duygularına ama yapamıyordu.
Günler haftalar geçti aradan.
Sabah kalkıp başlardı takip artık. Akşama kadar onu seyrederdi. İçindeki sevgisini taşıabilecek, bu ayrılığı kaldırabilecek yürek yoktu onda. Ne olursa olsun söylemeliydi ona birşeyler. Ama onu görmemişti bile daha. Varlığından haberi bile yoktu belkide. Bunları biliyordu ama söyleyecekti. 2,5 aydır ondan baska bir şey düşünemez olmuştu artık.
Kararını verdi sonunda. Sabah erkenden takipe başladı sevdiği kızı. Kız hızlı yürüyordu nedense bugün. Sanki kaçar gibi. O da hızlandı ama bilemezdi köşeyi dönünce ona çarpacağını. Kaderin bir oynumuydu bu yoksa sadece sakarlık mı? Sessizlik sürdü bir kaç saniye. Kız ayağa kalktı birden ve olabildiğince yüksek bir sesle bağırmaya başladı ona.
Ne istiyorsun benden, niye geliyorsun peşimden demeye başladı kız. O zaman anladı sessizliğin prensi, sevdiği kız o değildi. O sadece görüntüsünü beyendiği küstahlık prensesiydi. Bir tek kelime bile konuşmamıştı yine. Memnundu hayatından. Nedense hiç üzülmemişt. Ã?ünkü anlamıştı gerçek aşkın böyle olmadığını...
İLK AşIK OLDUğUMU SANDIğIM KÃ?STAHLIK PRENSESİNE...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests