Fantastik Kurgu Romanlarında Irklar
Fantastik Kurgu Romanlarında Irklar
Hepimizin okuduğu kitapların büyük çoğunluğunda ortak ırklar yer alır: elfler, cüceler, insanlar, trolller, goblinler, orklar vs.. Sizce günümüzde yazılacak bir fantastik kurgu romanı içinde bu unsurların var olması ve işlenmesi mi daha iyidir, yoksa kimilerimize bıkkınlık veren bu kalıplaşmış mitler yerine yazar kendi kurgusal ırklarını mı oluşturmalıdır?
Hepimiz biliyoruz ki bu ortak varlıkların çok büyük çoğunluğu mitolojilerden gelir ve kuşkusuz mitolojiler Fantastik Kurgu'nun en büyük destekçileridir. Bu ortak paydaya karşın sizce yazar kendi kurgusal paydasını oluşturmalı mıdır?
Herşeyden önce en önemlisi yazınsal değer tabiki. İyi üslupla, iyi kurguyla yazılırsa hepsi zevkle okunur. Ama bunun iki farklı durum için de geçerli olduğu düşünüldüğünde, sizin için hangisi daha iyidir?
Hepimiz biliyoruz ki bu ortak varlıkların çok büyük çoğunluğu mitolojilerden gelir ve kuşkusuz mitolojiler Fantastik Kurgu'nun en büyük destekçileridir. Bu ortak paydaya karşın sizce yazar kendi kurgusal paydasını oluşturmalı mıdır?
Herşeyden önce en önemlisi yazınsal değer tabiki. İyi üslupla, iyi kurguyla yazılırsa hepsi zevkle okunur. Ama bunun iki farklı durum için de geçerli olduğu düşünüldüğünde, sizin için hangisi daha iyidir?
Ve sonbahar gelmeden toprağa düştü yeşil renkli yaprak, geceyi beklemeden ortaya çıkan ayla birlikte.
Irk yaratma işini bir tür tasarım olarak ele almamak gerekir. Böyle olursa iş bir tür biyoloji dersine dönebiliyor. Daha çok her ırkı bence kendince bir ruhu ve mantığı olan bir ırk olmalı...
Mesela hırslarından tamamen arındırılmış sadece mutlu olmak ve mutlu olmaya devam etmek için yaşayan bir ırk...
Ya da madenlere kapanmış, kendini demirin ve metalin gücüne teslim etmiş bir ırk...
Irklar bir parça bu şekilde tanımlanmalı...
Ben başlamak için en iyi noktanın modern edebiyat değil halk edebiyatları olduğunu düşünüyorum. Fantastik edebiyat üslup ve akıcılık bakımından daha zengin olabiliyor ( eğer usta yazarlar söz konusu ise) ama halk edebiyatları bana hala ögeler açısından çok çok ötesinde geliyor modern edebiyatın.. Hem ögelerin çeşitliliği hem de ayrıntısı bakımından.
Mesela hırslarından tamamen arındırılmış sadece mutlu olmak ve mutlu olmaya devam etmek için yaşayan bir ırk...
Ya da madenlere kapanmış, kendini demirin ve metalin gücüne teslim etmiş bir ırk...
Irklar bir parça bu şekilde tanımlanmalı...
Ben başlamak için en iyi noktanın modern edebiyat değil halk edebiyatları olduğunu düşünüyorum. Fantastik edebiyat üslup ve akıcılık bakımından daha zengin olabiliyor ( eğer usta yazarlar söz konusu ise) ama halk edebiyatları bana hala ögeler açısından çok çok ötesinde geliyor modern edebiyatın.. Hem ögelerin çeşitliliği hem de ayrıntısı bakımından.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Bildik ırklar sanırım daha çok tolkien vari popüler fantastik edebiyat yaratıkları olan elfler, cüceler, troller ve klasik fantastik edebiyatın yaratıkları olan vampirler, kurt adamlar ve kötü ruhlar gibi yaratıklar oluyor. Ã?yle olduğunu düşünürsem, değişik ırkların üstüne gitmenin de değişik bir hava yaratacağı görüşündeyim. Ã?rneğin bir yarı ogrenin kendine yer edinmek için çabalamalarını anlatamn bunu yaparken ogrelere özgü o vahşi dürtülerini ve düşüncelerini dışarı vurduran ve okuyucuyla paylaşan bir yapıt, drizzt vari değişik ve farklı bir tadı olan yapıt olacaktır bana göre.
Ancak fantastik edebiyatta zihni olan her yaratık bana insan kırması gibi gelmekte. Bu konuda kendinden sıyrılmayı başarmış bir ırk olarak mindflayers (zihinyüzücüler) verilebilir bence. Knedilerine has bir düşünce tarzları ve yaşam stilleri var. Bu dürtünün kaynaı insan düşünce yapısına ter olduğu için sanki farklı bir ırk olma yolunda popüler kültür yaratıklarına göre daha ilerideler.
Alışılmışın dışında farklı ırklartın yaratımı insanlara biraz itici geliyor gibi geliyor bana. Yani farlı ırk, popüler fantazi yaratıklarının kopyasının ötesinde, ciddi anlamda bir farklı ırk, saco ve fiblenin de dediği gibi, zahmetli ve okuyucu tarafından anlaşılması zor ve hatta bir ırk olarak tanımlamaktan çok uzak bir ırka kadar gidebilir.
Bence şimdilik elde olanın daha derinlemesine irdelenmesi ile uğraşan hikayeler daha doyurucu olacaktır. Mesela, Drizzt ve Wulfgar, beyaz ejderhanın mağarasına girip kayaya çekiç atıp ejderhayı öldürdüklerinde bir derinliği kaybetmiştik. Sadece bu konuyu anlatan ve kişilerin o ine girene kadar karşılaştıkları zorluklar, yaptıklaır hazırlıklar gibi uğraşıları anlatan bir yapıt belki daha da iyi olabilirdi. Karaelflerin bu kadar sevilmesinin asıl sebebi de bence budur. Derinlemesine girilmiş, kültürleri oluşturulmuş, kişilik kazandırılmış yani zenginleştirilmiş bir ırktır. Aynı tavrı başka bir ırka yapsanız o da beğenilecek başka özellikler kazanacaktır bana göre.
Farklı bir ırk için farklı bir fantastik anlayış ile işe başlayabilecek hayal gücüne sahip birisinin yapacağı bir romanı da gerçekten merakla beklerim. Ancak aklındakileri bana aktarana kadar kaç roman heba olacaktır, ne zorlular çekecektir kim bilir.
Ancak fantastik edebiyatta zihni olan her yaratık bana insan kırması gibi gelmekte. Bu konuda kendinden sıyrılmayı başarmış bir ırk olarak mindflayers (zihinyüzücüler) verilebilir bence. Knedilerine has bir düşünce tarzları ve yaşam stilleri var. Bu dürtünün kaynaı insan düşünce yapısına ter olduğu için sanki farklı bir ırk olma yolunda popüler kültür yaratıklarına göre daha ilerideler.
Alışılmışın dışında farklı ırklartın yaratımı insanlara biraz itici geliyor gibi geliyor bana. Yani farlı ırk, popüler fantazi yaratıklarının kopyasının ötesinde, ciddi anlamda bir farklı ırk, saco ve fiblenin de dediği gibi, zahmetli ve okuyucu tarafından anlaşılması zor ve hatta bir ırk olarak tanımlamaktan çok uzak bir ırka kadar gidebilir.
Bence şimdilik elde olanın daha derinlemesine irdelenmesi ile uğraşan hikayeler daha doyurucu olacaktır. Mesela, Drizzt ve Wulfgar, beyaz ejderhanın mağarasına girip kayaya çekiç atıp ejderhayı öldürdüklerinde bir derinliği kaybetmiştik. Sadece bu konuyu anlatan ve kişilerin o ine girene kadar karşılaştıkları zorluklar, yaptıklaır hazırlıklar gibi uğraşıları anlatan bir yapıt belki daha da iyi olabilirdi. Karaelflerin bu kadar sevilmesinin asıl sebebi de bence budur. Derinlemesine girilmiş, kültürleri oluşturulmuş, kişilik kazandırılmış yani zenginleştirilmiş bir ırktır. Aynı tavrı başka bir ırka yapsanız o da beğenilecek başka özellikler kazanacaktır bana göre.
Farklı bir ırk için farklı bir fantastik anlayış ile işe başlayabilecek hayal gücüne sahip birisinin yapacağı bir romanı da gerçekten merakla beklerim. Ancak aklındakileri bana aktarana kadar kaç roman heba olacaktır, ne zorlular çekecektir kim bilir.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Özellikle farklı bir ırk yaratılıyorsa bence onun bir anlamı olmalı.. Sadece dövüşmesi çok zor yaratık yaratmaya dönmemeli ırklar ve hatta hayvanlar...
Pegasus ve unicorn mesela ikisinin de özel anlamları vardır edebiyatta.
Pegasus ve unicorn mesela ikisinin de özel anlamları vardır edebiyatta.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Fantastik dünyada ırkların oluşma yapısını incelersek....
Ã?nce Fiziksel görünüşleri, (Kısa boy, ten rengi,boynuz, sivri kulak vs.)
Ardından Irkın inancı, yönelimi (İyi, kötü, tarafsız, dışında büyüye inanabilir, tamamen karma olabilir ama tanrısı ya da tanrıya inanç şekli çok önemlidir.
Sonra coğrafyası, (kimi bozkırda yaşar kimi ormanda kimi de nehir kıyısını sever.
Kültürleri, (O ırkın varolduğu zamandan beri yaptığı kendine özgü, davranışlar bütünü. Yani, bu yukarıda saydığım bazı şeyleri de içine almakla beraber, yaşam tarzlarını anlatır, neyi çok severler, savaşçı mıdırlar ?)
Yönetim biçimi ve politikası (Her ırk krallıkla yönetilmeye bilir ve politikası çok önemlidir. Kimi casusluk üzerine oynar kimi diplomasi kimi ise cihangir olmak ister)
Mesela Justisar Kıtasında olan Gece Elfleri ile ilgili bir ırk analizim....
Gece Elfleri (Elkitil)
Zamanın kumları süpürürken Justisar"ı, Onlar hep vardı.,
Varoldular yıllarca......
Gece Elflerine deyiş"
İlk yaratılan ırktır, daha önce belirttiğimiz gibi Kedfith bu ırkı yaratmıştır. Gelelim özelliklerine; Gece Elfleri narin ırktırlar, genellikle boyları 1.70 ile 1.90 arasındadır. Gözleri Mor ile mavi renkleri arasında gidip gelir. Saçları ise beyaz, mor, sarı veya kızıl olabilir. Tenlerinin rengi mavidir açık koyu arası değişiklikler gösterebilir.
Büyünün her türlüsüne yatkındırlar ve büyüye karşı dirençlidirler. İnce zarif, bedenleri ve uzun yaşama özellikleri sayesinde genellikle büyücülüğü seçerler ama koruyucu olarak çevik izciler olan Gece Kolcularını da yetiştirirler. Tek askeri timi (büyücüleri dışında) bunlardır.
Gece Elfleri azdır, çok çocuk doğurmazlar. Bir bebek annesinin karnında yirmi beş sene kaldığındandır bu az sayıda çocuk doğurma konusu. Gece elfleri Yaklaşık 6.000 yıl yaşayabilirler. Kibirlidirler, yaşayan diğer ırkları kendi yerleşimlerine pek sokmazlar. Uzak akrabaları olan Orman Elflerine bile mesafeli yaklaşırlar. Kan büyüsü üzerinde çalışmalar yaparak yeni oluşum yaratıklar yaratırlar. Bu yaratıklarla kendi yaşam yerlerini korur efendilerine sadakatle bağlıdırlar.
Kralları bütün 4 çağ içinde değişmemiştir. Hala Elrohir"dir. İlk doğanlardan biri olduğu sürece de öldürülmezse yaşamaya devam edecektir.
Gece Elfleri"nin yaşadığı Büyük Göç"ü. İblis Savaşlarındaki etkin rolünü, Tarafsızlık konusunda etkin tutum ve politikalarını öğreneceksiniz. Gece Krallığı, tarafsızlık üzerine kory Gece Elfleri korumaya aldıkları yaratıklar hakkında araştırmalar yapar. Bu yüzden Justisar"ın bütün sırlarına en yakın ırktırlar. Araştırmaya, Deney yapmaya, hele hele büyülü deneylere bayılırlar. Denge mensubudurlar; çoğu, Kedfith"e ya da Myrcid"e taparlar. Savaşmayı sevmezler ama zorlandıklarında nasıl savaştıklarını tarih bölümünde göreceksiniz".
Ã?nce Fiziksel görünüşleri, (Kısa boy, ten rengi,boynuz, sivri kulak vs.)
Ardından Irkın inancı, yönelimi (İyi, kötü, tarafsız, dışında büyüye inanabilir, tamamen karma olabilir ama tanrısı ya da tanrıya inanç şekli çok önemlidir.
Sonra coğrafyası, (kimi bozkırda yaşar kimi ormanda kimi de nehir kıyısını sever.
Kültürleri, (O ırkın varolduğu zamandan beri yaptığı kendine özgü, davranışlar bütünü. Yani, bu yukarıda saydığım bazı şeyleri de içine almakla beraber, yaşam tarzlarını anlatır, neyi çok severler, savaşçı mıdırlar ?)
Yönetim biçimi ve politikası (Her ırk krallıkla yönetilmeye bilir ve politikası çok önemlidir. Kimi casusluk üzerine oynar kimi diplomasi kimi ise cihangir olmak ister)
Mesela Justisar Kıtasında olan Gece Elfleri ile ilgili bir ırk analizim....
Gece Elfleri (Elkitil)
Zamanın kumları süpürürken Justisar"ı, Onlar hep vardı.,
Varoldular yıllarca......
Gece Elflerine deyiş"
İlk yaratılan ırktır, daha önce belirttiğimiz gibi Kedfith bu ırkı yaratmıştır. Gelelim özelliklerine; Gece Elfleri narin ırktırlar, genellikle boyları 1.70 ile 1.90 arasındadır. Gözleri Mor ile mavi renkleri arasında gidip gelir. Saçları ise beyaz, mor, sarı veya kızıl olabilir. Tenlerinin rengi mavidir açık koyu arası değişiklikler gösterebilir.
Büyünün her türlüsüne yatkındırlar ve büyüye karşı dirençlidirler. İnce zarif, bedenleri ve uzun yaşama özellikleri sayesinde genellikle büyücülüğü seçerler ama koruyucu olarak çevik izciler olan Gece Kolcularını da yetiştirirler. Tek askeri timi (büyücüleri dışında) bunlardır.
Gece Elfleri azdır, çok çocuk doğurmazlar. Bir bebek annesinin karnında yirmi beş sene kaldığındandır bu az sayıda çocuk doğurma konusu. Gece elfleri Yaklaşık 6.000 yıl yaşayabilirler. Kibirlidirler, yaşayan diğer ırkları kendi yerleşimlerine pek sokmazlar. Uzak akrabaları olan Orman Elflerine bile mesafeli yaklaşırlar. Kan büyüsü üzerinde çalışmalar yaparak yeni oluşum yaratıklar yaratırlar. Bu yaratıklarla kendi yaşam yerlerini korur efendilerine sadakatle bağlıdırlar.
Kralları bütün 4 çağ içinde değişmemiştir. Hala Elrohir"dir. İlk doğanlardan biri olduğu sürece de öldürülmezse yaşamaya devam edecektir.
Gece Elfleri"nin yaşadığı Büyük Göç"ü. İblis Savaşlarındaki etkin rolünü, Tarafsızlık konusunda etkin tutum ve politikalarını öğreneceksiniz. Gece Krallığı, tarafsızlık üzerine kory Gece Elfleri korumaya aldıkları yaratıklar hakkında araştırmalar yapar. Bu yüzden Justisar"ın bütün sırlarına en yakın ırktırlar. Araştırmaya, Deney yapmaya, hele hele büyülü deneylere bayılırlar. Denge mensubudurlar; çoğu, Kedfith"e ya da Myrcid"e taparlar. Savaşmayı sevmezler ama zorlandıklarında nasıl savaştıklarını tarih bölümünde göreceksiniz".
Beş dakika süren savaşlar binlerce yıl süren efsaneler yaratır. O yüzden savaşta korkuyla değil tatmin hissi duyarak ölmelisin. O zaman arkandan ağlayacak insan kalmış olur.
Ben bir fantastik edebiyat eserinde eğer farklı ırklar olacaksa ırkların kendine özgü olmasını tercih ediyorum. Bu her zaman bir ırkın baştan aşşağıya yeniden yaratılması ya da yeni isimde bir ırk yaratma zorunluluğu demek olmuyor. Sadece orada kendine özgü bir şeyler olmalı.
Ã?rneğin elflerin olması bir başlangıç noktası oluştırabilir. Ama tamamen tolkienin elflerini ya da ejderha mızrağındaki elfleri görmek istemem. Ã?ünkü O elfleri öyle yapan biyolojik, kültürel, coğrafik etkenler tasarlamıştır muhtemelen sanatçı. Bambaşka bir dünyada aynı özellikleri görmek pek hoş olmuyor.
Irkların başka bir yerdekine benzemesini daha mantıklı bir temele oturtmak için o ırkı alırken kültürünü yapısını tarihini de benzer biçimde almak da bir çözüm ama o zaman eser yaratıcılığından ödün veriyor. Sanki başka bir kitabın daha kötü bir varyasyonunu okumuş oluyoruz.
Ã?rneğin elflerin olması bir başlangıç noktası oluştırabilir. Ama tamamen tolkienin elflerini ya da ejderha mızrağındaki elfleri görmek istemem. Ã?ünkü O elfleri öyle yapan biyolojik, kültürel, coğrafik etkenler tasarlamıştır muhtemelen sanatçı. Bambaşka bir dünyada aynı özellikleri görmek pek hoş olmuyor.
Irkların başka bir yerdekine benzemesini daha mantıklı bir temele oturtmak için o ırkı alırken kültürünü yapısını tarihini de benzer biçimde almak da bir çözüm ama o zaman eser yaratıcılığından ödün veriyor. Sanki başka bir kitabın daha kötü bir varyasyonunu okumuş oluyoruz.
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
Ben yeni ırklar oluşturulması gerektiğini düşünüyorum.Stephen King'in Kule serisinde yaptığı gibi, ya da David Eddings'in Elenium'undaki gibi. Gayet de hoş olmuştu bence.
Anlaşılması zor olabilir. Günümüzde Twilight tarzı romanlar okuyup vampirlere hayran olanlar istemeyebilir. Çok da dert değil
Ben hikayede önce tarih romanı gibi ırkları anlatmaktansa doğrudan hikayeye giriş yapılması, karakterin sunulması ve ırkın anlatılmasının sonraya bırakılması taraftarıyım.
Ayrıca yeni ırk yaratılacaksa eğer, ve başkarakter bu ırktan olacaksa şöyle bir giriş yapılabilir.
"Ölthesar, çabuk hareketlerle kulenin penceresine doğru koşarken eline aldığı vazoyu cama atıp camı parçaladı ve parçalar henüz ayrılmışken oradan aşağıya atladı. Arkasında insanlar bağırışıyordu. O camdan aşağıya doğru düşerken kendisinden hemen sonra camdan çıkan oklar üstünden geçmişti. Ama o, zerre kadar korku duymamıştı. Zaten korku, insanlara has saçma sapan bir duyguydu.
Başağıya yere düşerken ellerini yanına kenetledi ve gözlerini kapattı. Ne olduğunu bilmediği ama, kendisinden önceki bütün Aéyon'ların yaptığı gibi büyüyü kullandı. Ã?nce etrafında bir sis perdesi oluştu ve yere ulaştığında görünmüyordu sisten. Sis dağıldı ve o olabildiğince hızlı bir şekilde koşmaya başladı.
Bir Aéyon olduğu için insanlardan daha kısa ve daha hızlıydı. Ama eğer hızlı olmasaydı bile kızıl gözlerinde parıldayan büyü ile insanları yine de yenebilirdi. Fakat masum ve onurlarıyla efendilerini korumaya çalışan insanları incitmek istemiyordu. Hem büyünün her zaman ona yardıma geleceğine de emin olamazdı. Büyü hiçbir zaman Aéyon'ların esiri olmamıştı. Ama her zaman onlara yardım etmişti. Fakat eğer büyü istemezse, Ölthesar'a yardım etmeyebilirdi. Tabiî genç savaşçının bunun için gerçekten onursuzca bir hareket etmesi gerekiyordu. Ama bir Aéyon için onur her şeydi..."
Mesela buradaki gibi her olayın sonunda ırk biraz daha açıklanabilir, tabiî ben şimdi alelacele ve kötü yazdım. Büyü kavramını güzel anlatamadım. Ama tabiî anlatmak istediğimi siz anladınız
Anlaşılması zor olabilir. Günümüzde Twilight tarzı romanlar okuyup vampirlere hayran olanlar istemeyebilir. Çok da dert değil
Ben hikayede önce tarih romanı gibi ırkları anlatmaktansa doğrudan hikayeye giriş yapılması, karakterin sunulması ve ırkın anlatılmasının sonraya bırakılması taraftarıyım.
Ayrıca yeni ırk yaratılacaksa eğer, ve başkarakter bu ırktan olacaksa şöyle bir giriş yapılabilir.
"Ölthesar, çabuk hareketlerle kulenin penceresine doğru koşarken eline aldığı vazoyu cama atıp camı parçaladı ve parçalar henüz ayrılmışken oradan aşağıya atladı. Arkasında insanlar bağırışıyordu. O camdan aşağıya doğru düşerken kendisinden hemen sonra camdan çıkan oklar üstünden geçmişti. Ama o, zerre kadar korku duymamıştı. Zaten korku, insanlara has saçma sapan bir duyguydu.
Başağıya yere düşerken ellerini yanına kenetledi ve gözlerini kapattı. Ne olduğunu bilmediği ama, kendisinden önceki bütün Aéyon'ların yaptığı gibi büyüyü kullandı. Ã?nce etrafında bir sis perdesi oluştu ve yere ulaştığında görünmüyordu sisten. Sis dağıldı ve o olabildiğince hızlı bir şekilde koşmaya başladı.
Bir Aéyon olduğu için insanlardan daha kısa ve daha hızlıydı. Ama eğer hızlı olmasaydı bile kızıl gözlerinde parıldayan büyü ile insanları yine de yenebilirdi. Fakat masum ve onurlarıyla efendilerini korumaya çalışan insanları incitmek istemiyordu. Hem büyünün her zaman ona yardıma geleceğine de emin olamazdı. Büyü hiçbir zaman Aéyon'ların esiri olmamıştı. Ama her zaman onlara yardım etmişti. Fakat eğer büyü istemezse, Ölthesar'a yardım etmeyebilirdi. Tabiî genç savaşçının bunun için gerçekten onursuzca bir hareket etmesi gerekiyordu. Ama bir Aéyon için onur her şeydi..."
Mesela buradaki gibi her olayın sonunda ırk biraz daha açıklanabilir, tabiî ben şimdi alelacele ve kötü yazdım. Büyü kavramını güzel anlatamadım. Ama tabiî anlatmak istediğimi siz anladınız
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Farklı ırklarda olmalı ama aşina olunan da ırklar da olmalı ama çok çok fazla görünmemeliler aktif olmamalılar o diyar içinde...
Benim insan ırkı dışında ki onlar da millet millettir, Cüceler ve Orman elfleri, hiç bir şekilde vatanının dışına çok çok nadir çıkan ırklar olarak tasvir edir o yüzden ilim irfan sahipleri dışında onları kimse bilmez, hatta yukarı da söylediğim gece elfleri de bilinmez pek...
Bilinen ırklar, İnsan tabi ve Duegar (Lanet cüceleri), Efsanevi İblisler, Nimroslar sayılabilir...
Aslında çoğu yere hükümranlığını sağlamış insanlar geçmeli, orjinal hikayelerde, karşısındakiler güçlü olmalı onlarda dayanma gücünü diyer ırklarla ittifak yaparak gerçekleştirmeli, diye düşünmekteyim...
Benim insan ırkı dışında ki onlar da millet millettir, Cüceler ve Orman elfleri, hiç bir şekilde vatanının dışına çok çok nadir çıkan ırklar olarak tasvir edir o yüzden ilim irfan sahipleri dışında onları kimse bilmez, hatta yukarı da söylediğim gece elfleri de bilinmez pek...
Bilinen ırklar, İnsan tabi ve Duegar (Lanet cüceleri), Efsanevi İblisler, Nimroslar sayılabilir...
Aslında çoğu yere hükümranlığını sağlamış insanlar geçmeli, orjinal hikayelerde, karşısındakiler güçlü olmalı onlarda dayanma gücünü diyer ırklarla ittifak yaparak gerçekleştirmeli, diye düşünmekteyim...
Beş dakika süren savaşlar binlerce yıl süren efsaneler yaratır. O yüzden savaşta korkuyla değil tatmin hissi duyarak ölmelisin. O zaman arkandan ağlayacak insan kalmış olur.
-
Dragonfire
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 2005
- Joined: Sun Sep 21, 2003 10:00 am
- Location: Abyss
- Contact:
Fazla kafa yormadan klasik anlamdaki diğer ırklar ejder,elf,cüce v.s. modern d20 içinde güzelce işlenmiş. Tabi ben burada işin 3.boyutuna değilde 2 boyutlu olarak kağıt üzerinde mantığından bahsediyorum. Elfler modern dünyamızda siyaset ve yöneticilik yapıyorlar ejderhalar mafya babaları gibi arka sokaklar ve suç örgütlerini kontrol ediyorlar. orclar vs. thug modunda kabadayılık yapıyorlar hatta ülkelere göre dağılımları falan vardı eğlencelik bişey.
Bunun dışında darkgnome un dediğine katılmamak mümkün değil. Zaten her ırk belirli özellikleri baz alınarak yaratılmış ve onun üzerine oturtulmuştur bunun için insanların birer taklitlerinden başka bişey değiller.
Mesela dağların içine mağralar kazan cüceleri ele alalım keza aynısını zaten biz yapmışız zamanında kapadokyada cennet cehennem mağralarına bakmak yeterli olur.
Biraz daha teknolojik düşünürsek zaten star wars var bakın ne güzel oturtulmuş. Expand universe de daha belirsiz bir dünya yer var buralara pekala elf ejder drow v.s yerleştirilebilir. Sith lord drowlar hut yerinde ejderler padawan gnomelar ellerinde lightsaber savuruyor falan.
Ah ah tekirdağda 3-5 oyuncum olsa onlara neler oynatırdım ben =) bir dark matter yada star wars açasım var belki bi conventiona artık.
Bunun dışında darkgnome un dediğine katılmamak mümkün değil. Zaten her ırk belirli özellikleri baz alınarak yaratılmış ve onun üzerine oturtulmuştur bunun için insanların birer taklitlerinden başka bişey değiller.
Mesela dağların içine mağralar kazan cüceleri ele alalım keza aynısını zaten biz yapmışız zamanında kapadokyada cennet cehennem mağralarına bakmak yeterli olur.
Biraz daha teknolojik düşünürsek zaten star wars var bakın ne güzel oturtulmuş. Expand universe de daha belirsiz bir dünya yer var buralara pekala elf ejder drow v.s yerleştirilebilir. Sith lord drowlar hut yerinde ejderler padawan gnomelar ellerinde lightsaber savuruyor falan.
Ah ah tekirdağda 3-5 oyuncum olsa onlara neler oynatırdım ben =) bir dark matter yada star wars açasım var belki bi conventiona artık.
"What is locked can be opened; What is hidden can be found; What is yours will be mine."
Re: Fantastik Kurgu Romanlarında Irklar
Cüce, troll, goblin ve orc bizim mitoloji ve kültürümüzde olmayan yaratıklar. Yabancılar zaten çeşit çeşit versiyonunu yapıyorlar. Bu tip yeni ırklar yaratma konusunda her kültürün kendi içinde bulunan mitolojilerden yararlanmasını daha doğru buluyorum ve daha başarılı olacağını düşünüyorum.Lugtarias wrote:Hepimizin okuduğu kitapların büyük çoğunluğunda ortak ırklar yer alır: elfler, cüceler, insanlar, trolller, goblinler, orklar vs.. Sizce günümüzde yazılacak bir fantastik kurgu romanı içinde bu unsurların var olması ve işlenmesi mi daha iyidir, yoksa kimilerimize bıkkınlık veren bu kalıplaşmış mitler yerine yazar kendi kurgusal ırklarını mı oluşturmalıdır?
Hepimiz biliyoruz ki bu ortak varlıkların çok büyük çoğunluğu mitolojilerden gelir ve kuşkusuz mitolojiler Fantastik Kurgu'nun en büyük destekçileridir. Bu ortak paydaya karşın sizce yazar kendi kurgusal paydasını oluşturmalı mıdır?
Herşeyden önce en önemlisi yazınsal değer tabiki. İyi üslupla, iyi kurguyla yazılırsa hepsi zevkle okunur. Ama bunun iki farklı durum için de geçerli olduğu düşünüldüğünde, sizin için hangisi daha iyidir?
-
lightflarer
- Kullanıcı

- Posts: 639
- Joined: Tue Feb 05, 2008 10:00 am
- Contact:
bence baştan unutulmuş diyarlar ve ejderhamızrağı gibi seriler yüzüklerin efendisinden etkilenip gitmemeliydi. Tamam birinde buçukluklar kender olmuş birinde kara elfler, deniz elfleri falan var ama bütün alt yapının mitolojilere ve yüzüklerin efendisi'ne dayatılması yanlış bence. Ama vizyon meselesi, ben tabii ki kibirlilik yaparak ben bunu bulan adamlardan daha zekiyim demiyorum ama ticari zeka ve kullanıcı memnuniyeti bir araya geldiği zaman en iyi sonuç çıkıyor. Tamam bu serilerden çok şikayetçi değilim ama bir star wars gibi falan yaratıcı seriler değiller. Hatta Unutulmuş Diyarlar'da Salvatore, Cunningham gibi yazarlar yeni bir dönem başlatmasaydı, Elminster tanrı falan olmuştu herhalde. Ejderhamızrağı içinde aynı şey geçerli, Salvatore neyse ki Drizzt ve arkadaşlarının kontolünü kaybettikten sonra geri aldı neyse ki Unutulmuş Diyarlar'ı düzeltti ama Raistlin'in cıvığı çıkmıştı. Ravenloft'u en çok beğenirim yaratıcılık konusunda ve World of Darkness'da güzeldir. Bunun gibi atılımcı ve ticari zekaya sahip adamlar bir araya gelirse bence güzel şeyler ortaya çıkar. Ben burada şu ırk koyulsun diyemem ama orjinal olsunlar biraz işte. Ben bilmeyen, anlamayan insanlar frp'yi "ejderha mejderha şovalye falan saçma sapan bişey" demesin istiyorum. Her türlü devleti sıkıştıran hamleye devletin "gomünist işi bunnar" demesi gibi oluyor açıkçası.
-
Dragonfire
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 2005
- Joined: Sun Sep 21, 2003 10:00 am
- Location: Abyss
- Contact:
FR ve DL nin saçma sapan savrulmuş olması işte o ticari zekanın kullanılamamasından var olan materyali sömürmesinden kaynaklanıyor. FR özellikle 4'th edit ile rezil rüsfa oldu ki canımı çok sıkıyor. 3-3.5 ta ne güzel oturmuştu. Bunun dışında diğer star wars ve wod gibi sistemlerin tutmasının en büyük payı bilinmez alanların fazlalığı. o noktalarda iş biraz hayal gücüne kalıyor ve olasılıklar insanı büyülüyor.
"What is locked can be opened; What is hidden can be found; What is yours will be mine."
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest
