1 Bölüm
Hışımla hana daldı Haldhur.
Müşteriler karanlıklar içinde oturdukları masalardan ona baktılar.
"Hancı! Bira getir!"
şişman adam koşarak devasa savaşçının masasına sıcak bira getirdi.
Haldhur ciddiyetle içerdekileri süzdü. Koca çift taraflı savaş baltası ve tüm vücudunu dolduran dövmeleriyle, barbar; heybetli bir insandı.
Fakat tüm müşterilerin arasında, kara cüppeli bir suret ayağa kalktı ve ona doğru ilerledi.
Barbar istifini bozmadan birasını içti.
Adam, oldukça yavaş ve aksayarak yürüyordu; sık sık öksürerek, dayandığı asasından destek alıyordu. Yaklaştıkça sanılanın aksine genç bir adam olduğu ortaya çıktı.
Yanına oturduğunda fısıltıyla konuştu :
"Çok yara almışsın...şifacıya gitmeyi düşündün mü?"
"Hayır" Dedi barbar. Gerçekten de sırtının tamamı yara içindeydi.
"Neden?"
"Yaralarım olmazsa bir hiçim."
Güldü adam. İğrenç ve çarpık gülüşü barbarı rahatsız etti.
"Ölmek de mi fikrini değiştirmez?"
"Hayır. Zor durumlarda şamanlar gerekeni yapacaktır." Dedi sertçe.
"Kuzeyden mi geliyorsun?"
"Evet."
"Saldırıya mı uğradın? Kimler tarafından?" Adam, pis sırıtşını sürdürdü. Çok soru sorulması Haldhor'un sabrını taşırıyordu.
"Dört tane ork devirdim." Diye kestirip attı. Bu cevap adamın ilgisini çekmişti.
"Demekki aradığım kişisin." Dedi adam. "Yardıma ihtiyacım var."
"Seni tanımıyorum yabancı." Dedi sertçe.
"Adım Rweros." Dedi kara cüppeli adam, elini uzattı.
Barbar selamı kabul etmeyerek başını çevirdi.
Adam aldırmadı; gülmeye devam ederek sordu : "Adın ne ve nereden geliyorsun?"
"Adım Haldhor. Gümüşkurt kabilesindenim" dedi gururla.
"Haldhor. Benim için biryere gitmen gerekli." Dedi adamı dolu bir torba çıkararak. Ã?ömertçe ödeyeceğim."
Rüzgar şarkısı
-
Greyspirit
- Kullanıcı

- Posts: 71
- Joined: Mon Apr 27, 2009 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
-
Greyspirit
- Kullanıcı

- Posts: 71
- Joined: Mon Apr 27, 2009 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
Haldhor, altın dolu torbaya baktı ve omuz silkti.
"Paran sende kalsın. Gitmiyorum."
Adam aldırmadan devam etti : "buradan 3 mil ötede batıda kalıyor..."
Barbarın sabrı sonunda taşmıştı : "Sana gitmeyeceğim dedim lanet herif!"
Adam gizlice güldü. "Oldukça tehlikeli bir yerdir... Terededdütünü anlıyorum..."
Barbar sertçe baktı : "Korktuğumu mu düşünüyorsun?"
"Hayır, tabiki değil..." Dedi adam, sırıtarak. Konuşma diğer müşterilerin dikkatini çekmişti.
Haldhor masaya yumruğunu vurdu : "Blöf yaparak biryere varamazsın köpek!"
Ayağa kalktı ve adamın üzerine yürüdü.
Rweros'un gülümsemesi soldu : "Hayır! Dur lütfen! Bırak açıklayayım...
Barbar durdu ve dinlemeye karak verdi. Adam fısıltıyla anlattı. Müşteriler işlerine devam ettiler.
"Bahsettiğim yerde tehlikeli biri yaşıyor...Bir büyücü..."
Barbar öfkeyle baktı : "Benimle bunun ne ilgisi var?"
"Anlatacağım. Bu kişinin ismi Xenas'tır. Yıllardan beri civar kasabalara dehşet saçıyor, masumları öldürüyor." Bunları anlatırken acıklı bir ifade takındı.
"Sahi mi? Ne amaçla?"
"Bilemiyorum. Onun varlığı çok büyük bir tehdit Haldhor. Durdurulmalı. Söylediğim gibi cömertçe ödeyeceğim."
"Neden bu sorunu bu kadar umursuyorsun?" Dedi, kuşkuyla.
Adamın sırıtışı geri geldi.
"Xenas... Eski bir düşmanımdır...Onun ortadan kalkması benim güvenliğim için de önemli olacak... Parayı kabül et..."
"Paran sende kalsın köpek. Gidiyorum ve sorununu halledeceğim." Kalktı ve girdiği hışımla handan çıkıverdi. Dışarıdaki soğuk rüzgarı içine çekerek ilerlerdi.
"Güle güle barbar" dedi Rweros sırıtarak.
"Paran sende kalsın. Gitmiyorum."
Adam aldırmadan devam etti : "buradan 3 mil ötede batıda kalıyor..."
Barbarın sabrı sonunda taşmıştı : "Sana gitmeyeceğim dedim lanet herif!"
Adam gizlice güldü. "Oldukça tehlikeli bir yerdir... Terededdütünü anlıyorum..."
Barbar sertçe baktı : "Korktuğumu mu düşünüyorsun?"
"Hayır, tabiki değil..." Dedi adam, sırıtarak. Konuşma diğer müşterilerin dikkatini çekmişti.
Haldhor masaya yumruğunu vurdu : "Blöf yaparak biryere varamazsın köpek!"
Ayağa kalktı ve adamın üzerine yürüdü.
Rweros'un gülümsemesi soldu : "Hayır! Dur lütfen! Bırak açıklayayım...
Barbar durdu ve dinlemeye karak verdi. Adam fısıltıyla anlattı. Müşteriler işlerine devam ettiler.
"Bahsettiğim yerde tehlikeli biri yaşıyor...Bir büyücü..."
Barbar öfkeyle baktı : "Benimle bunun ne ilgisi var?"
"Anlatacağım. Bu kişinin ismi Xenas'tır. Yıllardan beri civar kasabalara dehşet saçıyor, masumları öldürüyor." Bunları anlatırken acıklı bir ifade takındı.
"Sahi mi? Ne amaçla?"
"Bilemiyorum. Onun varlığı çok büyük bir tehdit Haldhor. Durdurulmalı. Söylediğim gibi cömertçe ödeyeceğim."
"Neden bu sorunu bu kadar umursuyorsun?" Dedi, kuşkuyla.
Adamın sırıtışı geri geldi.
"Xenas... Eski bir düşmanımdır...Onun ortadan kalkması benim güvenliğim için de önemli olacak... Parayı kabül et..."
"Paran sende kalsın köpek. Gidiyorum ve sorununu halledeceğim." Kalktı ve girdiği hışımla handan çıkıverdi. Dışarıdaki soğuk rüzgarı içine çekerek ilerlerdi.
"Güle güle barbar" dedi Rweros sırıtarak.
Last edited by Greyspirit on Sat May 16, 2009 4:37 am, edited 1 time in total.
-
Greyspirit
- Kullanıcı

- Posts: 71
- Joined: Mon Apr 27, 2009 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
-
Dragon_Knight
- Kullanıcı

- Posts: 165
- Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
- Location: Sivas
- Contact:
Greysprit açıklamalar ve yorumlar için ayrı başlık açsan daha güzel olur. Ã?ykü devam ederken araya gereksiz mesajlar girmez.
Ã?rnek : Rüzgar şarkısı - Açıklama ve Yorumlar
Ã?rnek : Rüzgar şarkısı - Açıklama ve Yorumlar
Neden insanlar bu kadar acımasız ?<br>Neden dostum düşmanımdan farksız ?<br>Neden kaybedilince değerler anlaşılır ?<br>Neden güçlü hep duygularla oynaşır?<br>
-
Greyspirit
- Kullanıcı

- Posts: 71
- Joined: Mon Apr 27, 2009 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
Rüzgarın fısıltısını dinledi Haldhor; bir yandan da batıya ilerledi.
"Neden gidiyorum ki? O köpek buna değmez... Ama hayır, onuruma leke sürüldü; bu artık benim de sorunum."
İlerledikçe, bir kule gözüktü ufukta.
"Xenas öyle mi? Büyücü köpek burada olmalı..."
Kulenin duvarına iyice yaklaşmıştı; koca kapılara sertçe vurdu.
"Xenas!" Dedi, sesi rüzgarda dağıldı.
Birkaç dakika sonra dev kapılar iki taraftan da açıldı. İçerisi zifiri karanlıktı; fakat kızıl cüppeli bir suret seçilebiliyordu.
"Ne var barbar? Beni neden rahatsız ettin?" Dedi, sesi hastalıklıydı.
"Açıklama yapacaksın. Civara kötülük saldığın haberini aldım."
Büyücü durdu ve düşündü. Biraz sonra gülümseyerek konuştu.
"Ah...Anladım...Seni Rweros yolladı."
"Beni kimse yollamadı! Ondan haberini aldım sadece."
"Pekala, içeri gel; konuşalım"
Barbar içeri temkinle girdi; büyücüyü yakından icelediğinde yaşlı ve uzun sakallı olduğunu gördü. Fakat insan olup olmadığı anlaşılamıyordu.
"Beni izle barbar." Kulenin merdivenlerini tırmandılar; az sonra aynalarla dolu bir odaya çıkmışlardı.
"Bunlar nedir büyücü?" Dedi Haldhor, bu karanlık yer onu rahatsız etmişti.
"Onları boşver... Kötülük saldığımı düşünüyorsun öyle mi? Buraya dikketlice bak."
Xenas, aynalardan birini işaret etmişti. Haldhor, aynaya doğru kilitledi gözlerini.
Biraz sonra yansıma içinde gümüş bir kurt belirdi.
Barbar afallamıştı : "Bu...bu..."
"Evet barbar, şu an totem hayvanınızı görmektesin" dedi sırıtarak.
"Bunun anlamı ne köpek?" dedi, sinirlenmişti.
"Görüdüğün şekil..."Ölüm Aynasına" ait." Dedi ve ekledi:
"Ölüm aynasına giren her şekil, ölmüş demektir..."
"Ne demekistiyorsun?" dedi Haldhor.
"Buradan gördüğüm kadarıyla...Kabilenizin ruhu olan kutsal şekil...ölmüş."
"Neden gidiyorum ki? O köpek buna değmez... Ama hayır, onuruma leke sürüldü; bu artık benim de sorunum."
İlerledikçe, bir kule gözüktü ufukta.
"Xenas öyle mi? Büyücü köpek burada olmalı..."
Kulenin duvarına iyice yaklaşmıştı; koca kapılara sertçe vurdu.
"Xenas!" Dedi, sesi rüzgarda dağıldı.
Birkaç dakika sonra dev kapılar iki taraftan da açıldı. İçerisi zifiri karanlıktı; fakat kızıl cüppeli bir suret seçilebiliyordu.
"Ne var barbar? Beni neden rahatsız ettin?" Dedi, sesi hastalıklıydı.
"Açıklama yapacaksın. Civara kötülük saldığın haberini aldım."
Büyücü durdu ve düşündü. Biraz sonra gülümseyerek konuştu.
"Ah...Anladım...Seni Rweros yolladı."
"Beni kimse yollamadı! Ondan haberini aldım sadece."
"Pekala, içeri gel; konuşalım"
Barbar içeri temkinle girdi; büyücüyü yakından icelediğinde yaşlı ve uzun sakallı olduğunu gördü. Fakat insan olup olmadığı anlaşılamıyordu.
"Beni izle barbar." Kulenin merdivenlerini tırmandılar; az sonra aynalarla dolu bir odaya çıkmışlardı.
"Bunlar nedir büyücü?" Dedi Haldhor, bu karanlık yer onu rahatsız etmişti.
"Onları boşver... Kötülük saldığımı düşünüyorsun öyle mi? Buraya dikketlice bak."
Xenas, aynalardan birini işaret etmişti. Haldhor, aynaya doğru kilitledi gözlerini.
Biraz sonra yansıma içinde gümüş bir kurt belirdi.
Barbar afallamıştı : "Bu...bu..."
"Evet barbar, şu an totem hayvanınızı görmektesin" dedi sırıtarak.
"Bunun anlamı ne köpek?" dedi, sinirlenmişti.
"Görüdüğün şekil..."Ölüm Aynasına" ait." Dedi ve ekledi:
"Ölüm aynasına giren her şekil, ölmüş demektir..."
"Ne demekistiyorsun?" dedi Haldhor.
"Buradan gördüğüm kadarıyla...Kabilenizin ruhu olan kutsal şekil...ölmüş."
Last edited by Greyspirit on Fri May 22, 2009 2:51 am, edited 1 time in total.
-
Greyspirit
- Kullanıcı

- Posts: 71
- Joined: Mon Apr 27, 2009 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
"Benimle oyun oynama lanet büyücü! Kabilem yaşıyor ve hâlâ güçlü!"
"Kabilen hakkında birşey diyen oldu mu?" Dedi Xenas, gülüyordu. "Kutsal toteminiz yok oldu. Yetimsiniz dostum. Bu tehlikeli dünyada yalnız kaldınız."
Barbar, hışımla kızıl büyücünün üzerine yürüdü. Onu susturmak istiyordu; koca baltasını ellerine aldı ve bağırarak bir hamle yaptı.
Fakat, darbesi adamın "içinden" geçerek yere çarptı.
Haldhor'un kafası karışmıştı. İllüzyonun görüntüsü, hâlâ srııtımaya devam ediyordu.
"Sana yardı ediyorum barbar. Nankörlük etememelisin..."
"Benimle yüzleş korkak herif!" Diye gürledi Haldhor illüzyona doğru.
"Ben buradayım barbar. Ve seni uyardım. Beni dinlemiyorsun. Rweros bir konuda haklıymış; bu topraklar tehlike içinde. Fakat nedeni benden kaynaklı değil. Rweros sana eski düşman olduğumuzu anlatmıştır. Bu doğru, uzun zaman önce onunla dövüştüm. Tüm gücünü ve sanatını aldım ondan."
"Benim kabilemin bununla ne ilgisi var? Neden Gümüşkurdun ölümünü bana gösterdin?"
"Rweros şu anki haliyle sefil bir yaratık. Fakat geçimişinde bazı karanlık ittifaklar kurdu. Tüm toprağın dengesini değiştirecek şeyler. Ruhunu sattı, tüm hayatını bu uğurda feda etti. Aynadaki ölüm bunların bir getirisi. Kuzey kabileleri yokolmakta, hem de teker teker."
şeytani bir şekilde güldü. "Sanırım tek istisna sen kaldın barbar.Henüz gerçekleri göremiyorsun. Kuleme girdiğine göre çoğu şeyi öğrendin demektir. Kendimi tehllikeye atamam. Bu eski düşmanlığın arasında kalman kötü olmuş..."
İllüzyon bir anda kayboldu ve aynalardan içeri onlarca yaratık akın etti.
"Kabilen hakkında birşey diyen oldu mu?" Dedi Xenas, gülüyordu. "Kutsal toteminiz yok oldu. Yetimsiniz dostum. Bu tehlikeli dünyada yalnız kaldınız."
Barbar, hışımla kızıl büyücünün üzerine yürüdü. Onu susturmak istiyordu; koca baltasını ellerine aldı ve bağırarak bir hamle yaptı.
Fakat, darbesi adamın "içinden" geçerek yere çarptı.
Haldhor'un kafası karışmıştı. İllüzyonun görüntüsü, hâlâ srııtımaya devam ediyordu.
"Sana yardı ediyorum barbar. Nankörlük etememelisin..."
"Benimle yüzleş korkak herif!" Diye gürledi Haldhor illüzyona doğru.
"Ben buradayım barbar. Ve seni uyardım. Beni dinlemiyorsun. Rweros bir konuda haklıymış; bu topraklar tehlike içinde. Fakat nedeni benden kaynaklı değil. Rweros sana eski düşman olduğumuzu anlatmıştır. Bu doğru, uzun zaman önce onunla dövüştüm. Tüm gücünü ve sanatını aldım ondan."
"Benim kabilemin bununla ne ilgisi var? Neden Gümüşkurdun ölümünü bana gösterdin?"
"Rweros şu anki haliyle sefil bir yaratık. Fakat geçimişinde bazı karanlık ittifaklar kurdu. Tüm toprağın dengesini değiştirecek şeyler. Ruhunu sattı, tüm hayatını bu uğurda feda etti. Aynadaki ölüm bunların bir getirisi. Kuzey kabileleri yokolmakta, hem de teker teker."
şeytani bir şekilde güldü. "Sanırım tek istisna sen kaldın barbar.Henüz gerçekleri göremiyorsun. Kuleme girdiğine göre çoğu şeyi öğrendin demektir. Kendimi tehllikeye atamam. Bu eski düşmanlığın arasında kalman kötü olmuş..."
İllüzyon bir anda kayboldu ve aynalardan içeri onlarca yaratık akın etti.
-
Greyspirit
- Kullanıcı

- Posts: 71
- Joined: Mon Apr 27, 2009 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
Kara şekilli, pençelere sahip, bu insansı yaratıklar, barbarı görür görmez saldırıya geçmişlerdi.
Haldhor ellerinde tuttuğu baltasını, hortum gibi etrafında çeviriyordu; baltaya çarpma telihsizliğine düşenler, ikiye ayrılıyor ya da derin yaralar alıyordu.
"Xenas!" diye haykırdı barbar, dövüşürken. "Bunu ödeteceğim!"
Yaratıklar ölmeye, barbar hiddetlenmeye devam etti.
"Yeni bir düşman edindin Xenas!" Diye haykırdı Haldhor, savaş bitmişti.
Barbar tüm kuleyi aradı ama kızıl büyücünün tek bir izine rastlamadı.
"Kuzeye gitmeliyim. Kabilem..." Dedi kendş kendine. Fakat öönce Rweros köpeğini ziyaret etmeliydi.
Geldiği yolu geri dönerken kar yağmaya başlamıştı. Rüzgarın tanıdık uğultusunu dinledi yürürken.
Hana tekrar girdiğinde hiç ummadığı iğrenç bir manzarayla karşılaştı. Tüm müşteriler ve hancı kılıçtan geçirilmişçesine, kan evan içinde inliyor, ölüyordu. Haldhor bunun bir tesadüf olamayacağını getirdi aklına. Cesetlerin ve yaralıların yanında yürüdü, ta ki hancının iniltili henüz ölmemiş sesini duyana dek...
"Innh..."
"Neler oldu dostum? Rweros mu yaptı bunu?"
Hancı onu gördüğünde afalladı ama korkmadı. "Hayır...Birkaç adam içeri girdi. Dev gibi kara savaşçılar..."
"Kara savaşçılar mı?"
"Yüzlerini görmedim. Kimse görmedi... Kara zırhları vardı, merhametsiz...Ahh!"
"iyileşeceksin cömert dostum. Rweros'a ne oldu? Onu görmüyorum."
"Onlarla birlikte gitti..."
"Demek öyle."
Hancı ölmüştü. Barbar, ona baktı; tüm bu ölüm ve yıkıma sebep olanlar ödeyecekti. Onuru üzerine yemin etti.
Haldhor ellerinde tuttuğu baltasını, hortum gibi etrafında çeviriyordu; baltaya çarpma telihsizliğine düşenler, ikiye ayrılıyor ya da derin yaralar alıyordu.
"Xenas!" diye haykırdı barbar, dövüşürken. "Bunu ödeteceğim!"
Yaratıklar ölmeye, barbar hiddetlenmeye devam etti.
"Yeni bir düşman edindin Xenas!" Diye haykırdı Haldhor, savaş bitmişti.
Barbar tüm kuleyi aradı ama kızıl büyücünün tek bir izine rastlamadı.
"Kuzeye gitmeliyim. Kabilem..." Dedi kendş kendine. Fakat öönce Rweros köpeğini ziyaret etmeliydi.
Geldiği yolu geri dönerken kar yağmaya başlamıştı. Rüzgarın tanıdık uğultusunu dinledi yürürken.
Hana tekrar girdiğinde hiç ummadığı iğrenç bir manzarayla karşılaştı. Tüm müşteriler ve hancı kılıçtan geçirilmişçesine, kan evan içinde inliyor, ölüyordu. Haldhor bunun bir tesadüf olamayacağını getirdi aklına. Cesetlerin ve yaralıların yanında yürüdü, ta ki hancının iniltili henüz ölmemiş sesini duyana dek...
"Innh..."
"Neler oldu dostum? Rweros mu yaptı bunu?"
Hancı onu gördüğünde afalladı ama korkmadı. "Hayır...Birkaç adam içeri girdi. Dev gibi kara savaşçılar..."
"Kara savaşçılar mı?"
"Yüzlerini görmedim. Kimse görmedi... Kara zırhları vardı, merhametsiz...Ahh!"
"iyileşeceksin cömert dostum. Rweros'a ne oldu? Onu görmüyorum."
"Onlarla birlikte gitti..."
"Demek öyle."
Hancı ölmüştü. Barbar, ona baktı; tüm bu ölüm ve yıkıma sebep olanlar ödeyecekti. Onuru üzerine yemin etti.
-
Greyspirit
- Kullanıcı

- Posts: 71
- Joined: Mon Apr 27, 2009 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
Handan tekrar çıktığında artık kar, fırtınaya dönmüş, gecenin sessizliğinde uğulduyordu.
Haldhor h iç düşünmeden kuzeyin yolunu tuttu. "Kabilem...acaba büyücü yalan mı söyledi?"
İşini şansa bırakamazdı. Xenas, onu oyalıyor olabilirdi ama Haldhor her ihtimale karşı kontrol etmek istiyordu.
Çok soğuktu. Barbar, göğsüne çarpan rüzgara aldırmadı; hızını bozması.
Birkaç gün içinde diyarına varacak; kardeşlerini gelen tehlike karşısında uyaracaktı.
Barbar halkları ne lord ne efendi tanırlardı; sadece şamanlarını kadim bilgilerine güvenirlerdi. Ortak bir tehlikede tüm kabileler sınırlarını kaldırır; gelen tehdide korkusuzca birlikte karşı koyarladı. Haldhor cesur geleneklerini tekrar aklına getirerek umudunu yükseltmişti.
"Lanetler, kötü büyüler bizi yıldırmaz. Ölene kadara savaşacağıma yemin ediyorum!" Ayağını kara sertçe bastı. Gözü pek barbarın kararlılığının verdiği kuvvet, diyarının lanetlenmiş topraklarını bile rahatlatmış gibiydi...
Haldhor h iç düşünmeden kuzeyin yolunu tuttu. "Kabilem...acaba büyücü yalan mı söyledi?"
İşini şansa bırakamazdı. Xenas, onu oyalıyor olabilirdi ama Haldhor her ihtimale karşı kontrol etmek istiyordu.
Çok soğuktu. Barbar, göğsüne çarpan rüzgara aldırmadı; hızını bozması.
Birkaç gün içinde diyarına varacak; kardeşlerini gelen tehlike karşısında uyaracaktı.
Barbar halkları ne lord ne efendi tanırlardı; sadece şamanlarını kadim bilgilerine güvenirlerdi. Ortak bir tehlikede tüm kabileler sınırlarını kaldırır; gelen tehdide korkusuzca birlikte karşı koyarladı. Haldhor cesur geleneklerini tekrar aklına getirerek umudunu yükseltmişti.
"Lanetler, kötü büyüler bizi yıldırmaz. Ölene kadara savaşacağıma yemin ediyorum!" Ayağını kara sertçe bastı. Gözü pek barbarın kararlılığının verdiği kuvvet, diyarının lanetlenmiş topraklarını bile rahatlatmış gibiydi...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests